Geri Dön

Orta çağ yaşam tarzının ağız ve diş sağlığına etkileri: Van Kalesi ve Amasra Ağlayan Ağaç toplumları

Effects of medieval lifestyle on oral and dental health: Van Kalesi and Amasra Ağlayan Ağaç societies

  1. Tez No: 979498
  2. Yazar: ALİ TAŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AHMET CEM ERKMAN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Antropoloji, Anthropology
  6. Anahtar Kelimeler: Paleoantropoloji, Paleoanthropology
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Antropoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Biyoarkeolojik açıdan ağız ve diş sağlığı verileri beslenme ve sağlık durumlarını anlamak için, eşsiz bilgi kaynaklarıdır. Dental bulguların analizleri yaşanılan dönemin antropolojik, tarihsel ve sosyokültürel koşullarıyla birlikte, stres belirteçleri, diyet değişimleri, iklimsel istikrarsızlıklar ve sosyoekonomik yapı gibi unsurlarla bütüncül ve eleştirel bir şekilde ilişkilendirilmesine yardımcı olmaktadır. Bu çalışmanın amacı aynı Orta Çağ dönemine tarihlendirilen, ekolojik ve coğrafik açıdan birbirinden farklı karasal bir karakteristik yaşam sergileyen Van Kalesi toplumu ile denize bağımlı bir liman toplumu olan Ağlayan Ağaç toplumuna ait bireylerin çene ve diş kalıntılarının paleopatolojik açıdan incelenmesi yoluyla bu toplulukların sağlık düzeyi, beslenme stratejileri, beslenme modellerine dair yeni bulgular ve yaşam biçimlerinin ortak ve farklı yönlerinin anlaşılmasıdır. Çalışmanın bir diğer amacı ise, coğrafi olarak farklı bölgelerde bulunan bu iki toplumda gözlemlenen Lineer Mine Hipoplazisi defektlerinin oluşum yaşlarını iki farklı yöntemle saptayarak, çocukluk döneminde yaşanan stres zamanlarını en güvenilir biçimde ortaya koymaktır. Van Kalesi toplumuna ait seride 188 birey incelenmiş ve toplam 3532 diş belirlenmiştir; bunların 2791'i daimi, 741'i süt dişidir. Yapılan analizler sonucunda bu popülasyonda periapikal lezyon dişlerin %9,7'de, çürük dişlerin %15,1'de, diş taşı toplumun %83,3'te , alveol kaybı toplumun %88,6'da , hipoplazi dişlerin %25,4'te ve ölüm öncesi diş kaybı dişlerin soketlerinin %26,2'i oranında gözlemlenmiştir. Aşınma derecesi genel olarak 3 derecesinde belirlenmiştir. İkinci popülasyon, Amasra Ağlayan Ağaç popülasyonuna ait seride 50 birey incelenmiş ve toplam 457 diş tespit edilmiştir; bunların 396'sı daimi, 61'i süt dişidir. Bu popülasyonda apse dişlerin %3,9'de, çürük dişlerin %9,1, diş taşı toplumun %55,5'de , alveol kaybı toplumun %91,4'de , hipoplazi dişlerin %37,4 ve ölüm öncesi diş kaybı diş soketlerinin %15,4 oranında gözlemlenmiş; aşınma derecesi“3 ve 4”olarak kaydedilmiştir. Van Kalesi'ni çağdaşı Anadolu toplulukları içerisinde yüksek orana sahip yerleşimlerden biri olduğu görülmektedir. Ağlayan Ağaç ile arasındaki farkın kentin liman niteliği nedeniyle deniz ürünleri ve hayvansal protein tüketiminin varlığını ve bu bağlamda karbonhidrat alımının ise daha sınırlı kalmasına bağlanabilir. Van Kalesi'nde karbonhidrat ağırlıklı tarımsal diyetin ağız sağlığında belirleyici olduğu, Ağlayan Ağaç'ta ise beslenme kompozisyonunun daha dengeli ve çeşitli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Lineer Mine Hipoplazisi defektlerinin oluşum yaşı verileri ve bant sayıları Reid ve Dean ile Goodman ve Rose yöntemine göre hesaplanarak her iki metodun karşılaştırması yapılmıştır. Her iki yöntemin de çocukluk döneminde biyolojik stresin yaşa göre dağılımını birbirine yakın olduğunu göstermiştir. Amasra Ağlayan Ağaç popülasyonunda stres göstergeleri 1 yaşından itibaren başlamış ve 3–3,5 yaş aralığında en yüksek seviyeye ulaşmıştır. Van Kalesi popülasyonunda ise stres göstergeleri 1 yaşından itibaren gözlenmeye başlamış ve en yüksek seviyeye 4,5–5 yaş aralığında ulaşmıştır. Biyolojik stres göstergelerindeki yoğunluk farklılıkları, toplulukların maruz kaldıkları çevresel koşullar, benimsedikleri beslenme stratejileri ve sağlıkla ilişkili yaşam pratikleri açısından birbirlerinden ayrıştıklarını ortaya koymaktadır. Diş ve çene patolojilerine dayalı analizler, her iki toplumun coğrafi konumlarının şekillendirdiği çevresel stres faktörleri bakımından belirgin farklılıklar gösterdiğini ortaya koysa da Orta Çağ Anadolu bağlamında siyasi, ekonomik ve ekolojik dinamikler çerçevesinde karbonhidrat temelli beslenmenin her iki topluluğun diyetlerinde ortak ve belirleyici bir unsur olduğu görülmektedir. Van Kalesi süt dişi hipoplazisi açısından orta seviyeli, Ağlayan Ağaç ise yüksek oranlı toplumlar arasında yer almaktadır. Bu veriler, iki toplum arasındaki biyolojik stres farklılıklarını açıkça ortaya koymakta; özellikle Ağlayan Ağaç'ta çocukluk döneminde daha yoğun stres faktörlerinin etkili olduğunu göstermektedir.

Özet (Çeviri)

As maintained by bioarchaeological approach, oral and dental health data represent unique sources of information with regard to the understanding of dietary and health conditions. The analysis of dental findings, in conjunction with the anthropological, historical, and sociocultural conditions of the period, helps to establish comprehensive and critical links with factors such as stress indicators, dietary changes, climatic instability, and socio-economic structure. The objective of this study is to analyse the paleopathological characteristics of the jaw and tooth remains of individuals belonging to the Van Kalesi community, which exhibits a terrestrial lifestyle distinct from that of the Ağlayan Ağaç community, a port community cultivating their existence based on sea. Both communities are dated to the same medieval period. The objective of this examination is twofold: Firstly, to identify novel findings pertaining to the health levels, nutritional strategies, and dietary patterns of the subjects; and secondly, to comprehend the common and distinct aspects of their lifestyles. Another objective of the study is to ascertain the age of onset of Linear Mine Hypoplasia defects observed in these two geographically distinct communities using two different methods, thereby reliably identifying periods of stress experienced during childhood. A total of 188 subjects from the Van Kalesi community were examined, and 3532 teeth were identified; 2791 of these were permanent teeth and 741 were deciduous teeth. The conducted analysis revealed the following: periapical lesions were present in 9.7% of teeth, caries in 15.1% of teeth, dental calculus in 83.3% of the population, alveolar bone loss in 88.6% of the population, hypoplasia in 25.4% of teeth, and antemortem tooth loss in 26.2% of tooth sockets. The degree of tooth wear was generally determined to be grade 3. The second population, belonging to the Amasra Ağlayan Ağaç population, consisted of 50 individuals examined, and a total of 457 teeth were identified; 396 of these were permanent teeth and 61 were deciduous teeth. Within this population, the prevalence of abscessed teeth was recorded at 3.9%, while caries teeth were observed in 9.1% of cases. Furthermore, the presence of tartar was documented in 55.5% of subjects, alveolar loss was identified in 91,4%, hypoplastic teeth were noted in 37.4%, and antemortem tooth loss was observed in 15.4% of tooth sockets. The degree of wear was degress as '3 and 4'. Van Kalesi is regarded as one of the settlements with a high proportion among contemporary Anatolian communities. The distinction between the two can be ascribed to the city's port status, which resulted in the consumption of seafood and animal protein, and consequently, a more limited intake of carbohydrates. It was concluded that the carbohydrate-rich diet in Van Kalesi had a significant impact on oral health, while the diet in Ağlayan Ağaç was more balanced and varied. The age of onset data and band counts for linear mine hypoplasia defects were calculated according to the Reid and Dean and Goodman and Rose methods, and a comparison of these two methods was then conducted. The findings of both methods demonstrated that the distribution of biological stress during childhood was similar in terms of age groups. The stress indicators in the Amasra Ağlayan Ağaç population began at 1 year of age and reached their highest level between 3 and 3.5 years of age. In the Van Kalesi population, stress indicators were first observed at one year of age and reached their zenith between the ages of 4.5 and 5 years. The divergence of communities from one another is revealed by differences in the intensity of biological stress indicators. This divergence is indicative of disparities in environmental conditions, nutritional strategies, and health-related lifestyle practices. Analyses of dental and jaw pathologies reveal marked differences in environmental stress factors shaped by the geographical locations of the two communities. However, it is evident that, within the context of medieval Anatolia and within the framework of political, economic, and ecological dynamics, carbohydrate-based nutrition was a common and defining element in the diets of both communities. Van Kalesi has been determined to be a medium-level society in terms of deciduous teeth hypoplasia, while Ağlayan Ağaç has been determined to be a high-level society. The data unequivocally demonstrate that biological stress differs between the two societies, suggesting that more intense stress factors were peculiarly effective throughout childhood in Ağlayan Ağaç.

Benzer Tezler

  1. Kültepe, Girnavaz Höyük ve Seyitömer toplulukları erişkin bireylerinin paleopatolojik analizi

    Paleopathological analysis of adults from Kültepe, Girnavaz Höyük and Seyitömer populations

    TOLGA KÖROĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    ArkeolojiAnkara Üniversitesi

    Antropoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYLA SEVİM EROL

  2. Modernleşme sürecinde Osmanlı'da koku

    The modernization of fragrance in the Ottoman Empire

    FATIMA NUR SARAÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    TarihKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ İHSAN ERDİNÇLİ

  3. Orta Çağ İslam düşüncesinde siyaset sorunu açısından din-felsefe ilişkileri

    Başlık çevirisi yok

    ZERRİN KURTOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    DinEge Üniversitesi

    Felsefe Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. AHMET ARSLAN

  4. Ortaçağ şövalye zırh ve aksesuarlarının plastik açıdan yorumu

    The Plastic interpretation of the armour and accessories of medieval age knight

    SİNEM ERTANER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Güzel SanatlarHacettepe Üniversitesi

    Seramik ve Cam Ana Sanat Dalı

    ÖĞR. GÖR. M. DOĞAN ÖZGÜNDOĞDU

  5. Árpád Hanedanı'nın Bozkır geleneği: Hristiyanlık öncesi süvari organizasyonu ve Avrupa akınları

    Steppe tradition of the house of Árpád: Pre-Christian cavalry organisation and European raids

    YİĞİT BURAK ÖZDEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    TarihSüleyman Demirel Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZGÜR TÜRKER