Karşılaştırmalı harp tarihi: Soğuk savaş'ın nükleer yüzü: Nükleer caydırıcılık, devlet dışı aktörler ve uydu devletler
Comparative military history: The nuclear face of the cold war: Nuclear deterrence, non-state actors, and satellite states
- Tez No: 981072
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLSÜM TÜTÜNCÜ UĞURLUBAY
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Nükleer Caydırıcılık, Vekalet Savaşları, Uzay Yarışı, Psikolojik Harp, NATO, Varşova Paktı, Nuclear Deterrence, Proxy Wars, NATO, Warsaw Pact, Space Race, Psychological Warfare
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Tarih Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Soğuk Savaş dönemi, dünya siyasetinde benzeri görülmemiş bir nükleer silahlanma yarışının yaşandığı, aynı zamanda bu silahların yol açtığı caydırıcılık mekanizmalarının iki süper gücün doğrudan çatışmasını önlediği bir zaman dilimi olarak öne çıkar. ABD ve Sovyetler Birliği, nükleer silahların yıkıcı etkisinin bilinciyle, karşılıklı yıkım garantisi ilkesini temel alan stratejiler geliştirerek doğrudan bir savaştan kaçınmış; bunun yerine nüfuz alanlarını genişletmek ve ideolojik etki alanlarını güçlendirmek amacıyla askeri ittifaklar kurmuşlardır. Bu kapsamda NATO ve Varşova Paktı gibi bloklar oluşturularak, iki kutuplu dünya sisteminde karşılıklı denge politikaları hayata geçirilmiştir. Nükleer silahların varlığı, taraflar arasında doğrudan silahlı çatışmanın getireceği yıkıcı sonuçların bilincinde olmasını sağlamış, bu da vekalet savaşlarının ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Kore, Vietnam ve Afganistan gibi ülkelerde yaşanan bu dolaylı çatışmalar, süper güçlerin kendi çıkarlarını doğrudan riske atmadan sürdürme çabalarının en somut örnekleri olarak tarih sahnesinde yer almıştır. Vekalet savaşları, sadece askeri değil aynı zamanda ideolojik ve psikolojik cephelerde de bir mücadele alanı olarak şekillenmiş, taraflar kendi etkilerini artırmak için konvansiyonel kuvvetlerin yanı sıra psikolojik harp unsurlarını da yoğun şekilde kullanmışlardır. Soğuk Savaş sürecinde yaşanan uzay yarışı ise, nükleer teknolojinin ve uzay araçlarının stratejik açıdan önem kazanmasıyla ayrı bir boyut kazanmıştır. Uzay alanında elde edilen teknolojik üstünlük, sadece askeri kapasiteyi artırmakla kalmamış, aynı zamanda propagandistik ve psikolojik üstünlüğün simgesi olarak da değerlendirilmiştir. Bu yarış, süper güçlerin teknolojik gelişme ve prestij arayışının en çarpıcı göstergelerinden biri olmuştur. Nükleer silahların varlığı, konvansiyonel askeri stratejilerin şekillenmesinde de belirleyici olmuştur. Taraflar, nükleer çatışmanın önüne geçmek için konvansiyonel kuvvetlerini geliştirmiş, caydırıcılık ve savunma stratejilerini psikolojik harp, propaganda ve bilgi savaşlarıyla desteklemişlerdir. Bu bağlamda, Soğuk Savaş'ın nükleer yüzü, doğrudan savaş olasılığını minimize ederken, vekalet savaşları ve çok boyutlu stratejik mücadelelerin yoğunlaştığı karmaşık bir uluslararası ortam yaratmıştır.
Özet (Çeviri)
The Cold War period stands out as a time in world politics marked by an unprecedented nuclear arms race, while simultaneously the deterrence mechanisms generated by these weapons prevented the two superpowers from engaging in direct conflict. The United States and the Soviet Union, fully aware of the devastating consequences of nuclear weapons, developed strategies based on the principle of mutual assured destruction, thereby avoiding direct warfare. Instead, they established military alliances to expand their spheres of influence and strengthen their ideological domains. In this context, blocs such as NATO and the Warsaw Pact were formed, enabling the implementation of balance-of-power policies within a bipolar international system. The existence of nuclear weapons compelled both sides to recognize the catastrophic outcomes of direct armed confrontation, paving the way for the emergence of proxy wars. Conflicts in countries such as Korea, Vietnam, and Afghanistan became the most concrete examples of superpowers pursuing their interests without exposing themselves to direct risk. Proxy wars were not only fought on the military front but also developed into ideological and psychological battlegrounds, where both sides employed psychological warfare alongside conventional forces to enhance their influence. The Cold War era also witnessed the space race, which assumed a distinct dimension as nuclear technology and space vehicles gained strategic importance. Superiority in space was regarded not only as an enhancement of military capability but also as a symbol of propagandistic and psychological dominance. This competition thus represented one of the most striking manifestations of the superpowers' quest for technological advancement and prestige. The presence of nuclear weapons also played a decisive role in shaping conventional military strategies. In order to prevent nuclear confrontation, both sides invested in the development of conventional forces and supported their deterrence and defense strategies through psychological warfare, propaganda, and information campaigns. In this regard, the nuclear dimension of the Cold War minimized the likelihood of direct war while simultaneously creating a complex international environment characterized by proxy wars and multifaceted strategic struggles.
Benzer Tezler
- 1970-1980 arası dönemde Türk-Amerikan ilişkilerinde askeri üslerin yeri ve önemi
The importance of military bases in Turkish-American relations between 1970-1980
GÜLSÜN KIZILAĞIL
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
Uluslararası İlişkilerMilli Savunma ÜniversitesiHarp Tarihi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BURAK SAMİH GÜLBOY
- “Vatan için ölmek”: Türkiye'de şehit asker kültünün sosyo-politik inşası ve şehit aileleri dernekleri
“Dying for the motherland”: The socio-political construction of martyr soldier cult and martyr family associations in Turkey
ŞAFAK AYKAÇ
- Karşılaştırmalı harp tarihi: Napolyon karşısında Rus savunması ve İstiklal Savaşı'nda Türk direnişi
Comparative military history: Russian defence against Napoleon and the Turkish resistance in the Independence War
TOLGA ÖZTÜRK
- Türkiye ve Almanya subay eğitiminin karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Comparative analysis of Turkish and German officer training
RECEP GRAM
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Eğitim ve ÖğretimMilli Savunma ÜniversitesiAskeri Eğitim Yönetimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞAKİR ÇINKIR
- İki savaş arası dönemde Türk ve Sovyet ordularında doktriner tartışmalar (1923-1939)-karşılaştırmalı analiz
Doctrinal debates in the Turkish and Soviet armies in the interwar period (1923-1939) - a comparative analysis
EFE GÜZELOĞLU
Doktora
Türkçe
2022
Tarihİstanbul ÜniversitesiAtatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA BUDAK