Geri Dön

Çeşitli gruplarda HBV/ HCV koenfeksiyonlarının seroepidemiyolojik olarak incelenmesi ve önemi

Seroepidemiological investigation and significance of HBV/HCV co-infections in various groups

  1. Tez No: 981216
  2. Yazar: ARAT HULİKYAN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MUSTAFA ÖNEL
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Mikrobiyoloji, Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Hepatit B (HBV) ve Hepatit C (HCV), karaciğeri etkileyen ve dünya genelinde önemli morbidite ile mortaliteye yol açan viral enfeksiyonlardır. Kronik enfeksiyonlar siroz ve hepatoselüler karsinom (HCC) gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilmektedir. HBV kan, cinsel temas ve anneden bebeğe geçişle bulaşırken; HCV çoğunlukla enfekte kan ile temas sonucu aktarılmaktadır. HBV için etkili bir aşı bulunması, ancak HCV için halen koruyucu bir aşının olmaması, erken tanı ve önleme stratejilerinin önemini artırmaktadır. Bu çalışma, Ocak 2021 – Ocak 2025 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı ile İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Gastroenterohepatoloji Bilim Dalı'na başvuran 7131 hastayı kapsamaktadır. Hastalardan alınan venöz kan örneklerinde HBV DNA ve HCV RNA düzeyleri Roche Cobas® 6800 ve QIAGEN QIAsymphony® sistemleriyle ölçülmüş; HBsAg ve Anti-HCV belirteçleri Abbott ARCHITECT® i2000SR ve Abbott Alinity® i cihazlarıyla değerlendirilmiştir. Hastaların %54,3'ü erkek, %45,7'si kadındır. Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı'nda HBsAg ve HBV DNA pozitifliği %5,36 iken, Gastroenterohepatoloji Bilim Dalı'nda %20,47 olarak saptanmıştır. Anti-HCV pozitifliği %0,25, HCV RNA pozitifliği %0,04, koenfeksiyon oranı ise %0,24'tür. Gastroenterohepatoloji servisinde HBV replikasyonunun daha yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, HBV enfeksiyonunun HCV'ye göre daha yüksek seroprevalansa sahip olduğu ve koenfeksiyonların nadir olduğu belirlenmiştir. Erkeklerde ve 40 yaş üzeri bireylerde pozitiflik oranlarının artması, risk gruplarının tanımlanması açısından önemlidir. Bu bulgular, hepatitlerin erken tanı, düzenli tarama ve etkin tedavi programlarıyla kontrol altına alınmasının halk sağlığı için gerekliliğini vurgulamaktadır.

Özet (Çeviri)

Hepatitis B (HBV) and Hepatitis C (HCV) are viral infections that affect the liver and represent major global public health concerns due to their significant morbidity and mortality. Chronic infections may lead to severe complications such as cirrhosis and hepatocellular carcinoma (HCC). HBV is transmitted through blood, sexual contact, and mother-to-child transmission, whereas HCV is primarily spread through contact with infected blood. While an effective vaccine is available for HBV, no protective vaccine yet exists for HCV, making early diagnosis, preventive strategies, and appropriate treatment essential. This study includes 7,131 patients who presented between January 2021 and January 2025 to the Istanbul University Istanbul Faculty of Medicine, Department of Infectious Diseases and Clinical Microbiology and the Department of Internal Medicine, Division of Gastroenterohepatology. Venous blood samples were analyzed for HBV DNA and HCV RNA using the Roche Cobas® 6800 and QIAGEN QIAsymphony® systems, while HBsAg and Anti-HCV markers were evaluated with the Abbott ARCHITECT® i2000SR and Abbott Alinity® i platforms. Of the patients, 54.3% were male and 45.7% were female. HBV DNA and HBsAg positivity was 5.36% in the Infectious Diseases Department and 20.47% in the Gastroenterohepatology Division. Anti-HCV positivity was 0.25%, HCV RNA positivity 0.04%, and the coinfection rate 0.24%. Higher HBV replication was observed in the Gastroenterohepatology group. In conclusion, HBV demonstrated a higher seroprevalence than HCV, and coinfections were rare. Increased positivity rates in males and individuals over 40 years highlight the importance of defining risk groups. These findings emphasize the necessity of early diagnosis, regular screening, and effective treatment programs for controlling hepatitis infections and improving public health outcomes.

Benzer Tezler

  1. Hepatit G virüsünün çeşitli risk gruplarında ve sağlıklı populasyonda prevalansının belirlenmesi

    Başlık çevirisi yok

    AYHAN PEKBOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    MikrobiyolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT GÜNAYDIN

  2. Kronik viral hepatit b ve c 'li hastalar ile postviral sirozlu hastaların serum hyaluronik asit değerleri arasındaki farkın klinik uygulamadaki önemi

    Clinical importance of the difference serum hyaluronic acid levels between patients with chronic hepatitis b and c and postviral cirrhosis

    GÜLŞAH ŞAŞAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    GastroenterolojiSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET YILDIZ

  3. İzole Anti-HBc total pozitifliğinin klinik önemi

    Clinical significance of isolated Anti-HBc total positivity

    CANER ÇULHA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    GastroenterolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET BEKTAŞ

  4. Asit sıvılarının ayrıcı tanısında serum ve asit sıvısı, total oksidan ve antioksidan düzyeleri.

    Serum and ascitic fluid total oxidative status and total anti-oxidative status in differential diagnosis of ascites.

    FERHAT YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    GastroenterolojiGaziantep Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. M.CEMİL SAVAŞ