Geri Dön

İlk trimester maternal serum belirteçleri ve ikinci trimester uterin arter doppler indekslerinin maternal ve fetal sonuçlarla ilişkisi

The relationship between first-trimester maternal serum markers and second-trimester uterine artery doppler indices with maternal and fetal outcomes

  1. Tez No: 982217
  2. Yazar: CEMRE ŞAHİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ARZU BİLGE TEKİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: PAPP-A, Beta-hCG, doppler, PAPP-A, β-hCG, Doppler
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Gebelik, fizyolojik bir süreç olmasına rağmen, anne ve fetüs açısından önemli komplikasyonlar gelişebilen dinamik bir dönemdir. Bu süreçte meydana gelen perinatal komplikasyonlar hem maternal hem de fetal morbidite ve mortalitenin en önemli nedenleri arasında yer almaktadır. Gebelik komplikasyonlarının erken öngörülmesi, maternal-fetal sağlığın korunması, erken müdahale olanaklarının planlanması ve perinatal mortalitenin azaltılması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla geliştirilen ultrasonografik yöntemlerin yanı sıra, son yıllarda biyokimyasal tarama testleri de önemli bir yer edinmiştir. Birinci trimester biyokimyasal belirteçleri arasında yer alan PAPP-A (Pregnancy Associated Plasma Protein-A) ve β-hCG (human chorionic gonadotropin), başlangıçta anöploidi taraması amacıyla kullanılmakla birlikte, günümüzde gebeliğin ilerleyen dönemlerinde gelişebilecek perinatal komplikasyonların öngörülmesinde de değerli göstergeler olarak değerlendirilmektedir. Biyokimyasal belirteçlere ek olarak, uterin arter Doppler ultrasonografi, gebelikte uteroplasental dolaşımın hemodinamik yapısını non-invaziv biçimde değerlendiren önemli bir yöntemdir. Bu çalışmanın amacı ikili test ile bakılan maternal serum belirteçleri ve ikinci trimester uterin arter doppler değerlerinin maternal ve fetal sonuçlarla ilişkisini incelemektir. GEREÇ YÖNTEM: Sancaktepe Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 1 Ocak 2019 ve 31 Aralık 2024 tarihleri arasında kadın hastalıkları ve doğum bölümünde doğum yapan, çalışma kriterlerine uygun hastanemizde ikili test ve ayrıntılı ultrasonu yapılan ve doğumunu hastanemizde gerçekleştiren 42 gebenin retrospektif incelenmesi planlandı. Hastalar klinik verileri, ikili test serum belirteçleri ve uterin arter doppler sonuçları ve doğum bilgilerine göre değerlendirilecektir. Hastaların ikili test serum belirteçleri, uterin arter doppler indeksleri ve doğum bilgileri hastane elektronik bilgi sisteminden alınacaktır. İki grup karşılaştırmalarında, normal dağılım gösteren değişkenler için bağımsız örneklem t-testi, normal dağılım göstermeyen değişkenler için Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında 2x2 tablolar için Fisher exact testi uygulanmıştır. Değişkenler arası ilişkilerin değerlendirilmesinde, her iki değişkenin de normal dağılım gösterdiği durumlarda Pearson korelasyon analizi, en az birinin normal dağılım göstermediği durumlarda Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Tüm analizlerde istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. BULGULAR:Katılımcıların yaş ortalaması 30,9 ± 6,5 olup, gebelik haftası ortalaması 37,7 ± 2,7'dir. Ortalama gravida 3,0 ± 1,6, parite 1,6 ± 1,4 ve abort sayısı 0,4 ± 0,7 olarak hesaplanmıştır. Ortalama vücut kütle indeksi (VKİ) 28,2 ± 5,3 olup, minimum 18,4 ve maksimum 44,3 arasında değişmektedir. Doğum şekline göre katılımcıların %58,8'i sezaryen, %41,2'si normal spontan doğum yapmıştır. Ayrıca PAPP-A ile Sol Doppler arasında negatif ilişki (r=-0.302, p=0.005; Pearson) ve Gravida ile Sağ Doppler arasında zayıf pozitif ilişki (r=0.214, p=0.050; Spearman) bulunmuştur. Yenidoğan yoğun bakım gereksinimi açısından değerlendirildiğinde, yalnızca PAPP-A düzeyleri YYBÜ gereksinimi olan olgularda anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (1.22±0.67 vs. 0.92±0.46; p=0.026), diğer parametrelerde fark izlenmemiştir. Gebelik komplikasyonu varlığı ise bazı parametrelerde anlamlı farklılıklarla ilişkilidir: komplikasyonu olan olgularda VKİ daha yüksek (29.90±5.35 vs. 26.76±4.79; p=0.005) ve komplikasyonu olanlarda PAPP-A düzeyi daha düşük (0.86±0.52 vs. 1.09±0.52; p=0.047) bulunmuştur. SONUÇ:Çalışmamızda düşük PAPP-A düzeylerinin komplikasyonlarla, yüksek değerlerinin ise yenidoğan yoğun bakım gereksinimiyle ilişkili bulunması, bu parametrenin gebelik sürecindeki farklı fizyopatolojik mekanizmaları gösterebileceğini düşündürmektedir.Doppler parametreleriyle saptanan pozitif korelasyonlar, uteroplasental perfüzyonun biyokimyasal göstergelerle birlikte değerlendirilmesinin önemini vurgulamaktadır. Bu bulgular, tek başına PAPP-A veya Doppler ölçümlerinin sınırlı tanısal değeri olduğunu, ancak kombine biçimde kullanıldıklarında erken risk belirleme stratejilerine katkı sağlayabileceklerini göstermektedir. Sonuç olarak, PAPP-A düzeyi hem gebelik komplikasyonlarının öngörülmesinde hem de perinatal izlemde anlamlı bir belirteçtir. Ancak bu parametrenin yorumlanmasında maternal VKİ, gebelik haftası, ölçüm zamanı ve diğer klinik faktörlerin birlikte dikkate alınması gerekmektedir. İleriye dönük, daha geniş örneklemli prospektif çalışmalarla PAPP-A'nın ve Doppler indekslerinin kombine kullanımının prediktif gücünün doğrulanması, klinik uygulamalara önemli katkı sağlayacaktır.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE:Although pregnancy is a physiological process, it remains a dynamic period during which significant complications may develop for both the mother and fetus. Perinatal complications that arise during this period constitute some of the leading causes of maternal and fetal morbidity and mortality. Early prediction of pregnancy complications is of great importance for preserving maternal–fetal health, enabling early intervention, and reducing perinatal mortality. In addition to ultrasonographic methods developed for this purpose, biochemical screening tests have gained considerable importance in recent years. Among the first-trimester biochemical markers, PAPP-A (Pregnancy-Associated Plasma Protein-A) and β-hCG (human chorionic gonadotropin), which were initially utilized for aneuploidy screening, are now recognized as valuable indicators in predicting perinatal complications that may develop in the later stages of pregnancy. Alongside biochemical markers, uterine artery Doppler ultrasonography is a crucial non-invasive method that evaluates the hemodynamic structure of uteroplacental circulation during pregnancy. The aim of this study is to investigate the relationship between maternal serum markers measured in the first-trimester double test and second-trimester uterine artery Doppler values with maternal and fetal outcomes. MATERIALS AND METHODS:This retrospective study was conducted at Sancaktepe Prof. Dr. İlhan Varank Training and Research Hospital between January 1, 2019, and December 31, 2024. A total of 42 pregnant women who met the study criteria, underwent both the first-trimester double test and detailed ultrasonographic examination, and delivered at our hospital were included. Clinical data, serum markers from the double test, uterine artery Doppler results, and delivery information were retrieved from the hospital's electronic medical record system. For group comparisons, the independent samples t-test was used for normally distributed variables, while the Mann–Whitney U test was applied for non-normally distributed variables. The Fisher exact test was employed for comparing categorical variables in 2×2 tables. Relationships between variables were analyzed using Pearson's correlation test when both variables showed normal distribution and Spearman's correlation test when at least one variable did not. A p-value <0.05 was considered statistically significant. RESULTS:The mean age of the participants was 30.9 ± 6.5 years, and the mean gestational age was 37.7 ± 2.7 weeks. The mean gravida was 3.0 ± 1.6, parity 1.6 ± 1.4, and the mean number of abortions 0.4 ± 0.7. The mean body mass index (BMI) was 28.2 ± 5.3, ranging from 18.4 to 44.3. Regarding the mode of delivery, 58.8% of the participants underwent cesarean section, while 41.2% had a normal spontaneousvaginal delivery. A negative correlation was found between PAPP-A and left uterine artery Doppler indices (r = −0.302, p = 0.005; Pearson), and a weak positive correlation was observed between gravida and right uterine artery Doppler values (r = 0.214, p = 0.050; Spearman). When evaluated in terms of neonatal intensive care unit (NICU) requirement, only PAPP-A levels were significantly higher in cases requiring NICU admission (1.22 ± 0.67 vs. 0.92 ± 0.46; p = 0.026), while no significant differences were observed in other parameters. The presence of pregnancy complications was associated with significant differences in certain parameters: BMI was higher in cases with complications (29.90 ± 5.35 vs. 26.76 ± 4.79; p = 0.005), and PAPP-A levels were lower (0.86 ± 0.52 vs. 1.09 ± 0.52; p = 0.047). CONCLUSION:In our study, low PAPP-A levels were associated with pregnancy complications, whereas higher levels were linked to increased neonatal intensive care requirements, suggesting that this parameter may reflect different pathophysiological mechanisms throughout pregnancy. The positive correlations observed with Doppler parameters emphasize the importance of assessing uteroplacental perfusion alongside biochemical markers. These findings indicate that while PAPP-A or Doppler measurements alone have limited diagnostic value, their combined use may contribute to early risk assessment strategies. In conclusion, PAPP-A level serves as a significant marker both in predicting pregnancy complications and in perinatal monitoring. However, interpretation of this parameter should take into account maternal BMI, gestational age, timing of measurement, and other clinical factors. Future large-scale prospective studies validating the combined predictive power of PAPP-A and Doppler indices would make a valuable contribution to clinical practice.

Benzer Tezler

  1. Birinci ve ikinci trimester maternal serum homosistein seviyeleri ve uterin arter doppler ultrason ölçümleri ile anormal plasentasyonun ilişkisi

    The association between abnormal plasentation and first and second trimester maternal serum homocysteine levels and doppler ultrasound of uterine artery

    CEMİL KAYMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Kadın Hastalıkları ve DoğumDokuz Eylül Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NAMIK DEMİR

  2. 11-14 haftalık ve 18-22 haftalık gebelik döneminde ultrasonografik olarak değerlendirilen değişkenler ve anne serumu belirteçlerinin gebelik sonuçlarını öngörmedeki değeri

    Prognostic value of ultrasonographic evaluation, doppler examination and serum biochemical analyte parameters in 11-14 and 18-22 weeks of pregnancy for prediction of pregnancy outcome

    ALİ ÖZGÜR ERSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET NURİ DANIŞMAN

  3. Maternal serumdaki çözünebilir HLA-G düzeylerinin gebelik sonuçları ile ilişkisi

    The relationship between the soluble HLA-G levels in maternal serum and pregnancy outcomes

    İSMAİL BIYIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Kadın Hastalıkları ve DoğumDüzce Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İSMAİL ÖZDEMİR

  4. Down sendromu taramasında kullanılan birinci ve ikinci trimester maternal serum belirteçlerinin gebelik komplikasyonları ile ilişkisi

    First and second trimester maternal serum down syndrome markers and adverse pregnancy outcomes

    LALE SUSAN KARAKIŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NEŞE YÜCEL