Geri Dön

Böbrek nakil alıcılarında sarkopeni ve inflamatuar belirteçlerin prognozu ön görmedeki yeri

The role of sarcopenia and inflammatory markers in predicting prognosis in kidney transplant recipients

  1. Tez No: 982718
  2. Yazar: BORA VERGÜL
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ENES SEYDA ŞAHİNER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Böbrek nakli, son dönem böbrek yetmezliğinde yaşam süresini uzatan ve yaşam kalitesini belirgin artıran en etkili tedavi yöntemidir. Ancak nakil sonrası dönemde rejeksiyon, enfeksiyon ve metabolik komplikasyonlar greft sağkalımını sınırlayan başlıca sorunlardır. Kas kütlesindeki azalma (sarkopeni) ise immün yanıt, inflamasyon ve tedavi toleransını etkileyebilecek yeni bir risk göstergesi olarak önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, böbrek nakli alıcılarında preoperatif dönemde saptanan sarkopeni ve inflamatuvar belirteçlerin (NLR, PLR, SII, TyG indeksleri) rejeksiyon, greft kaybı ve prognoz üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır Gereç ve Yöntem: 2019–2024 yılları arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde böbrek nakli yapılan 162 hasta retrospektif olarak incelendi. L3 vertebra düzeyinde psoas kas alanı indeksi (PMI) ile sarkopeni değerlendirilmiş, klinik ve biyokimyasal veriler kaydedilmiştir. İstatistiksel analizlerde Ki-kare, bağımsız örneklem t-testi ve lojistik regresyon yöntemleri kullanılmıştır. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 43,5±12,6 yıl, %38,9'u (n=63) kadın, %61,1'i (n=99) erkekti. Sarkopeni prevalansı %47,5 (n=77) olarak bulundu. Sarkopeniyi etkileyen en belirgin faktörler ileri yaş (p=0,01), düşük vitamin D (p=0,03) ve yüksek LDL düzeyi (p=0,04) idi. Rejeksiyon oranı %22,8 (n=37) olup, 35 hastada akut, 2 hastada kronik rejeksiyon saptandı. Akut rejeksiyon olgularının 27'si tedaviye yanıt verdi. Rejeksiyon varlığı, greft kaybı (n=13, %8,0), mortalite (n=13, %8,0) ve 12. ayda GFH'de %30'dan fazla düşüş (n=18, %11,5) ile anlamlı ilişki göstermedi (p>0,05). Sarkopeni varlığı ile akut rejeksiyon, greft kaybı ve mortalite arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadı (p>0,05). Hipertansiyon ve glomerülonefrit öyküsü, rejeksiyon gelişimiyle anlamlı ilişkiliydi (p<0,05). Canlı donör nakillerinde rejeksiyon oranı kadavra donörlere göre daha yüksekti (p=0,03). HLA uyum düzeyleri ile hem rejeksiyon oranı hem de uzun dönem böbrek fonksiyonları arasında anlamlı ilişki saptandı (özellikle HLA-DR, p=0,03). Sonuç: Çalışmamızda böbrek nakli alıcılarında sarkopeni ve inflamatuvar indekslerin (NLR, PLR, SII, TyG) rejeksiyon, greft kaybı ve mortalite üzerinde bağımsız etkisi saptanmamıştır. Buna karşın hipertansiyon, glomerülonefrit öyküsü ve canlı donör nakilleri rejeksiyonla anlamlı ilişkili bulunmuştur. HLA uyumu, özellikle HLA-DR lokusu, hem rejeksiyon oranlarını hem de uzun dönem böbrek fonksiyonlarını belirleyen temel immünolojik faktördür. Sonuç olarak, erken dönemde sarkopeni ve inflamasyonun etkisi sınırlı olsa da, immünolojik uyum ve donör özellikleri uzun dönem greft sağkalımında belirleyicidir. Gelecekte, prospektif ve uzun dönemli çalışmalarda sarkopeninin zaman içindeki dinamik etkisinin ve immün yanıtla ilişkilerinin daha ayrıntılı incelenmesi gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Kidney transplantation is the most effective treatment for extending life expectancy and significantly improving the quality of life of patients with end-stage renal disease. However, rejection, infection and metabolic complications are the main issues that limit graft survival in the post-transplant period. Decreased muscle mass (sarcopenia) is emerging as an important new risk indicator that may affect the immune response, inflammation, and tolerance of treatment. The aim of this study was to evaluate the impact of sarcopenia and inflammatory markers (NLR, PLR, SII and TyG indices) identified in kidney transplant recipients during the preoperative period on rejection, graft loss and prognosis. Materials and Methods: Between 2019 and 2024, 162 patients who underwent kidney transplantation at Ankara Bilkent City Hospital were evaluated retrospectively. The psoas muscle area index (PMI) was assessed at the L3 vertebral level and the patients' clinical and biochemical data were recorded. Statistical analyses were performed using the chi-squared test, an independent samples t-test and logistic regression. Results: The mean age of the patients was 43.5 years (SD 12.6); 38.9% (n = 63) were female and 61.1% (n = 99) were male. The prevalence of sarcopenia was found to be 47.5% (n = 77). The most significant factors affecting sarcopenia were advanced age (p = 0.01), low vitamin D levels (p = 0.03) and high LDL levels (p = 0.04). The rejection rate was 22.8% (n = 37), with acute rejection detected in 35 patients and chronic rejection in two patients. Twenty-seven of the acute rejection cases responded to treatment. The presence of rejection was not significantly associated with graft loss (n = 13, 8%), mortality (n = 13, 8%), or a decrease in GFH of more than 30% at 12 months (n = 18, 11.5%) (p > 0.05). No statistically significant association was found between sarcopenia and acute rejection (21%), graft loss (8%) or mortality (8%). Hypertension and a history of glomerulonephritis were significantly associated with the development of rejection (p < 0.05). The rejection rate was higher in living donor transplants than in those from cadaveric donors (p = 0.03). A significant relationship was found between HLA compatibility levels and both the rejection rate and long-term kidney function, especially with regard to HLA-DR (p = 0.03). Conclusions: In our study, we detected no independent effect of sarcopenia or inflammatory indices (NLR, PLR, SII and TyG) on rejection, graft loss or mortality in kidney transplant recipients. However, hypertension, a history of glomerulonephritis and living donor transplants were found to be significantly associated with rejection. HLA compatibility, particularly at the HLA-DR locus, is a key immunological factor in determining both rejection rates and long-term kidney function. In conclusion, while the impact of sarcopenia and inflammation is minimal in the initial phase, immunological compatibility and donor characteristics are pivotal for long-term graft survival. Prospective and long-term studies are needed in future to examine the dynamic effect of sarcopenia in more detail and its relationship with the immune response over time.

Benzer Tezler

  1. Hemodiyalize bağımlı kronik böbrek hastalarında gonadotropik hormonlar ile östrojen ve testosteron düzeylerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    HANDAN İLGÜNŞATIROĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Cumhuriyet Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Kan basıncı değişiminin böbrek dokusunda gösterdiği histolojik farklılaşmalar

    Renal tissue alternations caused by a change in the blood pressure

    BİLGE ONARLIOĞLU(TÖREL)

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Cumhuriyet Üniversitesi

    Morfoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi

    The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins

    CANAN NEBİGİL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Cumhuriyet Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Besi kuzularında süt emme süresi, cinsiyet, doğum ağırlığı ve sütten kesim ağırlığının karkas özellikleri üzerine etkileri

    Effects of suckling period, sex, birth weight and weaning weight on the carcass qualities of fattening lambs

    NAZAN GÖBÜŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Ankara Üniversitesi

    Zootekni Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. Hacettepe Hastanesi'nden Devlet İstatistik Enstitüsü'ne gönderilen ölüm raporlarında yazılı ölüm nedenlerinin gerçekliği

    Başlık çevirisi yok

    BERRİN AKBULUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Hacettepe Üniversitesi

    Biyoistatistik Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...