Israrlı takip suçuna ilişkin mitler: Hukuk fakültesi öğrencilerinin algısının araştırılması
Stalking myths: Examining the perception of law school students
- Tez No: 983034
- Danışmanlar: DOÇ. DR. RAHİME ERBAŞ, PROF. DR. SADIK TOPRAK
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Hukuk, Law
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Kriminoloji ve Ceza Adaleti Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kişinin rızası dışında tekrarlayan davranışlarla korku ve huzursuzluğa yol açan ısrarlı takip, uzun süre suç olarak tanınmamış ve çoğu zaman toplumsal mitlerin etkisiyle normalleştirilmiştir. Mağdur suçlayıcılığı, suçu önemsizleştirme ve failin davranışlarını aklama gibi algılar bu suçun bir şiddet biçimi olarak ceza kanunlarında yer almasını ve adli süreçlerde ciddiyetle ele alınmasını geciktirmiştir. Bu sebeple, ısrarlı takibe yönelik algıların tespit edilmesi ve bu alanda farkındalık geliştirilmesi bir gereklilik olarak karşımıza çıkmıştır. Çalışmamız, geleceğin hukuk uygulayıcıları olan hukuk öğrencilerinin ısrarlı takip algılarını ve bu olguya ilişkin mitleri nasıl değerlendirdiklerini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri ile yürütülmüş ve yarı yapılandırılmış mülakat yöntemi kullanılarak katılımcıların algıları derinlemesine incelenmiştir. Bu araştırmada elde edilen veriler doğrultusunda“Israrlı Takip”,“Israrlı Takibe Destek ve Müdahale”,“Mağdur ve Faile Yönelik Algılar”ve“Cinsiyete Yönelik Algılar”olmak üzere dört temel tema belirlenmiştir. Araştırma bulguları, katılımcıların ısrarlı takibe dair sınırlı bir bilgiye sahip olduğunu belirtmelerine rağmen yaptıkları tanımlamaların ısrarlı takip biçimleriyle örtüştüğünü göstermiştir. Katılımcıların, yakın ilişkilerde gerçekleşen ısrarlı takip davranışlarının daha az tehlikeli olduğuna yönelik bir algıya sahip oldukları tespit edilmiştir. Genel olarak, katılımcılar tarafından mağdurlara, başa çıkma stratejilerinden olan sosyal ve adli destek arama ile failden uzaklaşma yöntemleri önerilmiştir. Öte yandan, fail ile yüzleşmenin ısrarlı takibi durdurabileceğine yönelik bir algının da mevcut olduğu belirlenmiştir. Faile yönelik algı“psikolojik olarak problemli kişiler”ile sınırlı kalmıştır. Katılımcılar, sunulan örnek vakadaki ısrarlı takip failini çoğunlukla erkek olarak algılamışlardır. Bununla beraber, ısrarlı takip fiilinin cinsiyete özgü olmadığı sıklıkla belirtilmiştir. Erkek failler, kadın faillere kıyasla daha tehlikeli bulunmuştur. Bu cinsiyet temelli algıların, erkek mağdurların kadın takipçilerden gelebilecek potansiyel zararları hafife alarak yardım arama davranışlarını bastırabileceği tespit edilmiştir. Israrlı takip ile mücadeleye yönelik genel kanı mevcut hukuki ve sosyal mekanizmalar yetersiz olduğu şeklindedir. KADES gibi uygulamaların acil durumlarda hızlı müdahale imkânı sağladığını belirtilse de toplumsal algının ve adalet sistemine duyulan güvensizliğin mağdurların destek arama davranışlarını olumsuz etkilediği vurgulanmıştır. Cezasızlık algısının ısrarlı takibin sürdürülmesinde belirleyici bir etken olduğu görüşü ortaya konmuştur. Bu çalışma, ısrarlı takip mitlerini görünür kılarak bunların tespitinin ısrarlı takibe yönelik önleme ve müdahale süreçleri açısından kritik önemde olduğunu ortaya koymaktadır. Mitlerden beslenen algıların, ısrarlı takibin tanımlanmasından başlayarak toplumsal ve hukuki sistemlerin işleyişine kadar neleri etkileyebileceği incelenmiştir. Hukuk öğrencileri ve profesyonellerinin ısrarlı takibe yönelik bilgi düzeylerinin ve farkındalıklarının artırılması gerekmektedir. Ek olarak, çok boyutlu etkileri olan ısrarlı takip ile mücadele ederken çok disiplinli bir yaklaşım benimsenmelidir. Bulgular, mağdurlar üzerinde derin psikolojik ve sosyal etkiler doğuran bu olguya karşı ceza adaleti sistemi ve ruh sağlığı uzmanlarının iş birliğinin önemini ortaya koymaktadır.
Özet (Çeviri)
Persistent stalking, defined as repeated behaviors that cause fear and distress without the victim's consent, had long not been recognized as a crime and was often normalized under the influence of societal myths. Perceptions such as victim-blaming, trivializing the offense, and excusing the perpetrator's behavior delayed its recognition as a form of violence in criminal law and its serious consideration within judicial processes. Therefore, identifying perceptions related to stalking and raising awareness in this area has become a necessity. This study was conducted with the aim of revealing how law students, as the future practitioners of law, perceive stalking and evaluate myths associated with this phenomenon. The research was carried out with students of Istanbul University Faculty of Law. Their perceptions were examined in depth through semi-structured interviews. Based on the data obtained, four main themes were identified:“Stalking”,“Support and Intervention in Stalking”,“Perceptions Toward Victims and Perpetrators”, and“Gender-Based Perceptions”. The findings show that although participants reported limited knowledge of stalking, their definitions overlapped with recognized forms of stalking behavior. It was also determined that participants perceived stalking behaviors occurring within intimate relationships as less dangerous. As coping strategies, participants primarily suggested moving away and moving outward. It was also identified that some participants believed confronting the perpetrator (moving with or toward) could put an end to stalking. Perceptions of perpetrators were largely confined to the view that they were psychologically troubled individuals. Participants identified the stalker in the given case as male, yet they acknowledged that stalking is not a gender-specific behavior. Male perpetrators were viewed as more dangerous than female perpetrators. The findings further suggest that gender-based perceptions and stalking myths may suppress male victims' help-seeking behaviors by leading them to underestimate potential harm from female stalkers. The study also revealed that prevailing view among participants was that current legal and social mechanisms remain inadequate for addressing stalking. Although tools such as KADES were acknowledged for facilitating rapid intervention during emergencies, deeply ingrained societal attitudes and distrust in the justice system emerged as key barriers to victims' help-seeking. The perception of impunity has been identified as a key factor in sustaining stalking behavior. This study makes stalking myths visible and demonstrates that identifying them is critical for intervention and prevention processes. It shows how perceptions shaped by myths can influence not only the definition of stalking but also the functioning of social and legal systems. Enhancing the knowledge and awareness of law students and professionals regarding stalking is essantial. Moreover, given its multidimensional impacts, combating stalking requires a multidisciplinary approach. The findings highlight the importance of collaboration between the criminal justice system and mental health professionals in addressing this phenomenon, which has profound psychological and social consequences for victims.
Benzer Tezler
- Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenen ısrarlı takip suçu
Persistent stalking offence committed by using information systems
ELİF GİZEM GÜNDOĞDU
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
HukukBahçeşehir ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ AHMET NACİ ÜNAL
- Türk ceza hukukunda cinsel taciz suçu
The crime of sexual harassment in turkish criminal law
RABİA İBİŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
HukukAnkara ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FAHRİ GÖKÇEN TANER
- Israrlı takip suçu
Stalking
SEZGİ DEMİRKALE
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
HukukHasan Kalyoncu ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ TANJU SARIGÜL
- Sosyal medya aracılığıyla işlenen cinsel taciz suçu
Sexual harassment offense committed through social media
ECE ÇETİN
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
HukukDokuz Eylül ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BEHİYE EKER KAZANCI