Diskoid lupus eritematozus ve sistemik lupus eritematozus hastalarının kapilleroskopik bulgularının kıyaslanması; sistem tutulumları ve lezyon dermoskopisi ile ilişkisi
Comparison of capillaroscopic findings in patients with discoid lupus erythematosus and systemic lupus erythematosus; relationship with systemic involvement and lesion dermoscopy
- Tez No: 983551
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MELEK ASLAN KAYIRAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Dermatoloji, Dermatology
- Anahtar Kelimeler: Lupus eritematozus-diskoid, Lupus eritematozus-sistemik, Lupus erythematosus-discoid, Lupus erythematosus-systemic
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Medeniyet Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) çoklu organ tutulumuyla seyreden otoimmün bir hastalıkken, Diskoid Lupus Eritematozus (DLE) Kronik Kutanöz Lupus Eritematozus'un (KKLE) en yaygın formudur ve çoğunlukla lokalize, skarlaşma eğilimli kutanöz lezyonlarla seyreder. Bu hastalık spektrumunda immün sistemde düzensiz aktivasyon ve Tip I interferon aracılı süreçler mikrovasküler hasara yol açar. Tırnak kıvrımı kapilleroskopisi, bu hasarı non-invaziv olarak değerlendiren önemli bir yöntemdir ve SLE'de kapiller genişlemeler, mikrohemorajiler, belirgin subpapiller pleksus ile geniş ve uzamış damarlar sık bildirilmiştir. DLE'deki kapilleroskopik veriler ise literatürde sınırlıdır. Bu çalışma, SLE ve DLE'de kapilleroskopik bulguları karşılaştırmayı ve bu bulguların dermoskopik özellikler ile sistemik tutulum ilişkisini inceleyerek DLE'de olası sistemik progresyon için erken göstergeler sağlayıp sağlayamayacağını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Ocak 2020-Aralık 2025 arasında dermatoloji ve romatoloji kliniklerine başvuran, klinik ve histopatolojik olarak doğrulanmış 33 DLE ve 2019 EULAR/ACR kriterlerine göre tanı almış 32 SLE hastası çalışmaya dahil edildi. Kapilleroskopik değerlendirmeyi etkileyebilecek diğer bağ dokusu hastalıkları, Raynaud fenomeni, vaskülit öyküsü, gebelik ve antikoagülan kullanımı çalışma dışı bırakıldı. Tüm katılımcıların demografik verileri, klinik özellikleri, dermatolojik muayene bulguları, laboratuvar bulguları ve tedavi öyküleri kaydedildi. DLE hastalarında deri lezyonları dermoskopik olarak değerlendirildi. Her iki elin 2.-5. parmaklarından kapilleroskopik görüntüler alınarak kapiller dansite, apikal çap, kapiller genişleme, mikrohemoraji, avasküler alan, dezorganizasyon, pleksus görünürlüğü ve morfolojik anormallikler kantitatif, kalitatif ve semi-kantitatif olarak iki bağımsız araştırmacı tarafından değerlendirildi. Tırnak kıvrımı kapilleroskopisi (NFC) skorları hesaplandı. Kapilleroskopik bulgular SLE ve DLE grupları arasında karşılaştırıldı; hem de dermoskopik özellikler, laboratuvar bulguları ve klinik parametrelerle karşılaştırılarak analiz edildi. Çalışmada SLE grubunda NFC skoru ile yalnızca renal tutulum arasında anlamlı ilişki saptanmış olup (p=0,014), renal tutulum varlığında NFC skoru 2 olma oranı daha yüksek bulundu; diğer sistemik tutulum alanları ve laboratuvar parametreleriyle anlamlı ilişki izlenmemiştir. DLE hastalarında tortiyozitesi bulunan olgularda dermoskopide dallanan damar görülme sıklığı anlamlı düzeyde daha düşük olup (p=0,008), diğer dermoskopik bulgularla kapilleroskopik parametreler arasında ilişki saptanmadı. Ayrıca SLE ve DLE grupları arasında değerlendirilen kapilleroskopik özellikler açısından anlamlı bir farklılık bulunmadı. Bu çalışmada, SLE ve DLE'de tırnak kıvrımı kapilleroskopisinin benzer mikrovasküler paternler gösterebildiği ortaya konmuştur. SLE olgularında yalnızca renal tutulumla ilişkilendirilebilen daha yüksek NFC skorları, kapilleroskopinin belirli organ tutulumlarını öngörmede seçilmiş alanlarda değer taşıyabileceğini göstermektedir. DLE grubunda ise belirgin kapilleroskopik anormalliklere rağmen dermoskopik paternlerle sınırlı düzeyde ilişki bulunması, kutanöz inflamasyonun mikrovasküler yanıtla her zaman paralel seyretmeyebileceğini düşündürmektedir. Her iki hastalık grubunda kapilleroskopik özellikler arasında anlamlı fark saptanmamış olması, DLE'nin de SLE'ye benzer mikrovasküler yeniden şekillenme süreçlerine sahip olabileceğine işaret etmektedir. Bu durum bazı DLE hastalarında sistemik progresyon riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Özet (Çeviri)
While Systemic Lupus Erythematosus (SLE) is an autoimmune disease involving multiple organ involvement, Discoid Lupus Erythematosus (DLE) is the most common form of Chronic Cutaneous Lupus Erythematosus (CCLE) and usually presents with localized, scarring-prone lesions. In lupus spectrum, dysregulated activation of immune system and Type I interferon-mediated processes lead to microvascular damage. Nailfold capillaroscopy (NFC) is an important method for non-invasively assessing this damage, and capillary dilation, microhemorrhages, belirgin subpapillary plexus, and wide and elongated vessels are frequently reported in SLE. Capillaroscopic data in DLE are limited in the literature. This study aims to compare capillaroscopic findings in SLE and DLE and to evaluate whether they can provide early indicators of possible systemic progression in DLE by examining their relationship with dermoscopic features and systemic involvement. 33 DLE patients and 32 SLE patients diagnosed according to the 2019 EULAR/ACR criteria, who presented to dermatology and rheumatology clinics between January 2020 and December 2025 and were clinically and histopathologically confirmed, were included in the study. Other connective tissue diseases, Raynaud's phenomenon, history of vasculitis, pregnancy, and anticoagulant use, which could affect capillaroscopic evaluation, were excluded from the study. The demographic data, clinical characteristics, dermatological examination findings, laboratory findings, and treatment history of all participants were recorded. Skin lesions in DLE patients were evaluated dermoscopically. Capillaroscopic images were obtained from the 2nd to 5th fingers of both hands, and capillary density, apical diameter, capillary dilation, microhemorrhage, avascular area, disorganization, plexus visibility, and morphological abnormalities were evaluated quantitatively, qualitatively, and semi-quantitatively by two independent researchers, and NFC scores were calculated. Capillaroscopic findings were compared between the SLE and DLE groups and analyzed in comparison with dermoscopic features, laboratory findings, and clinical parameters. In the study, a significant relationship was found between the NFC score and only renal involvement in the SLE group (p=0.014), and the NFC score was found to be higher in the presence of renal involvement; no significant relationship was observed with other systemic involvement areas and laboratory parameters. In DLE patients with tortuosity, the frequency of branching vessels observed in dermoscopy was significantly lower (p=0.008), and no relationship was found between other dermoscopic findings and capillaroscopic parameters. Furthermore, no significant difference was found between the SLE and DLE groups in terms of the capillaroscopic features evaluated. This study demonstrated that nailfold capillaroscopy in SLE and DLE can reveal similar microvascular patterns. Higher NFC scores in SLE cases, which can only be associated with renal involvement, suggest that capillaroscopy may be valuable in predicting specific organ involvement in selected areas. In the DLE group, despite marked capillaroscopic abnormalities, the limited correlation with dermoscopic patterns suggests that cutaneous inflammation may not always parallel the microvascular response. The absence of significant differences in capillaroscopic features between the two disease groups indicates that DLE may also undergo microvascular remodeling processes similar to those seen in SLE. This highlights the importance of not overlooking the risk of systemic progression in some DLE patients.
Benzer Tezler
- Behçet hastalığı ile diğer dermatolojik ve sistemik hastalıkların birlikteliği; Behçet hastalarında ve birinci derece akrabalarında ek otoimmün hastalık varlığının araştırılması
The coexistence of Behçet's disease with other dermatological and systemic diseases; investigation on the presence of additional autoimmune disease within the Behçet patients and their first degree relatives
PINAR BOZKURT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Dermatolojiİstanbul ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AFET AKDAĞ KÖSE
- Diskoid lupus eritematozus hastalarında demografik, klinik, histopatolojik ve laboratuvar bulgularının retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of demographic, clinical, histopathological, and laboratory findings in patients with discoid lupus erythematosus
SEFA BAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
DermatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İLKİN ZİNDANCI
- Sistemik lupus eritematozus tanısı ile izlenen hastaların klinikopatolojik özellikleri ve literatür verileri ile karşılaştırılması
Clinicopathological features of our patients with systemic lupus erythematosus, and their comparison with the literature data
ELİFE SENEM CURA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
RomatolojiGazi Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BERNA GÖKER
- 1990 – 2013 döneminde izlenen sistemik lupus eritematozuslu hastaların epidemiyolojik özellikleri, klinik, laboratuvar bulguları ve prognozlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi
Evaluation of epidemiological characteristics, clinical and laboratory findings, and prognosis of patients with systemic lupus erythematosus observed between 1990 and 2013: a retrospective study
AYLİN KILINÇ UĞURLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık BakanlığıÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. MEHMET BÜLBÜL
- Lupus eritematozuslu hastalarda deri bulgularının yaşam kalitesine etkisi
Effect of the quality of life in patients with cutaneous lupus erythematosus
YILDIZ GÜRSEL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
DermatolojiTrakya ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZER ARICAN