Geri Dön

Ana karotis arter intima media kalınlığının koroner arter hastalığı ile ilişkisinin değerlendirilmesi; postmortem çalışma

Evaluation of the relationship between common carotid artery intima–media thickness and coronary artery disease: A postmortem study

  1. Tez No: 984037
  2. Yazar: ECE ERGÜN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET TOKDEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Adli Tıp, Forensic Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Postmortem, Karotis Arter, İntima Media Kalınlığı, Plak, Koroner Arter Hastalığı, Ateroskleroz, Otopsi, Patoloji, Postmortem, Carotid Artery, Intima Media Thickness, Plaque, Coronary Artery Disease, Atherosclerosis, Autopsy, Pathology
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Adli Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışma, postmortem ana karotis arter intima media kalınlığı ve karotis arterdeki plak yapılarının histolojik olarak evrelendirilmesinin, kardiyovasküler hastalıklarla ilişkisinin değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Yöntem: Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığı'nda 01/06/2025-30/09/2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen 88 medikolegal otopsi vakası çalışmaya dahil edilmiştir. Olgular makroskopik değerlendirme, histopatolojik inceleme ve koroner arterlerde trombüs varlığı veya en az bir büyük koroner arter segmentinde ≥%70 darlık tespiti ile koroner arter hastalığı olduğu değerlendirilen (n=44) bireyler ile kardiyak dışı nedenlerle hayatını kaybeden (n=44) kontrol grubu (asfiksi ve travmatik ölüm) olmak üzere iki gruba ayrılmış ve karşılaştırılmıştır. Her iki gruptan, vakaları ailelerine teslim süresini etkilemeyecek şekilde, rutin diseksiyon sırasında bileteral ana karotis arter örnekleri alınarak formaldehit içerisinde sağ ve sol taraf ayrı olacak şekilde örneklenmiştir. Otopside kalp diseksiyonu sırasında koroner arterlerdeki darlık derecesi ve darlığın anatomik pozisyonuna göre Gensini Skoru (koroner arter hastalığının ciddiyeti ve prognozu ile ilgili skorlama) hesaplanmıştır. Örneklenen damarlar İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi Patoloji Anabilim Dalı Labarotuvarında histopatololojik olarak incelenerek, intima media tabakası kalınlık ölçümü, plak kalınlığı ve plak klasifikasyonu yapılmıştır. Tüm analizler R programı ile (R Foundation; R v 2025.05.1+513) yürütülmüştür. Sürekli değişkenler dağılıma göre ortalama±SS ya da medyan [Q1-Q3] olarak, kategorik değişkenler sayı (%, n) olarak özetlendi. Değişkenlerin normalliği Shapiro–Wilk testi ile değerlendirildi. Sağ–sol ölçümlerin eşleştirilmiş karşılaştırmalarında dağılıma göre eşleştirilmiş t-testi veya Wilcoxon signed rank testi kullanıldı. Gruplar arası karşılaştırmalarda (olgu–kontrol ve alt gruplar) değişken tipine uygun olarak bağımsız örneklem t-testi / Mann–Whitney U testleri ve Ki-kare / Fisher testleri uygulandı. Yaş dekadlarına ve plak sınıfına bağlı yönlü değişimler için Cochran–Armitage trend testi ve tamamlayıcı olarak ordinal lojistik regresyon ile eğilim (p-trend) incelendi. Bulgular: Yaş, boy, kilo, vücut kitle indeksi (VKİ) ve cinsiyet dağılımı açısından dengeli olan 88 olgu (hasta=44, kontrol=44) çalışmaya dâhil edildi. Yaşla birlikte karotis duvar kalınlığı tüm ölçütlerde arttığı tespit edildi. [intima sağda ≈1.01 µm/yıl (p=0.009), solda ≈1.20 µm/yıl (p<0.001); media sağda ≈3.02 µm/yıl ve solda ≈3.82 µm/yıl (her ikisi p<0.001); total IMT sağda ≈4.02 µm/yıl, solda ≈5.01 µm/yıl (p<0.001); maksimum IMT sağda ≈4.63 µm/yıl, solda ≈5.74 µm/yıl (p<0.001)] Arcus ve asendan aortada ateroskleroz miktarının morfolojik olarak hasta grubunda ileri lezyonlar lehine olduğu [(ülseratif %34.1, kalsifiye %13.6; p<0.001)]; ülsere ve kalsifiye aterom plağı lezyonunun hasta grubunda yer alma olasılığını yaklaşık 12 kat artırdığı [(OR=11.7; %95 GA 3.51–55.8; p<0.001)] saptandı. Karotiste plak kalınlığı hastalarda anlamlı olarak daha yüksek olduğu [(sağ medyan 1483, 965 µm; sol 1499, 1012 µm; her ikisi p<0.001)] ve American Heart Associatinon (AHA) histopatolojik plak evreleri hasta grubunda ileri sınıflarda yoğunlaştığı (p<0.001); her bir evre artışı hasta grubunda olma olasılığını sağda 3.70, solda 4.39 kat artırdığı (her ikisi p<0.001) saptandı. Ortalama ve maksimum karotis intima media kalınlığı (KİMK) değerlerinin de hastalarda daha yüksek olduğu [(sol 905±145, 816±128 µm, p=0.003; sağ 886±121, 791±121 µm, p<0.001; maksimum sol 1021±173, 908±151 µm, p=0.002; sağ 993±144, 893±154 µm, p=0.002)], ölçülen karotis kalınlıklarının kontrol grubunda sol tarafta daha yüksek olduğu bulundu. Gensini Skoru ile karotis göstergeleri arasında tutarlı pozitif kolere ilişkiler bulunduğu; [total IMT (sağ ρ=0.43; sol ρ=0.38; p<0.001), maksimum IMT (sağ ρ=0.44; sol ρ=0.43; p<0.001), intima (sağ ρ=0.36; sol ρ=0.33), media (sağ ρ=0.33; sol ρ=0.30) ve özellikle plak kalınlığı (sağ ρ=0.78; sol ρ=0.76; p<0.001)], yüksek Gensini grubunda tüm duvar göstergeleri anlamlı biçimde yüksek olduğu saptanmıştır. Sonuçlar: Çalışmamız karotis duvarının postmortem histolojik incelemesiyle intima ve media tabakalarının ayrı ayrı değerlendirildiği ve AHA temelli plak evrelemesinin kullanıldığı sınırlı sayıdaki araştırmaya katkı sunmaktadır. Bulgularımız, klinik pratikte yaygın kullanılan KIMK' in koroner aterosklerozla ilişkisine dair mevcut kanıtları desteklerken, özellikle plak kalınlığı ve histopatolojik evrenin ek bilgi sağlayabileceğine işaret etmektedir. Bu çerçevede, karotis belirteçlerinin yalnızca toplam kalınlık ölçümleriyle değil, tabaka spesifik kalınlıklar ve plak özellikleriyle birlikte ele alınmasının risk sınıflamasını daha güvenilir hale getirebileceği düşünülmektedir. Daha geniş ve prospektif kohortlarda, görüntüleme temelli ölçütlerin histolojik referanslarla kalibre edildiği çok değişkenli modellerde çalışmamızın litaratüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: This study aims to evaluate the association between cardiovascular diseases and the histological measurement of postmortem common carotid artery intima–media thickness and carotid plaque thickness. Methods: One hundred medicolegal autopsy cases performed at the Forensic Medicine Institution, İzmir Group Directorate between June 1 and September 30, 2025, were included in the study. Subjects were divided into two groups—those judged to have coronary artery disease (CAD; n = 44) on the basis of macroscopic evaluation, histopathological examination, and either thrombus in the coronary arteries or ≥ 70 % stenosis in at least one major coronary artery segment, and a control group (n = 44) who died of noncardiac causes (asphyxia or traumatic death) and were compared. From each cadaver, bilateral common carotid artery specimens were collected during routine dissection, without delaying body release, and fixed separately (right and left) in formalin. During cardiac dissection, a Gensini score was calculated according to the degree and anatomical location of coronary stenoses. The sampled vessels were then processed histologically in the Pathology Department Laboratory of İzmir Katip Çelebi University Atatürk Training and Research Hospital, and intima–media thickness was measured. All analyses were performed in R (R Foundation; R v2025.05.1+513). Continuous variables were summarized as mean ± SD or median [Q1–Q3] according to distributional characteristics, and categorical variables as count n (%). Normality was assessed with the Shapiro–Wilk test. For paired right–left comparisons, we used the paired t-test or the Wilcoxon signed-rank test, as appropriate. Between-group comparisons (case–control and subgroups) employed the independent-samples t-test or Mann–Whitney U test, and the chi-square or Fisher's exact test for categorical data. Directional trends across age decades and plaque classes were examined using the Cochran–Armitage trend test and, as a complementary approach, ordinal logistic regression to estimate trend (p-trend). Results: A total of 88 participants (patients=44, controls=44) balanced for age, height, weight, BMI, and sex were included. With increasing age, carotid wall thickness increased across all metrics: intima by ≈1.01 µm/year on the right (p=0.009) and ≈1.20 µm/year on the left (p<0.001); media by ≈3.02 µm/year on the right and ≈3.82 µm/year on the left (both p<0.001); total IMT by ≈4.02 µm/year on the right and ≈5.01 µm/year on the left (p<0.001); and maximum IMT by ≈4.63 µm/year on the right and ≈5.74 µm/year on the left (p<0.001). In the ascending and arch aorta, the morphological burden of atherosclerosis favored advanced lesions in the patient group (ulcerated 34.1%, calcified 13.6%; p<0.001); the presence of ulcerated or calcified atheroma increased the odds of being in the patient group by ~12-fold (OR=11.7; 95% CI 3.51–55.8; p<0.001). Carotid plaque thicknesses were significantly higher in patients (right median 1483 vs 965 µm; left 1499 vs 1012 µm; both p<0.001), and AHA histopathological plaque stages were shifted toward advanced classes (p<0.001); each one-stage increase raised the odds of being a patient 3.70-fold on the right and 4.39-fold on the left (both p<0.001). In controls, carotid thickness measures were generally higher on the left side. The Gensini score showed consistent positive correlations with carotid metrics—total IMT (right ρ=0.43; left ρ=0.38; both p<0.001), maximum IMT (right ρ=0.44; left ρ=0.43; both p<0.001), intima (right ρ=0.36; left ρ=0.33), media (right ρ=0.33; left ρ=0.30), and especially plaque thickness (right ρ=0.78; left ρ=0.76; p<0.001). All carotid wall indices were significantly higher in the high-Gensini group. Conclusion: Our study contributes to the limited body of research that evaluates the carotid wall by postmortem histological assessment, measuring the intima and media separately and applying an AHA-based plaque staging system. While our findings support existing evidence linking clinically used carotid intima–media thickness (CIMT) to coronary atherosclerosis, they also indicate that plaque thickness and histopathological stage may provide additional discriminatory value. Accordingly, we propose that carotid markers should be considered not only as total wall thickness but in conjunction with layer-specific thicknesses and plaque characteristics to enhance risk stratification. In larger, prospective cohorts, multivariable models in which imaging-derived metrics are calibrated against histological references are warranted, with the aim of strengthening and refining the evidence.

Benzer Tezler

  1. Antiepileptik ilaç kullanan çocuklarda ultrasonografik olarak karaciğer yağlanmasının, abdominal aorta ve ana karotis arterde intima-media kalınlığının değerlendirilmesi

    The aim of our study is to evaluate the carotid intima-media thickness abdominal aort intima-media thickness, which of them had indicator of subclinical atherosclerosis and nafld in pediatric patients with epilepsy treated with antiepileptic drugs

    AHMET KÖYLÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Radyoloji ve Nükleer TıpKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FUAT ÖZKAN

  2. Multidedektör bilgisayarlı tomografi koroner anjiyografi bulguları ve karotis intima-media kalınlığı arasındaki ilişki

    The relationship between findings of multidetector computed tomography coronary angiography and carotid intima-media thickness

    HİLAL KIR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Radyoloji ve Nükleer TıpUludağ Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NAİLE BOLCA TOPAL

  3. Altmış yaşın altında koroner arter hastalığı varlığı ve karotis intima-media kalınlığının anjiyografik ilişkisi

    The relationship between carotid intima-media thickness and the presence of angiographic coronary artery disease below sixty years old

    İFFET DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Radyoloji ve Nükleer TıpZonguldak Karaelmas Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. C. ZUHAL ERDEM

  4. Tip II diabetes mellitus hastalarında endotel disfonksiyonunun ve karotis intima media kalınlığının koroner arter hastalığı için öngördürücü yeri var mıdır?

    Is evaluation of endothelial dysfunction and carotid intima media thickness valuable for predicting coronary heart disease in patients with type II diabetes mellitus?

    ZEHRA İLKE AKYILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    KardiyolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. SEMA GÜNERİ

  5. Femoral arter intima-media kalınlığı ile koroner arter hastalığı kompleksitesi arasındaki ilişkinin belirlenmesi

    Determination of the relationship between femoral artery intima media thickness and coronary artery disease complexity

    CUMA KURTDERE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    KardiyolojiMustafa Kemal Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATİH YALÇIN