Dayanıklılık ilkelerinin kurumsal risk yönetimi uygulamalarıyla bütünleştirilmesi: Dayanıklılık odaklı kurumsal risk yönetimi modeli
Integrating resilience principles into enterprise risk management practices: A resilience-focused enterprise risk management model
- Tez No: 985466
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HAKAN KARABACAK
- Tez Türü: Doktora
- Konular: İşletme, Endüstri ve Endüstri Mühendisliği, Ekonomi, Business Administration, Industrial and Industrial Engineering, Economics
- Anahtar Kelimeler: Kurumsal risk yönetimi, Enterprise risk management
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Denetim ve Risk Yönetimi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Denetim ve Risk Yönetimi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Günümüz iş dünyası giderek artan ölçüde belirsizlik, karmaşıklık ve öngörülemezlik koşullarıyla şekillenmektedir. Bu dinamik ortamda ortaya çıkan siyah kuğu niteliğindeki olaylar, kurumların kontrol kapasitesini aşmakta ve en güçlü senaryoları dahi geçersiz kılabilmektedir. COVID-19 pandemisi, Rusya-Ukrayna Savaşı, küresel tedarik zinciri kesintileri, siber saldırılar ve doğal afetler gibi örnekler, kuruluşların yalnızca hesaplanabilir risklere değil, aynı zamanda öngörülemeyen tehdit ve belirsizliklere karşı da hazırlıklı olması gerektiğini açıkça göstermektedir. Bu tür gelişmeler, geleneksel Kurumsal Risk Yönetimi (KRY) ve Dayanıklılık Yönetimi (DY) yaklaşımlarının tek başına ele alındıklarında yetersiz kaldığını ortaya koymaktadır. KRY, ölçülebilir ve hesaplanabilir risklere odaklanan yapısıyla kuruluşlara önemli katkılar sunmakla birlikte, ani şoklar, zincirleme etkiler ve sistemik kırılganlıklar karşısında sınırlı bir etki göstermektedir. Benzer biçimde DY, çoğunlukla kriz sonrası toparlanma süreçleriyle sınırlı kalmakta, risk-getiri dengesi gözeten stratejik bir bakış açısını yeterince içermemektedir. Dolayısıyla her iki yaklaşımın bağımsız kullanımları, olumsuz durumlara karşı parçalı çözümler üretmekte; kuruluşlara bütüncül ve stratejik değer yaratma kapasitesi kazandırmamaktadır. Bu durum, KRY ve DY'nin bütünleştirilerek tek bir çerçeve altında ele alınması, olumsuz durumların olay öncesi, anı ve sonrası evrelerinde bütünsel olarak yönetilmesi ihtiyacını doğurmaktadır. Bu çalışmanın amacı, KRY'nin sistematik ve ölçülebilir risk yönetimi çerçevesini DY'nin önleme, koruma, uyum ve toparlanma kapasiteleriyle sentezleyen Dayanıklılık Odaklı Kurumsal Risk Yönetimi (DOKRY) Modelini geliştirmektir. Araştırma, nitel ve kavramsal bir yaklaşım benimsemekte; literatür taraması, içerik analizi ve kavramsal sentez yöntemleriyle ilerlemektedir. Bu kapsamda uluslararası standartlar ve akademik literatür incelenmiştir. Analizler sonucunda, her iki yaklaşımın sınırlılıkları, birbirini tamamlayan boyutları ve entegrasyon fırsatları belirlenmiş; DOKRY modelinin ana bileşenleri tanımlanmıştır. Önerilen model; durum analizi, risk-tehdit-belirsizliklerin sınıflandırılması, strateji seçimi, olay fazlarının (öncesi-anı-sonrası) yönetimi, uygulama, izleme ve geri bildirim aşamalarını içeren döngüsel bir yapıya sahiptir. Bu yapı, her döngüde kurumsal öğrenmeyi, kaynakların etkin kullanımını ve kapasite gelişimini teşvik ederek kurumsal olgunluk düzeyini yükseltmektedir. Böylece kuruluşlar yalnızca önleyici ve koruyucu mekanizmalarla değil, aynı zamanda uyarlanabilir ve yenilikçi stratejilerle de desteklenmektedir. Araştırmanın teorik katkısı, KRY ve DY'nin tek başlarına sahip oldukları sınırlılıkları aşacak özgün ve bütünleşik bir çerçeve sunmasıdır. Uygulama açısından ise çalışma, kuruluşlara proaktif durum yönetimi, kriz anında etkin müdahale ve kriz sonrası güçlenerek çıkma kapasitesi kazandıran kapsamlı bir yol haritası önermektedir. Bununla birlikte, çalışmanın kavramsal bir model geliştirme amacını taşıması nedeniyle, önerilen modelin ampirik olarak test edilmesi araştırma kapsamı dışında kalmaktadır. Modelin farklı sektörlerde uygulanabilirliği ve etkinliği, gelecekte yapılacak saha araştırmalarında sınanmalıdır. Sonuç olarak, önerilen Dayanıklılık Odaklı KRY Modeli, risklerin yanı sıra tehdit ve belirsizliklerin de bütünleşik bir şekilde yönetilmesini sağlayarak kuruluşlara sürdürülebilirlik, stratejik esneklik ve rekabet avantajı kazandırmayı hedeflemektedir. Bu yönüyle çalışma, belirsizliklerin ve öngörülemeyen olumsuz durumların hâkim olduğu günümüz iş ortamında teorik ve pratik düzeyde katkı sunmaktadır.
Özet (Çeviri)
Today's business world is increasingly shaped by conditions of uncertainty, complexity, and unpredictability. In this dynamic environment, black swan events can overwhelm organizations' capacity for control and render even the most robust scenarios obsolete. Examples such as the COVID-19 pandemic, the Russia-Ukraine war, global supply chain disruptions, cyberattacks, and natural disasters clearly demonstrate that organizations must be prepared not only for calculable risks but also for unforeseen threats and uncertainties. Such developments reveal that traditional Enterprise Risk Management (ERM) and Resilience Management (RM) approaches alone are insufficient. While ERM, with its focus on measurable and calculable risks, provides significant contributions to organizations, it has limited impact in the face of sudden shocks, chain reactions, and systemic vulnerabilities. Similarly, RM is mostly limited to post-crisis recovery processes and does not sufficiently incorporate a strategic perspective that considers the risk-return balance. Therefore, the independent use of both approaches produces fragmented solutions to adverse situations; it does not provide organizations with the capacity to create comprehensive and strategic value. This situation necessitates the integration of KRY and DY under a single framework and the holistic management of adverse situations in their pre-event, during-event, and post-event phases. The aim of this study is to develop a Resilience-Focused Enterprise Risk Management (RFERM) Model that synthesizes the systematic and measurable risk management framework of ERM with the prevention, protection, adaptation, and recovery capacities of DRM. The research adopts a qualitative and conceptual approach, progressing through literature review, content analysis, and conceptual synthesis methods. In this context, international standards and academic literature were examined. As a result of the analyses, the limitations of both approaches, their complementary dimensions, and opportunities for integration were identified, and the main components of the DOKRY model were defined. The proposed model has a cyclical structure that includes situation analysis, classification of risks, threats, and uncertainties, strategy selection, management of event phases (pre-event, during event, post-event), implementation, monitoring, and feedback. This structure promotes organizational learning, effective use of resources, and capacity development in each cycle, thereby raising the level of organizational maturity. Thus, organizations are supported not only by preventive and protective mechanisms but also by adaptable and innovative strategies. The theoretical contribution of the study is that it offers a unique and integrated framework that overcomes the limitations of ERM and RM when considered separately. In terms of application, the study proposes a comprehensive roadmap that enables organizations to gain the capacity for proactive situation management, effective intervention during crises, and emerging stronger after crises. However, as the study aims to develop a conceptual model, empirical testing of the proposed model is beyond the scope of this research. The applicability and effectiveness of the model across different sectors should be tested in future field studies. In conclusion, the proposed Resilience-Focused ERM Model aims to provide organizations with sustainability, strategic flexibility, and competitive advantage by enabling the integrated management of risks, threats, and uncertainties. In this respect, the study contributes at both the theoretical and practical levels to today's business environment, which is dominated by uncertainties and unforeseen adverse situations.
Benzer Tezler
- Afet odaklı şehir planlama, şehircilik ve şehirleşme ilkelerinin analizi
An analysis of disaster-focused city planning, urbanism, and urbanization principles
BURCU GÜN
Yüksek Lisans
Türkçe
2026
Şehircilik ve Bölge PlanlamaSüleyman Demirel ÜniversitesiŞehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ŞİRİN GÜLCEN EREN
- The role of Islamic finance in addressing financial crises: An analytical exploration of key concepts and trends
Finansal krizlerin çözümünde İslami finansın rolü: Temel kavramlar ve eğilimlerin analitik bir incelemesi
RAMAH AHMED SAAD EMHEMED
Yüksek Lisans
İngilizce
2025
MaliyeKarabük ÜniversitesiFinans ve Bankacılık Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ALMABROK F AHMID
- Karar süreçlerinde değer odağının dayanıklılıkla bütünleştirilmesi: inşaat sektörüne yönelik niteliksel model ve kıyaslama çerçevesi
Integrating value-oriented decision-making with resilience: a qualitative model and benchmarking framework for the construction sector
GÖKSEL KUTMEN
Doktora
Türkçe
2025
İşletmeİstanbul Teknik ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜSNÜ MURAT GÜNAYDIN
- Fintech integration in Islamic financial institutions: A comparison of Malaysia and the United Arab Emirates
İslâmî finans kurumlarında fintech entegrasyonu: Malezya ve Birleşik Arap Emirlikleri karşılaştırması
ALI ABOALQASEM ALI ALTTOMI
Yüksek Lisans
İngilizce
2025
Uluslararası TicaretKonya Gıda ve Tarım ÜniversitesiUluslararası Ticaret ve İşletmecilik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET ETLİOĞLU
- Adapting Cybersecurity Governance Frameworks to Manage Risks in Generative AI Systems
Yapay Zekâ Sistemlerinde Riskleri Yönetmek Için Siber Güvenlik Yönetişim Çerçevelerinin Uyarlanmasi
OLUWAREMILEKUN JACOBS ADEOPATOYE
Yüksek Lisans
İngilizce
2025
Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve KontrolKadir Has ÜniversitesiYönetim Bilişim Sistemleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HASAN DAG