Geri Dön

Subsolid akciğer nodüllerinde invazivliği gösteren BT bulguları

CT findings indicative of invasiveness in subsolid lung nodules

  1. Tez No: 985887
  2. Yazar: AHMET SERHAT YETKİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. AYŞEGÜL GÜRSOY ÇORUH
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Bilgisayarlı tomografi, Akciğer nodülleri, Subsolid nodüller, Saf buzlu cam nodüller, Kısmi solid nodüller, İnvaziv adenokanser, Noninvaziv adenokonser, Computed tomography, Pulmonary nodules, Subsolid nodules, Pure ground-glass nodules, Part-solid nodules, Invasive adenocancer, Noninvasive adenocancer
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Subsolid akciğer nodüllerinin (SSN) preoperatif değerlendirmesinde patolojik invazivliğin öngörülmesi, hasta yönetimini ve cerrahi stratejiyi belirleyen en önemli faktörlerden biridir. Bu çalışmanın amacı, cerrahi olarak rezeke edilmiş SSN'lerde, patolojik invazivliği öngören klinik ve bilgisayarlı tomografi (BT) belirteçlerini saptamak, bu belirteçleri kullanarak bir öngörü modeli oluşturmak ve özellikle saf buzlu cam nodülleri (SBCN) alt grubuna özgü risk faktörlerini tanımlamaktır. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli, retrospektif çalışmaya, 2012-2025 yılları arasında opere edilmiş ve patoloji sonucu adenokarsinom spektrumunda (Atipik Adenomatöz Hiperplazi [AAH], Adenokarsinoma In Situ [AİS], Minimal İnvaziv Adenokarsinom [MIA], İnvaziv Adenokarsinom [İAK]) olan 181 hastaya ait 181 SSN dahil edildi. Hastaların demografik verileri ile nodüllerin BT'deki kantitatif (toplam boyut, solid komponent boyutu, ortalama atenüasyon [HU değeri]) ve kalitatif (sınır özellikleri, plevral çekinti, bronşiyal distorsiyon, vaküol bulgusu, hava bronkogramı varlığı vb.) özellikleri değerlendirildi. Patolojik invazivlik ile ilişkili faktörleri belirlemek için tek değişkenli analizler ve invazivliğin bağımsız belirteçlerini saptamak için çok değişkenli ikili lojistik regresyon analizi kullanıldı. Ayrıca, 106 SBCN'den oluşan alt grup için de ayrı bir analiz yapıldı. Bulgular: Çalışma popülasyonunun %75,7'si (n=137) invaziv, %24,3'ü (n=44) non- invaziv olarak saptandı. Tüm kohort için yapılan çok değişkenli lojistik regresyon analizi, patolojik invazivliğin beş adet bağımsız belirtecini ortaya koydu. Bu belirteçler, etki büyüklüklerine göre sırasıyla; ortalama atenüasyonun -481 HU'dan daha yüksek olması (OR: 5,122; %95 GA: 2,089-12,559; p<0,001), bronşiyal distorsiyon varlığı (OR: 4,493; %95 GA: 1,708-11,814; p=0,002), plevral çekinti varlığı (OR: 4,037; %95 GA: 1,289-12,645; p=0,017), sigara kullanım öyküsü (OR: 3,433; %95 GA: 1,403-8,400; p=0,007) ve lezyon boyutunun 10 mm'den büyük olmasıydı (OR: 2,907; %95 GA: 1,137-7,431; p=0,026). Bu beş faktörü içeren model, vakaların %83,4'ünü doğru bir şekilde sınıflandırdı. Saf buzlu cam nodüllerine (SBCN) (n=106) 1 yapılan alt grup analizde ise invazivliği öngören dört bağımsız belirteç saptandı: bronşiyal distorsiyon varlığı (OR: 5,1; %95 GA: 2,2- 15 20,6; p=0,005) 1, sigara kullanım öyküsü (OR: 4,2; %95 GA: 1,5-11,5; p=0,006) 1, ortalama atenüasyonun -538 HU'dan yüksek olması (OR: 3,7; %95 GA: 1,3-10,5; p=0,011) 1 ve lezyon boyutunun 11.50 mm'den büyük olması (OR: 3,6; %95 GA: 1,2-10,4; p=0,016). Ayrıca, AAH'den İAK'ye uzanan histopatolojik spektrum boyunca; toplam nodül boyutunda, solid komponent boyutunda ve ortalama atenüasyon değerinde istatistiksel olarak anlamlı ve kademeli bir artış olduğu doğrulandı (tümü için p<0,001). Sonuç: Subsolid bir nodülün invazivlik potansiyelini değerlendirmede, tek bir BT bulgusundan ziyade, birden fazla kantitatif, morfolojik ve klinik faktörü bir araya getiren çok değişkenli bir yaklaşım daha üstündür. Nodül dansitesi, komşu anatomik yapılarla olan ilişkisi ve hastanın klinik öyküsü, invazivlik riskini öngörmede en az nodül boyutu kadar, hatta ondan daha önemli olabilir. Özellikle solid komponentin olmadığı saf buzlu cam nodüllerinde, 11.50 mm'den büyük boyut, -538 HU'dan yüksek ortalama atenüasyon (artmış dansite), bronşiyal distorsiyon varlığı ve sigara kullanım öyküsü, invazivlik için önemli birer risk faktörüdür. Bu çalışmada tanımlanan belirteçler, SSN'lerin risk sınıflandırmasında ve uygun tedavi stratejisinin (takip, sublobar rezeksiyon veya lobektomi) belirlenmesinde klinisyenlere yol gösterebilir.

Özet (Çeviri)

Objective: The preoperative prediction of pathologic invasiveness in subsolid nodules (SSNs) is one of the most critical factors in determining patient management and surgical strategy. The aim of this study was to identify the clinical and computed tomography (CT) predictors of pathologic invasiveness (minimally invasive adenocarcinoma [MIA] or invasive adenocarcinoma [IAC]) in surgically resected SSNs, to create a predictive model using these predictors, and to define risk factors specific to the subgroup of pure ground-glass nodules that lack a solid component. Materials and Methods: This single-center, retrospective study included 181 SSNs from 181 patients who were operated on between 2012 and 2025 and whose pathology results were within the adenocarcinoma spectrum (Atypical Adenomatous Hyperplasia [AAH], Adenocarcinoma In Situ, MIA, IAC). Patients' demographic data and the nodules' quantitative (total size, solid component size, mean attenuation [HU value]) and qualitative (margin characteristics, pleural indentation, bronchial distortion, vacuole sign, etc.) features on CT were evaluated. Univariate analyses were used to identify factors associated with pathologic invasiveness, and a multivariate binary logistic regression analysis was used to determine the independent predictors of invasiveness. A separate analysis was also conducted for the subgroup of 106 pGGNs. Results: The study population was classified as 75.7% (n=137) invasive and 24.3% (n=44) non-invasive. The multivariate logistic regression analysis for the entire cohort revealed five independent predictors of pathologic invasiveness. In order of effect size, these predictors were: mean attenuation higher than -481 HU (OR: 5.122; 95% CI: 2.089-12.559; p<0.001), presence of bronchial distortion (OR: 4.493; 95% CI: 1.708-11.814; p=0.002), presence of pleural indentation (OR: 4.037; 95% CI: 1.289-12.645; p=0.017), a history of smoking (OR: 3.433; 95% CI: 1.403-8.400; p=0.007), and a lesion size greater than 10 mm (OR: 2.907; 95% CI: 1.137-7.431; p=0.026). The model incorporating these five factors correctly classified 83.4% of cases. Although significant in univariate analyses, some classic predictors such as solid component size and spiculation lost their significance as independent predictors in this model, whereas total lesion size remained a significant predictor. In the 17 specific analysis of the pure ground-glass nodule (pGGN) subgroup (n=106), four independent predictors were identified: presence of bronchial distortion (OR: 5.1; 95% CI: 2.2-20.6; p=0.005) , history of smoking (OR: 4.2; 95% CI: 1.5-11.5; p=0.006) , mean attenuation higher than -538 HU (OR: 3.7; 95% CI: 1.3-10.5; p=0.011) and a lesion diameter greater than 11.50 mm (OR: 3.6; 95% CI: 1.2-10.4; p=0.016). Furthermore, a statistically significant and gradual increase in total nodule size, solid component size, and mean attenuation value was confirmed across the histopathologic spectrum from AAH to IAC (all p<0.001). Conclusion: A multivariate approach that combines multiple quantitative, morphologic, and clinical factors is superior to relying on a single CT finding for assessing the invasive potential of a subsolid nodule. Nodule density, its relationship with adjacent anatomical structures, and the patient's clinical history may be as important as, or even more important than, nodule size in predicting the risk of invasiveness. Particularly in pure ground-glass nodules without a solid component, a size greater than 11.50 mm , increased density (specifically, mean attenuation higher than -538 HU) , the presence of bronchial distortion , and a history of smoking are significant risk factors for invasiveness. The predictors identified in this study can guide clinicians in the risk stratification of SSNs and in determining the appropriate treatment strategy (follow-up, sublobar resection, or lobectomy).

Benzer Tezler

  1. Cerrahi rezeksiyon uygulanan saf buzlu cam ve subsolid akciğer nodüllerinde malignite öngörüsü: Klinik ve radyomik parametrelerin optimizasyonu ile oluşturulan XGBoost modelinin değerlendirilmesi

    Predicting malignancy in purely ground-glass and subsolid lung nodules undergoing surgical resection: Evaluation of an XGBoost model optimised using clinical and radiomic parameters

    AYLİN CANAVAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. LEVENT CANSEVER

  2. Bilgisayarlı tomografide akciğerde izlenen solid dışı nodüllerin benign ve malign ayrımında doku analizinin rolü

    The role of texture analysis in the discrimination of benign and malign subsolid nodules in computerized tomography

    MEHMET AKİF KAMAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Radyoloji ve Nükleer TıpDokuz Eylül Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERKAN YILMAZ

  3. Pulmoner buzlu cam nodüllerinin göğüs cerrahisi açısından yönetimi

    Thoracic surgical management of pulmonary ground-glass nodules

    TUNÇ GÖNÜLAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Göğüs CerrahisiAkdeniz Üniversitesi

    Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAKAN KESKİN

  4. Solid ve subsolid soliter pulmoner nodüllerin malignite olasılığı açısından bayes analizi ve PET-BT bulgularının karşılaştırılması

    Comparison of bayesian analysis and PET-CT findings with respect to likelihood of malignancy in solid and subsolid solitary pulmonary nodules

    ORAL MENTEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FEZA UĞURMAN

  5. Subsolid nodüllerin cerrahi yönetimi

    Management of subsolid nodules

    GÖKHAN KOCAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiAnkara Üniversitesi

    Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CABİR YÜKSEL