Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde serbest bölgelerin yeri ve geleceği
The role and the future of free zones in Türkiye-European Union relations
- Tez No: 987296
- Danışmanlar: PROF. DR. ÇINAR ÖZEN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Uluslararası Ticaret, International Trade
- Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Doğrudan yabancı sermaye yatırımları, Organize sanayi bölgeleri, Yabancı sermaye yatırımları, Yabancı yatırımlar, European Union, Foreign direct investments, Organized industrial zones, Foreign capital investments
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Avrupa Birliği ve Uluslararası Ekonomik İlişkiler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Gelişmiş ülkelerde serbest bölge modeli, genellikle ticaretin kolaylaştırılması, gelişmekte olan ülkelerde ise üretim, yatırım ve ihracatın teşviki amacıyla kullanılmaktadır. AB Mevzuatı ile ülkemiz serbest bölgeler mevzuatı arasındaki temel fark bu noktada ortaya çıkmaktadır. AB'de serbest bölgeler antrepo benzeri bir gümrük rejimi iken Türkiye'de bir ekonomi ve dış ticaret politikası enstrümanıdır. Avrupa Birliği içerisinde rekabetin bozulmaması amacıyla, serbest bölge kullanıcılarına, serbest bölge dışında faaliyet gösteren şirketler karşısında ayrıcalık verilmemesi amaçlanmakta ve uygulama kolaylıklarıyla sınırlı kalmak üzere, ticaret dışında herhangi bir faaliyet türü teşvik edilmemekte, hatta üretim gibi esaslı faaliyetlere izin dahi verilmemektedir. Gümrük Birliği müzakerelerinde önemli bir gündem maddesi olmayan Türk serbest bölgeleri, 1998 tarihli ilk İlerleme Raporundan itibaren, AB'nin eleştiri kaynağı ve ekonomik alanda başlıca uyumsuzluk alanlarından biri haline gelmiş, 2000'li yılların başında, siyasi irade tarafından serbest bölge teşvikleri neredeyse tamamen ortadan kaldırılmış ve serbest bölge sistematiği büyük ölçüde değiştirilmiştir. Ortaya çıkan tabloya gelen eleştiriler üzerine muhtelif tarihlerde iyileştirme çalışmaları yürütülmüş, serbest bölgelerin ülke ekonomisindeki rolü, diğer planlı yatırım bölgeleriyle kesişmeyecek şekilde düzenlenmiş, ancak modelin son hali AB serbest bölgeler mevzuatı ile büyük oranda uyumsuz kalmaya devam etmiştir. Öte yandan, son yıllarda Türkiye'nin AB katılım müzakereleri muhtelif nedenlerle tıkanmış olup, serbest bölgelerin geleceğine dair projeksiyonlarda, salt Türkiye'nin AB'ye tam üye olacağı varsayımıyla politika üretilmesine son verilmesi, imtiyazlı ortaklık ve tam üyelik sürecinin sonlandırılması senaryolarının da dikkate alınması gerektiği düşünülmektedir. Bu çerçevede, belli bir olgunluğa eriştiği düşünülen ve Gümrük Birliği kapsamında sorun teşkil etmeyen mevcut serbest bölge modelinin muhafazasının,“imtiyazlı ortaklık”ya da üyelik sürecinin sonlandırılması senaryolarında en mantıklı seçenek olabileceği, öte yandan dünyanın pek çok bölgesinde olduğu gibi Türk serbest bölgelerin de özel ekonomi bölgelerine evrilmesinin değerlendirilebileceği mülahaza edilmektedir.
Özet (Çeviri)
In developed countries, the free zone model is generally used to facilitate trade, while in developing countries, it is used to promote production, investment and export. The fundamental difference between the EU Legislation and our Türkiye's Free Zone Legislation emerges at this point. While free zones in the EU are a warehouse-like customs regime, in Türkiye they are an economic and foreign trade policy instrument. In order not to disrupt competition within the European Union, it is aimed not to grant privileges to free zone users over companies operating outside the free zone, and limited to ease of implementation, no type of activity other than trade is encouraged, and even essential activities such as production are not permitted. Turkish free zones, which were not an important agenda item in the Customs Union negotiations, have become a source of criticism and one of the main areas of economic incompatibility in the EU since the first Progress Report of 1998, and free zone incentives were almost completely eliminated by the political will and the free zone system was largely changed in the early 2000s. Upon criticisms of the emerging picture, improvement efforts were carried out at various dates, and the role of free zones in the country's economy was arranged in a way that they would not intersect with other planned investment zones, but the final version of the model continued to be largely incompatible with the EU Free Zones legislation. On the other hand, Türkiye's EU accession negotiations have been blocked for various reasons in recent years, and it is thought that in projections regarding the future of free zones, it is necessary to stop producing policies solely on the assumption that Türkiye will become a full member of the EU, and to consider the privileged partnership and full membership process scenarios. In this context, it is considered that preserving the current free zone model, which is considered to have reached a certain maturity and does not pose a problem within the scope of the Customs Union, may be the most logical option in the“privileged partnership”or membership process termination scenarios, and on the other hand, it is considered that Turkish free zones, as in many parts of the world, may be considered to evolve into special economy zones.
Benzer Tezler
- Online dispute resolution in Turkish and Kazakhstan law
Türk ve Kazakistan hukukunda çevrimiçi uyuşmazlık çözümü
DİANA SHARGİNOVA
Yüksek Lisans
İngilizce
2024
Hukukİstanbul Medeniyet ÜniversitesiÖzel Hukuk Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ DİLEK AYDEMİR
- Avrupa Birliği üyeliği öncesinde Polonya'nın ekonomik durumu
Başlık çevirisi yok
MEHMET YAĞMUR ÖZDEMİR
- Türkiye iktisat politikalarının belirlenmesinde iktisadi kurum-kural ve kuruluşların rolleri
Başlık çevirisi yok
İBRAHİM GÜRAN YUMUŞAK
- The analysis of export performance of Sakarya in the context of new regionalism
Yeni bölgeselcilik kapsamında Sakarya ili ihracatının analizi
OYLUM ŞEHVEZ ERGÜZEL
Yüksek Lisans
İngilizce
2015
İşletmeSakarya ÜniversitesiUluslararası Ticaret Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAKAN TUNAHAN