Geri Dön

Tedavi altında tek dirençli lezyonu (hatırlatıcı=reminder) olan hastaların psoriasis şiddeti, tipi, aile hikayesi, genetik özellikler, demografik veriler, ilaçlara yanıt açısından incelenmesi ve bu lezyonu olan hastaların tedavi seçiminde prediktif etkisinin incelenmesi

Examination of patients with a single refractory lesion(reminder) under treatment in terms of psori̇asi̇s severity, type, family history, genetic characteristics, demographic data, response to drugs and examination of the predictive effect of patients with this lesion on treatment selection

  1. Tez No: 988725
  2. Yazar: MUSTAFA ALPEREN AYDENİZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MURAT BORLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Psoriasis, psoriatik artrit, reminder lezyon, tibia, Psoriasis, psoriatic arthritis, reminder lesion, tibia
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Erciyes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Psoriasis, genetik yatkınlık ve otoimmünite zemininde gelişen kronik inflamatuar bir cilt hastalığıdır. Bazı psoriasis hastalarında tedavi altında tek dirençli lezyon (hatırlatıcı=reminder) bulunabilmektedir. Amaç: Bu çalışmada kliniğimizde tedavi ve takibi yapılan tek dirençli lezyonu (hatırlatıcı=reminder) olan hastalar PAŞİ100 yanıtına ulaşan hastalar ile de karşılaştırılarak psoriasis şiddeti, tipi, aile hikayesi, genetik özellikler, demografik veriler, ilaçlara yanıt açısından incelenmesi ve bu lezyonu olan hastaların tedavi seçiminde prediktif etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Hastalar ve Yöntem: Çalışmamıza Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dermatoloji polikliniğinde takipli klinik ve/veya histopatolojik olarak psoriasis tanısı almış PAŞİ90 yanıtına ulaşmış ancak reminder lezyonu olan 40 hasta ile ve tarafımızca verilen tedavi ile PAŞİ100 yanıtına ulaşmış 40 kontrol grubu olmak üzere toplam 80 kişi dahil edildi. Çalışmamız, retrospektif kohort olarak planlandı. Çalışmamız için gerekli veriler ve incelenecek parametreler hasta dosyalarından ve geçmiş dönem hasta bilgilerinden edinilmiştir. Bulgular: Bu çalışmaya 40 tane reminder lezyonu olan psoriasis vulgaris hastası ve 40 tane reminder lezyonu olmayan PAŞİ100 yanıtına ulaşmış psoriasis vulgaris hastası alınmıştır. Hasta grubu 26 (%65) erkek, 14 (%35) kadından; kontrol grubu ise 22 (%55) erkek, 18 (%45) kadından oluşmaktadır. Yaş ortalamaları hasta ve kontrol gruplarında sırasıyla 47,85 ve 47,05 olarak bulunmuştur. Hasta grubun vücut ağırlıklarının kg cinsinden ortalaması 88,37 iken; kontrol grubunun vücut ağırlıklarının kg cinsinden ortalaması 75,57 olarak bulunmuştur. Hasta grubun VKİ ortalaması 30,59 iken; kontrol grubunun VKİ ortalaması 26,51 olarak bulunmuştur. Hasta grupta 21 (%52,5) kişide eklem tutulumu bulunurken, kontrol grubunda ise 7 (%17,5) kişide eklem tutulumu bulunmaktadır. Hasta grupta hastalığın başlangıcının üzerinden geçen sürenin yıl cinsinden ortalaması 13 yıl iken, kontrol grubunda bu süre 5 yıldır. Hasta grupta tedaviye başlamadan önce PAŞİ skorlarının ortalaması 13,6 iken, kontrol grubunda bu skor 6,4'tür. Hasta grupta 10 (%25) kişide ön alt bacak, 6 (%15) kişide diz, 4 (%10) kişide arka alt bacak ve 4 (%10) kişide dirsek bölgesinde reminder lezyon kaldığı saptanmıştır. Reminder lezyonun yerleşimine bakıldığında 24 (%60) kişide alt ekstremitede reminder lezyon bulunduğu saptanmıştır. Tekli ve çoklu lojistik regresyon analizleri ile Fisher'in exact testinde uzun hastalık süresi (≥10 yıl), yüksek PAŞİ skoru (≥10) ve hastalık başlangıç bölgesinin tibia olmasının reminder lezyon oluşmasını bağımsız olarak öngören en güçlü klinik parametreler olduğu görüldü. Sonuçlar: Reminder lezyon, fazla kilolu ve obez psoriasis hastalarında daha sık görülmektedir. Tedavide sabit dozajda kullanılan biyolojik tedavilerin bu hastalarda yeterli serum konsantrasyonuna ulaşamadığı için etkinlik kaybına uğradığını ve reminder lezyon geliştiği sonucuna ulaştık. Uzun hastalık süresi (≥10 yıl), yüksek PAŞİ skoru (≥10) ve hastalık başlangıç bölgesinin tibia olmasının reminder lezyon oluşmasını bağımsız olarak öngören en güçlü klinik parametreler olduğu sonucuna ulaştık. Reminder lezyonu olan hasta grupta IL-17 inhibitörleri kullanma oranı, IL-23 inhibitörlerine göre daha yüksek saptanmıştır.

Özet (Çeviri)

Introduction: Psoriasis is a chronic inflammatory skin disease that develops due to genetic predisposition and autoimmunity. Some psoriasis patients may have a single refractory lesion (reminder) under treatment. Objective: In this study, we aimed to compare patients with a single resistant lesion (reminder) who were treated and followed up in our clinic with patients who achieved a PASI100 response, in terms of psoriasis severity, type, family history, genetic characteristics, demographic data, and response to medications, and to examine the predictive effect of patients with this lesion on treatment selection. Patients and Methods: Our study included a total of 80 individuals: 40 patients who had been followed clinically and/or histopathologically diagnosed with psoriasis at the Dermatology Outpatient Clinic of Kayseri Erciyes University Faculty of Medicine and who had achieved a PASI90 response but had a reminder lesion, and 40 controls who had achieved a PASI100 response after receiving treatment from us. Our study was designed as a retrospective cohort study. The necessary data and parameters to be examined were obtained from patient files and past patient information. Results: This study included 40 psoriasis vulgaris patients with reminder lesions and 40 psoriasis vulgaris patients without reminder lesions who had achieved PASI100 response. The patient group consisted of 26 (65%) males and 14 (35%) females; the control group consisted of 22 (55%) males and 18 (45%) females. The mean ages in the patient and control groups were 47.85 and 47.05, respectively. The mean body weight in kg in the patient group was 88.37, while the mean body weight in kg in the control group was 75.57. The mean BMI in the patient group was 30.59, while the mean BMI in the control group was 26.51. Joint involvement was present in 21 (52.5%) individuals in the patient group, and in 7 (17.5%) individuals in the control group. The mean time since disease onset in the patient group was 13 years, while in the control group it was 5 years. The mean PASI score before treatment in the patient group was 13.6, while in the control group it was 6.4. It was determined that in the patient group, 10 individuals (25%) had residual lesions on the anterior lower leg, 6 individuals (15%) on the knee, 4 individuals (10%) on the posterior lower leg and 4 individuals (10%) on the elbow region. Reminder lesions were found in the lower extremity in 24 (60%) individuals. Single and multiple logistic regression analyses and Fisher's exact test revealed that long disease duration (≥10 years), high PASI score (≥10), and the tibia as the initial site of disease were the strongest clinical parameters independently predicting the development of reminder lesions. Conclusions: Reminder lesions are more common in overweight and obese psoriasis patients. We concluded that fixed-dose biologic therapies lose efficacy in these patients because they fail to reach sufficient serum concentrations, leading to the development of reminder lesions. We concluded that long disease duration (≥10 years), a high PASI score (≥10), and a tibial onset site are the strongest clinical parameters independently predicting the development of reminder lesions. In the group of patients with a reminder lesion, the rate of using IL-17 inhibitors was found to be higher compared to IL-23 inhibitors.

Benzer Tezler

  1. Parsiyel epilepsilerde karbamazepin ile eeg'deki temel aktivite ilişkisi

    The relationship between carbamazepine and background activity at partial epilepsies

    SEMİH AYTA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    NörolojiSağlık Bakanlığı

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ESAT ERDİNÇ EŞKAZAN

    DOÇ. DR. HÜLYA TİRELİ

  2. Ankara ilindeki üç ilköğretim okulu öğrencilerinin epilepsiye yaklaşımı ve hastalık hakkındaki bilgi düzeyleri

    Knowledge of epilepsy and attitudes towards the condition among three elementary schools students in Ankara

    İKBAL OK BOZKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE SERDAROĞLU

  3. Koroner arter hastalığında aspirin direnci ile koroner arter hastalığı yaygınlığı ve tekrarlayan perkütan koroner girişimler arasındaki ilişki

    The relationship between widespread coronary artery disease or episodes of recurrent percutaneous coronary i̇nterventi̇on and aspirin resistance

    SERKAN KAHRAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Kardiyolojiİstanbul Bilim Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÇAVLAN ÇİFTÇİ

  4. Minedeki deneysel yüzeyel demineralizasyon üzerine Er:YAG lazer ve bazı koruyucu uygulamaların etkileri

    The effects of Er:YAG laser and some of preventive applications on experimental enamel surface demineralization

    EMİNE KARA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Diş HekimliğiSelçuk Üniversitesi

    Diş Hastalıkları ve Tedavisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DR. NİMET ÜNLÜ

  5. Immunomodulatory effects of novel immune costimulator SA-4-1BBL in NNK-induced lung cancer preclinical model

    İmmün kostimülatör SA-4-1BBL'nin NNK ile indüklenmiş akciğer kanseri preklinik modelindeki immünomodülatör etkileri

    AYŞE ECE GÜLEN

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    OnkolojiHacettepe Üniversitesi

    Temel Onkoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HANDE CANPINAR