Geri Dön

Enfarktüs sonrası ventrıkuler taşikardi gözlenen veprogramlanmış ventriküler stimülasyon uygulanan kırkdokuzvakada elde edilen sonuçların değerlendirilmesi

Evaluation of outcomes in forty-nine patients with post-infarction ventricular tachycardia undergoing programmed ventricular stimulation

  1. Tez No: 989191
  2. Yazar: DEMET ERCİYES
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUZAFFER ÖZTÜRK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 1999
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
  10. Enstitü: Kardiyoloji Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Miyokard enfarktüsü sonrası ventriküler ritm bozukluklarının gözlenmesi kötü prognozun işaretidir. Çalışmamıza miyokard enfarktüsü geçirmiş ve enfarktüs geçirdikten sonraki süre en az on beş gün olmak üzere bir ya da bir çok kez tekrarlamış ventriküler taşikardi atakları gözlenmiş 49 vaka dahil edilmiştir. Bu hastalara programlanmış ventrikül stimülasyonu uygulanmış, sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu radyonükleer metod ya da kateter tetkiki ile hesaplanmıştır. Ortalama takip süresi beş yıldır. Onu kalp hastalığı kaynaklı olmak üzere on yedi vaka çalışma süresi içinde kaybedilmiştir.Sadece kalp hastalığı nedeni ile olan ölümler göz önüne alınarak survi incelendiğinde sonuçlar bir yıl için % 98, beş yıl için % 79 olarak bulunmuştur. Mortalite açısından risk gruplarının belirlenmesinde programlanmış ventrikül stimülasyonundan faydalanılmıştır. Bazal şartlarda uygulanan programlanmış ventrikül stimülasyonu sonucunda otuz saniyeden uzun süren ventrikül taşikardisi oluşturulamayan ve ampirik şekilde tedaviye alınan hastalarda ( grup I ) beş yıl için survi % 52 olarak bulunmuştur. Antiaritmik ilaç tedavisi altında iken yapılan incelemede otuz saniyeden uzun süren ventrikül taşikardisi oluşturulamayan hastalarda ( grup III ) beş yıl için survi % 89 olarak bulunmuştur. ( p < 0,02 ). Tedavi altında programlanmış ventrikül stimülasyonu uygulanan ve ventrikül taşikardisi oluşturulamayan gruptaki hastalarda sürvi, tedavi altında uygulanmış ventrikül stimülasyonu uygulanan hastalara göre daha iyi bulunmuştur. Ancak hasta sayısının az olması nedeniyle istatistik açıdan anlamlı bulunamamıştır. Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunun düşük olmas ı yüksek mortaliteyi belirleyen faktörlerdendir. Sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu % 35'den daha az olan hastalarda beş yıllık survi % 67, sol ventrikül ejeksiyonu % 35'den daha fazla olan hastalarda ise beş yıllık survi % 100 olarak bulunmuştur. ( p< 0,05 ). Anterior bölgeye ait olan miyokard enfarktüsünün inferior bölgede olan enfarktüse oranla daha yüksek mortalite oranına sahiptir, fakat aradaki fark istatiksel açıdan anlamlı değildir. Amiodaron kullanan hastalar ile başka bir antiaritmik ilaç kullanan hastalar veya yüksek enerjili ablasyon, cerrahi tedavi uygulanan hastalar arasında istatiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.

Özet (Çeviri)

The occurrence of ventricular arrhythmias following myocardial infarction (MI) is an indicator of poor prognosis. This study included 49 cases who had experienced a myocardial infarction and exhibited one or more recurrent episodes of ventricular tachycardia (VT) at least fifteen days post-MI. Programmed ventricular stimulation (PVS) was performed on these patients, and left ventricular ejection fraction (LVEF) was calculated using either radionuclide methods or cardiac catheterization. The mean follow-up period was five years. During the study period, seventeen deaths occurred, ten of which were attributed to cardiac causes. When survival rates were analyzed specifically for cardiac-related mortality, the rates were found to be 98% at one year and 79% at five years. PVS was utilized to identify risk groups regarding mortality. In patients where sustained ventricular tachycardia (lasting longer than 30 seconds) could not be induced under basal conditions and who were treated empirically (Group I), the five-year survival rate was 52%. In contrast, patients in whom sustained VT could not be induced while under antiarrhythmic drug therapy (Group III) demonstrated a five-year survival rate of 89% (p < 0.02). Survival was higher in the group where VT was non-inducible under treatment compared to those who underwent PVS under treatment but remained inducible. However, this difference did not reach statistical significance due to the limited sample size. Low left ventricular ejection fraction is a primary factor determining high mortality. The five-year survival rate was 67% in patients with an LVEF of less than 35%, whereas it was 100% in patients with an LVEF greater than 35% (p < 0.05). Although anterior myocardial infarction was associated with a higher mortality rate compared to inferior infarction, the difference was not statistically significant. No significant difference was observed between patients treated with amiodarone versus other antiarrhythmic drugs, or those undergoing high-energy ablation or surgical intervention.

Benzer Tezler

  1. Arteria coronaria sinistra, ramus ınterventricularis anterior üzerinde bulunan myokardiyal köprülerin morfolojik ve radyolojik olarak incelenmesi

    Morphologic and radiologic analysis of myocardial bridges existent on left anterior descending branch of left coronary artery

    BURCU ERÇAKMAK ALTUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    AnatomiHacettepe Üniversitesi

    Anatomi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. K. MİNE ERBİL

    DOÇ. DR. ALP BAYRAMOĞLU

  2. Akut koroner sendrom sonrası 48. saat-40. gün arasında senkop/ventriküler aritmi olan hastalarda ani kardiyak arrest sıklığının belirlenmesi

    Assessment of sudden cardiac arrest incidence in patients with syncope/ ventricular arrythmias between 48th hour to 40TH day of acute coronary syndrome

    MÜSLÜM FIRAT İKİKARDEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    KardiyolojiÇukurova Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ DENİZ

  3. Pan immün inflamasyon değerinin primer perkütan koroner girişim uygulanan styme hastalarında kontrast ilişkili nefropatiyi öngörmedeki yeri

    Role of pan immune inflammation value in predicting contrast induced nephropathy in patients undergoing primary percutaneous coronary intervention for st-elevations myocardial infarction

    ZEYNEP KOLAK GIOUSOUF CHOUSEIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    KardiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMRAH BOZBEYOĞLU

  4. Koroner by pass cerrahisi yapılan hastalarda risk faktörlerinin cerrahi sonuçlara ve sağ kalım oranlarına etkilerinin araştırılması

    The investigation of by pass surgery in patients with coronary risk factors in of the effects of rate of surgical results and survival

    ÖZLEM KESKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiAtatürk Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HİKMET KOÇAK

  5. Hastane dışı kardiyak arrest geçiren hastalarda serum copeptin düzeyleri ile spontan dolaşımın geri dönüşü arasındaki ilişki

    The relationship between serum copeptin levels and return of spontaneous circulation in pati̇ents with out-of-hospital cardiac arrest

    SÜMEYYE ÇAKMAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZGÜR SÖĞÜT