Geri Dön

Toplum kökenli pnömoni olgularında vitamin D seviyelerinin hastalık şiddeti, hastalık seyri, hastane yatış süresi ve mortalite ile olan ilişkisi

The relationship between vitamin D levels and disease severity, disease course, hospital stay duration, and mortality in community-acquired pneumonia cases

  1. Tez No: 989451
  2. Yazar: OĞUZHAN ŞEN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MÜKREMİN ER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Toplum Kökenli Pnömoni, D Vitamini Eksikliği, Hastanede Kalma, Mortalite, Prognoz, Community-Acquired Pneumonia, Vitamin D Deficiency, Length of Stay, Mortality, Prognosis
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, toplum kökenli pnömoni (TKP) tanısı alan yetişkin hastalarda D vitamini düzeylerinin hastalık şiddeti, klinik seyir, hastane yatış süresi ve 30 günlük mortalite ile olan ilişkisini değerlendirmektir. D vitamini eksikliğinin enfeksiyöz hastalıkların gelişimi ve seyri üzerindeki potansiyel etkileri göz önünde bulundurularak, TKP'de prognostik değere sahip olup olmadığının aydınlatılması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif ve kesitsel çalışma, Ocak 2022–Aralık 2024 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği'nde TKP tanısıyla takip edilen 182 yetişkin hastayı kapsamaktadır. Dahil edilen hastaların demografik özellikleri, komorbiditeleri, D vitamini düzeyleri, başvuru anındaki vital ve laboratuvar bulguları, PSI ve CURB-65 skorları, hastanede yatış süresi ve 30 günlük mortalite durumları hastane kayıt sisteminden elde edilmiştir. D vitamini düzeyleri <50 nmol/L“eksik”, 50–75 nmol/L“yetersiz”ve >75 nmol/L“yeterli”olarak sınıflandırılmıştır. Veriler uygun istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiş, anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışma grubunun yaş ortalaması 69,5 olup hastaların %63,7'sinde D vitamini eksikliği saptanmıştır. Hastaların %41,2'si PSI risk sınıfı 4'te yer almakta, %3,3'ünde 30 günlük mortalite gelişmektedir. D vitamini düzeyleri ile yaş, komorbidite varlığı, PSI ve CURB-65 skorları, hastane yatış süresi ve mortalite arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0.05). Ancak D vitamini eksikliği olan hastaların klinik olarak daha yüksek komorbidite yüküne ve daha yüksek oksijen ihtiyacına sahip olma eğiliminde olduğu gözlenmiştir. Mortalite gelişen hastaların büyük kısmında ileri yaş, yüksek PSI skoru ve çoklu komorbidite mevcuttur. Yoğun bakım gereksinimi %3,8 oranında olup D vitamini düzeyi ile ilişkili bulunmamıştır. Sonuç: Bu çalışma, TKP'de D vitamini eksikliğinin yüksek prevalansla görüldüğünü, ancak D vitamini düzeylerinin hastalık şiddeti, yatış süresi ve kısa dönem mortalite üzerine bağımsız bir etkisinin olmadığını göstermiştir. Bununla birlikte, eksiklik varlığının komorbidite yükü fazla olan ve klinik olarak daha kırılgan hastalarda daha sık görülmesi, D vitamininin konak bağışıklığı üzerindeki rolü viii açısından klinik önemini koruduğunu düşündürmektedir. Daha geniş örneklemli, prospektif çalışmaların D vitamini düzeylerinin TKP prognozundaki potansiyel belirleyici rolünü aydınlatabileceği kanaatine varılmıştır.

Özet (Çeviri)

Objective: This study aims to evaluate the relationship between vitamin D levels and disease severity, clinical course, length of hospital stay, and 30-day mortality in adult patients diagnosed with community-acquired pneumonia (CAP). Considering the potential immunomodulatory effects of vitamin D on infectious diseases, the study seeks to determine whether vitamin D status has a prognostic value in CAP. Materials and Methods: This retrospective and cross-sectional study included 182 adult patients who were hospitalized with a diagnosis of CAP in the Chest Diseases Clinic of Ankara Bilkent City Hospital between January 2022 and December 2024. Demographic characteristics, comorbidities, vitamin D levels, vital signs and laboratory parameters at admission, PSI and CURB-65 scores, length of hospital stay, and 30-day mortality outcomes were retrieved from hospital records. Vitamin D levels were classified as deficient (<50 nmol/L), insufficient (50–75 nmol/L), and sufficient (>75 nmol/L). Statistical analyses were performed using appropriate methods, and a p-value <0.05 was considered significant. Results: The mean age of the study population was 69.5 years, and 63.7% of the patients had vitamin D deficiency. A total of 41.2% of the patients were classified in PSI risk class 4, and the 30-day mortality rate was 3.3%. No statistically significant association was found between vitamin D levels and age, comorbidity burden, PSI or CURB-65 scores, length of hospital stay or 30-day mortality (p>0.05). However, patients with vitamin D deficiency tended to have a higher prevalence of comorbidities and greater oxygen requirements at admission. Most of the mortality cases occurred in elderly patients with high PSI scores and multiple comorbidities. Intensive care unit requirement was observed in 3.8% of patients and was not associated with vitamin D levels. Conclusion: This study demonstrates that vitamin D deficiency is highly prevalent among adults hospitalized with CAP; however, vitamin D levels were not found to be an independent determinant of disease severity, clinical progression or short-term mortality. Nevertheless, the higher frequency of vitamin D deficiency among clinically vulnerable patients with multiple comorbidities suggests that vitamin D may still play an important role in host immunity. Larger-scale and prospective x studies are needed to clarify the potential predictive role of vitamin D levels in CAP outcomes.

Benzer Tezler

  1. Yaşlı pnömonili hastalarda D vitamini ile inflamatuar adipokinlerin ilişkisi

    Relationship between vitamin D and adipokines in elderly pneumonia patients

    AYBÜKE SİNEM ŞENSOY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Biyokimyaİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM MURAT BOLAYIRLI

  2. Neonatal kuzu morbidite ve mortalitelerinin klinik sebepleri ve muhtemel risk faktörlerinin belirlenmesi

    Neonatal lamb morbidity and mortality, their clinical causes and associated likely risk factors

    ERHAN GÖKÇE

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Veteriner HekimliğiKafkas Üniversitesi

    Veterinerlik İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. HİDAYET METİN ERDOĞAN

  3. Şanlıurfa il merkezindeki eczanelerde eczacı ve diğer personelin kurgusal pnömonili çocuk hastaya yaklaşımı

    The approach of pharmacist and other personnel to theoretical-child patients with pneumonia in pharmacies in the center of sanliurfa

    MUSTAFA AĞADAYI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHarran Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. MEHMET ALİ KURÇER

    Y.DOÇ.DR. ZEHRA KURÇER

  4. Toplum kökenli pnömoni olgularında kırılganlık (frailty) indeksinin pnömoni ağırlığı, hastane içi, 1.ay ve 3.ay mortalite üzerine etkisi

    Impact of frailty index in community-acquired pneumonia cases onpneumonia severity, mortality in hospital, 1-month and 3-month mortality

    KÜBRA ARSLAN DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HATİCE KILIÇ

  5. Toplum kökenli pnömoni olgularında fraksiyone ekshale nitrik oksit düzeyi hastalığın ağırlığının saptanmasında bir belirteç olabilir mi?

    Can fractional exhaled nitric oxide levels serve as a marker for determining disease severity in cases of community-acquired pneumonia?

    BÜŞRA NUR ŞENER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Göğüs HastalıklarıMersin Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CENGİZ ÖZGE