Geri Dön

Infantlarda nemlendirici kullanımı ve atopi gelişim riski

Use of moisturizers in infants and the risk of atopy development

  1. Tez No: 989595
  2. Yazar: FEYZA ÇELİK ŞEKER
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. DİLARA FATMA KOCACIK UYGUN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada, 2023–2024 yılları arasında çocuk alerji-immünoloji ve genel çocuk polikliniklerine başvuran üç yaş ve altı çocuklarda; erken dönemde deri yoluyla alerjen maruziyeti ve atopi gelişimi arasındaki ilişki, bu ilişkiye kullanılan nemlendiricilerin sekonder etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Bu çalışmada Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Alerji-İmmünoloji ve Genel Çocuk Polikliniği'ne başvuran üç yaş ve altı hastaların ebeveynlerine anket yapıldı. Ek hastalığı olmayan toplamda 100 hasta ankete dahil edildi. Bunlardan atopi öyküsü bulunmayan 32 hasta kontrol grubu, atopik dermatit/besin alerjisi öyküsü bulunan 68 hasta çalışma grubu olarak belirlendi. Yapılan ankette hastaların demografik verileri, beslenme şekli, anne sütü alma süresi, formüla alma zamanı/süresi, aşılama durumu, vitamin ve probiyotik kullanım durumu, aile atopi öyküsü, evde sigara kullanımı, evde hayvan teması, ilk banyo/nemlendirici kullanım zamanı, banyo/nemlendirici kullanım sıklığı, şampuan ve nemlendirici içeriği, bebek yağı veya bitkisel yağ kullanım öyküsü, atopik dermatit varlığı, başlama yaşı ve semptomları, besin alerjisi varlığı, başlama yaşı ve semptomları, besin alerjisi gelişip gelişmediği sorgulanmıştır. Hastane elektronik bilgi sisteminde kayıtlı olan total IgE, spesifik IgE ve absolü eozinofil sayısı kayıt edilmiştir. Elde edilen veriler istatistiksel olarak analiz edildi; p<0,05 anlamlı kabul edildi. Parametrik olmayan testler, ki-kare testi ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri ile istatistik değerlendirmeler yapıldı. Bulgular: Çalışmamızda kontrol grubundaki tüm bebeklerin (%100) anne sütü aldığı, çalışma grubunda ise %86.8'inin anne sütü aldığı görülmüştür (p = .031). Bu sonuç, anne sütü alan bebeklerde atopi gelişiminin daha düşük olduğunu göstermektedir. Çalışmamızda bebeklerde ilk nemlendirici kullanım zamanı kontrol grubunda ortanca 20.0 gün (SS = 24.4), çalışma grubunda ise 8.0 gün (SS = 61.0) olarak bulunmuştur. İki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (Mann–Whitney U = 355, p =.019). Bu sonuç, çalışmamızda atopi gelişen bebeklerde nemlendirici kullanımına daha erken başlandığını göstermekte, bu bulgu, bebeklerin cildine düzenli olarak nemlendirici uygulanmasının transkütanöz duyarlılaşma yoluyla atopi gelişimini teşvik edebileceği fikrini desteklemektedir. Çalışmamızda ilk 6 ayda nemlendirici kullanım sıklığı açısından atopik dermatitli bebeklerde günlük veya günde iki ve daha fazla kez nemlendirici kullanımı daha yaygındır (p = .020). Klinik bulgular arasında en sık kuruluk/kaşıntı (%55.9) ve eritem (%45.6) gözlenmiştir. Daha nadir olarak sulanma/krut (%10.3), ödem/papül (%4.4), kserozis (%2.9) ve ekskoriasyon/likenifikasyon (%1.5) rapor edilmiştir. Lezyon bölgeleri incelendiğinde, çalışmamızda en sık gövde (%42.6), ekstremite eklem bölgeleri (%27.9), boyun (%23.5) ve perioral bölge (%22.1) tutulumu saptanmıştır. Daha az sıklıkla alın (%14.7), periauriküler bölge (%16.2), periorbital bölge (%8.8) ve dudak (%2.9) tutulumu görülmüştür. Bu dağılım, infantil dönemde atopik dermatitin tipik yerleşim bölgeleriyle uyumludur. BA olmayan bebeklerin tamamı yaşına uygun aşılıyken, BA olan bebeklerin bir kısmında eksik aşılama mevcuttu (p=.030). Bu bulgu, eksik aşılamanın besin alerjisi gelişimi ile ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Korelasyon analizinde AD semptomlarının başlama yaşı ile BA semptomlarının başlama yaşı arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı ilişki saptanması [r(20)=0.44, p=0.041], her iki fenotipin de bazı ortak belirleyiciler (örn. epidermal bariyer disfonksiyonu, çevresel temas pencereleri) tarafından senkronize biçimde etkilenebileceğini düşündürmektedir. AD varlığı ile BA arasında anlamlı ilişki saptanmamış, ancak eğilim düzeyinde bir fark gözlenmiştir [χ²(1, N=100)=3.17, p=0.075; BA−: %39.6 AD, BA+: %57.4 AD]. Bu bulgu,“atopik yürüyüş”çerçevesiyle tutarlıdır: AD varlığı ile sorumlu besin türleri arasındaki karşılaştırmada, AD grubunda çoklu besin alerjisi oranının daha yüksek görünmesine karşın (AD−: %15,4; AD+: %29,2), fark istatistiksel olarak anlamlılığa ulaşmamıştır (p=.098). Bu bulgular, AD'de epidermal bariyer disfonksiyonu ve muhtemel epikütan duyarlanma mekanizmalarının bir kısım olguda çoklu duyarlanma eğilimini artırabileceği yönündeki kuramsal çerçeveyle uyumludur. Sonuç: Atopik dermatitte erken dönem nemlendirici kullanım sıklığının arttığı olgularda cilt bariyer bütünlüğünün bozulması ve epikütan duyarlanma yoluyla besin alerjisi gelişebilmekte bu süreç atopik yürüyüş ile çocuklarda diğer atopik hastalıkların gelişimine öncü olabilmektedir. Bu nedenle tedavi yaklaşımlarının bireyselleştirilmesi; kanıta dayalı olmayan kontrolsüz uygulamalardan kaçınılması önem arz etmektedir. Çocuklarda atopi için birçok risk faktörü bulunmaktadır. Multifaktöriyel etkilenim gösteren atopik dermatitin patofizyolojisi ve gıda alerjisi gelişimi üzerindeki rolü, koruyucu önlemler ve tedavisi için daha fazla çalışmanın yapılmasına ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objective: This study aims to evaluate the connection between early-stage allergen exposure via the skin and the development of atopy in children aged ≤3 years who visited Pediatric Allergy-Immunology and General Pediatric Clinics between 2023 and 2024, as well as the secondary effect of moisturizers used in this connection. Materials and methods: In this study, a questionnaire was administered to the parents of patients three years old and under of age who visited the Pediatric Allergy-Immunology and General Pediatric Outpatient Clinic of the Department of Pediatrics. A total of 100 patients without additional diseases were included in the survey. Of these, 32 patients without a history of atopy were determined to be the control group, and 68 patients with a history of atopic dermatitis/food allergy were determined to be the study group. The questionnaire collected data on the patients demographics, feeding practices, duration of breastfeeding, formula use timing/duration, vaccination status, vitamin and probiotic use, family history of atopy, smoking at home, exposure to pets at home, timing of first bath/moisturizer use, frequency of bath/moisturizer use, shampoo and moisturizer content, history of baby oil or vegetable oil use, presence of atopic dermatitis, age of onset and symptoms, presence of food allergy, age of onset and symptoms, and whether food allergy developed were investigated. Total IgE, specific IgE, and absolute eosinophil count recorded in the hospital electronic information system were had. The data obtained were statistically analyzed; p<0.05 was considered significant. Statistical evaluations were performed using nonparametric tests, chi-square test, and multivariate logistic regression analyses. Results: In our study, all infants in the control group (100%) were breastfed, while 86.8% of those in the study group were breastfed. (p = .031). This result indicates that the development of atopy is lower in breastfed infants. In our study, the median time of first moisturizer use in infants was 20.0 days (SD = 24.4) in the control group and 8.0 days (SD = 61.0) in the study group. The difference between the two groups was statistically significant (Mann–Whitney U = 355, p = .019). This result indicates that moisturizer use was initiated earlier in infants who developed atopy in our study, supporting the idea that regular application of moisturizer to infants' skin may promote the development of atopy through transcutaneous sensitization. In our study, moisturizer use frequency in the first 6 months was more common in infants with atopic dermatitis, with daily or twice-daily or more frequent moisturizer use (p = .020). Among clinical findings, dryness/itching (55.9%) and erythema (45.6%) were the most common. Less frequently, weeping/crusting (10.3%), edema/papules (4.4%), xerosis (2.9%), and excoriation/lichenification (1.5%) were reported. When examining the lesion areas, our study found the most frequent involvement of the trunk (42.6%), extremity joint areas (27.9%), neck (23.5%), and perioral area (22.1%). Less frequently, involvement of the forehead (14.7%), periauricular region (16.2%), periorbital region (8.8%), and lips (2.9%) was observed. This distribution is consistent with the typical distribution areas of atopic dermatitis in infancy. While all infants without BA were vaccinated according to their age, some infants with BA had incomplete vaccination (p=.030). This finding suggests that incomplete vaccination may be associated with the development of food allergy. The correlation analysis revealed a moderate positive and significant relationship between the age of onset of AD symptoms and the age of onset of BA symptoms (r(20)=0.44, p=0.041), suggests that both phenotypes may be influenced by some common determinants (e.g., epidermal barrier dysfunction, environmental exposure windows) in a synchronized manner. No significant relationship was found between AD presence and BA, but a trend-level difference was observed [χ²(1, N=100)=3.17, p=0.075; BA−: 39.6% AD, BA+: 57.4% AD]. This finding is consistent with the“atopic march”framework: in the comparison between food types responsible for AD presence, although the rate of multiple food allergies appeared higher in the AD group (AD−: 15.4%; AD+: 29.2%), the difference did not reach statistical significance (p=.098). These findings are consistent with the theoretical framework suggesting that epidermal barrier dysfunction and possible epicutaneous sensitization mechanisms in AD may increase the tendency toward multiple sensitization in some cases. Conclusion: In cases where the frequency of early moisturizer use increases in atopic dermatitis, impaired skin barrier integrity and food allergy development via epicutaneous sensitization may occur; this process may precede the development of other atopic diseases in children through the atopic march. Therefore, individualizing treatment approaches and avoiding uncontrolled practices not based on evidence is important. There are many risk factors for atopy in children. The pathophysiology of atopic dermatitis, which shows multifactorial involvement, and its role in the development of food allergy require further research for preventive measures and treatment.

Benzer Tezler

  1. İklimlendirme sistemlerinin yapı içi hava niteliği üzerindeki olumsuz etkileri

    The negative effects of air conditioning systems on indoor air quality

    AYGÜL CEYLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    MimarlıkYıldız Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE BALANLI

  2. Üre içeren kozmetik amaçlı lipozom ve non-iyonik sürfaktan vezikül formülasyonları üzerinde çalışmalar

    Başlık çevirisi yok

    FARIBA MAZDA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    Eczacılık ve FarmakolojiHacettepe Üniversitesi

    Farmasötik Teknoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. A. YEKTA ÖZER

  3. İnfantlarda ilk ateşli idrar yolu enfeksiyonu tanısından sonra renal skar riski ve skar ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of renal scar risk and scar-related factors after the first febrile urinary tract infection diagnosis in infants

    GİZEM GÜLTEN ALTINKAYNAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÇAĞLA SERPİL DOĞAN