Geri Dön

Postmodern anlam arayışına cevap olarak“Ananda”kavramı

The concept of“Ananda”in the postmodern quest for meaning

  1. Tez No: 990045
  2. Yazar: ELİF AYDOĞDU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. GÜLAY ÖZDEMİR AKGÜNDÜZ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Felsefe, Philosophy
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bingöl Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmada temel olarak antik felsefenin ilk düşünsel buyruğu olan kendini bilmek ve kendiliği yönetmek öğretisinin modernizme müteakip olarak ortaya çıkan postmodern dönemde insan ve anlam sorunlarıyla nasıl ilişkilendiği gibi konular işlenmektedir. Etimolojik olarak modernizm sonrası anlamına gelen postmodernizm daha çok sanat alanında kullanılan bir kavram iken anlam bakımından sorunsallaştırıldığında ikame değerlerin yeniden değerlendirilmesi, anlamlar çokluğu veya çağdaş filozofların düşünceleri bağlamında anlamın yitimiyle karakterizedir. Bu dönemde özellikle kesinlik içeren tüm kapsayıcı meta anlatılara şüpheyle bakılması 21. yy da anlamın yitimi problemini de postmodernizmin bağlamında başat bir sorun haline getirmiştir. Anlamın yitimi problemini yalnızca postmodern döneme has bir konu olmamakla birlikte bu husustaki düşünsel faaliyetleri antik medeniyetlerde de görebilmekteyiz. Bu konuları irdelerken postmodern dönemde insanın durumunu ve anlam problemini açımlamak adına yol gösterici olarak kullandığımız doktrinleri Hint felsefesinde bulmaktayız. Bu felsefi sistemin ilk yazılı örneklerini oluşturan Upanişadlarda kendini bilmek öğretisinin başat bir yapıda olduğunu görebilmekteyiz. Bu öğretiden hareketle bireyler yaşamı bir, meta anlatıyla değil yol gösterici bir öğretinin ışığında kendi patikalarını belirleyerek deneyimlemektedirler. Hint felsefi sisteminin çoğulculuğa kapı aralayan ve hakikati bir üst anlatıyla inşa etmek yerine, yaşamın içinde bireylerin kendi biriciklikleriyle inşa etmesine olanak tanıyan bir yapıda olmasından dolayı postmodernizm ile de paralellik taşıması Antik Hint doktrinlerinden faydalanmamızın temel hattını oluşturmaktadır. Bahsini ettiğimiz bu parallelik ile anlamın yeniden inşa edilmesi hususunun gerekliliği Hint felsefesi çerçevesinde ananda\mokşa kavramıyla açıklanmıştır ve bu husus çalışmamızın bir diğer hattını oluşturmaktadır. Artha, kama, dharma, mokşa, kavramlarının bir arada düşünülmesiyle vuku bulan ananda hali bir yandan bireyin özgürlük, haz ve bireysellik alanlarında var olmasına imkan tanırken bir yandan da ontolojik varoluş kalıplarını bünyesinde barındırmaktadır. Bu sayede postmodernizm öncelediği birey ve özgürlük kavramlarını öne çıkartırken hakikatin yitimi sorununa yeni bir yaşam felsefesiyle alternatif bir yorum imkanı kazandırmaktadır.

Özet (Çeviri)

This study mainly deals with issues such as how the teaching of knowing one self and self-management, which is the first intellectual commandment of ancient philosophy, relates to human and meaning problems in the postmodern period that emerged after modernism. Postmodernism, which etimologically means after modernism, is a concept mostly used in the field of art, but when problematized in terms of meaning, it is characterized by the re-evaluation of substitute values, the multiplicity of meanings or the loss of meaning in the context of the thoughts of contemporary philosopher. In this period, especially the skepticism towards all comprehensive meta-narratives that contain certainty has made the problem of loss of meaning a major problem in the context of postmodernism in the 21st century. Although the problem of loss of meaning is not a subject specific to the postmodern period, we can also see intellectual activities on this subject in ancient civilizations. While examining these subjects, we find the doctrines that we use as a guide in order to explain the situation of man and the problem of meaning in the postmodern period in Indian philosophy. We can see that the teaching of knowing oneself is dominant in the Upanishads, which constitute the first written examples of this philosophical system. Based on this teaching, individuals experience life not with a single, meta- narrative but by determining their own paths in the light of a guiding teaching. Since the Indian philosophical system opens the door to pluralism and allows individuals to construct the truth with their own uniqueness in life instead of constructing it with a meta-narrative, it also has parallels with postmodernism, which constitutes the basic line of our benefiting from ancient Indian doctrines. The necessity of reconstructing the meaning with this parallelism we mentioned has been explained with the concept of ananda\moksha within the framework of Indian philosophy and this issue constitutes another line of our study. The state of ananda, which occurs when the concepts of artha, kama, dharma, moksha are considered together, allows the individual to exist in the areas of freedom, pleasure and individuality, while at the same time it contains ontological existence patterns. In this way, while postmodernism prioritizes the concepts of individual and Freedom, it provides an alternative interpretation opportunity

Benzer Tezler

  1. Örgüt topluluklarında yeni örgüt formlarının oluşumu: Türkiye ve Avrupa bağlamında bir araştırma

    Formation of new organizational forms in organizational populations: A study in the context of Türkiye and Europe

    SENCER ÖZEL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İşletmeGalatasaray Üniversitesi

    İşletme Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NACİYE AYLİN ATAAY SAYBAŞILI

  2. Factchecking in the postmodern era

    Postmodern çağda gerçeğin kontrolü

    HABİB BALCI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    GazetecilikYeditepe Üniversitesi

    Medya ve İletişim Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZLEM AKKAYA

  3. 1980 sonrası üretim ve hizmet etkinlikleri ilişkilerinin tanımlanması mekana yansımaları ve İstanbul bölgesi kapsamında bir değerlendirme

    Explaining spatial relations of the manufacturing and service activities: A case study in Istanbul region

    GAMZE MERT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik Üniversitesi

    Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALE ÇIRACI

  4. Spa-wellness projelerinin inşaat proje yönetimi süreçlerindeki kritik başarı faktörleri

    Critical success factors of spa-wellness construction project management

    BÜŞRA UYSAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALAATTİN KANOĞLU

  5. Katolik kilisesinin modern-seküler siyaset ile ilişkisi

    He relationship of the catholic church with modern secular politics

    İLYAS NOYAN ÖZATİK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Siyasal BilimlerAnkara Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERPİL SANCAR