Geri Dön

Küçük azı dişleri çekilerek ortodontik tedavi görmüş hastalarda oklüzal kontakt alanlarının çiğneme etkinliği ile ilişkisinin değerlendirilmesi

Evaluation of the relationship between occlusal contact areas and chewing efficiency in patients who underwent orthodontic treatment with premolar extractions

  1. Tez No: 990313
  2. Yazar: MERİÇ ARSLAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. BERZA YILMAZ
  4. Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortodonti Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Ortodontide sınır vakalar için çekimli ve çekimsiz tedavi yöntemleri her zaman tartışılan bir konu olmuştur. Bu tez çalışmasının amacı; premolar çekimi yapılmış hastalar ve premolar çekimi olmaksızın sabit ortodontik tedavi görmüş bireylerin oklüzal kontakt alanlarını ve çiğneme performansını ortodontik tedavi görmemiş bireylerinkiyle karşılaştırılarak premolar çekiminin çiğneme performansı üzerindeki potansiyel etkisini değerlendirmektir. Ayrıca, çiğneme performansı, oklüzal kontakt alanları, retansiyon süresi ve tedavi bitim kalitesi arasındaki korelasyon da değerlendirilecektir. Sıfır hipotezi premolar diş çekiminin oklüzal kontakt alanlarını ve çiğneme performansını etkilemeyeceği yönündedir. Çalışmada Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı kliniğinin arşiv bilgilerinden yola çıkarak 320 hastanın verileri değerlendirilmiştir. 18-40 yaşları arasında olan, 2011-2024 tarihleri arasında ortodontik tedavi görmüş, tedavi bitiminin üzerinden en az 6 ay geçmiş, premolar ve 3. molar dişi haricinde eksik dişi bulunmayan 75 hastanın ve ortodontik tedavi hikayesi olmayan 31 bireyden oluşan kontrol grubunun verileri çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışma örneklemi 4 gruptan oluşmaktadır. 4 premolar çekimi yapılmış (Grup 1: 15K, 7 E), 2 üst premolar çekimi yapılmış (Grup 2: 18K, 3 E), çekimsiz tedavi görmüş (Grup 3: 19K, 12 E) hastalar ve ortodontik tedavi görmemiş katılımcılar (Grup 4: 18 K, 13E) dahil edilmiştir. Hastalardan ölçü ve panoramik radyografi alınmıştır. Ölçülerden elde edilen ortodontik tanı modelleri ve panoramik röntgenler, tedavi bitim kalitesini değerlendirmek amacıyla ABO-OGS kriterlerine göre değerlendirilmiştir. iTero Element 5D (Align Technologies, San Jose, Kaliforniya, ABD) ile 3D ağız içi tarama görüntüleri elde edilmiştir. Dijital modeller OrthoCADTM (Cadent, Fairview, New Jersey, ABD) programına aktarılarak maksimum interkuspidasyondaki oklüzal kontakt alanları tespit edilmiştir. ImageJ (Macintosh, NIH, Bethesda, Maryland, ABD) yazılımı ile alt çenedeki molar ve premolar dişler için ortalama kontak alanları ölçülmüştür. Çiğneme performansının tespitinde iki renkli sakız karıştırma yöntemi tercih edilmiştir. Vivident Fruit Swing (Perfetti Van Melle, Türkiye) karpuz ve asai üzümü aromalı sakız katılımcılara 20 vuruş ile çiğnetildikten sonra 1 mm kalınlığa getirilmiştir. Sakız 300 DPI çözünürlükte renkli bir masaüstü tarayıcı ile taranıp, ViewGum (dhal, Kifisia, Yunanistan) uygulamasında iki rengin karışımı ölçülmüştür. Araştırmamızda elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Gruplar arası karşılaştırmada yaş parametresi için Grup 2 ve Grup 4 arasında (p0.05) ve cinsiyet parametreleri için ise Grup 2'de (p0.05) anlamlı fark gözlenmiştir. ABO-OGS skorunda Grup 2 ve Grup 4 arasında (p0.05) anlamlı fark gözlenirken tedavi bitiminden sonra geçen süre (p>0.05) için gruplar arasında anlamlı fark gözlenmemiştir. Ağır oklüzal kontakt alanı (p>0.05) için gruplar arasında anlamlı fark bulunmazken, orta dereceli kontakt alanında Grup 2 ile Grup 3 arasında (p<0.05) ve Grup 2 ile Grup 4 arasında (p<0.001) anlamlı fark bulunmuştur. Çiğneme performansı (p>0.05) için gruplar arasında anlamlı fark gözlenmemiştir. Cinsiyetin çiğneme performansı ve oklüzal kontakt alanlarına anlamlı etkisi gözlenmemiştir. ABO-OGS skoru ile oklüzal kontakt alanları, çiğneme performansı ve tedavi bitiminden sonra geçen süre arasında istatiksel olarak anlamlı korelasyon bulunamamıştır. Çiğneme performansı ile oklüzal kontakt alanları ve tedavi bitiminden sonra geçen süre arasında anlamlı korelasyon bulunmamıştır. Oklüzal kontakt alanları ile tedavi bitiminden sonra geçen süre arasında (orta dereceli kontakt r=0,440 ve ağır kontakt r=0,429) ise pozitif yönlü orta düzeyde korelasyon bulunmuştur. Ortodontik tedavi amacıyla üst 2 premolar diş çekimi yapılmış hastalar ile çekimsiz tedavi görmüş hastalar ve tedavi görmemiş katılımcılar arasında orta dereceli kontakt alanlarında fark gözlenmesine rağmen, çiğneme performansı açısından anlamlı fark tespit edilmemiştir. Dört premolar diş çekimi yapılmış hastalarda ile çekimsiz tedavi görmüş hastalar ve tedavi görmemiş katılımcılar arasında kontakt alanlarında ve çiğneme performansında anlamlı fark tespit edilmemiştir. Oklüzal kontakt alanları ve çiğneme performansı arasında anlamlı ilişki gözlenmemiştir. Tedavi bitiminden sonra geçen süre ile oklüzal kontakt alanları arasında da korelasyon bulunmuştur.

Özet (Çeviri)

Extraction and non-extraction treatment methods for borderline cases in orthodontics have always been a subject of debate. The aim of this thesis is to evaluate the potential effects of premolar extraction on masticatory performance by comparing the occlusal contact areas and masticatory performance of patients who underwent fixed orthodontic treatment with and without premolar extraction to those of untreated individuals. Furthermore, the correlation between the masticatory performance, the occlusal contact areas, the retention duration, and the post- treatment quality will also be evaluated. The null hypothesis is that premolar extraction does not affect the occlusal contact areas nor the masticatory performance. In this study, data from 320 patients were evaluated based on the archive records of the Department of Orthodontics, Faculty of Dentistry, Bezmialem Vakif University. Data from a control group of 31 people without a history of orthodontic treatment were compared with data from 75 patients between the ages of 18 and 40 who had received orthodontic treatment between 2011 and 2024, had finished treatment at least six months earlier, and had no missing teeth other than premolars and third molars. The study sample was formed of 4 groups. The participants included 4 premolar extraction cases (Group 1: 15 females, 7 males), 2 upper premolar extraction cases (Group 2: 18 females, 3 males), non-extraction treatment cases (Group 3: 19 females, 12 males), and untreated individuals (Group 4: 18 females, 13 males). Dental impressions and panoramic radiographs were obtained from the patients. Orthodontic diagnostic models derived from the impressions and panoramic radiographs were evaluated according to ABO-OGS criteria to assess the quality of treatment completion. 3D intraoral scans were taken with the iTero Element 5D (Align Technologies, San Jose, California, USA) system. The digital models were transferred to the OrthoCAD (Cadent, Fairview, New Jersey, USA) software to identify occlusal contact areas in maximum intercuspation. Average contact areas for mandibular molars and premolars were measured using ImageJ (Macintosh, NIH, Bethesda, Maryland, USA) software. The two-colored chewing gum mixing method was used to evaluate masticatory performance. Vivident Fruit Swing (Perfetti van Melle, Turkey) chewing gum (watermelon and acai grape flavors) was chewed by participants with 20 strokes and then flattened to a 1 mm thickness. The gum samples were scanned at 300 DPI using a color desktop scanner, and color mixing was analyzed using ViewGum (dhal, Kifissia, Greece) software. The collected data were analyzed using the SPSS software. In the intergroup comparisons, a statistically significant difference was observed in age between Group 2 and Group 4 (p<0.05) and in gender within Group 2 (p<0.05). A significant difference in ABO-OGS scores was found between Group 2 and Group 4 (p<0.05), while no significant difference was observed among the groups in terms of time elapsed since treatment completion (p>0.05). There was no significant difference among the groups in heavy occlusal contact areas (p>0.05), whereas moderate contact areas showed a significant difference between Group 2 and Group 3 (p<0.05), and between Group 2 and Group 4 (p<0.001). No significant difference was found among the groups in masticatory performance (p>0.05). The gender parameter had no significantly effect on the masticatory performance, nor the occlusal contact areas. No statistically significant correlation was observed between ABO-OGS scores and occlusal contact areas, masticatory performance, or the time elapsed since treatment completion. Likewise, no significant correlation was found between masticatory performance and occlusal contact areas or time elapsed since treatment completion. However, a moderate positive correlation was found between the occlusal contact areas and the retention time (moderate contact r=0.440; heavy contact r=0.429). Although variations in occlusal contact areas were noted among individuals who underwent extraction of two maxillary premolars, those treated without extractions, and untreated controls, these differences did not translate into statistically significant changes in masticatory performance. Similarly, in patients who had four premolars extracted, no significant differences were observed in either occlusal contact areas or masticatory performance when compared to non-extraction treatment group and untreated individuals. Furthermore, no significant associations were found between occlusal contact areas and masticatory performance. However, a correlation was identified between the duration since treatment completion and the extent of occlusal contact areas.

Benzer Tezler

  1. Alt-üst 1. küçük azı, sadece üst 1. küçük azı çekilerek ve çekimsiz, servikal headgear kullandırılarak tedavi edilen angle sınıf II vakaların keser konumu ve profil değişimleri açısından karşılaştırılması

    The comparison of incisor position and profile changes of class II caces, that were treated by extracting both upper and lower first premolars, upper first premolars and servical headgear treatment without extractions

    AKTAN ZEKİ ÇELİK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Diş HekimliğiBaşkent Üniversitesi

    Ortodonti Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. SEDA GÜRSOY

  2. Düşük düzeyli laser uygulamasının kanin distalizasyonunda ortodontik diş hareketinin hızına etkisinin incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    SEVİN EROL ÜRETÜRK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Diş Hekimliğiİstanbul Üniversitesi

    Ortodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MÜYESSER SARAÇ

  3. Kompomer dolgu materyallerinin dentin pulpa kompleksi üzerine etkilerinin incelenmesi

    The effects of compomer filling materials on the dentin-pulpa complex is investigated

    HAKTAN YURDAGÜVEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Diş Hekimliğiİstanbul Üniversitesi

    Diş Hastalıkları ve Tedavisi Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. METE ÜÇOK

  4. Bir antibakteriyel bonding ajanın pulpa cevabı ve marjinal bakteri sızıntısı üzerine etkilerinin in-vivo ve in-vitro incelenmesi

    The effect of an antibacterial bonding agent on pulp response and marginal bacterial leakage

    NEVİN ÇOBANOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Diş HekimliğiSelçuk Üniversitesi

    Diş Hastalıkları ve Tedavisi Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. FÜSUN ÖZER