Geri Dön

Atopik dermatit tedavisinde abrocitinib ve upadacitinib'in etkinlikleri ve etkinlik karşılaştırılması

Efficacy of abrocitinib and upadacitinib in the treatment of atopic dermatitis and comparison of their efficacy

  1. Tez No: 990643
  2. Yazar: ÖMER KARAKOYUN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ERHAN AYHAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Atopik dermatit (AD), genellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde başlayan, kaşıntının ön planda olduğu ve alevlenmelerle seyreden kronik bir inflamatuvar deri hastalığıdır. Hastalığın temelinde epidermal bariyer bozukluğu ile tip 2 ağırlıklı immün yanıt yer alır; bu ikili, kaşıntı-kaşıma döngüsünü oluşturarak tabloyu kronikleştirir. Klinik görünüm yaşa ve evreye göre değişir; ancak kaşıntı tüm yaşlarda baskın semptomdur ve uyku ile yaşam kalitesini ciddi biçimde etkiler. Tedavide amaç, bariyeri onarmak ve inflamasyonu kontrol etmektir; son yıllarda JAK1 inhibitörleri gibi hedefe yönelik ajanlar gerçek yaşamda giderek daha fazla kullanılmaktadır. AD, yalnızca dermatolojik değil, psikososyal ve sistemik sonuçları olan bir hastalık olduğundan etkin ve güvenli uzun dönem stratejiler gerektirir. Bu çalışma, Dicle Üniversitesi Dermatoloji Polikliniği'nde 01.01.2024–15.08.2025 arasında orta-ağır AD nedeniyle JAK1 inhibitörü başlanan hastalarda upadacitinib ve abrocitinibin gerçek yaşam koşullarındaki etkinlik ve güvenliğini değerlendirmeyi amaçladı. Geriye dönük gözlemsel tasarımda, erişkinlerde upadacitinib 30 mg ve abrocitinib 200 mg; çocuklarda klinik gereklilik halinde abrocitinib 100 mg tedavisine karar verilen hastalar incelendi. Etkinlik, tedavi başlangıcı ile 1., 4. ve 6. ay izleminde egzama şiddeti (EASI) ve kaşıntı (NRS 4) değişimleriyle izlendi. Güvenlik; vizit notları ve laboratuvar kontrolleri üzerinden yan etki/olay bildirimleriyle değerlendirildi. Ayrıca vücut kitle indeksi, total IgE ve stres öyküsü gibi hasta özelliklerinin yanıtla ilişkisine incelendi. Tedavi başlangıcından altıncı aya kadar yapılan izlem, upadacitinib 30 mg ve abrocitinib 200 mg kullanan erişkin hastalarda egzama şiddeti ve kaşıntıda belirgin bir azalma sağlandığını gösterdi; yüksek yanıt eşiğini hedefleyen ölçütlerde de ilerleme olmakla birlikte 6 aylık sürede bu artış daha sınırlı kaldı. Klinik eğilim erişkin grupta upadacitinib ile daha tutarlı ve sürdürülebilir bir düzelmeye işaret ederken, klinik gereklilikle çocuklarda uygulanan abrocitinib 100 mg'da altıncı ayda anlamlı iyileşme kaydedildi. Güvenlik profili genel olarak yönetilebilir düzeydeydi; en sık akne ve halsizlik görüldü, abrocitinibte zaman zaman üst solunum yolu ve herpes enfeksiyonları izlendi. Upadacitinib kolunda bildirilen tekil tromboz (SVO) olgusu nadirdi ve tedavi gruplarıyla ya da klinik yanıtla istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki göstermedi. Diğer değerlendirmelerde; yüksek vücut kitle indeksinin ve yüksek total IgE'nin yanıtı zayıflatabileceğini; belirgin stres öyküsünün de gidişi olumsuz etkileyebileceğini düşündürdü. Bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde, her iki JAK1 inhibitörünün de gerçek yaşam koşullarında kısa–orta vadede klinik olarak anlamlı iyileşme sağladığı, erişkinlerde ise upadacitinibin genel gidişte bir miktar üstün göründüğü sonucuna varılabilir. Tedavi seçimi yapılırken hastanın yaşı, eşlik eden durumları, enfeksiyon ve tromboz risk profili, izlem kolaylığı ve olası yan etkiler göz önünde bulundurulmalı; ayrıca kilo yönetimi, IgE yüksekliğinin eşlik eden etkileri ve stres kontrolü gibi destekleyici yaklaşımlar tedavi yanıtını güçlendirmek için planlanmalıdır. Geriye dönük tasarım ve sınırlı örneklem genellenebilirliği kısıtlasa da elde edilen sonuçlar, JAK1 inhibitörlerinin günlük pratikte etkin ve yönetilebilir seçenekler olduğunu desteklemekte; daha uzun süreli, karşılaştırmalı ve prospektif çalışmalarla bulguların pekiştirilmesi gerektiğini düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

Atopic dermatitis (AD) is a chronic inflammatory skin disease that typically begins in infancy or early childhood, is driven by pruritus, and follows a relapsing–remitting course. Its pathobiology centers on epidermal barrier dysfunction and a type-2–skewed immune response; together they perpetuate the itch–scratch cycle and chronicity. Clinical expression varies by age and stage, yet itch remains the dominant symptom across all ages, profoundly affecting sleep and quality of life. Treatment aims to restore the barrier and control inflammation; in recent years, targeted agents such as JAK1 inhibitors have been increasingly used in real-world practice. Because AD has psychosocial and systemic consequences beyond the skin, effective and safe long-term strategies are essential. This study aimed to evaluate the real-world effectiveness and safety of upadacitinib and abrocitinib in patients initiated on a JAK1 inhibitor for moderate-to-severe AD at Dicle University Dermatology Clinic between 01.01.2024 and 15.08.2025. In this retrospective observational design, adults received upadacitinib 30 mg or abrocitinib 200 mg; in children, abrocitinib 100 mg was used when clinically indicated. Effectiveness was tracked at baseline and at months 1, 4, and 6 using changes in eczema severity (EASI) and pruritus (NRS-4). Safety was assessed through adverse event/event reporting in visit notes and laboratory monitoring. Exploratory analyses examined associations between treatment response and patient features such as body mass index, total IgE, and history of stress. Over six months, adults treated with upadacitinib 30 mg or abrocitinib 200 mg showed a marked reduction in eczema severity and itch; gains on high-threshold response metrics also occurred but remained more limited within this timeframe. The overall clinical trend in adults favored a more consistent and durable improvement with upadacitinib, while clinically indicated abrocitinib 100 mg in children yielded meaningful improvement by month six. The safety profile was generally manageable; acne and fatigue were most frequent, and upper respiratory tract and herpes infections were observed at times with abrocitinib. A single thrombotic (stroke) event was reported in the upadacitinib arm; it was rare and showed no statistically significant association with treatment group or clinical response. Other evaluations suggested that higher body mass index and elevated total IgE may attenuate response, and a prominent stress history may adversely affect disease course. Taken together, these findings indicate that both JAK1 inhibitors provide clinically meaningful improvement under real-world conditions in the short-to-mid term, with upadacitinib appearing modestly superior in overall adult trajectories. Treatment choice should be individualized by age, comorbidities, infection and thrombosis risk profiles, follow-up practicality, and potential adverse effects; supportive measures—weight management, addressing implications of high IgE, and stress control—may enhance response. Although the retrospective design and limited sample size constrain generalizability, the results support JAK1 inhibitors as effective and manageable options in routine care and underscore the need for longer, prospective, head-to-head studies to consolidate these observations.

Benzer Tezler

  1. Formulating transethosomes for transdermal delivery of cosmeceuticals in treatment of atopic dermatitis

    Atopik dermatit tedavisinde kozmesötik maddelerin deri altına iletimi için transetozomların formüle edilmesi

    DERYA KARAGÖZ GİRİŞGEN

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    KimyaBoğaziçi Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NAZ ZEYNEP ATAY GÖK

  2. Deneysel atopik dermatitin deri lezyonlarının tedavisinde arı zehirinin topikal uygulamasının terapotik etkisi

    Therapeutic effect of topical application of bee venom in the treatment of experimental atopic dermatitis skin lesions

    GÖKHAN MERMER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    BiyokimyaAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    Veterinerlik Biyokimyası Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞEGÜL BİLDİK

  3. Çocuklardaki dermatolojik hastalıkların tedavisinde fototerapinin etkinliği ve güvenilirliğinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of the efficacy and safety of phototherapy in the treatment of dermatologic disorders in children

    BURAK TEKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    DermatolojiMarmara Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DİLEK SEÇKİN GENÇOSMANOĞLU

  4. Atopik dermatit tedavisine yönelik topikal nano ilaç taşıyıcı sistemlerin optimizasyonu, ın vitro/ın vivo değerlendirilmesi

    Optimization of nano-sized topical drug carriers for treatment of atopic dermatitis, in vitro/in vivo evaluation

    SİNEM GÜNGÖRDÜK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Eczacılık ve Farmakolojiİstanbul Üniversitesi

    Farmasötik Teknoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEVGİ GÜNGÖR

  5. Jak inhibitörü kullanan atopik dermatit hastalarında monosit/HDL oranı ile sistemik inflamasyon indeksleri ve metabolik indekslerarasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Assessment of the relationship between the monocyte/HDL ratio and systemic inflammatory and metabolic indices in patients with atopic dermatitis treated with jak inhibitors

    OĞUZ DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiSakarya Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RABİA ÖZTAŞ KARA