Geri Dön

Monsterising the other: Monstrosity in Mary Shelley's Frankenstein or The Modern Prometheus and Jeanette Winterson's Fran-kiss-stein: A Love Story

Ötekini canavarlaştırmak: Mary Shelley'nin Frankenstein Ya Da Modern Prometheus'ında ve Jeanette Winterson'ın Fran-kiss-stein: Bir Aşk Hikayesi'nde canavarlık

  1. Tez No: 991032
  2. Yazar: HAYAL ŞAHİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYTÜL ÖZÜM
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: İngiliz Dili ve Edebiyatı, English Language and Literature
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İngiliz Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmada, iki bilim kurgu romanı, Mary Shelley'nin Gotik klasiği Frankenstein, Ya Da Modern Prometheus (1818) ve Jeanette Winterson'ın teknolojide yeni bir çağın kapısını aralayan Fran-kiss-stein: Bir Aşk Hikayesi (2019) romanı Jeffrey Jerome Cohen'in canavar teorisi üzerinden incelenmektedir. Bu teori, canavarlara ve canavarlaştırılan varlıklara duyulan korkunun, topluma sirayet etmiş bazı köklü kaygıları temsil ettiğini öne sürmektedir. Bilim kurgu gerçek, olası veya tamamen hayali bir bilimsel gelişmenin bireyler ve toplumlar üzerindeki etkilerini gözler önüne sermekte ve fütüristik kavramları, hayal etmesi zor gelişmeleri ve uzaylılar, vampirler, zombiler ve canavarlar gibi insan olmayan varlıkları konu etmektedir. Tüm bu fantastik unsurlar, farklı bir açıdan bakıldığında mevcut toplumun iç dinamiklerini yansıtan semboller olarak da yorumlanabilir. Canavarlık toplumlarda Ötekini temsil eden bir simge olarak ele alındığında, Shelley'nin korkunç görünümüyle nam salan modern canavarı ve Winterson'ın yapay zekâ ve tam beyin öykünmesi gibi bedensizlik kavramı üzerinden yansıtılan insan sonrası canavarları, salt teknolojik gelişmelerden kaynaklanan kaygılar olarak ele alınmak yerine, toplumda var olan Öteki korkusu bağlamında irdelenebilir. Romanlarda öne çıkan canavarların yanı sıra ötekileştirilen, yabancılaştırılan, canavarlaştırılan diğer bireyler de cinsiyet, ırk, etnik köken, cinsiyet kimliği ve bedensizlik meseleleri üzerinden çözümlenebilir. Çalışmada, toplumdaki her türlü ötekileştirmeyi besleyen en büyük etkenlerden birinin, çeşitliliği ve çok sesliliği engelleyen ikili düşünceye dayalı geleneksel söylemler olduğu vurgulanmaktadır. Bu iki roman göstermektedir ki on dokuzuncu ve yirmi birinci yüzyılların Ötekileri bir dereceye kadar farklılık gösterse de mağdurların toplumdan dışlanması ve kadın sesinin, çeşitliliğin, uyumsuzluğun ve hibritliğin baskılanması meseleleri hâlâ benzeşmektedir. Bu doğrultuda Cohen'in canavar teorisi merceğinden Shelley'nin Frankenstein'ı ile Winterson'un Frank-kiss-stein'ına odaklanan bu karşılaştırmalı çalışma, hangi çağda olursa olsun bir toplumun yarattığı canavarların toplumun korkularını, arzularını, önyargılarını ve sınırlarını okumada hâlâ önemli olduğunu çünkü Ötekilerin onlara çizilen kültürel sınırları ihlal etmeleri durumunda toplumda her daim canavar olarak etiketlendiklerini savunmaktadır.

Özet (Çeviri)

In this study, two science fiction novels, Mary Shelley's Gothic classic Frankenstein or The Modern Prometheus (1818) and Jeanette Winterson's Fran-kiss-stein: A Love Story (2019), which opens the door to a new era in technology, are analysed in the context of Jeffrey Jerome Cohen's monster theory. Cohen's theory suggests that the fear of monsters and all monsterised beings represents some rooted cultural anxieties that pervade societies. Science fiction is associated with the effects of an actual, possible or completely imaginary scientific development on individuals and societies, and it presents futuristic concepts, unimaginable developments and nonhumans such as aliens, vampires, zombies and monsters. All these fantastic elements can also be interpreted as symbols that mirror inner dynamism in societies when viewed from a different perspective. Considering monstrosity as a symbol that stands for the Other in societies, Shelley's notorious modern monster with his hideous appearance and Winterson's posthuman monsters, projected through the concept of disembodiment, such as artificial intelligence and full brain emulation, can be scrutinised in the context of the fear of the Other existing society at that very moment, rather than approaching them as anxieties arising from mere technological developments. In addition to the highlighted monsters that emerge in the novels, the individuals who are marginalised, alienated and monsterised can also be deciphered, over the issues of gender, race, ethnicity, gender identity and disembodiment. It is emphasised in the study that one of the main factors that fuel all kinds of othering within society is the traditional rhetoric based on binary thinking that hinders diversity and polyphony. Accordingly, these two novels illustrate that while the Others of the nineteenth and the twenty-first centuries differ to some extent, the ostracisation of the victims and the suppression of female voice, diversity, nonconformity and hybridity remain unchanged. In this regard, this comparative study that focuses on Shelley's Frankenstein and Winterson's Fran-kiss-stein through the lens of Cohen's monster theory argues that monsters created by society are significant in reading people's fears, desires, prejudices and limits, regardless of the era, as Others in societies have always been labelled as the monster upon any transgression of cultural boundaries imposed on them.

Benzer Tezler

  1. Quality control investigation of a skin moisturiser used in the cosmetic industry, which is prepared by the use of oxygen-18 heavy water instead of light water

    Oksijen-18 ile zenginleştirilmiş su kullanılarak hazırlanan ve kozmetik sanayinde kullanılan bir nemlendiricinin nemlendirme kalitesinin incelenmesi

    ÇİĞDEM ÇETİN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2012

    KimyaEge Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TURAN ÜNAK

  2. Prematüre yenidoğanlarda klinik değişimlerin vücut sıcaklığı farkına olan etkisinin gözlenmesi: Dual termal monitorizasyon

    The Observation of clinical variations effect to the body temperature gradient in premature infants: Dual thermal monitorization

    SEMA ÖZÖRNEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YILDIZ PERK

  3. Kemanede yeni yapım teknikleri

    The New production tecniques on the kemane

    VEYİS YEĞİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Güzel Sanatlarİstanbul Teknik Üniversitesi

    DOÇ. ŞENEL ÖNALDI

  4. Okul yönetimi, örgütsel iletişim ve okul yönetiminde yönetici ve öğretmenlerden kaynaklanan sorunların incelenmesi

    School management, organizational communication and school principals and teachers from the administration investigation of problems

    FEHMİ YEŞİLMEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Eğitim ve Öğretimİstanbul Aydın Üniversitesi

    İşletme Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NESRİN KALE

  5. Kafa travmalı hastaların sıvı dengelerinin takibinde santral venöz basınç ve intratorasik kan volümü

    Comparison of central venous pressure and intrathorasic blood volume measurement for the fluid management of head trauma patients

    MUSTAFA MURAT KAŞIKÇI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bakanlığı

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    UZMAN ASU ÖZGÜLTEKİN