Ormanların 6831 sayılı Kanun ile korunması: İşgal ve faydalanma suçu
Protection of forests by Law no. 6831: The crime of occupation and utilization
- Tez No: 993436
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ABDÜLAZİM İBRAHİM
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Kamu Yönetimi, Hukuk, Ormancılık ve Orman Mühendisliği, Public Administration, Law, Forestry and Forest Engineering
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Karabük Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Ormanlar, ekosistemin sürdürülebilirliği, biyolojik çeşitliliğin korunması ve insan sağlığı için hayati öneme sahip doğal kaynaklardır. Son yıllarda orman alanlarının azalması ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması, ekosistemlerin korunmasını zorunlu kılmaktadır. Gittikçe artan kaçak yapılaşma, izinsiz ağaç kesimi, orman alanlarının tarım arazisine dönüştürülmesi ve madencilik faaliyetleri, bu tehditlerin başında gelmektedir. Özellikle turizm sektörünün gelişmek istemesiyle birlikte, ormanlık alanlarda izinsiz yapılaşma eğilimi artmıştır. Bu durum hem orman ekosistemine zarar vermekte hem de yasal olmayan faaliyetlerin artmasına neden olmaktadır. Türkiye'de ormanların denetimi, yönetimi ve korunmasına ilişkin hükümler, normlar hiyerarşisinin en başında bulunan Anayasa'da yer almaktadır. Anayasa ile paralel şekilde 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 SK) ile de yasal düzeyde ormancılığa ilişkin kurallar belirlenmiştir. Bu kanun, ülkemizdeki ormancılık rejimini belirleyip ayrıntılı olarak düzenlediği gibi aynı zamanda içeriğinde mevcut ceza hükümleri dolayısıyla özel ceza kanunu niteliği de taşımaktadır. Türkiye'de ormanların korunmasına yönelik ilk kapsamlı yasal düzenleme, 1937 yılında yürürlüğe giren 3116 sayılı Orman Kanunu'dur. Bu kanun, ormanların korunması, işletilmesi ve genişletilmesine dair hükümler içermekteydi. Ancak zamanla ihtiyaçlara cevap verememesi nedeniyle, 1956 yılında 6831 SK kabul edilmiştir. Kanun, ormanların korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir yönetimi için temel yasal çerçeveyi oluşturmuş ve kanuna aykırılıklar halinde ormana karşı gerçekleştirilen eylemlerin orman memurlarınca takibinin ve tespitinin uygulamasını belirlemiştir. 6831 SK, ormanların korunması amacıyla çeşitli suç tanımları ve cezai müeyyideler getirmiştir. Bu suçlar arasında en önemlilerinden biri, ormanların işgali ve ormandan izinsiz faydalanılmasıdır. Kanunun 17. maddesi, devlet ormanları içinde, bu ormanların korunması, üretimi ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her türlü bina ve tesisler dışında, her çeşit bina ve ağıl inşası, hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması, tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesini yasaklamaktadır. Aynı maddenin devamında, devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesislerin, şahıslar adına tapuya tescil olunamayacağı ve buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulacağı belirtilmektedir. İşgal ve faydalanma suçunun unsurlarına gelince; ormanların işgali ve izinsiz faydalanılması suçu, 6831 SK'nın 93. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, kanunun 17. maddesinde yasaklanan fiilleri işleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. İşgal ve faydalanma suçunun yeniden tarla açmak suretiyle veya yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır. Tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle tanınan Safranbolu İlçesi, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve zengin ormanlık alanlara sahip bir yerdir. İlçedeki verimli ormanlar hem çevre dengesini korumakta hem de bölgenin turizm potansiyeline katkı sağlamaktadır. Ancak, son yıllarda Safranbolu ormanları, çeşitli tehditlerle karşı karşıya kalmıştır. Safranbolu ormanları, Safranbolu Orman İşletme Müdürlüğü'nün sorumluluk alanında kalmaktadır. Buradaki orman suçlarına ilişkin veriler incelendiğinde, işgal ve faydalanma suçlarının önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Müdürlüğün infaz takip cetveline göre orman alanlarında izinsiz yapılaşma ve tarla açma girişimlerinde geçmişe nazaran artış görülmektedir. Ayrıca, izinsiz ağaç kesimi ve orman ürünlerinin kaçak kullanımı gibi suçlar da kaydedilmiştir. Bu durum, ormanların korunması için daha etkin denetim ve halkı bilinçlendirme çalışmalarının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Yasal düzenlemelere ve bunların uygulamadaki görünüşlerine bakılırsa, 6831 SK'da ormanların korunması yönünde hükümlerin mevcudiyetine rağmen uygulamada bazı sorunlar yaşandığı görülmektedir. Özellikle, orman kadastrosu çalışmalarının tüm ülke genelinde tamamlanmamış olması, orman cezalarının caydırıcılıktan uzak olması, ceza yargılamalarının uzun sürmesiyle suçluların iştahlanması gibi nedenler ormanların işgalini dolaylı olarak kolaylaştırmaktadır. 6831 SK'nın çok eski tarihten beri kullanılmakta olması kanun metinlerinin günümüz modern kanun yapma tekniğinden uzak kalması sonucunu doğurmuştur. Kanun sistematiğinin düzensiz olduğuna, atıflar üzerinden sürdürülmeye çalışılan usulün yetersiz ve kalitesiz olduğuna ilişkin eleştiriler bulunmaktadır. Ayrıca kanunda yer alan ceza normlarında, kanunilik ilkesinin kuvvetlendirilmesi gerektiği yönünde fikirler bulunmaktadır. Bu nedenle, ceza normlarının belirginleştirilerek orman rejimi yararına yasal düzenlemelerin güncellenmesi gerektiği savunulmaktadır.
Özet (Çeviri)
Forests are natural resources of vital importance for the sustainability of the ecosystem, the conservation of biological diversity, and human health. In recent years, the reduction and threat of disappearance of forest areas have made the protection of ecosystems imperative. Increasing illegal construction, unauthorized tree cutting, conversion of forest lands into agricultural fields, and mining activities are among the primary threats. Particularly, with the desire for the development of the tourism sector, the tendency toward unauthorized construction in forested areas has increased. This situation not only damages the forest ecosystem but also leads to an increase in illegal activities. In Turkey, the provisions regarding the supervision, management, and protection of forests are enshrined in the Constitution, which stands at the top of the hierarchy of legal norms. In parallel with the Constitution, legal regulations concerning forestry have also been established through Forest Law No. 6831. This law not only delineates the forestry regime in detail but also serves as a special criminal law due to the penal provisions it contains. The first comprehensive legal regulation aimed at forest protection in Turkey was the Forest Law No. 3116, which came into force in 1937. This law included provisions concerning the protection, operation, and expansion of forests. However, since it failed to meet evolving needs over time, Forest Law No. 6831 was enacted in 1956. This law established the fundamental legal framework for the protection, development, and sustainable management of forests and determined the procedures for forest officers to monitor and detect violations against forests. Forest Law No. 6831 introduced various criminal definitions and penalties to protect forests. One of the most significant crimes is the occupation of forests and unauthorized exploitation thereof. Article 17 of the law prohibits any construction other than buildings and facilities related to the protection, production, and development of state forests, including all kinds of buildings and enclosures, animal shelters, land clearing, cultivation, and settlement within forests. The same article further states that any structures or facilities built on lands obtained through occupation, clearing, or any form of cutting, uprooting, pruning, or strangling—whether by taking advantage of forest fires or clearings in state forests—cannot be registered to individuals in the land registry and will be directly confiscated by the forest administration. Regarding the elements of the crime of occupation and exploitation; Article 93 of Law No. 6831 regulates the crime of forest occupation and unauthorized use. According to this article, those who commit acts prohibited by Article 17 or carry out permission-dependent activities without authorization are punishable by imprisonment from six months to two years. The penalty is increased by one fold if the crime is committed by opening new fields, in burned forest areas, or within finalized forest cadastral boundaries. The district of Safranbolu, renowned for its historical texture and natural beauty, is included in the UNESCO World Heritage List and possesses rich forested areas. The fertile forests in the district contribute both to maintaining environmental balance and to enhancing the region's tourism potential. However, in recent years, the forests of Safranbolu have faced various threats. These forests fall under the jurisdiction of the Safranbolu Forest Management Directorate. An examination of data related to forest crimes in the area reveals that the offenses of occupation and unauthorized use constitute a significant portion. According to the enforcement tracking records of the directorate, there has been an increase—compared to previous years—in unauthorized construction and attempts to clear forest land for agricultural purposes. In addition, crimes such as illegal logging and the unauthorized use of forest products have also been reported. This situation highlights the need for more effective monitoring and public awareness efforts to ensure the protection of forests. Considering the legal regulations and their appearances in practice, it is seen that despite the existence of provisions in Forest Law No. 6831 regarding the protection of forests, some problems are experienced in practice. In particular, the fact that forest cadastre works have not been completed throughout the entire country, that forest penalties lack deterrent effect, and that the length of criminal proceedings encourages offenders, indirectly facilitates the occupation of forests. The fact that Forest Law No. 6831 has been in use since a very old date has resulted in the law texts being distant from the modern law-making technique of today. There are criticisms that the law's systematics are irregular, and that the procedure attempted to be maintained through references is insufficient and of low quality. Additionally, there are opinions suggesting that the principle of legality should be strengthened in the penalty norms included in the law. For this reason, it is argued that the penalty norms should be clarified and legal regulations should be updated in favor of the forest regime.
Benzer Tezler
- Türk anayasalarında ormana ilişkin hükümler ve 6292 sayılı Kanun çerçevesinde orman vasfını yitirmiş arazilerin hukuki durumu
The provisions related to forests in Turkish constitutions and the legal situation of the degraded forest lands in accordance with the Law no: 6292
ÖMER ÖZKAYA
Yüksek Lisans
Türkçe
2013
Kamu YönetimiGazi ÜniversitesiKamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. İHSAN KELEŞ
- İstanbul'da orman sınırları dışına çıkarma uygulamalarının ormancılık politikası yönünden irdelenmesi
An examination of applications of the land which taken out of the forest regime in terms of forest policy
MURAT KÖSE
Doktora
Türkçe
2013
Ormancılık ve Orman Mühendisliğiİstanbul ÜniversitesiOrman Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYTUĞ AKESEN
- Türkiye'de orman suçları (1951-1990)
Başlık çevirisi yok
HACER BAŞOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1992
Ormancılık ve Orman Mühendisliğiİstanbul ÜniversitesiOrman Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERDAL SELMİ
- Bolu Orman Bölge Müdürlüğü'nün koruma problemleri ve alınabilecek önlemler
The Forest protection problems in Bolu General directorate region
HURŞİT CEYHUN YURDABAK
Yüksek Lisans
Türkçe
2000
Ormancılık ve Orman Mühendisliğiİstanbul ÜniversitesiPROF.DR. ERDAL SELMİ
PROF.DR. TAMER ÖYMEN
- Orman vasfını yitirmiş arazilerin satışına yönelik düzenleme ve uygulamaların paydaşlar yönünden değerlendirilmesi: Ankara ili Kızılcahamam ilçesi örneği
Evaluation of regulations and practices for the sale of land that has lost its forest quality from the stakeholders perspective: The case of Kizilcahamam district of Ankara province
ADEM ŞEN
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
ZiraatAnkara ÜniversitesiGayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HARUN TANRIVERMİŞ