Geri Dön

Türkiye'de kentleşme ve yeni kentleşme biçimleri: Muğla örneği

Urbanization and new forms of urbanization in Turkey: The case of Muğla

  1. Tez No: 993616
  2. Yazar: EDA ÖZSEZGİN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ AHMED ÜNAL BOZYER
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Sosyoloji, Sociology
  6. Anahtar Kelimeler: Çarpık kentleşme, Çevre kent, Distorted urbanization, Environmental city
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Sosyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Muğla kentinin son yirmi yıldaki dönüşümü, Türkiye'de kentleşme paradigmalarının tarımsal fazlalık ve sanayi çekimi ekseninden hızla uzaklaşıp turizm odaklı, post-endüstriyel bir model çerçevesine kaydığını göstermektedir. 2000–2024 döneminde kent nüfusundaki ortalama %25–30 düzeyindeki artış, tek bir merkezde yoğunlaşmak yerine Menteşe havzasıyla Bodrum, Milas ve Yatağan eksenlerinde yeni alt-merkezlerin ortaya çıkmasına yol açmış; böylelikle“çok çekirdekli kentsel bölge”olarak adlandırılan desantralize bir morfoloji sergilenmiştir. Bu yayılımlı büyüme, merkez–çeper ayrımını derinleştirmiş, altyapı entegrasyonunda ve hizmet erişiminde ölçek ekonomilerinin zorlanmasına neden olmuştur. Pandemi sonrasında bilgi ekonomisi çalışanlarının tercih ettiği yaşam tarzı göçleri, Muğla'da konut talebinin yıl boyu yüksek kalmasına ve arsa ile konut fiyatlarının ulusal ortalamayı katlayan oranlarda artmasına zemin hazırlamıştır. Bu finansallaşma süreci, turistik kısa dönem kiralama baskısıyla birleştiğinde yerel haneleri merkezden çevreye itmiş; barınma piyasasında spekülatif eşitsizlikler ve mevsimsel belirsizlikler üreterek mekânsal ayrışmayı derinleştirmiştir. Dolayısıyla turizm gelirlerinin bölgesel refaha dönüşme potansiyelinin, konjonktürel kazanç döngülerinin ötesine geçerek uzun vadeli istikrar yaratacak yapısal politikalarla desteklenmesi gerekmektedir. 2012'de yürürlüğe giren büyükşehir düzenlemesi, Muğla'nın tüm il sınırlarını belediye hizmet ağına dahil etmiş, ancak mali kaynakların sabit kalması altyapı, toplu taşıma ve sosyal hizmetlerin yeni coğrafyaya eş zamanlı olarak ulaşmasını engellemiştir. Bu durum yerel yönetimi öz gelir arayışına itmiş; mega projelere, kârlılığı yüksek turizm-ticaret yatırımlarına ağırlık vererek plan bütünlüğünü parçalama eğilimini pekiştirmiştir. Kent yönetiminde ölçek paradoksu olarak tanımlanan bu ikilem, mekânsal eşitsizlikleri yoğunlaştırmış ve sosyal adalet, erişilebilirlik ile dayanıklılık gibi sürdürülebilirlik ölçütlerinin göz ardı edilmesine yol açmıştır. Ekolojik ve sosyo-kültürel açıdan bakıldığında, özellikle kıyı şeridindeki hızlı yapılaşma süreçleri tarım arazileri ve doğal ekosistemler üzerinde geri dönüşü güç baskılar yaratmıştır. 2010–2020 arasında 5.600 hektarı aşan yeni yerleşim alanları, ormancılık ve tarımsal üretimi sınırlayıp su stresi ile atık su yönetimi sorunlarını görünür kılmıştır. Bu yıkıcı baskılara karşılık yerel halk ile yeni gelenler arasındaki katılım ve iletişim eksikliği, toplumsal uyum dinamiklerini zayıflatmış, kentsel politikaların sosyal sürdürülebilirlik boyutunu yeterince gözetemediğini ortaya koymuştur. Muğla örneği, Türkiye'de kentleşmenin nüfus, ekonomi, ekoloji ve yönetişim eksenlerinde nasıl melez bir form ürettiğine ilişkin uyarıcı bir laboratuvar niteliği taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

The transformation of the city of Muğla over the past twenty years shows that urbanization paradigms in Turkey are rapidly shifting away from the axis of agricultural surplus and industrial attraction toward a tourism-oriented, post-industrial model. The average 25–30% increase in the city's population between 2000 and 2024 has led to the emergence of new sub-centers in the Menteşe basin and along the Bodrum, Milas, and Yatağan axes, rather than concentrating in a single center, thus exhibiting a decentralized morphology referred to as a“multi-core urban region.”This dispersed growth has deepened the center-periphery divide and strained economies of scale in infrastructure integration and service access. Post-pandemic lifestyle migrations preferred by knowledge economy workers have laid the groundwork for sustained high housing demand in Muğla and land and housing prices rising at rates exceeding national averages. This financialization process, combined with the pressure of short-term tourist rentals, has pushed local households from the center to the periphery, deepening spatial segregation by creating speculative inequalities and seasonal uncertainties in the housing market. Therefore, the potential for tourism revenues to translate into regional prosperity must be supported by structural policies that go beyond cyclical profit cycles and create long-term stability. The metropolitan regulation that came into force in 2012 included all of Muğla's provincial borders in the municipal service network, but the fixed financial resources prevented infrastructure, public transportation, and social services from reaching the new geography simultaneously. This situation has pushed local administration to seek its own revenue sources, reinforcing the tendency to fragment planning integrity by prioritizing mega-projects and high-profit tourism-trade investments. This dilemma, defined as the scale paradox in urban management, has intensified spatial inequalities and led to the neglect of sustainability criteria such as social justice, accessibility, and resilience. From an ecological and socio-cultural perspective, rapid urbanization processes, particularly along the coastline, have created irreversible pressures on agricultural lands and natural ecosystems. Between 2010 and 2020, new settlement areas exceeding 5,600 hectares have constrained forestry and agricultural production, making water stress and wastewater management issues more visible. In response to these destructive pressures, the lack of participation and communication between the local population and newcomers has weakened social cohesion dynamics, revealing that urban policies have failed to adequately address the social sustainability dimension. The Muğla example serves as a cautionary laboratory for how urbanization in Turkey has produced a hybrid form across the axes of population, economy, ecology, and governance.

Benzer Tezler

  1. Taşrada korunaklı siteler, mekansâl ayrışma ve yaşam tarzları: Muğla-Menteşe örneği

    Gated communities, spatial segregation and lifestyles in the province: The case of Muğla-Menteşe

    MERVE SEÇMEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    SosyolojiAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞERİFE GENİŞ

  2. Muğla tarihi kent merkezi geleneksel konut dokusu ve koruma sorunları

    The traditional residential fabric and conservation issues of the historical city center of Muğla

    SELİN DEMİREL KARACASULU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Şehircilik ve Bölge PlanlamaYıldız Teknik Üniversitesi

    Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ELİF ÖRNEK

  3. Konut bölgelerinin oluşumunda sanayi yapılarının etkisi; SEKA Dalaman örneği

    Effects of industrial buildings on settlement area development; example of SEKA Dalaman

    MEHMET KEMAL AKÖZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    MimarlıkMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATMA GÜLŞEN GÜLMEZ

  4. Aydın kent merkezi tarihi dokusunun incelenmesi

    The Research of the historical fabric of the city centre of Aydın

    AYLİN ERTEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    MimarlıkDokuz Eylül Üniversitesi

    Restorasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ETİ AKYÜZ LEVİ

  5. New dating and marriage practices of Muslim women: Marriage websites in Turkey

    Müslüman kadınların yeni tanışma ve evlenme biçimleri: Türkiye'de evlilik siteleri

    AYLİN SUNAM

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2017

    SosyolojiGalatasaray Üniversitesi

    Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜLYA UĞUR TANRIÖVER