Geri Dön

Koroner arter bypass cerrahisi hastalarında postoperatif solunum komplikasyonlarının öngörülmesinde oksijen rezerv indeksi (ORİ) ve spirometri testlerinin tanısal değerinin karşılaştırılması

Comparison of oxygen reserve index and spirometry in predicting respiratory complications after coronary artery bypass surgery

  1. Tez No: 994205
  2. Yazar: MUHAMMED TALHA DAŞGIN
  3. Danışmanlar: Prof. Dr. SEYHAN YAĞAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, koroner arter bypass greft (KABG) cerrahisi geçirecek hasta larda postoperatif solunum komplikasyonlarını (POSK) öngörmede, preoperatif dönemde öl çülen oksijen rezerv indeksi (ORİ) ve geleneksel spirometri testlerinin tanısal değerini karşı laştırmalı olarak incelemektir. Bu değerlendirme ile yüksek riskli hasta grubunun ameliyat öncesi dönemde daha doğru biçimde tanımlanması ve buna bağlı olarak bireyselleştirilmiş perioperatif solunum yönetimi ile koruyucu stratejilerin planlanmasına katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Materyal Metod: Çalışmamız; prospektif, müdahaleci ve tek kollu olarak tasarlanmıştır. Etik kurul onayı alındıktan sonra, Temmuz–Aralık 2025 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şe hir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Servisinde KABG cerrahisi planlanan hastalar çalış maya dahil edilmiştir. Preoperatif değerlendirmeler ameliyattan önceki 24 saat içinde yapılmıştır. Preopera tif spirometrik değerlendirme ile FEV₁, FVC, FEV₁/FVC, PEF ve FEF₂₅–₇₅ ve GLI-2012 re feranslarına göre hesaplanan z-skorları kaydedilmiştir. Aynı dönemde, hastalara 5 L/dk nazal oksijen verilerek ORİ ölçümleri yapılmış; maksimum ORİ değeri, ORİ pik zamanı ve 5. da kika ORİ değeri kayıt altına alınmıştır. POSK parametreleri, ameliyat sonrası ilk 48 saat primer sonlanım noktası olacak şe kilde değerlendirilmiştir. Atelektazinin şiddeti ve yaygınlığı modifiye Radyolojik Atelektazi Skoru (m-RAS) kullanılarak belirlenmiştir. Klinik olarak anlamlı plevral efüzyon, pnömoto raks, bronkospazm, solunum yetmezliği ve solunum yolu enfeksiyonu tanımları standart kri terlere göre yapılmıştır. Uzamış yoğun bakım yatışı >48 saat, uzamış hastane yatışı >7 gün olarak tanımlanmıştır. İstatistiksel analizler SPSS, R ve LatentGOLD yazılımları kullanılarak gerçekleştiril miştir. POSK ile ilişkili faktörler tek ve çok değişkenli değiştirilmiş poisson regresyon ana lizleri ile değerlendirilmiş, m-RAS için klinik anlamlı kesim noktası değeri gizli sınıf analizi ile belirlenmiştir. Bulgular: Çalışmaya toplam 142 hasta dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 61,19 ± 9,16 yıl olup %81'i erkekti. Postoperatif ilk 48 saatte en az bir POSK gelişme oranı %61,3 (n=87) olarak saptandı. En sık gözlenen pulmoner komplikasyon atelektazi olup, ilk 48 saatte %51,4 oranında izlendi. Hastane yatışı süresince POSK insidansı %71,8'e yükseldi. Postoperatif 48. saatte POSK gelişen hastalarda preoperatif spirometri parametreleri anlamlı olarak daha düşüktü. FEV₁, FEV₁ yüzdesi, FEV₁ z-skoru ile FVC, FVC yüzdesi ve FVC z-skoru POSK gelişmeyen gruba kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede daha dü şük bulundu (tümü için p<0,01). Buna karşın FEV₁/FVC oranı, akım parametreleri ve preo peratif arteriyel kan gazı değerleri açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Preo peratif maksimum ORİ değeri, 5. dakika ORİ değeri ve ORİ pik zamanı ile POSK gelişimi arasında anlamlı ilişki bulunmadı (p>0,05). Çok değişkenli analizlerde, preoperatif FVC z-skorunun artması postoperatif 48. saat POSK gelişimi için bağımsız koruyucu faktör olarak belirlendi (Düzeltilmiş rölatif risk ((dRR)=0,845; p=0,009). Hiperlipidemi (HL) (dRR=1,32; p=0,028) ve kronik böbrek hasta lığı(KBH) (dRR=1,52; p=0,004) bağımsız risk faktörleri olarak saptandı. ORİ maksimum değeri çok değişkenli analizlerde POSK ile bağımsız ilişki göstermedi. Hastane yatışı süresince yapılan analizlerde de benzer şekilde düşük FVC z-skoru (dRR=0,887; p=0,01) ve KBH varlığı (dRR=1,49; p<0,001) POSK gelişimi ile bağımsız ola rak ilişkili bulundu. Uzamış yoğun bakım yatışı %14,8, uzamış hastane yatışı %16,2 ora nında saptanırken; uzamış hastane yatışı ile POSK arasında anlamlı ilişki gösterilemedi.İnt raoperatif parametreler için yapılan çok değişkenli analizlerde, anastomoz yapılan damar sa yısındaki artışın uzamış YBÜ yatışı ile (dRR=1,59; p: 0,02), KPB pompa süresinin uzaması nın ise uzamış hastane yatışı ile anlamlı olarak ilişkili olduğu saptandı (dRR=1,02; p: 0,003). Ayrıca, intraoperatif vazopresör ve/veya inotrop ilaç kullanımı ile hastane yatışı sürecinde gelişen postoperatif pulmoner komplikasyonlar (POSK) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulundu (dRR=1,36; p: 0,03). Sonuç: Çalışmamız, spirometrinin POSK gelişimini öngörme açısından ORİ'ye kıyasla daha güçlü ve klinik olarak anlamlı olduğunu göstermiştir. Postoperatif ilk 48 saat ve hastane ya tışı süresince yapılan analizlerde, düşük FVC z-skoru POSK gelişimi ile bağımsız olarak iliş kili bulunurken, preoperatif ORİ parametreleri POSK ile anlamlı bir ilişki göstermemiştir. Bu sonuçlar, KABG cerrahisi öncesinde pulmoner risk değerlendirmesinde spirometri ölçümle rinin öncelikli, ORİ'nin ise tamamlayıcı bir değerlendirme aracı olarak kullanılmasının daha uygun olabileceğini düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study was to compare the diagnostic value of preoperatively me asured Oxygen Reserve Index (ORI) and conventional spirometry tests in predicting posto perative pulmonary complications (PPCs) in patients undergoing coronary artery bypass grafting (CABG). By this evaluation, it was intended to enable more accurate preoperative identification of high-risk patients and to contribute to the planning of individualized perio perative respiratory management and preventive strategies. Materials and Methods: This study was designed as a prospective, interventional, single arm study. After obtaining ethics committee approval, patients scheduled for CABG surgery in the Cardiovascular Surgery Operating Room of Ankara Bilkent City Hospital between July and December 2025 were included. Preoperative assessments were performed within 24 hours prior to surgery. Spiro metric evaluation included FEV₁, FVC, FEV₁/FVC, PEF, and FEF₂₅–₇₅ values, along with z scores calculated according to GLI-2012 reference equations. During the same period, ORI measurements were obtained while patients received 5 L/min supplemental oxygen via nasal cannula; maximum ORI value, ORI peak time, and 5-minute ORI value were recorded. PPCs were evaluated with the first 48 postoperative hours defined as the primary endpoint. The severity and extent of atelectasis were assessed using the modified Radiologi cal Atelectasis Score (m-RAS). Clinically significant pleural effusion, pneumothorax, bronc hospasm, respiratory failure, and respiratory tract infection were defined according to stan dard criteria. Prolonged intensive care unit (ICU) stay was defined as >48 hours, and prolon ged hospital stay as >7 days. Statistical analyses were performed using SPSS, R, and LatentGOLD software. Fac tors associated with PPCs were evaluated using univariate and multivariate logistic regres sion analyses, and a clinically meaningful cut-off value for m-RAS was determined using la tent class analysis. Results: A total of 142 patients were included. The mean age was 61.19 ± 9.16 years, and 81% were male. The incidence of at least one PPC within the first 48 postoperative hours was 61.3% (n=87). Atelectasis was the most frequent complication, observed in 51.4% of pa tients within the first 48 hours. The overall incidence of PPCs increased to 71.8% during the entire hospital stay. Patients who developed PPCs within 48 hours had significantly lower preoperative spirometric parameters. FEV₁, FEV₁%, FEV₁ z-score, FVC, FVC%, and FVC z-score were all significantly lower compared with patients without PPCs (all p<0.01). In contrast, no sig nificant differences were observed in FEV₁/FVC ratio, flow parameters, or preoperative arte rial blood gas values. No significant association was found between PPC development and preoperative maximum ORI value, 5-minute ORI value, or ORI peak time (p>0.05). In multivariate analyses, preoperative FVC z-score was identified as an independent protective factor for PPC development within the first 48 hours (adjusted relative ratio (aRR) = 0.845; p = 0.009). Hyperlipidemia (aRR = 1.32; p = 0.028) and chronic kidney disease (aRR = 1.52; p = 0.004) were independent risk factors. Maximum ORI value was not inde pendently associated with PPCs in multivariate models. Similarly, during the entire hospital stay, lower FVC z-score (aRR = 0.887; p = 0.01) and the presence of chronic kidney disease (aRR = 1.49; p < 0.001) were independently associated with PPC development. Prolonged ICU stay occurred in 14.8% and prolonged hospital stay in 16.2% of patients; however, no significant association was found between PPCs and pro longed hospital stay. In multivariable analyses of intraoperative parameters, an increase in the number of anastomosed vessels was significantly associated with prolonged intensive care unit (ICU) stay (adjusted RR = 1.59; p = 0.02), while longer cardiopulmonary bypass (CPB) pump time was significantly associated with prolonged hospital stay (adjusted RR = 1.02; p = 0.003). In addition, intraoperative use of vasopressors and/or inotropic agents was significantly associa ted with the development of postoperative pulmonary complications (PPCs) during the hos pital stay (adjusted RR = 1.36; p = 0.03). Conclusion: This study demonstrates that spirometry is a stronger and more clinically mea ningful predictor of PPCs compared with ORI. In analyses performed both within the first 48 postoperative hours and throughout the hospital stay, a low FVC z-score was independently associated with PPC development, whereas preoperative ORI parameters showed no signifi cant association. These findings suggest that spirometric measurements should be prioritized in preoperative pulmonary risk assessment before CABG surgery, with ORI serving as a complementary rather than a primary assessment tool.

Benzer Tezler

  1. Açık kalp cerrahisi yapılan hastalarda operasyon türünün pulmoner fonksiyonlar üzerine etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of operation type on pulmonary functions in patients undergoing open heart surgery

    FATMAGÜL YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET RAŞİT GÜNEY

  2. On-pump yöntemle koroner arter by-pass greft cerrahisi geçiren hastalarda pulmoner rehabilitasyonun solunum fonksiyonlarına ve yaşam kalitesine etkisi

    Effect of pulmonary rehabilitation on the respiratory functions and quality of life of the patients who have undergone coronary artery by-pass graft surgery by on-pump method

    ZÜMRÜT GİRGİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    HemşirelikAfyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Cerrahi Hastalıklar Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ YELİZ CİĞERCİ

  3. Koroner arter bypass greftleme cerrahisi sonrası erken dönemde gelişen komplikasyonlar ve etkileyen etiyolojik faktörler: Retrospektif çalışma

    Early complications after coronary artery bypass surgery and etiologic factors: A retrospective study

    İPEK MAVİLİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Anestezi ve ReanimasyonEge Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA ZEKİYE AŞKAR

  4. Koroner arter bypass greft cerrahisi uygulanan hastalarda Euroscore ve Care risk değerlendirme modellerinin retrospektif olarak karşılaştırılması

    Retrospective comparison of Euroscore and Care risk evaluation models in a group of coronary artery bypass graft patients

    ZEHRA BAYKAL TUTAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Anestezi ve ReanimasyonAnkara Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÇİĞDEM EVREN DENKER

  5. Devamlı düşük tidal volüm ile akciğer ventilasyonu yapılan total ve parsiyel bypass uygulanan hastaların postoperatif pulmoner fonksiyonlarının karşılaştırılması

    Effect of continuous ventilation during open heart surgery on postoperative lung function with comparison between total and partial cardiopulmonary bypass

    İSMAİL OLGUN AKKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    İngilizce

    İngilizce

    2014

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiTurgut Özal Üniversitesi

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. NECMETTİN ÇOLAK