Hastane başvurusunda orta-ağır asidoz tablosu saptanan vakaların etiyolojik sınıflandırılması ve değerlendirilmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 995182
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ÜNAL UTKU KARAARSLAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Vücuttaki karmaşık metabolik ve biyokimyasal süreçler sonucunda asit yapılı maddeler ortaya çıkmaktadır. Bu asit maddelerin belli düzeyin üzerine çıkması çeşitli metabolik ve biyokimyasal süreçlerin bozulmasına neden olabilir. Vücutta hidrojen iyonunun (H+ ) dengelenmesi diğer iyonlara benzer şekilde hidrojen iyonu alım ve üretimi ile uzaklaştırılması arasındaki dengeye dayanmaktadır. pH, hidrojen iyonu konsantrasyonunun negatif logaritması olarak tanımlanır ve bu nedenle [H⁺] arttıkça pH değeri logaritmik olarak azalır. Asidoz, kan pH'ının normalin altında olduğu bir durumu ifade eder. Normalde, kanın pH'ı 7,35 ile 7,45 arasında dengelenmiştir. Asidemi, genellikle artmış hidrojen iyonu konsantrasyonu veya bikarbonat (HCO3 - ) seviyelerinin azalması sonucunda ortaya çıkar. Bununla birlikte, asidoz genellikle solunumsal asidoz, metabolik asidoz veya karmaşık asit-baz bozuklukları gibi altta yatan nedenlerle ilişkilendirilir. Asidoz, altta yatan nedenlerin tanı ve tedavisi hızlı ve uygun şekilde yapılmadığında morbidite ve mortaliteye sebep olabilecek bir durumdur. Amaç: Hastane başvurusunda orta-ağır asidoz saptanan vakaların etiyolojik değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: S.B.Ü İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi başvurusunda son 10 yılda orta-ağır asidoz tablosuyla takip edilen 0-18 yaş hastalar incelenecektir. Olgu rapor formunda yer alan hastalara ait; yaş, cinsiyet, klinik ve laboratuvar bulguların“Olgu Rapor Formuna”kaydedilmesi planlanmıştır. Olgu rapor formuna kaydedilen veriler SPSS 25.0 paket programına veri olarak girilerek elde edilen sonuçlar makale yazım kurallarına uygun şekilde yazılmıştır. Bulgular: Çalışmaya alınan 173 hastanın %51,4'ü (n=89) erkek iken %48,6'sı(n=84) kadındı. Hastaların yaş ortancası 8 yaş (Çeyrekler arası fark: 5) yaş olarak belirlendi. Orta – ağır asidoz tablosundaki olguların eşlik eden kronik hastalıkları incelendiğinde hastaların %89,6'sında (n=155) eşlik eden kronik hastalığın olmadığı %10,4'ünde (n=18) olduğu saptandı. Olguların başvurduğu kliniklere bakıldığında %82,1'i viii (n=142) hasta acil servise %17,9'u(n=31) polikliniklere başvurduğu saptanmıştır. Olgularda orta–ağır derecede asidoz saptanmasını takiben uygulanan tedavi sonrasında laboratuvar parametrelerindeki düzelmenin gerçekleştiği birimler incelendiğinde, olguların %72,8'inin (n=126) acil serviste, %8,7'sinin (n=15) yenidoğan yoğun bakım ünitesinde, %5,2'sinin (n=9) çocuk yoğun bakım ünitesinde ve %13,3'ünün (n=23) diğer servislerde iyileşme gösterdiği belirlenmiştir. Asidoz ayrıcı tanısı yapıldığında 173 hastanın %8,1'i (n=14) solunumsal, %65,9'u (n=114) metabolik, %26'sı (n=45) karma tip asidoz olarak belirlendi. Sonuç: Sonuç olarak, bu çalışmada, orta-ağır düzeyde asidoz ile başvuran pediatrik yaş grubundaki (0-18 yaş) olguların klinik dağılımını ve etiyolojik nedenleri ortaya konmuştur. Asidozun tipine göre klinik yaklaşımın şekillendirilmesi ve hızlı ayırıcı tanı yapılması, mortalite ve morbiditenin azaltılmasında kritik öneme sahiptir. Yaptığımız analizlerde asidoz ayrıcı tanısı yapıldığında 173 hastanın %8,1'i (n=14) solunumsal, %65,9'u (n=114) metabolik, %26'sı (n=45) karma tip asidoz olarak belirlendi. Elde edilen bulgular, mevcut literatürle paralel biçimde, akut gastroenterit, solunum yolu enfeksiyonları ve sepsis gibi sık karşılaşılan klinik tabloların asidoz yönetiminde öncelikli olarak dikkate alınması gerektiğini gösterdi
Özet (Çeviri)
Introduction Complex metabolic and biochemical processes in the body generate acid-based compounds as by-products. An excessive accumulation of these acidic substances may disrupt various metabolic and biochemical pathways. The maintenance of hydrogen ion (H⁺) homeostasis, similar to other ions, relies on the balance between hydrogen ion intake and production versus its elimination. pH is defined as the negative logarithm of the hydrogen ion concentration; therefore, as [H⁺] increases, the pH decreases logarithmically. Acidosis refers to a condition in which the blood pH falls below the normal range. Under physiological conditions, blood pH is tightly regulated between 7.35 and 7.45. Acidemia typically results from an increased hydrogen ion concentration or reduced serum bicarbonate (HCO₃⁻) levels. However, acidosis is generally associated with underlying etiologies such as respiratory acidosis, metabolic acidosis, or mixed acid–base disorders. Acidosis may lead to significant morbidity and mortality when the underlying cause is not promptly and appropriately diagnosed and treated. Objective This study aimed to investigate the etiological determinants of cases presenting with moderate to severe acidosis at the time of hospital admission. Materials and Methods Patients aged 0–18 years who were evaluated with moderate to severe acidosis over the past 10 years at the University of Health Sciences İzmir Dr. Behçet Uz Children's Hospital of Pediatrics and Pediatric Surgery Training and Research Hospital will be reviewed. The case report form is designed to record patient-specific x data including age, sex, clinical findings, and laboratory parameters. The data documented in the case report forms were entered into the SPSS 25.0 software package, and the results obtained were written in accordance with standard scientific manuscript formatting guidelines. Results A total of 173 patients were included in the study, of whom 51.4% (n = 89) were male and 48.6% (n = 84) were female. The median age was 8 years (interquartile range: 5 years). Comorbid conditions were absent in 89.6% (n = 155) of the patients, while 10.4% (n = 18) had at least one comorbidity. Regarding admission sites, 82.1% (n = 142) of the cases presented to the emergency department and 17.9% (n = 31) to outpatient clinics. Following treatment, normalization of laboratory parameters (pH > 7.2) occurred in 72.8% (n = 126) of patients in the emergency department, 8.7% (n = 15) in the neonatal intensive care unit, 5.2% (n = 9) in the pediatric intensive care unit, and 13.3% (n = 23) in other wards. Based on differential diagnosis, 8.1% (n = 14) were classified as respiratory acidosis, 65.9% (n = 114) as metabolic acidosis, and 26.0% (n = 45) as mixed-type acidosis. Conclusion In this study, we analyzed the clinical distribution and etiological factors of moderate-to-severe acidosis among pediatric patients aged 0–18 years. The findings emphasize that tailoring the clinical approach according to the underlying type of acidosis and performing a rapid differential diagnosis are critical to reducing morbidity and mortality. Consistent with existing literature, our results indicate that common clinical entities such as acute gastroenteritis, respiratory tract infections, and sepsis should be prioritized in the evaluation and management of pediatric acidosis.
Benzer Tezler
- Acil servise başvuran biliyer ve non biliyer akutpankreatit tanılı hastalarda immatür granülositde ğerinin hastalığın şiddeti ve mortalitesini göstermedeki prediktif değeri
The predictive value of immature granulocyte value in showing the severity and mortality of the disease in patients with biliary and non-biliary acute pancreatitis admitted to the emergency department
SEMA KIRMIZI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DOÇ. DR. SERKAN DOĞAN
- CALL ve HNC–II skorlama sistemlerinin COVID–19 hastalarında tanısal değerlilik test performanslarının incelenmesi
Evaluation of diagnostic test performances of call and NCL–II scoring systems in COVID–19 patients
UĞUR YASİN AKGÜN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÖKHAN AKSEL
- Obezite polikliniğimizde takipli altmış yaş ve üstü tip2 diyabet tanılı hastaların tedavi başarılarının değerlendirilmesi
Evaluation of the treatment success of patients with sixty age and above TYPE 2 diabetes in our obesity polyclinic
GÜLNUR KAÇAN KÖSEMEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Aile Hekimliğiİstanbul Medeniyet ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ BÜLENT CAN
- Akut pankreatit tanılı hastalarda serum sestrin 2 düzeyinin hastalık şiddeti ve klinik sonlanımı ile ilişkisi
Relationship between serum sestrin 2 levels and disease severity and clinical outcomes in patients diagnosed with acute pancreatitis
DENİZ BATUHAN GÜNDERE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İHSAN ATEŞ
- Akut pankreatit ilişkili postpankreatit diyabetes mellitus gelişen hastalarda atak şiddetinin diyabetes mellitus gelişimi riski ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Assessment of the relationship between attack severity and the risk of developing diabetes mellitus in patients with post-pancreatitis diabetes mellitus associated with acute pancreatitis
MELİKE HAZAL YAVUZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
İç HastalıklarıBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ TÜZÜN İNCE