Geri Dön

KOAH hastalarında komorbidite sıklığının hastalık evresi ile ilişkisi ve sağkalıma etkisinin değerlendirilmesi

Evaluation of the relationship between comorbidity prevalence and disease stage, and its impact on survival in patients with chronic obstructive pulmonary disease (COPD)

  1. Tez No: 995264
  2. Yazar: MUHAMMED İNANÇ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HALİL İBRAHİM YAKAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: KOAH, Komorbidite, Charlson Komorbidite İndeksi (CCI), Mortalite, GOLD, COPD, Comorbidity, Charlson Comorbidity Index, Mortality, GOLD
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu tez çalışmasının amacı; KOAH hastalarında başlıca komorbiditelerin (kardiyovasküler, metabolik, psikiyatrik ve kas-iskelet sistemi hastalıkları) prevalansını belirlemek, komorbidite sayısının GOLD 2025 A, B ve E gruplarındaki dağılımını ve bu gruplarla olan ilişkisini ortaya koymak; ayrıca Charlson Komorbidite İndeksi (CCI) puanı ile laboratuvar parametreleri, hastalık süresi, son bir yıl içindeki alevlenme sayısı ve 1., 3. ve 6. aylık sağkalım arasındaki ilişkileri değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Kesitsel, prospektif ve gözlemsel nitelikte planlanan bu çalışmaya; 40 yaş ve üzerinde, ≥10 paket/yıl sigara öyküsü veya biyomas maruziyeti bulunan, GOLD kriterlerine göre göğüs hastalıkları uzmanı tarafından KOAH tanısı konmuş (solunum fonksiyon testinde FEV₁/FVC ≤ %70) ve yazılı aydınlatılmış onam veren 250 KOAH hastası dahil edildi. Hastalar GOLD 2025 sınıflamasına göre A, B ve E gruplarına ayrıldı. Gruplar arasında yaş, cinsiyet, komorbid hastalıklar, Charlson Komorbidite İndeksi (CCI), solunum fonksiyon parametreleri, radyolojik bulgular, biyokimyasal parametreler, arter kan gazı değerleri, alevlenme tedavi yeri ve hastanede yatış süresi açısından karşılaştırmalar yapıldı. Hastaların 1., 3. ve 6. aylık sağkalımları Kaplan–Meier yöntemi ile değerlendirildi. Sağkalıma ilişkin veriler e-Nabız ve Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi üzerinden elde edildi. Sağkalımı etkileyen bağımsız faktörlerin belirlenmesi amacıyla Cox orantısal risk regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya 250 KOAH tanılı hasta dahil edildi; bunların 24'ü kadın (%9,6) ve 226'sı erkekti (%90,4). Hastalar GOLD ABE sınıflamasına göre A (n=33; %13,2), B (n=107; %42,8) ve E (n=110; %44,0) gruplarına ayrıldı. Demografik veriler değerlendirildiğinde, cinsiyet dağılımı erkeklerde belirgin çoğunlukta olmakla birlikte; cinsiyet, yaş, vücut kitle indeksi, sigara paket-yıl öyküsü ve geçirilmiş tüberküloz açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Buna karşın KOAH süresi, bronşektazi öyküsü ve Charlson Komorbidite İndeksi (CCI) A grubundan E grubuna doğru anlamlı olarak arttı (sırasıyla p<0,001, p<0,001 ve p=0,003).En sık görülen komorbidite hipertansiyon olup tüm hasta grubunun %54'ünde mevcuttu; bunu iskemik kalp hastalığı (%35,2), son organ hasarı olmayan diyabetes mellitus (%24,8) ve kalp yetmezliği (%20,8) izledi.Solunum fonksiyon testlerinde E grubunda FEV₁, %FEV₁ ve %FEF25–75 değerleri anlamlı olarak daha düşük (tümü p<0,001), mMRC dispne skoru (A: 0,97 → E: 2,93) ile acil başvuru ve hastaneye yatış sayıları ise anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0,001). Biyokimyasal ve hemogram parametreleri incelendiğinde E grubunda CRP (A: 11,26 → E: 32,42 mg/dL) ve üre düzeyleri artmış; hemoglobin (A: 14,1 → E: 13,0 g/dL) ve eozinofil yüzdesi (A: 2,9 → E: 1,7) ise anlamlı olarak azalmış bulundu (tümü p<0,05). Arter kan gazı analizinde E grubunda PaO₂ düzeyi anlamlı olarak daha düşük (A: 57,4 → E: 52,6 mmHg; p<0,05), PaCO₂ düzeyi ise anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0,001).Akciğer grafisi değerlendirmesinde amfizem ve tüberküloz sekeli sıklıkları açısından gruplar arasında fark saptanmazken (p>0,05), yeni gelişen infiltrasyon ve plevral efüzyon sıklığı E grubunda anlamlı olarak daha yüksekti (her ikisi için p<0,001).Tedavi dağılımında en sık monoterapi LAMA (%44,8), en sık kombinasyon ise LABA+LAMA+İKS (%39,2) olup, E grubunda üçlü tedavi (%44,5), uzun süreli oksijen tedavisi (%45,4) ve noninvaziv mekanik ventilasyon kullanımı (%22,7) daha yüksek oranda görüldü.Altı aylık izlemde hastaların %7,1'i (n=18) hayatını kaybetmiş olup, ölümlerin %72,2'si GOLD E grubunda ve %27,8'i GOLD B grubunda gerçekleşmiş; ölümlerin büyük çoğunluğu altıncı ayda saptanmıştır (E grubunda %76,9, B grubunda %100). Mortaliteye etki eden değişkenler Cox regresyon analizi ile değerlendirildiğinde, CCI (HR=1,436; p<0,001), mMRC dispne skoru (HR = 2,419; p = 0,002), CRP düzeyi (HR = 1,088; p = 0,044), Eozinofil yüzdesi (HR = 0,504; p = 0,004) mortaliteyi etkilediği bulundu. Yaş, cinsiyet, BMI, KOAH süresi, PaO₂ ve PaCO₂ düzeylerinin mortaliteye anlamlı etkisi bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç: Bu çalışma, KOAH hastalarında komorbidite yükünün klinik önemini ortaya koyması açısından değerli bir prospektif veri sunmaktadır. Elde edilen bulguların uluslararası literatürle uyumlu olduğu; özellikle komorbidite yükü ile mortalite arasındaki ilişkiyi ve düşük eozinofil düzeyinin kötü prognoz göstergesi olabileceğini desteklediği görülmektedir. Bu yönleriyle çalışmamız, GOLD ABE sınıflamasının klinik uygulanabilirliğini güçlendiren nitelikli ulusal veriler sağlaması açısından önem taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

Objective:The aim of this study was to determine the prevalence of major comorbidities (cardiovascular, metabolic, psychiatric, and musculoskeletal diseases) in patients with chronic obstructive pulmonary disease (COPD), to evaluate the distribution of comorbidity burden across GOLD 2025 A, B, and E groups and its relationship with disease classification, and to assess the associations between the Charlson Comorbidity Index (CCI) and laboratory parameters, disease duration, number of exacerbations in the previous year, and 1-, 3-, and 6-month survival. Materials and Methods: This prospective, cross-sectional, observational study included 250 patients aged ≥40 years with a smoking history of ≥10 pack-years or biomass exposure, who were diagnosed with COPD by a pulmonologist according to GOLD criteria (FEV₁/FVC ≤70% on spirometry) and who provided written informed consent. Patients were classified into GOLD 2025 A, B, and E groups. Groups were compared in terms of age, sex, comorbidities, Charlson Comorbidity Index (CCI), pulmonary function tests, radiological findings, biochemical parameters, arterial blood gas values, site of exacerbation treatment, and length of hospital stay. Survival at 1, 3, and 6 months was evaluated using Kaplan–Meier analysis. Survival data were obtained from the national e-Nabız system and the Central Population Registry System. Factors associated with mortality were analyzed using Cox proportional hazards regression. Results: Of the 250 patients, 24 (9.6%) were female and 226 (90.4%) were male. According to GOLD classification, 33 patients (13.2%) were in group A, 107 (42.8%) in group B, and 110 (44.0%) in group E. There were no significant differences between groups regarding sex, age, body mass index, smoking pack-years, or previous tuberculosis (p>0.05). In contrast, COPD duration, history of bronchiectasis, and CCI increased significantly from group A to group E (p<0.001, p<0.001, and p=0.003, respectively). The most common comorbidity was hypertension (54%), followed by ischemic heart disease (35.2%), diabetes mellitus without end-organ damage (24.8%), and heart failure (20.8%). In group E, FEV₁, %FEV₁, and %FEF25–75 values were significantly lower (all p<0.001), while mMRC dyspnea score (A: 0.97 → E: 2.93) and emergency department visits and hospitalizations were significantly higher (p<0.001). Group E also showed higher CRP (A: 11.26 → E: 32.42 mg/dL) and urea levels, and lower hemoglobin (A: 14.1 → E: 13.0 g/dL) and eosinophil percentage (A: 2.9 → E: 1.7) (all p<0.05). Arterial blood gas analysis revealed lower PaO₂ (A: 57.4 → E: 52.6 mmHg; p<0.05) and higher PaCO₂ levels in group E (p<0.001). While emphysema and post-tuberculosis sequelae did not differ between groups (p>0.05), newly developed infiltrates and pleural effusions were significantly more frequent in group E (both p<0.001). The most common monotherapy was LAMA (44.8%), and the most common combination therapy was LABA+LAMA+ICS (39.2%). In group E, triple therapy (44.5%), long-term oxygen therapy (45.4%), and noninvasive ventilation use (22.7%) were more frequent. During the 6-month follow-up, 18 patients (7.1%) died; 72.2% of deaths occurred in group E and 27.8% in group B, with most deaths occurring at 6 months. Cox regression analysis showed that CCI (HR=1.436; p<0.001), mMRC dyspnea score (HR=2.419; p=0.002), CRP level (HR=1.088; p=0.044), and eosinophil percentage (HR=0.504; p=0.004) were significantly associated with mortality, whereas age, sex, BMI, COPD duration, PaO₂, and PaCO₂ were not (p>0.05). Conclusion: This study provides valuable prospective national data demonstrating the clinical significance of comorbidity burden in COPD. The findings support the association between increased comorbidity burden and mortality and suggest that low eosinophil levels may serve as a marker of poor prognosis. These results contribute to strengthening the clinical applicability of the GOLD ABE classification in routine practice.

Benzer Tezler

  1. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı gold 2013 sınıflamasına göre A,B,C,D grubu olgulara eşlik eden komorbiditeler, 1 yıllık atak ve pnömoni sıklığı, hastaların 1 yıllık sağkalımı

    Comorbidities, exacerbations, pneumonia and one-year survival in chronic obstructive pulmonary disease by gold 2013 classification group A,B,C,D

    ZAHİDE ALAÇAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Göğüs HastalıklarıPamukkale Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı

    DOÇ. NEŞE DURSUNOĞLU

  2. KOAH'lı hastalarda eritropoez ve kronik inflamasyon ilişkisi, kırıkkale üniversitesi

    The relationship between erythropoiesis and chronic inflammation in patients with copd

    ELİF KALELİ ERCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Göğüs HastalıklarıKırıkkale Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE FÜSUN KALPAKLIOĞLU

  3. SARC-F testi ile değerlendirilen 65 yaş ve üzeri popülasyonda sarkopeni ile polifarmasi ve komorbidite ilişkisi

    The association of polypharymacy and comorbidities with sarcopenia using SARC-F questionnaire in patients 65 years and older

    GÖZDE BALKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Geriatriİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYTEKİN OĞUZ

  4. Lenf tüberkülozu ve akciğer parankim tüberkülozu olgularının birlikteliğinin değerlendirilmesi

    Lenf tüberkülozu ve akciğer parankim tüberkülozu olgularının birlikteliğinin değerlendirilmesi

    MUSTAFA BUĞRAHAN GÜRBÜZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    UZMAN GÜNGÖR DULKAR

  5. Laparoskopik sleeve gastrektominin, komorbid hastalıklara bağlı ilaç kullanımına etkisi ve bunun maliyet analizi

    Effect of laparoscopic sleeve gastrectomy on drug use due to comorbid diseases and its cost analysis

    MEVLÜT DOĞRUTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Genel CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    UZMAN CEMAL ÖZBEN ENSARİ