Geri Dön

Türk Silahlı Kuvvetlerinin harp kabiliyetini geliştirmeye yönelik politikalar (1923-1952)

Policies to improve the combat capability of the Turkish Armed Forces (1923-1952)

  1. Tez No: 995834
  2. Yazar: EMİR BOSTANCI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. CEZMİ ERASLAN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Tarih, Türk İnkılap Tarihi, History, History of Turkish Revolution
  6. Anahtar Kelimeler: Tarih, Türk tarihi, History, Turkish history
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

1923-1952 yılları arasında Türk Silahlı Kuvvetlerinin harp kabiliyetini geliştirmeye yönelik politikalar, Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenlik anlayışı, ekonomik imkânları ve dönemin uluslararası siyasal koşulları doğrultusunda şekillenmiştir. Cumhuriyet'in kuruluşuyla birlikte Osmanlı Devleti'nden devralınan askerî yapı yeniden düzenlenmiş, yeni devletin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü koruyabilecek bir ordunun oluşturulması temel hedefler arasında yer almıştır. Bu süreçte harp kabiliyetinin artırılmasında savunma sanayiinin kurulması ve geliştirilmesine yönelik girişimler ile dışarıdan silah ve askerî teçhizat teminine dayalı politikalar belirleyici olmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarında sınırlı ekonomik ve teknik imkânlar dâhilinde yerli savunma sanayiini oluşturma çabaları hedef olarak ele alınmış ve bu çerçevede askerî fabrikalar ve bakım-onarım tesisleri kurulmaya çalışılmıştır. Buna karşılık kısa vadeli ihtiyaçların karşılanabilmesi amacıyla Avrupa ülkelerinden silah ve mühimmat alımları da gerçekleştirilmiştir. II. Dünya Savaşı yıllarında izlenen tarafsızlık politikası doğrultusunda Türk Silahlı Kuvvetlerinin caydırıcılığının korunması öncelik kazanmıştır. Artan güvenlik riskleri karşısında silahlanma faaliyetleri ve savunma hazırlıkları yoğunlaştırılmıştır. Bu dönemde hem yerli üretim imkânlarının artırılmasına yönelik girişimler sınırlı olarak sürdürülmüş hem de dış ülkelerle yapılan askerî alımlar harp kabiliyetinin geliştirilmesi çabasında önemli bir unsur olmuştur. Böylece savaş yılları, savunma sanayiine dayalı politikaların ağırlıkta olduğu bir yaklaşımdan, dışardan askerî malzeme alımının giderek ön plana çıktığı politikalara geçiş niteliği taşıyan bir dönem olmuştur. Savaş sonrasında uluslararası sistemde yaşanan dönüşüm ve artan tehdit algısı, Türkiye'nin güvenlik politikalarında yeni bir yönelimi beraberinde getirmiştir. Özellikle ABD ile kurulan askerî ilişkiler ve sağlanan askerî yardımlar Türkiye'nin savaş malzemesi temin politikalarını belirgin biçimde etkilemiştir. Truman Doktrini ve NATO üyeliği ile birlikte silahlanma, teçhizat ve savunma planlaması alanlarında Batı standartlarına uyum süreci hız kazanmıştır. Bu çerçevede sağlanan askerî malzeme yardımları, kısa vadede Türk Silahlı Kuvvetlerinin savaş kabiliyetini nispeten artırırken, savunma sanayiinin gelişimi, dışa bağımlılık düzeyi ve askerî modernleşmenin siyasi ve ekonomik boyutları açısından yeni tartışma alanlarını da beraberinde getirmiştir.

Özet (Çeviri)

Between 1923 and 1952, policies aimed at improving the combat capability of the Turkish Armed Forces were shaped in line with the security approach of the Republic of Turkey, its economic capabilities, and the international political conditions of the period. With the establishment of the Republic, the military structure inherited from the Ottoman Empire was reorganized, and the creation of an army capable of protecting the new state's independence and territorial integrity was among the fundamental objectives. During this process, initiatives to establish and develop the defense industry and policies based on the procurement of weapons and military equipment from abroad were decisive in increasing combat capability. In the early years of the Republic, efforts to establish a domestic defense industry within limited economic and technical means were targeted, and within this framework, military factories and maintenance and repair facilities were established. On the other hand, weapons and ammunition were also purchased from European countries to meet short-term needs. During World War II, in line with the policy of neutrality, maintaining the deterrent power of the Turkish Armed Forces became a priority. In the face of increasing security risks, armament activities and defense preparations were intensified. During this period, efforts to increase domestic production capacity were limited, while military purchases from foreign countries became an important element in the effort to develop military strength. Thus, the war years marked a transition from an approach dominated by defense industry-based policies to policies in which the purchase of military equipment from abroad increasingly came to the fore. The transformation in the international system and the increased perception of threat after the war brought about a new direction in Turkey's security policies. In particular, military relations established with the US and military aid provided significantly influenced Turkey's war material procurement policies. With the Truman Doctrine and NATO membership, the process of alignment with Western standards in the areas of armament, equipment, and defense planning gained momentum. In this context, the military material aid provided has relatively increased the combat capability of the Turkish Armed Forces in the short term, while also bringing new areas of debate regarding the development of the defense industry, the level of external dependency, and the political and economic dimensions of military modernization.

Benzer Tezler

  1. Asimetrik Tehdit Ortamlarında Robot Köpeklerin Operatif Kullanımı: Tünel, Mağara ve Sığınaklar için Bir Model Önerisi

    Operational Use of Robot Dogs in Asymmetric Threat Environments: A Model Proposal for Tunnels, Caves, and Shelters

    CUMA YAŞAR AKGÖZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Savunma ve Savunma TeknolojileriMilli Savunma Üniversitesi

    Harp Silah ve Araçları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ONUR ALTUNTAŞ

  2. Düşük yoğunluklu çatışmalarda konvansiyonel güçlerin kullanılması: 1991-1999 Türk Silahlı Kuvvetleri örneği

    Commissioning conventional forces in low intensity conflicts: 1991-1999 Turkish Armed Forces case

    M. CAN KASAPOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Savunma ve Savunma TeknolojileriHarp Akademileri Komutanlığı

    Strateji ve Stratejik Araştırmalar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASAN KÖNİ

  3. ZMA/GZPT simülatörünün şoför ve mürettebat eğitimine olan katkısının incelenmesi ve örnek bir simülatörün model olarak incelenmesi

    Analysis of the contribution of ACV/APC simulator to the training of driver and screw and analysis of a sample simulators as a model

    VOLKAN ZAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Savunma ve Savunma TeknolojileriKara Harp Okulu Komutanlığı

    Teknoloji Yönetimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TANER ALTINOK

  4. Cumhuriyet devri Türk Silahlı Kuvvetlerinde din hizmetleri (1923'ten günümüze)

    Religious services in the Turkish Armed Forces at Republican period (From 1923 to Present)

    ÖZDEN ARIKAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Türk İnkılap TarihiEge Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASAN MERT

  5. Türk Silahlı Kuvvetlerinin bölücü terör örgütü ile mücadelesinde teknolojik gelişmelerin etkileri

    The effects of technological advances in the struggle of Turkish Armed Forces against seperatist terrorist organisation

    ÖZKAN KANTEMİR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Savunma ve Savunma TeknolojileriKara Harp Okulu Komutanlığı

    Teknoloji Yönetimi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ALTAN ÖZKİL