Pazaryerinden dışlanma olgusu bağlamında vegan tüketicilerin tüketim pratikleri
Consumption practices of vegan consumers in the context of marketplace exclusion
- Tez No: 996337
- Danışmanlar: PROF. DR. AYLA ÖZHAN DEDEOĞLU
- Tez Türü: Doktora
- Konular: İşletme, Business Administration
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İşletme Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu araştırma, insan merkezli (antroposantrik) ve türcü kültürel hegemonyaya karşı etik bir direniş biçimi olarak ortaya çıkan vegan kimliği ve Türkiye bağlamında vegan tüketicilerin maruz kaldığı pazaryerinden dışlanma deneyimlerini analiz etmektedir. Çalışma, et tüketimini patriyarkal ve kapitalist tahakkümle ilişkilendiren eleştirel kuramdan hareketle, veganlığı yalnızca bir beslenme tercihi değil, etik-politik bir duruş olarak konumlandırmaktadır. Nitel araştırma yaklaşımıyla yürütülen bu çalışma, dışlanmanın çok boyutlu doğasını ortaya koymayı amaçlamıştır; zira pazaryerinden dışlanma, kaynaklara erişim eksikliğinin yanı sıra, tanınma ve eylemlilik kaybını da içeren yapısal bir sorundur. Araştırma, et merkezli kültürel hegemonyanın Türkiye'de etin kutsallık ve statü sembolü olması üzerinden yeniden üretildiğini ve bunun vegan bireyi hem sembolik hem de pratik düzeyde normatif sistemin dışına ittiğini göstermeyi hedeflemiştir. Vegan tüketiciler, ekonomik (yüksek fiyatlar), sosyal (izolasyon ve damgalanma) ve sembolik (temsil eksikliği) olmak üzere çok katmanlı dışlanma biçimleriyle karşılaşmaktadır. Bu dışlanma, yalnızca ürün bulunurluğu ile sınırlı kalmayıp, pazarın genel tasarımı, reklamcılık ve kültürel mesajlar aracılığıyla veganlarda ötekilik ve yetersizlik duygularını pekiştiren yapısal bir sorun teşkil etmektedir. Bu nedenle tez, pazaryeri dışlanmasını tarihsel, kültürel ve psikolojik boyutlarıyla birlikte ele alarak, bu alandaki dinamik gerilimleri çözümlemektedir. Araştırma bulguları, vegan kimliğin bir ahlaki özneleşme projesi olduğunu ve etik bütünlük arayışının bireyin tüketim pratikleri aracılığıyla yeniden kurulduğunu göstermektedir. Bourdieu'nun habitus kavramı çerçevesinde, katılımcıların gündelik eylemleri (etiket okuma gibi), değerlerin ve inançların somutlaştığı, etik farkındalığın ve öz-denetimin performansları olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak bu etik duruş, pazaryerinde görünmezlik ve ekonomik eşitsizlikler şeklinde somutlaşan dışlanmaya yol açmaktadır. Vegan bireyler, bu yapısal sorun karşısında pasif kalmayarak karşı-hegemonik stratejiler geliştirmektedir. Bu stratejilerden biri olan“kazara vegan”olgusu, etik saflık ideali ile gündelik yaşamın pratik gerçeklikleri arasındaki gerilimi yönetme biçimidir. Kazara vegan ürün tüketimi, etik niyetin mutlak ahlaki bütünlükten ziyade, esnek bir etik performans olarak yaşandığını ve aynı zamanda dışlanmayla başa çıkma ve sisteme dahil olma çabasını yansıttığını göstermektedir. Sonuç olarak tez, Türkiye'deki vegan popülasyonuna dair veri eksikliğinin görünmezliği artırdığını vurgulayarak; kapsayıcılığın artırılması için vegan ürünlerin etiketlenmesine yönelik yasal düzenlemeler ve fiyat dengesizliğini giderici destekler gibi kamusal müdahaleler önermektedir. Vegan kimlik, bu çok katmanlı yapısıyla günümüz tüketici toplumunda etik sorumluluk, kimlik performansı ve politik farkındalığın kesiştiği, dinamik ve direnişçi bir yaşam felsefesi olarak değerlendirilmelidir.
Özet (Çeviri)
This research analyzes vegan identity and the experiences of marketplace exclusion faced by vegan consumers in the Turkish context, viewing veganism as a form of ethical resistance against an existing cultural hegemony shaped by anthropocentric and speciesist perspectives. Drawing from a critical theoretical framework that questions human-centered morality and links meat consumption to patriarchal and capitalist domination, the study positions veganism not merely as a dietary choice but as an ethico-political stance. Utilizing a qualitative research approach, the study aimed to reveal the multifaceted nature of exclusion; as marketplace exclusion is understood as a structural problem involving the loss of recognition and agency, in addition to lack of access to resources. The research aimed to demonstrate how the meat-centered cultural hegemony in Türkiye, reproduced through the symbolic status of meat as a symbol of sacredness and social status, pushes the vegan individual outside the normative system on both symbolic and practical levels. Vegan consumers encounter multi-layered forms of exclusion, including economic (high prices), social (isolation and stigmatization), and symbolic (lack of representation). This exclusion is not limited to product availability but constitutes a structural issue that fosters feelings of otherness and inadequacy among vegans through overall market design, advertising, and cultural messaging. Therefore, the thesis examines marketplace exclusion alongside its historical, cultural, and psychological dimensions to resolve these dynamic tensions. The findings reveal that vegan identity is a project of moral subjectivation and a multi-layered process of ethico-political transformation, where the search for ethical integrity is continuously established through the individual's consumption practices. Within the framework of Bourdieu's concept of habitus, the participants' daily actions (such as label reading) emerge as performances where values and beliefs are embodied, manifesting ethical awareness and self-control. However, this ethical stance leads to exclusion, concretized as invisibility and economic inequalities, within the marketplace. In response to this structural problem, vegan individuals are not passive; they develop counter-hegemonic strategies. One such strategy, the phenomenon of“accidental veganism,”is a way of managing the tension between the ideal of ethical purity and the practical realities of daily life. The consumption of accidentally vegan products suggests that ethical intention is experienced as a flexible ethical performance rather than absolute moral integrity. It also reflects an effort to cope with exclusion and to negotiate the boundaries of identity through in-group discussions. Finally, the thesis emphasizes that the lack of official data on the vegan population in Türkiye increases their invisibility and recommends public interventions, such as legal regulations for vegan product labeling and subsidies to address price imbalances, to enhance inclusivity. With its multi-layered structure, veganism should be viewed as a dynamic and resistant philosophy of life intersecting with ethical responsibility, identity performance, and political awareness in contemporary consumer society.
Benzer Tezler
- Kentsel dönüşümün sosyo-ekonomik boyutu Korkuteli örneği
Socio-economic dimension of urban transformation Korkuteli example
CEMRE KÜÇÜKYILDIZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
SosyolojiKapadokya ÜniversitesiKent, Çevre ve Yerel Yönetimler Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ AYGÜL AKKUŞ
DR. SABRİYE AK KURAN
- Potentialities for and limits to inclusion by education: The case of Syrian children's education in Turkey and child labour
Eğitim tarafından içermede potansiyeller ve limitler: Türkiye'deki Suriyeli çocukların eğitimi ve çocuk işçiliği
YASEMİN KIZILOĞLU
Yüksek Lisans
İngilizce
2021
Sosyal HizmetOrta Doğu Teknik ÜniversitesiSosyal Politika Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET OKYAYUZ
- A critical consideration of the digital public sphere on the basis of the agonistic theory
Dijital kamusal alanın agonistik teori temelinde eleştirel bir değerlendirmesi
KEREM ALPKAAN ADAKAN
Yüksek Lisans
İngilizce
2025
Siyasal Bilimlerİstanbul Teknik ÜniversitesiSiyaset Çalışmaları Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
DOÇ. DR. ASLI ERBİL
- Pazaryerinin ağsal altyapısında heterarşik ilişkilenmelerin izini sürmek: Tire ve Nazilli pazarları
Exploring heterarchical relationalities within the networked infrastructure of the marketplace: Tire and Nazilli markets
HALİME GÜHER TAN
- Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında dünya fuarları ve Osmanlı Devleti'nin mimari temsili
Word's fairs in the second half of the nineteenth century and architectural representation of the Ottoman Empire
YEŞİM DUYGU ERGÜNEY