Geri Dön

Meme kanseri tedavisi sonrası takipteki hastalarda jinekolojik bulgular

Gynecological findings in breast cancer survivors under follow-up

  1. Tez No: 996726
  2. Yazar: NURSENA ÇOBAN KAYA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ESMA SARIKAYA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Meme kanseri, jinekolojik bulgular, BRCA mutasyonu, tamoksifen, kemoterapi, moleküler alt tip, over kanseri, Breast cancer, gynecological findings, BRCA mutation, tamoxifen, chemotherapy, molecular subtype, ovarian cancer
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışma, daha önce meme kanseri tanısı almış ve Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde multidisipliner olarak takip edilen 18–65 yaş arası kadın hastalarda jinekolojik bulguların görülme sıklığını, bu bulguların moleküler tümör alt tipleri, BRCA mutasyon durumu, tamoksifen kullanımı ve kemoterapi öyküsü ile ilişkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Mart 2019-Mart 2024 tarihleri arasında meme kanseri tanılı ve multidisipliner olarak izlenen hastalar arasından kriterleri karşılayan 61 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışma retrospektif ve prospektif tanımlayıcı bir araştırma olup gerekli etik onay ilgili kurullardan alınmıştır. Hasta verileri hastane kayıt sisteminden ve telefon görüşmelerinden elde edilmiştir. Moleküler alt tip, BRCA durumu, tamoksifen ve kemoterapi kullanımı ile jinekolojik tanılar kaydedilmiştir. İstatistiksel analizler SPSS 29.0 ile yapılmış; kategorik değişkenler için Pearson ki-kare ve Fisher testi kullanılmış, p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya alınan hastalarda jinekolojik bulgular farklı moleküler tümör alt tipleri açısından incelendiğinde, triple-negatif alt tipte over kanseri oranının anlamlı şekilde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p=0.034). BRCA pozitifliği ile myom, polip, endometrial patoloji, over kisti veya adneksiyel kitle gibi benign jinekolojik lezyonlar arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Aynı şekilde tamoksifen kullanımı ve kemoterapi ile jinekolojik bulgular arasında da istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki izlenmemiştir. BRCA durumu ile jinekolojik cerrahi gereksinimi arasında da anlamlı fark yoktur (p=0.806). Sonuç: Meme kanseri sonrası takipte görülen jinekolojik bulguların oluşumu, tümörün moleküler alt tipleri, BRCA mutasyon durumu, tamoksifen veya kemoterapi kullanımı ile doğrudan ilişkili görünmemektedir. Bununla birlikte triple-negatif moleküler alt tipte over kanseri gelişme riskinin belirgin şekilde arttığı belirlenmiştir. Bu sonuçlar, meme kanseri hastalarının jinekolojik izleminde özellikle yüksek riskli alt tiplere sahip kadınlarda daha dikkatli taramanın önemini vurgulamaktadır.

Özet (Çeviri)

Aim: The aim of this study was to evaluate the prevalence of gynecological findings in women aged 18–65 years who were previously diagnosed with breast cancer and followed multidisciplinary at Ankara Bilkent City Hospital. The study further investigated whether these gynecological findings were associated with molecular tumor subtypes, BRCA mutation status, tamoxifen use, and chemotherapy exposure. Materials and Methods: This descriptive study included 61 patients who met the inclusion criteria between March 2019 and March 2024. Both retrospective and prospective data collection methods were used, and ethical approval was obtained from the relevant institutional review boards. Patient information was gathered from hospital electronic records and telephone interviews. Recorded variables included molecular subtype, BRCA status, history of tamoxifen and chemotherapy use, and gynecological diagnoses. Statistical analyses were performed using SPSS 29.0, with Pearson's chi-square test and Fisher's exact test applied for categorical variables. A p-value of <0.05 was considered statistically significant. Results: When gynecological findings were evaluated according to molecular tumor subtypes, the triple-negative subgroup exhibited a significantly higher rate of ovarian cancer compared with other groups (p = 0.034). No significant associations were observed between BRCA positivity and benign gynecological findings such as myomas, polyps, endometrial abnormalities, ovarian cysts, or adnexal masses. Similarly, tamoxifen use and chemotherapy exposure did not demonstrate any statistically significant relationship with gynecological findings. BRCA status was also not associated with the need for gynecologic surgery (p = 0.806). Conclusion: The development of gynecological findings in breast cancer survivors does not appear to be directly associated with molecular tumor subtype, BRCA status, tamoxifen therapy, or chemotherapy history. However, the notably increased rate of ovarian cancer in triple-negative breast cancer patients highlights the importance of heightened gynecologic surveillance in this high-risk subgroup. These findings underscore the need for individualized gynecologic follow-up strategies in breast cancer survivors.

Benzer Tezler

  1. Kanser tedavisi sonrası takipteki evre 3 meme kanserli hastalarda meme cerrahisinin postür ve qt dispersiyonu üzerine olan etkisinin retrospektif gösterilmesi (venüs çalışması)

    Retrospective analysis of the effect of breast surgery on body posture and qt dispersion in patients with early stage breast cancer after cancer treatment (venus study)

    AHMET OZAN ÇETİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    OnkolojiMuğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZGÜR TANRIVERDİ

  2. Meme kanseri nedeni ile sentinel lenf nodu biyopsisi ve/veya aksillar diseksiyon yapılan hastalarda üst ekstremite lenfödeminin ve lenfödem tedavisine yanıtın kantitatif lenfosintigrafi ile değerlendirilmesi

    Assessment of upper extremity lymphedema and lymphedema treatment results with quantitative radionuclide lymphoscintigraphy in breast cancer patients undergoing sentinel lymph node biopsy and/or axillary lymph node dissection

    HÜMEYRA GENÇER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Radyoloji ve Nükleer TıpErciyes Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA KULA

  3. Meme kanseri tanısı ile konvansiyonel ve hipofraksiyone adjuvan radyoterapi uyguladığımız hastalarda lenfödem gelişimini etkileyen faktörlerin incelenmesi ve lenfödem gelişen hastalarda yaşam kalitesi skorlamasi yapılması

    Investigation of factors affecting lymphedema development in patients diagnosed with breast cancer who received conventional and hypofractionated adjuvant radiotherapy and quality of life scoring in patients with lymphedema

    AYŞE İLKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Radyasyon OnkolojisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DİDEM KARAÇETİN

    DOÇ. DR. EVRİM DUMAN

  4. Anti-HER2 tedavi alan meme karsinomu tanılı hastalarda kardiyotoksisite oranlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of cardiotoxicity rates in patients diagnosed with breast carcinoma receiving anti-HER2 treatment

    DENİZ BAKIRCIOĞLU ALP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    OnkolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ELİF ATAĞ AKYÜREK

  5. Postmenopozal osteoporozlu hastalarda meme ve endometrıumun ultrasonografik olarak değerlendirilmesi

    The evaluation of the breast and endometrium of postmenopausal osteoporotic patients by ultrasonography

    İLKNUR DEVRAN SENCAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Aile HekimliğiDicle Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İSMAİL HAMDİ KARA