Geri Dön

Akut koroner sendrom tanılı hastalarda koroner arter lezyonu ciddiyeti ile arteriyel sertliğin ilişkisinin değerlendirilmesi

Evaluation of the relationship of coronary artery lesion and arterial stiffness in patients with acute coronary syndrome

  1. Tez No: 997456
  2. Yazar: SEMİH GÜLLE
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÖNER ÖZDOĞAN, PROF. DR. HARUN AKAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Kardiyoloji, Internal diseases, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2016
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıp Bilimleri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Arteriyel sertlik artışının kardiyovasküler hastalık (KVH) gelişimi ile olan ilişkisi yapılan birçok çalışma ile gösterilmiştir. Arteriyel sertlik, bilinen geleneksel kardiyovasküler risk faktörleri olan hipertansiyon, diyabet, kronik böbrek yetmezliği (KBY) ve hiperlipidemiden bağımsız olarak yaşla birlikte artmaktadır. Arteriyel sertlik artışı özellikle orta ve ileri yaş hastalarda izole sistolik hipertansiyon (İSH) gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Arteriyel sertliği değerlendirebilmek için çok sayıda yöntem geliştirilmiştir. Bunun sonucunda noninvaziv, kolaylıkla uygulanabilecek şekilde, arteriyel sertliği ve dalga yansımasını doğrudan ölçen nabız dalga hızı (NDH) ve nabız dalga analizi (NDA) yöntemleri klinik kullanıma girmiştir. Son yıllarda, brakiyal NDH ölçümü yöntemi sıklıkla kullanılan bir yöntemdir ve invaziv yöntemlere göre oldukça kullanışlı olması nedeni ile geniş toplum çalışmalarında ve klinik uygulamada ön plana çıkmıştır. Koldan ölçülen NDH, koroner arter hastalığı prediktörü olmasına rağmen, koroner arter hastalığının ciddiyeti ve yaygınlığı ile ilişkisini gösteren yeterli çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmamızda, arteriyel sertlik parametresi olarak koldan ölçülen NDH ile koroner arter lezyon ciddiyeti ve yaygınlığını değerlendirmek için kullanılan koroner anjiografi (KAG) SYNTAX skoru arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçladık. Çalışmamıza daha once koroner arter hastalığı, KBY öyküsü, aktif enfeksiyonu olmayan, ST elevasyonu olmayan miyokard infarktüsü (NSTEMI) tanılı 53, ST elevasyonlu miyokard infarktüsü (STEMI) tanılı 51 hasta dahil edildi. Hastalar bu şekilde iki gruba ayrıldı. Hastaların cinsiyet, yaş, vücut ağırlığı, boy, vücut kitle indeksi, sigara alışkanlığı, GRACE skoru, TIMI skoru ve biyokimyasal tetkikleri kayıt edildi. Tüm hastaların nabız dalga hızı (NDH), augmentasyon indeksi (AIx) ve arteriyel kan basıncı parametreleri,“Mobil-O-Graph® ARCsolver algorithm”cihazı ile ölçüldü. Tüm hastalara yatışında iki deneyimli kardiyoloji uzmanı tarafından standart Judkins tekniği ile sağ femoral arterden koroner anjiografileri yapıldı. Çalışmadan bilgisi olmayan bir gözlemci kardiyolog tarafından SYNTAX skorları hesaplandı. SYNTAX skoru koroner arterlerin ciddiyeti ve yaygınlığını belirlemede kullanıldı. baNDH açısından grupları karşılaştırdığımızda; NSTEMI grubunda baNDH, yaş, RDW, üre düzeyi ile SYNTAX skoru arasında orta derecede pozitif yönlü bir ilişki saptandı (p<0,05). Karşılaştırmalı tabloda; tüm hasta gruplarında yaş, TIMI skoru, kan üre azotu (BUN) ve kreatinin değerleri ile baNDH arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı (p<0,001). STEMI grubunda GRACE skoru, sol atrium çapı, MSKB, AIx, kreatinin düzeyi ile baNDH değeri arasında orta derecede pozitif yönlü korelasyon izlendi ve istatistiki açıdan orta derecede anlamlı fark saptandı (p<0,05). STEMI grubunda TIMI ve kan üre azotu ile baNDH değeri arasında yüksek dereceli pozitif yönlü korelasyon izlendi. Her iki değer de istatistiki olarak anlamlı saptandı (p<0,01). Gruplar arasında glukoz, LDL, total kolesterol, üre, kreatinin düzeyleri arasında anlamlı fark saptanmadı (sırasıyla; p=0,274, p=0,068, p=0,545, p=0,183, p=0,319). Hgb ve geliş cTNI düzeyleri STEMI grubunda daha yüksek saptanmakla birlikte, istatistiksel olarak anlamlıydı (sırasıyla; p=0,007, p<0,001). Bu çalışmada NSTEMI grubunda SYNTAX skoru ile baNDH arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Bildiğimiz kadarıyla çalışmamızın, koldan arteriyel sertlik ölçümü ile akut koroner sendromlu hastalardaki SYNTAX skorunu değerlendiren ilk çalışma olduğunu düşünmekteyiz. Çalışmamızda da iki klinik risk skoru olan GRACE ve TIMI skorları tüm hastalarda baNDH ile ilişkili görünmektedir. Fakat koroner lezyon ciddiyet ve yaygınlığını değerlendiren SYNTAX skoru ise sadece NSTEMI hastalarında baNDH ile ilişkili gözlenmiştir. Sonuç olarak, baNDH artışı; NSTEMI tanılı hastalarda koroner arter hastalığı ciddiyetini öngörmek için anlamlı bulunmakla birlikte, STEMI tanılı hastalarda ise yüksek klinik risk skorları ile kötü prognozun habercisi olarak bulunmuştur.

Özet (Çeviri)

A number of studies have shown that the increase of arterial stiffness is significantly related with cardiovascular disease. Arterial stiffness increases with age independently from the traditional cardiovascular risk factors such as hypertension, diabetes, chronic kidney disease and lipid disorders. Arterial stiffness plays also an important role in the development of isolated systolic hypertension (ISH) in the middle age and elderly population. Several methods have been developed for the evaluation of arterial stiffness. Therefore, non-invasive, easily performed methods for a more direct measurement of arterial stiffness and wave reflection, such as brachial-ankle pulse wave velocity (baPWV) and pulse wave analysis (baPWA), have been developed for clinical use. It can be widely used in large-scale populations and has become available in clinical settings. In recent years, the baPWV measurement is commonly used method and it has been put forward in large-scale populations and the clinical settings since its measurement has become more convenient than other invasive methods. Although baPWV is a predictor of CAD, severity and extent of coronary artery diseases have not been studied thoroughly. In this study, we aimed to evaluate the correlation between baPWV as a parameter of arterial stiffness, and the SYNTAX score that is used for the extent and severity of CAD on coronary angiography (CAG). We included 53 patients newly diagnosed with ST segment elevation myocardial infarction (STEMI), 51 patients diagnosed with Non ST segment elevation myocardial infarction (NSTEMI), aged older than 18, without prior cardiovascular or cerebrovascular disease, chronic kidney disease and active infectious disease. Patients were divided into 2 groups. We registered patients based on their gender, age, weight, height, body mass indexes, treatments, smoking habits and blood chemistry results. We calculated the GRACE and TIMI scores at admission to coronary intensive care unit. We measured the baPWV, augmentation index (AIx) and arterial blood pressure (BP) of patients by using“Mobil-O-Graph® ARC solver algorithm”. CAG was performed in all patients by two experienced cardiologists using a standard Judkins technique via the right femoral artery. The percentage diameter stenosis was evaluated by one observer who was unaware of the results of vascular studies. The SYNTAX score (SS) was used for the estimation of the extent and severity of coronary atherosclerosis. A positive correlation between baPWV, age, RDW and blood urea nitrogen (BUN) and SYNTAX score in NSTEMI patients (p<0,05) was found when compared to the groups in regards to baPWV. In the comparative table, there was a statistically significant positive correlation between baPWV and age, TIMI score, blood urea nitrogen (BUN) and creatinine values (p<0,001). It was observed that there was a moderate positive correlation between GRACE score, left atrium diameter, CSBP, AIx, creatinine values and baPWV and also found to be a statistically moderate significant difference (p<0,05). A considerable positive correlation between TIMI, urea values and baPWV value was found in STEMI group. Both values have been considered to be statistically significant (p<0,01). There was no correlation between glucose, LDL, total cholesterol, urea, creatinine levels explored among the groups (p=0,274, p=0,068, p=0,545, p=0,183, p=0,319, respectively). However, as well as the levels of Hgb and input of cTNI in STEMI group has been observed much higher, it was considered to be statistically significant (p=0,007, p<0,001). As a result; in this study, significant correlation between baPWV and SYNTAX score in NSTEMI group was observed. As far as we know that there were limited number of studies about the comparison of aortic stiffness with SYNTAX score. To the best of our knowledge, for the first time, we intend to investigate the relation between arterial stiffness and SYNTAX score in ACS patients. In our study, GRACE and TIMI scores as two clinic risk score in our all patients were found to be associated with baPWV. However, SYNTAX score, that is used for the evaluation of the severity and extend of coronary disease was observed to be linked with baPWV in only NSTEMI patients. Although the increase of baPWV was noted to be significant for the forecast of the severity of coronary arter disease in NSTEMI patients, additionally it was found to be associated with high clinic risk scores and poor prognosis in STEMI patients.

Benzer Tezler

  1. Yeni paradigmaya göre akut koroner sendrom hastalarında lezyon ciddiyetinin sistemik immün inflamasyon indeksi ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship of lesion seriousness with systemic immune inflammation index in acute coronary syndrome patients according to the new paradigm

    BATUHAN ÖZBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    KardiyolojiManisa Celal Bayar Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UĞUR KEMAL TEZCAN

  2. Acil serviste NSTEMI tanısı alan hastalarda biyobelirteçlerin tanı ve mortalite ile ilişkisi

    The relationship of biomarkers with diagnosis and mortality in patients diagnosed in emergency department NSTEMI

    SARPER SEVDİMBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SALİM SATAR

  3. Akut koroner sendromlarda, klinik ve anjiyografik risk skorları ile omentin-1 düzeyi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Assessment of relation between clinical and angiographic risc scores and omentin-1 levels at acute coronary syndromes

    ADEM UZUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    KardiyolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. KORHAN SOYLU

  4. Aterosklerotik koroner arter hastalığında cha2ds2-vasc skoruyla koroner kompleksitenin ilişkisinin araştırılması

    The investigation of the relationship of cha2ds2-vasc score and coronary complexity in aterosclerotic coronary artery disease

    ÖMER FARUK ÇIRAKOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    KardiyolojiSağlık Bakanlığı

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞÜKRÜ ÇELİK