Geri Dön

Acil servise akut kardiyojenik pulmoner ödem tablosunda başvuran hastalarda mortaliteyle ilişkili faktörlerin değerlendirilmesinde PEPS (Pulmoner Ödem Prognostik Skor) kullanılması ve mortalite ve morbidite ile ilişkili olabilecek diğer klinik-laboratuvar parametrelerin değerlendirilmesi

Assessment of factors associated with mortality in patients presenting with acute cardiogenic pulmonary edema in the emergency department using PEPS (Pulmonary Edema Prognostic Score) and evaluation of other clinical-laboratory parameters that may be associated with mortality and morbidity

  1. Tez No: 997658
  2. Yazar: İREM MUMCUOĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MELTEM SONGÜR KODİK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Acil Tıp, Pulmoner ödem, morbidite, mortalite, PEPS, Emergency Medicine, Pulmonary Edema, Morbidity, Mortality, PEPS
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Bu araştırma, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servis'ine başvuran ve akut kardiyojenik pulmoner ödem (AKPÖ) tanısı alan hastalarda mortaliteyi Pulmoner Ödem Prognostik Skor kullanarak değerlendirmeyi ve mortalite ve morbidite ile ilişkili olabilecek skor dışındaki klinik ve laboratuvar parametrelerin değerlendirilmesini amaçlamıştır. YÖNTEM: Prospektif kesitsel olan bu araştırma Eylül 2023-Nisan 2024 tarihleri arasında yürütülmüş olup, EÜTF acil servisinde AKPÖ tanısı konulan 18 yaş ve üzeri gönüllü onamı alınmış 384 hastanın bilgileri veri toplama formuna kaydedilmiştir. Hastaların demografik verileri, başvuru anı vital bulguları, laboratuvar sonuçları, eşlik eden komorbiditeleri, tedavi süreçleri ve acil serviste gelişen kısa dönem sonlanımları analiz edilmiştir. PEPS parametrelerine ek olarak, mortalite ve morbidite ile ilişkili olabilecek skor dışı klinik ve biyokimyasal değişkenler de incelenmiştir. Bağımlı değişkenler acil servis başvurusunda değerlendirilmiş; varsa kardiyoloji konsültasyonu sonuçları morbiditenin belirlenmesinde ve mortalite varsa ilk ölüm nedeninin kesin olarak belirlenmesinde değerlendirilmiştir. Veriler Spss 27.0 paket programında analiz edilmiş olup anlamlılık düzeyi olarak P<0.05 kabul edilmiştir. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen 384 hastanın ortanca yaşı 74 olup %51,8'i kadındır. Ejeksiyon fraksiyonuna göre hastaların %40,6'sı azaltılmış EF (KYaEF), %59,4'ü korunmuş EF (KYkEF) grubundadır. En sık eşlik eden komorbiditeler diyabet (%71,6), koroner arter hastalığı (%49,5) ve hipertansiyon (%47,9) olarak belirlenmiştir. PEPS skoru ile kötü prognoz arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0,001); ancak morbidite ile PEPS puanı arasında anlamlı bir ilişki gösterilememiştir. PEPS parametrelerinden WBC >11.500/µL ölçütünün morbidite (p=0,019) ve kötü prognoz(p=0,001) açısından anlamlı olduğu görülmüştür. EKG'de miyokard infarktüsü bulgusunun varlığı da kötü prognozla ilişkili bulunmuştur (p=0,005). PEPS dışı parametreler incelendiğinde; KOAH/Astım varlığının morbidite ve kötü prognozu artırdığı (p=0,035 ve p=0,030), kronik hipertansiyonun olmamasının morbiditeyle ilişkili olduğu (p=0,002) saptanmıştır. Vital bulgular açısından, yüksek solunum sayısı, düşük oksijen satürasyonu ve düşük GKS değerlerinin hem morbidite hem de kötü prognozla anlamlı ilişkili olduğu görülmüştür (tümü p<0,001). Ayrıca yüksek laktat ve kreatinin düzeylerinin de her iki sonlanımla anlamlı ilişkisi olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Acil serviste kalış süresi ile morbidite gelişimi arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur; ortanca kalış süresi 17 saat olup sürenin uzaması morbidite oranını artırmaktadır (p<0,001). Bununla birlikte, >4 saat süren dispne, başvuru anında non-invaziv mekanik ventilasyon gereksinimi ve inotropik ajan kullanımı hem morbidite hem kötü prognoz ile güçlü biçimde ilişkili bulunmuştur (her biri için p<0,001). Morbidite gelişimi ile kötü prognoz arasında da anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0,001). SONUÇ: Bu çalışma, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servis'ine başvuran akut kardiyojenik pulmoner ödemli hastaların demografik ve klinik özelliklerini incelemiş ve belirli faktörlerin morbidite ve mortalite ile olan ilişkisini değerlendirmiştir. İstatistiksel olarak anlamlı ilişkiler, özellikle komorbid olarak KOAH/Astım tanısı varlığı, acil serviste kalış süresi uzunluğu, dispnenin şiddetli olması (NIMV ihtiyacı olması, >4saat süre ile sebat etmesi) ve inotropik ajan ihtiyacı ile ortaya çıkmıştır. Ancak cinsiyet, yaş, kalp yetmezliğine dair kronik parametrelerin (KY şiddeti, EF'ye göre kategorizasyon, tedavi kullanım durumları ve başvurudaki fizik muayene bulguları) istatistiksel olarak anlamlı fark yaratmadığı görülmüştür. Ayrıca PEPS sonucu ile morbidite gelişimi arasında ilişki saptanmamış olmasına rağmen PEPS sonucu ile mortalite/yoğun bakım yatış (kötü prognoz) arasında anlamlı ilişki görülmüştür.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE: This study aimed to evaluate mortality using the Pulmonary Edema Prognostic Score (PEPS) in patients admitted to the Emergency Department (ED) of Ege University Faculty of Medicine Hospital with a diagnosis of acute cardiogenic pulmonary edema (ACPE), and to assess other clinical and laboratory parameters beyond PEPS that may be associated with mortality and morbidity. METHOD: This prospective cross-sectional study was conducted between September 2023 and April 2024. A total of 384 patients aged ≥18 years who presented to the ED with a confirmed diagnosis of ACPE and provided informed consent were included. Demographic data, vital signs at admission, laboratory results, comorbidities, treatment processes, and short-term outcomes in the ED were analyzed. In addition to PEPS criteria, non-score clinical and biochemical variables potentially associated with adverse outcomes were examined. Dependent variables were assessed upon ED admission, and, where applicable, cardiology consultations were utilized to clarify morbidity and cause of death. Data were analyzed using SPSS 27.0, with statistical significance set at p<0.05. RESULTS: The median age of the 384 patients included in the study was 74 years, and 51.8% were female. Based on ejection fraction (EF), 40.6% of patients had reduced EF (rEF), while 59.4% had preserved EF (pEF). The most common comorbidities were diabetes mellitus (71.6%), coronary artery disease (49.5%), and hypertension (47.9%). A statistically significant association was identified between higher PEPS scores and poor prognosis (p<0.001), whereas no significant relationship was found between PEPS score and morbidity. Among the individual PEPS parameters, WBC >11,500/µL was found to be significantly associated with both morbidity (p=0.019) and poor outcomes (p=0.001). The presence of myocardial infarction on ECG was also observed to be associated with poor prognosis (p=0.005). Regarding non-PEPS parameters, the presence of COPD/asthma was found to increase the risk of both morbidity and poor outcomes (p=0.035 and p=0.030, respectively). In addition, the absence of chronic hypertension was more common in patients with morbidity and was found to be significant (p=0.002). Vital signs such as increased respiratory rate, decreased oxygen saturation, and low Glasgow Coma Scale (GCS) scores were significantly associated with both morbidity and poor outcomes (all p<0.001). Laboratory findings including elevated lactate and creatinine levels were also significantly related to both endpoints (p<0.05). A significant relationship was identified between emergency department (ED) length of stay and morbidity, with a median ED stay of 17 hours and increasing duration associated with higher morbidity risk (p<0.001). Additionally, persistence of dyspnea for more than 4 hours, need for non-invasive mechanical ventilation at admission, and requirement for inotropic support were all strongly associated with both morbidity and poor prognosis (all p<0.001). Finally, morbidity was found to be significantly associated with poor prognosis (p<0.001). CONCLUSION: This study investigated the demographic and clinical characteristics of patients presenting to the ED with ACPE and identified significant predictors of morbidity and mortality. Notable risk factors included comorbid COPD/asthma, prolonged ED stay, severe dyspnea (requiring NIMV or lasting >4 hours), and inotropic support. In contrast, variables such as gender, age, EF-based classification, heart failure severity, treatment compliance, and physical examination findings showed no significant association. Although PEPS was not associated with morbidity, it showed a strong predictive relationship with mortality and intensive care unit admission.

Benzer Tezler

  1. Akut kardiyojenik pulmoner ödem tedavisinde non invaziv pozitif basınçlı ventilasyon tiplerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of non-invasive positive pressure ventilation types in the treatment of acute cardiogeneic pulmonary edema

    BERKCAN YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Acil TıpEge Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERCAN YALÇINLI

  2. Nitrogliserin infüzyonu ile tedavi edilen akut kardiyojenik pulmoner ödemli hastalarda, vücut kitle indeksinin tedavi başarısına etkisi

    The effect of body mass index on the success oftreatment in patients with acute cardiogenic pulmonary edema treated with nitroglycerin infusion

    MUHAMMED ALİ TOPUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Acil TıpSağlık Bakanlığı

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EKREM TAHA SERT

  3. Akut kardiyojenik pulmoner ödemli hastaların prognozunun tahmininde şok indekslerinin etkinliklerinin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    MUSA BAKIŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Acil TıpMersin Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ÇAĞRI SAFA BUYURGAN

  4. Acil serviste akut kardiyojenik pulmoner ödem tanısı alan hastalarda non-invaziv mekanik ventilasyon başarısını etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of factors affecting the success of non invasive ventilation in acute cardiogeni̇c pulmonary edema in the emergency department

    ÖZGE AKDEMİR URGANCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Acil TıpEge Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ YUSUF ALİ ALTUNCI

  5. Acil serviste bolus nitrogliserin ve geleneksel nitrogliserin infüzyonu tedavisi uygulanmış akut kardiyojenik akciğer ödemi tanısı alan hipertansif hastaların klinik sonlanım açısından karşılaştırılması

    Clinical outcomes of bolus nitroglycerin and conventional nitroglycerin infusion in the management of sympathetic crashing acute pulmonary edema in the emergency department

    BURAK ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Acil TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İSMAİL TAYFUR