Geri Dön

Tiroid neoplazmlarında SHMT2, B7-H3 ve AHNAK2'nin immünohistokimyasal olarak ekspresyonunun değerlendirilmesi ve klinikopatolojik özelliklerle ilişkisi

Expression of SHMT2, B7-H3 and AHNAK2 in thyroid neoplasms and correlation with clinichopathological features

  1. Tez No: 998889
  2. Yazar: ÜMMÜGÜLSÜM TUNÇTÜRK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. İBRAHİM İBİLOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Tiroid neoplazmları, AHNAK2, B7-H3, SHMT2, immünohistokimya, prognoz, sağkalım, Thyroid neoplasms, AHNAK2, B7-H3, SHMT2, immunohistochemistry, prognosis, survival
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Tiroid neoplazmları en sık görülen endokrin neoplazmlar olup, Türkiye'de kadınlarda görülen ikinci en sık kanserdir. Görüntüleme yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla insidans artmakta, ancak ince iğne aspirasyon biyopsisi vakaların %20-40'ında belirsiz sonuçlar vermektedir. Bu durum hastaların gereksiz cerrahiye maruz kalmasına veya agresif tümörlerin yetersiz tedavi edilmesine neden olabilmektedir. Papiller tiroid karsinomu genellikle iyi prognozlu olsa da hastaların %5-15'inde agresif seyir ve nüks görülmektedir. Anaplastik tiroid karsinomu ise tüm tiroid kanserlerinin sadece %1-2'sini oluşturmasına rağmen tiroid kanseri ölümlerinin yarısından sorumludur ve etkin tedavi seçenekleri sınırlıdır. AHNAK2, epitelyal-mezenkimal geçiş ve tümör progresyonunda rol oynayan bir onkoproteindir. B7-H3, tümör mikroçevresinde immün kaçışı sağlayan ve potansiyel immünoterapi hedefi olarak değerlendirilen bir immün kontrol noktası molekülüdür. SHMT2 ise tümör hücrelerinin metabolik adaptasyonunda kritik rol üstlenen mitokondriyal bir enzimdir. Bu üç belirtecin tiroid neoplazmlarındaki ekspresyonları ve klinikopatolojik korelasyonları hakkındaki veriler sınırlıdır. Bu çalışmada; altı farklı tiroid neoplazm grubunda AHNAK2, B7-H3 ve SHMT2 ekspresyonlarını değerlendirmeyi; bu ekspresyonların klinikopatolojik parametrelerle ve sağkalım ile ilişkisini inceleyerek tanısal, prognostik ve terapötik süreçlere katkı sağlamayı amaçladık. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı'nda 2015-2025 yılları arasında tanı almış 245 olgu retrospektif olarak çalışmaya dahil edildi. Olguların; 35'i foliküler nodüler hastalık (FNH), 39'u foliküler adenom (FA), 19'u foliküler karsinom (FK), 17'si medüller tiroid karsinomu (MTK), 8'i anaplastik tiroid karsinomu (ATK) ve 127'si papiller tiroid karsinomu (PTK) tanılıydı. Doku mikrodizini (TMA) tekniği kullanılarak AHNAK2, B7-H3 ve SHMT2 immünohistokimyasal boyamaları yapıldı. Ekspresyonlar hem H-skoru hem de kategorik olarak değerlendirildi. Klinikopatolojik parametreler ve sağkalım verileri ile korelasyonlar analiz edildi. Hastaların %80'i kadın, yaş ortalaması 43,81 ± 14,15 idi. AHNAK2 benign grupta %0, malign grupta %58 pozitiflik gösterdi (p<0,05). B7-H3 benign grupta %1, malign grupta %55 pozitif bulundu (p<0,05). SHMT2 ise malign grupta %96 pozitiflik ile en sensitif ancak düşük spesifiteye sahip bir belirteç olarak saptandı (p<0,05). ROC analizinde AUC değerleri B7-H3 için 0,948, AHNAK2 için 0,928 ve SHMT2 için 0,865 hesaplandı. ATK grubunda üç belirteç için de en yüksek ekspresyon düzeyleri saptandı. AHNAK2 ve B7-H3 pozitifliği ekstratiroidal yayılım, cerrahi sınır pozitifliği ve metastaz ile anlamlı ilişki gösterdi (p<0,05). Kaplan-Meier analizinde AHNAK2 (p=0,038) ve B7-H3 (p=0,005) pozitifliği kötü sağkalım ile ilişkili bulundu. AHNAK2 ve B7-H3'ün, tiroid neoplazmlarında benign-malign ayrımındaki tanısal değerleri yüksek bulunmuştur. Her iki belirtecin pozitifliği agresif tümör davranışı ve kötü prognoz ile ilişkilidir. Özellikle B7-H3'ün ATK'da yüksek ekspresyonu, bu agresif tümör tipinde potansiyel bir immünoterapi hedefi olabileceğini düşündürmektedir. SHMT2 ise yüksek sensitivitesi ile neoplazm varlığının gösterilmesinde değerli olabilir.

Özet (Çeviri)

Thyroid neoplasms are the most common endocrine malignancies and rank as the second most common cancer among women in Türkiye. While the incidence is increasing due to the widespread use of high-resolution imaging modalities, fine-needle aspiration biopsy (FNAB) yields indeterminate results in 20-40% of cases. This uncertainty may lead to unnecessary surgical interventions or undertreatment of aggressive tumors. Although Papillary Thyroid Carcinoma (PTC) generally has a favorable prognosis, aggressive behavior and recurrence are observed in 5-15% of patients. Anaplastic Thyroid Carcinoma (ATC), despite constituting only 1-2% of all thyroid cancers, accounts for approximately half of thyroid cancer-related deaths due to limited effective treatment options. AHNAK2 is an oncoprotein involved in epithelial-mesenchymal transition and tumor progression. B7-H3 is an immune checkpoint molecule that facilitates immune evasion in the tumor microenvironment and is considered a potential immunotherapy target. SHMT2 is a mitochondrial enzyme that plays a critical role in the metabolic adaptation of tumor cells. Data regarding the expression of these three markers in thyroid neoplasms and their clinicopathological correlations are limited. The aim of this study was to assess the expression levels of AHNAK2, B7-H3, and SHMT2 across six distinct thyroid neoplasm groups and to provide diagnostic, prognostic, and therapeutic insights by analyzing their correlations with clinicopathological features and survival outcomes. A total of 245 cases diagnosed between 2015 and 2025 at the Department of Pathology, Dicle University Faculty of Medicine were retrospectively included in the study. The cases consisted of 35 follicular nodular disease (FND), 39 follicular adenoma (FA), 19 follicular carcinoma (FC), 17 medullary thyroid carcinoma (MTC), 8 anaplastic thyroid carcinoma (ATC), and 127 papillary thyroid carcinoma (PTC). Immunohistochemical staining for AHNAK2, B7-H3, and SHMT2 was performed using the tissue microarray (TMA) technique. Expressions were evaluated both as H-scores and categorically. Correlations with clinicopathological parameters and survival data were analyzed. 80% of the patients were female, with a mean age of 43.81 ± 14.15 years. AHNAK2 positivity was 0% in the benign group and 58% in the malignant group (p<0.05). B7-H3 was positive in 1% of the benign group and 55% of the malignant group (p<0.05). SHMT2 was identified as the most sensitive marker with 96% positivity in the malignant group, albeit with lower specificity (p<0.05). In ROC analysis, AUC values were calculated as 0.948 for B7-H3, 0.928 for AHNAK2, and 0.865 for SHMT2. The highest expression levels for all three markers were detected in the ATC group. AHNAK2 and B7-H3 positivity showed significant association with extrathyroidal extension, surgical margin positivity, and metastasis (p<0.05). Kaplan-Meier analysis revealed that AHNAK2 (p=0.038) and B7-H3 (p=0.005) positivity were associated with poor survival. AHNAK2 and B7-H3 were found to have high diagnostic value in the differentiation of benign and malignant thyroid neoplasms. Positivity for both markers is associated with aggressive tumor behavior and poor prognosis. In particular, the high expression of B7-H3 in ATC suggests that it could be a potential immunotherapy target in this aggressive tumor type. SHMT2, with its high sensitivity, may be valuable in demonstrating the presence of neoplasms.

Benzer Tezler

  1. İnvaziv folliküler varyant papiller tiroid karsinomu (FVPTK), invaziv enkapsüle folliküler varyant papiller tiroid karsinomu (İEFVPTK) ve yeni bir antite olan papiller nükleer özellikli noninvaziv tiroid neoplazmlarında (NIFTP) morfolojik ve immunhistokimyasal analiz

    Morphological and immunohistochemical analysis in encapsulate follicular variant papillary thyroid carcinoma (EFVPTC) , invasive follicular variant papillary thyroid carcinoma (FVPTC) and anew entity noninvaziv follicular thyroid neoplasm with papillary nuclear feature (NIFTP)

    ZELİHA ÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    PatolojiNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ PEMBE OLTULU

  2. CDH-16 ekspresyonu ile tiroid neoplazmları arasındaki ilişki ve tiroid neoplazmlarının teşhisinde kullanımı

    The relationship between CDH-16 expression thyroid neoplasms and its use in the diagnosis of thyroid neoplasms

    ÖZKAN IŞIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    PatolojiErzincan Binali Yıldırım Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MAHİR TAYFUR

  3. Tiroid neoplazmları ve nodüler hiperplazide Sphingosine kinase 1 ve Claudin 1 ekspresyonlarının değerlendirilmesi, HBME-1 ile karşılaştırılması, klinikopatolojik parametrelerle ilişkisi

    Evaluation of Sphingosine kinase 1 and Claudin 1 expressions in thyroid neoplasms and nodular hyperplasia, comparison with HBME-1, relationship with clinicopathological parameters

    REYHAN TANSEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    PatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMA HÜCÜMENOĞLU

    UZMAN PINAR CELEPLİ

  4. Tiroid Papiller Karsinomu, Folliküler Karsinom ve Folliküler Adenomda Ki-67, PCNA, p53, TTF-1, HMW-CK ve p63 Ekspresyonlarının Karşılaştırılması

    Comparison of Ki-67, PCNA, p53, TTF-1, HMW-CK and p63 Expressions in Thyroid Papillary Carcinoma, Follicular Carcinoma and Follicular Adenoma

    AYÇA TAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    PatolojiSağlık Bakanlığı

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DEMET ETİT

  5. Tiroid nodüllerinin ultrasonografik ve intraoperatif kriterlerinin malignite açısından karşılaştırılması

    Comparison of ultrasonography and intraoperativ criteries for malignnancy in thyroid nodules

    ILGAR ISMAYILOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Genel CerrahiGata

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMİH GÖRGÜLÜ

    DOÇ. DR. ERKAN ÖZTÜRK