Geri Dön

Prolaktinoma tanılı hastaların retrospektif analizi ve manyetik rezonans görüntülemenin prognozu belirlemedeki yeri

Retrospective analysis of patients diagnosed with prolactinoma and the role of magnetic resonance imaging in determining prognosis

  1. Tez No: 999222
  2. Yazar: SEVGİ EROL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. LÜTFİYE FÜSUN SAYGILI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Prolaktinoma, Dopamin agonisti, MRG, Tümör hacmi, T1/T2 intensitesi, Tedavi yanıtı, Prolactinoma, Dopamine agonist, MRI, Tumor volume, T1/T2 intensity, Treatment response
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Prolaktinomalar, hipofiz adenomları içinde en sık görülen fonksiyonel tümörler olup; klinik, biyokimyasal ve radyolojik özellikleri geniş bir spektrum göstermektedir. Dopamin agonistleri (DA), prolaktinoma tedavisinde birinci basamak yaklaşım olmakla birlikte, tedavi yanıtının hastalar arasında belirgin farklılıklar göstermesi, yanıtı öngörebilecek prognostik belirteçlerin önemini artırmıştır. Bu çalışmada, prolaktinoma hastalarında tedavi öncesi tümör hacmi ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) özelliklerinin—özellikle tedavi öncesi tümör hacmi, T1-T2 sinyal oranları ve doku homojenitesinin—dopamin agonisti tedavi yanıtını öngörmedeki yerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2021–Aralık 2024 döneminde Ege Üniversitesi Hastanesi'nde prolaktinoma tanısıyla izlenen erişkin hastalar retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların demografik özellikleri, klinik bulguları, tedavi öncesi ve sonrası prolaktin düzeyleri ile tedavi protokolleri kaydedildi. Tedavi öncesi ve sonrası MRG görüntülerinden tümör hacmi, parasellar invazyon, kontrastlanma paternleri, tümör homojenitesi, T1 ve T2 sinyal özellikleri değerlendirildi. T1/temporal T1 ve T2/temporal T2 oranları, tümörün en geniş koronal kesitinde manuel konturlama ve temporal gri cevher referans bölgesi kullanılarak hesaplandı. Dopamin agonisti yanıtı biyokimyasal, boyutsal ve klinik kriterlere göre sınıflandırıldı. Tüm analizler uygun istatistiksel yöntemlerle yapıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 56 hastanın median tanı yaşı 35,5 yıl olup hastaların %71,4'ü kadındı. Erkek hastalarda başlangıç tümör hacmi (6,02 cm³ vs. 0,26 cm³; p<0,001), PRL düzeyi (891 µg/L vs. 127 µg/L; p=0,003) ve parasellar invazyon (kiazma basısı %81,3; sella genişlemesi %93,8; sol kavernöz sinüs invazyonu %75) anlamlı olarak daha yüksekti. Biyokimyasal yanıt oranı %92,6, klinik yanıt oranı %85,7 ve ≥%50 boyutsal yanıt oranı %59,6 olarak bulundu. ≥%50 boyutsal yanıt gösteren hastalarda tedavi öncesi tümör hacmi daha yüksekti (0,65 cm³ vs. 0,19 cm³; p=0.01). Biyokimyasal ve klinik yanıt alınamayan hastalarda ise parasellar yayılım ve başlangıç hacmi belirgin şekilde fazlaydı. MRG doku özelliklerinde T2 heterojenitesi büyük hacimli adenomlarda daha sık görülürken (p=0.04), T1/temporal T1 oranı yalnızca boyutsal yanıt alınamayan grupta anlamlı yükseklik gösterdi (p=0.02). ROC analizlerinde tedavi öncesi tümör hacmi biyokimyasal ve klinik yanıt için iyi bir ayırt ediciliğe sahipti (AUC sırasıyla 0.81 ve 0.82). Sonuç: Tedavi öncesi tümör hacmi ve belirli MRG özellikleri, dopamin agonisti tedavi yanıtını öngörmede önemli belirteçlerdir. Yanıtsız hastalarda yüksek T1 oranları, T1 temelli sinyal özelliklerinin potansiyel bir radyolojik biyobelirteç olarak dikkate alınması gerektiğini düşündürmektedir. Bu sonuçların geniş örneklemli, prospektif ve radyomik analizlerle desteklenmesi, prolaktinoma tedavisinde kişiselleştirilmiş yaklaşımların gelişimine katkı sağlayacaktır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: Prolactinomas are the most common functional pituitary adenomas and exhibit a wide spectrum of clinical, biochemical, and radiological characteristics. Dopamine agonists (DAs) are the first-line treatment; however, the considerable variability in treatment response among patients highlights the need for prognostic markers capable of predicting therapeutic outcomes. This study aimed to evaluate the predictive value of pretreatment tumor volume and magnetic resonance imaging (MRI) characteristics— particularly T1 and T2 signal ratios, pretreatment tumor volume and tissue homogeneity—on dopamine agonist response in patients with prolactinoma. Materials and Methods: Adult patients diagnosed with prolactinoma and followed at Ege University Hospital between January 2021 and December 2024 were retrospectively analyzed. Demographic features, clinical presentations, pretreatment and post-treatment prolactin levels, and treatment protocols were recorded. Tumor volume, parasellar invasion, contrast-enhancement patterns, tissue homogeneity, and T1/T2 signal characteristics were evaluated from pre- and post-treatment MRI scans. T1/temporal T1 and T2/temporal T2 ratios were calculated using manual contouring of the largest coronal tumor section with the temporal gray matter serving as a reference region. Dopamine agonist response was classified as biochemical, dimensional, and clinical. All data were analyzed using appropriate statistical methods. Results: The study included 56 patients, with a median age at diagnosis of 35.5 years; 71.4% were female. Male patients had significantly higher pretreatment tumor volume (6.02 cm³ vs. 0.26 cm³; p<0.001), prolactin levels (891 µg/L vs. 127 µg/L; p=0.003), and parasellar invasion (optic chiasm compression 81.3%; sellar enlargement 93.8%; left cavernous sinus invasion 75%). The biochemical response rate was 92.6%, clinical response rate 85.7%, and ≥50% dimensional response rate 59.6%. Patients with ≥50% dimensional response had higher pretreatment tumor volumes (0.65 cm³ vs. 0.19 cm³; p=0.01). In contrast, patients without biochemical or clinical response exhibited significantly greater parasellar extension and larger baseline volumes. Among MRI tissue characteristics, T2 heterogeneity was more common in larger adenomas (p=0.04), whereas T1/temporal T1 ratio was significantly higher only in the non-responder group (p=0.02). In ROC analysis, pretreatment tumor volume demonstrated good discriminatory ability for predicting biochemical and clinical response (AUC 0.81 and 0.82, respectively). Conclusion: Pretreatment tumor volume and specific MRI features are important predictors of dopamine agonist response in prolactinoma. Elevated T1 ratios in non-responders suggest that T1-based signal properties may serve as potential radiological biomarkers. Validation of these findings through larger, prospective cohorts and radiomic-based analyses may contribute to the development of personalized treatment strategies in prolactinoma management.

Benzer Tezler

  1. Son on yılda kliniğimizde takip edilen hipogonadotropik hipogonadizm olgularının gözden geçirilmesi

    The review of patients with hypogonadotropic hypogonadism followed up at our clinic in last ten years

    FATİH KÜRŞAT YILMAZEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    ÜrolojiAtatürk Üniversitesi

    Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. İSA ÖZBEY

  2. Prolaktinoma tanılı hastalarda kardiyak risk faktörlerinin değerlendirilmesi

    Assessment of cardiovascular risk factors in patients diagnosed with prolactinoma

    ASLI AKÇAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RAMİS ÇOLAK

  3. Hipofiz adenomu saptanan hastalarda tiroid otoimmunitesi, ötiroid hashimoto tiroiditi sıklığı

    Thyroid autoimmunity and euthyroid hashimoto thyroiditis frequancy in patients with pituitary adenoma

    MEHMET EMİN BUDAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE ÇARLIOĞLU

  4. Hipofiz adenomu olan hastalarda germline mutasyonların araştırılması

    Investigation of germline mutations in patients with pituitary adenoma

    CEREN ALAVANDA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    GenetikMarmara Üniversitesi

    Tıbbi Genetik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BİLGEN BİLGE GEÇKİNLİ

    PROF. DR. AHMET İLTER GÜNEY

  5. Prolaktinoma tanılı hastalarda tedavi öncesinde hipofizer manyetik rezonans görüntüleme bulguları ile tedavi yanıtının retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of treatment response with pituitary magnetic resonance imaging findings before treatment in patients with prolactinoma

    ÇAĞLA ÇUBUKLU ADEMOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıKocaeli Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEYNEP CANTÜRK