Geri Dön

Rozase hastalarında sistemik inflamasyon parametrelerinin değerlendirilmesi

Evaluation of systemic inflammation parameters inpatients with rosacea

  1. Tez No: 999731
  2. Yazar: RALE KARACA
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ATİYE AKBAYRAK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Gül hastalığı, İnflamasyon, Rosacea, Inflammation
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Rozase, çeşitli deri bulgularıyla ortaya çıkan kronik inflamatuvar bir cilt hastalığıdır. Lezyonlar özellikle yüzün orta hattında; burun, yanaklar, çene ve alında yerleşme eğilimindedir. Eritem, papül, püstül, telenjiektazi, fimatöz değişiklikler şeklinde klinikte kendini gösterir. 30 yaş üzeri, açık tenli kadınlarda daha sık görülür. Rozase, kronik inflamatuvar bir cilt hastalığı olup hastalığın çok sayıda komorbiditesinin olduğu ve sistemik inflamasyona neden olduğuna dair görüşler mevcuttur. Bu çalışmanın amacı; rozase hastalarında olası sistemik inflamasyonun varlığını ve klinik bulgularla ilişkisini inflamatuvar parametreler aracılığıyla araştırmaktır. Dermatoloji polikliniğine başvuran 18-65 yaş arası 49 rozase hastası ve 49 kontrol grubu çalışmaya dahil edildi. Hasta ve kontrol grubunun demografik özellikleri ve hasta grubunun hastalığı ile ilgili bilgiler retrospektif olarak araştırılarak elde edilen veriler kaydedildi. Rozase hastalık şiddetinin değerlendirilmesinde Rozase Klinik Şiddet Skorlaması kullanıldı ve hastalık hafif, orta ve şiddetli şeklinde sınıflandırıldı. Olası sistemik inflamasyon varlığının incelenmesi amacıyla hasta ve kontrol grubunda CRP, Sedimantasyon, CRP/albümin oranı, Monosit/HDL oranı (MHO), Nötrofil/Lenfosit oranı (NLO), Monosit/Lenfosit oranı (MLO), Platelet/Lenfosit oranı (PLO) , RDW, MPV, PCT, SII İndeksi (Nötrofil x Platelet / Lenfosit) ve SIRI (nötrofil x monosit / lenfosit) parametreleri incelenerek kaydedildi. İstatistiksel olarak p değeri 0,05 ve altı olan analizler anlamlı olarak kabul edildi. Çalışmaya katılan 49 rozase hastasının 41' i (%83,7) kadın, 8'i (%16,3) erkek; kontrol grubundaki 49 kişinin 43'ü (% 87,8) kadın ve 6'sı (% 12,2) erkekti. Hasta grubunun yaş ortalaması 36,14 ± 9,66 iken kontrol grubunun 33,14 ± 6,61 olup hasta ve kontrol grubunun yaş ve cinsiyet dağılımları benzerdi (p> 0,05). Hasta grubunda kilo ortalaması, vücut kitle indeksi (VKİ) ve açık tenli kişilerin oranı kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde yüksekti (sırasıyla p= 0,015; p= 0,001; p= 0,033). Rozase hastalarının alt tipleri incelendiğinde 36 hastada (% 73,5) eritematotelenjiektatik rozase (ETR), 11 hastada (% 22,4) papülopüstüler rozase (PPR), 2 hastada (%4,1) oküler rozase saptanmış olup fimatöz tipte hasta bulunmamaktaydı. Hastaların 47' sinde (% 95,9) yanak, 14 hastada (% 28,6) alın, 10 hastada (% 20,4) çene ve 31 hastada (% 63,3) burun tutulumu mevcut olup bu çalışmada en sık tutulan alan yanaktı. Hastaların %24,48' i hafif, %65,3' ü orta ve %10,2' si şiddetli hastalığa sahipti. Rozase hastalarının hastalık ortalama başlangıç yaşı 30,45 ± 9,17 yıl olarak saptandı, ortalama hastalık süresi ise 68,16 ± 75,11 ay olarak saptandı. Hasta grubunda nötrofil, lenfosit, monosit, monosit/ HDL oranı kontrol grubuna göre daha yüksekti (sırasıyla p=0,05; p= 0,027; p= 0,048; p< 0,001). Kontrol grubunda ise HDL ve PLO değerleri hasta grubuna kıyasla anlamlı oranda yüksekti (sırasıyla p=0,027; p=0,01). Sedimantasyon değeri orta/şiddetli rozase grubunda, hafif şiddette rozase grubuna kıyasla anlamlı düzeyde yüksekti (p=0,05). Diğer inflamatuvar parametrelerle hastalık şiddeti arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Hastalık hafif, orta ve şiddetli olarak 3 grup altında incelendiğinde monosit düzeyi şiddetli hastalığı olan grupta diğer alt gruplara kıyasla anlamlı oranda yüksekti (p= 0,035). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde VKİ arttıkça rozase hastalığı gelişme olasığında artış olduğu, koyu deri tipine sahip olanlarda ise açık deri tipine kıyasla hasta olma olasılığının düşük olduğu saptandı. Sonuç olarak, rozase hastalarında nötrofil, lenfosit, monosit ve monosit/HDL oranı kontrol grubuna kıyasla yüksekti. Ayrıca monosit düzeyi şiddetli hastalığı olan grupta hafif ve orta şiddette hastalığı olanlara kıyasla daha yüksekti. Sistemik inflamasyon parametreleri ve rozase ilişkisni değerlendirmek için çok merkezli, prospektif çalışmaların yapılması faydalı olabilir.

Özet (Çeviri)

Rosacea is a chronic inflammatory skin disease that presents with various skin manifestations. Lesions tend to be located particularly in the midline of the face; on the nose, cheeks, chin, and forehead. Clinically, it manifests as erythema, papules, pustules, telangiectasia, and phymatous changes. It is more common in fair-skinned women over 30 years of age. Rosacea is a chronic inflammatory skin disease with numerous comorbidities, and there are opinions that it causes systemic inflammation. The aim of this study is to investigate the possible presence of systemic inflammation in rosacea patients and its relationship with clinical findings through inflammatory parameters. Forty-nine rosacea patients and 49 control group patients aged 18-65 years who presented to the dermatology outpatient clinic were included in the study. The demographic characteristics of the patient and control groups and information regarding the disease in the patient group were retrospectively investigated, and the obtained data were recorded. The Rosacea Clinical Severity Scoring System was used to evaluate the severity of rosacea, and the disease was classified as mild, moderate, and severe. To investigate the possible presence of systemic inflammation, CRP, sedimentation rate, CRP/albumin ratio, monocyte/HDL ratio (MHR), neutrophil/lymphocyte ratio (NLR), monocyte/lymphocyte ratio (MLR), platelet/lymphocyte ratio (PLR), RDW, MPV, PCT, SII Index (neutrophilxplatelet/lymphocyte) and SIRI (neutrophil x monocyte/lymphocyte) parameters were examined and recorded in both patient and control groups. Statistically significant analyses were considered to have a p-value of 0.05 or less. Of the 49 rosacea patients participating in the study, 41 (83.7%) were female and 8 (16.3%) were male; of the 49 individuals in the control group, 43 (87.8%) were female and 6 (12.2%) were male. The mean age of the patient group was 36.14 ± 9.66, while that of the control group was 33.14 ± 6.61 and the age and gender distributions of the patient and control groups were similar (p > 0.05). The mean weight, body mass index (BMI) and the proportion of individuals with light skin were significantly higher in the patient group compared to the control group (p = 0.015; p = 0.001; p = 0.033, respectively). When the subtypes of rosacea patients were examined, erythematotelangiectatic rosacea (ETR) was detected in 36 patients (73.5%), papulopustular rosacea (PPR) in 11 patients (22.4%), and ocular rosacea in 2 patients (4.1%); no patients with the phymatous type were found. Of the patients, 47 (95.9%) had cheek involvement, 14 (28.6%) had forehead involvement, 10 (20.4%) had chin involvement, and 31 (63.3%) had nasal involvement; the most frequently affected area in this study was the cheek. 24.48% of patients had mild, 65.3% had moderate, and 10.2% had severe disease. The mean age of onset in rosacea patients was 30.45 ± 9.17 years, and the mean duration of the disease was 68.16 ± 75.11 months. Neutrophil, lymphocyte, monocyte, and monocyte/HDL ratio were higher in the patient group compared to the control group (p=0.05; p=0.027; p=0.048; p<0.001, respectively). In the control group, HDL and PLO values were significantly higher compared to the patient group (p=0.027 and p=0.01, respectively). Sedimentation rate was significantly higher in the moderate/severe rosacea group compared to the mild rosacea group (p=0.05). No significant relationship was found between other inflammatory parameters and disease severity. When the disease was examined under three groups (mild, moderate, and severe), monocyte levels were significantly higher in the severe disease group compared to other subgroups (p=0.035). Multivariate logistic regression analysis revealed that the likelihood of developing rosacea increased with increasing BMI, while individuals with darker skin tones had a lower probability of developing the disease compared to those with lighter skin tones. In conclusion, neutrophil, lymphocyte, monocyte, and monocyte/HDL ratio were higher in rosacea patients compared to the control group. Furthermore, monocyte levels were higher in the group with severe disease compared to those with mild and moderate disease. Multicenter, prospective studies to evaluate the relationship between systemic inflammation parameters and rosacea may be beneficial.

Benzer Tezler

  1. The role of oxidative stress factors in the pathophysiology of Ocular Rosacea, analysis of tears and other materials

    Oküler Rosacea patofizyolojisinde oksidatif stres faktörlerinin rolü, gözyaşı ve diğer materyallerin analizi

    NİLÜFER YEŞİLIRMAK

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    BiyokimyaGazi Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NESLİHAN BUKAN

    PROF. DR. JEAN-LOUIS BOURGES

  2. Rozase hastalarında serum leptin, adiponektin ve IL-6 seviyelerinin metabolik sendrom ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the association between serum leptin, adiponectin and IL-6 levels and metabolic syndrome in patients with rosacea

    HALİL YAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RECEP DURSUN

  3. Rozasea hastalarında serum visfatin düzeyinin belirlenmesi ve inflamatuar belirteçler ile ilişkisinin araştırılması

    Evaluation of serum visfatin levels in patients with rosacea and its relationship with inflammatory markers

    BURAK ÜNLÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZAFER TÜRKOĞLU

  4. Rozasea hastalarında demodeks yoğunluğu ile inflamatuar yanıt ve oksidatif stres ilişkisinin araştırılması

    The investigation of the relationships of demodex density with inflammatory response and oxidative stress in rosacea

    TUĞBA FALAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    DermatolojiSağlık Bakanlığı

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VEFA ASLI ERDEMİR

  5. Rozase hastalarında bağırsak geçirgenliği ile gastrointestinal semptomlar arasındaki ilişki: Egzersiz, sistemik inflamasyon indeks ve serum zonulin düzeylerinin rolü

    The relationship between intestinal permeability and gastrointestinal symptoms in rosacea patients: Role of exercise, systemic inflammation index and serum zonulin levels

    MİHRİBAN ERDEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    FizyolojiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FAHRİ BAYIROĞLU

    DOÇ. DR. AYŞE AKBAŞ