Geri Dön

Endometrial intraepitelyal neoplazi tanısı alan perimenapozal kadınlarda karotis intima media kalınlığının eşlik eden endometrium kanserini öngörmedeki rolünün değerlendirilmesi

Evaluation of the role of carotid intima–media thickness in predicting concurrent endometrial cancer in perimenopausal women diagnosed with endometrial intraepithelial neoplasia

  1. Tez No: 1000493
  2. Yazar: BÜŞRA SERVİ
  3. Danışmanlar: PROF. VAKKAS KORKMAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: EİN, Endometrial İntraepitelyal, Neoplazi, CIMT, KİMK, Karotis İntima Media Kalınlığı, Endometrial Kanser, EIN, Endometrial Intraepithelial Neoplasia, CIMT, Carotid Intima-Media Thickness, Endometrial Cancer
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Endometrial kanser (EK), kadınlar arasında en yaygın görülen jinekolojik kanserlerden biridir ve dünya çapında her yıl binlerce kadının hayatını tehdit etmektedir. EK'lerin büyük bir kısmı, endometrial intraepitelyal neoplazi (EİN) olarak bilinen prekürsör lezyonlardan gelişmektedir. EK'in obezite, diyabetes mellitus (DM), hipertansiyon (HT) ve insülin direnci gibi risk faktörleri olup endotel disfonksiyon üzerinden aterosklerotik süreci başlatmaktadır. Karotis intima media kalınlığı (KİMK) ise sistemik inflamasyonun bir belirtecidir ve endotelyal disfonksiyona bağlı ateroskleroz ile pozitif korelasyon göstermiştir. Ayrıca KİMK'nın, belirli solid tümörlerin progresyonu ve agresif seyri ile ilişkili olabileceğine dair kanıtlar da bulunmaktadır. Çalışmamızda perimenopozal dönemde EİN tanısı almış hastalarda KİMK'nı ölçerek, bu değerin eşlik eden endometrium kanseri varlığı ile ilişkisini saptamayı ve KİMK'nın prediktif bir biyobelirteç olarak kullanılabilirliğini değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem: Bu çalışmaya Etlik Şehir Hastanesi jinekoloji ve jinekolojik onkoloji kliniklerine başvuran, probe küretaj veya histeroskopi ile endometrial doku örneklemesi yapılan endometriyal intraepitelyal neoplazi tanısı alan dahil etme ve dışlama kriterlerine uyan 70 hasta çalışmaya alındı. Çalışmamız prospektif kohort çalışması olarak tasarlandı. Katılımcıların KİMK ölçümleri, operasyon öncesinde alındı ve operasyon sonrası elde edilen nihai patoloji sonuçları ile demografik bilgileri, menarş, menopoz yaşı, biyokimyasal laboratuvar bulguları, lipid profili HOMA-IR, HbA1c ve glukoz değerleri karşılaştırılarak analiz edildi. Bulgular: Toplam 70 hasta çalışmaya dahil edildi ve nihai patoloji sonuçlarına göre benign (n=29), EİN (n=28) ve malign (n=13) olmak üzere üç gruba ayrıldı. Nihai patoloji grupları arasında KİMK ölçümleri karşılaştırıldığında, sağ ve sol KİMK değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (sırasıyla p=0.001 ve p=0.029). Sağ KİMK ölçümleri malign grupta, benign ve EİN gruplarına kıyasla anlamlı derecede daha yüksekti. Sol KİMK ölçümlerinde ise malign grup ile benign grup arasında anlamlı fark bulunurken, EİN grubunun değerlerinin benign ve malign gruplar ile kısmen örtüştüğü gözlendi. EK'yi öngören bağımsız faktörleri belirlemek amacıyla z-skorlarına dönüştürülmüş değişkenlerle ikili lojistik regresyon analizi yapıldı (Tablo 5). Analiz sonucunda sağ KİMK ölçümü, EK için bağımsız ve güçlü bir prediktör olarak saptandı (OR=5.31, %95 GA: 2.10–13.39, p<0.001). Sağ KİMK'daki her bir standart sapmalık artış, malignite olasılığında yaklaşık beş kat artış ile ilişkiliydi. Ayrıca yaş değişkeni ise modelde negatif yönde anlamlı bulundu (OR=0.34, %95 GA: 0.15–0.79, p=0.012) LDL kolesterol düzeyleri ile hem sağ KİMK (ρ=0.332, p=0.023) hem de sol KİMK (ρ=0.341, p=0.019) arasında zayıf–orta derecede pozitif korelasyon izlendi. DM varlığı ile nihai patoloji grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulundu (p=0.027); DM prevalansının özellikle EİN grubunda daha yüksek olduğu izlendi. Sonuç: Sonuç olarak bu çalışma, EİN tanısı alan perimenopozal kadınlarda KİMK artışının eşlik eden EK ile anlamlı şekilde ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bu veriler ışığında KİMK, EİN tanısı alan kadınlarda yalnızca kardiyovasküler risk değerlendirmesinde değil, eşlik eden EK riskinin öngörülmesinde de kullanılabilecek, non-invaziv ve klinik açıdan değerli bir biyobelirteç olarak değerlendirilebilir.

Özet (Çeviri)

Objective: Endometrial cancer (EC) is one of the most common gynecological malignancies among women and threatens the lives of thousands worldwide each year. A substantial proportion of EC cases develop from precursor lesions known as endometrial intraepithelial neoplasia (EIN). Risk factors for EC include obesity, diabetes mellitus (DM), hypertension, and insulin resistance, all of which may initiate the atherosclerotic process through endothelial dysfunction. Carotid intima-media thickness (CIMT) is a marker of systemic inflammation and has been shown to positively correlate with atherosclerosis related to endothelial dysfunction. Furthermore, emerging evidence suggests that CIMT may be associated with the progression and aggressiveness in certain solid tumors. In this study, we aimed to assess the potential role of CIMT in perimenopausal patients diagnosed with EIN by examining the relationship between CIMT values and the presence of concomitant endometrial cancer, and to evaluate CIMT value as a predictive biomarker. Methods: Seventy patients diagnosed with EIN were included in the study. These patients were selected from the Gynecology and Gynecologic Oncology clinics of the Etlik City Hospital based on inclusion and exclusion criteria following endometrial tissue sampling by probe curettage or hysteroscopy. The study was designed as a prospective cohort study. Participants' CIMT measurements were obtained preoperatively, and demographic data, age at menarche, age at menopause, biochemical laboratory findings, lipid profile, HOMA IR, HbA1c, and glucose values were compared and analyzed against the final postoperative pathology results. Findings: A total of 70 patients were included and categorized based on final pathology as benign (n=29), EIN (n=28), and malignant (n=13). Comparison of CIMT measurements across pathology groups revealed statistically significant differences for both right and left CIMT values (p=0.001 and p=0.029, respectively). Right CIMT measurements were significantly higher in the malignant group compared to the benign and EIN groups. For left CIMT, a significant difference was observed between the malignant and benign groups, while the EIN group's values partially overlapped with those of the benign and malignant groups. Binary logistic regression analysis was conducted using variables converted to z-scores to identify independent predictors of endometrial malignancy (Table 5). The analysis identified the right CIMT measurement as an independent and strong predictor of endometrial malignancy (OR = 5.31, 95% CI: 2.10–13.39, p <0.001). Each one‑standard‑deviation increase in right CIMT was associated with an approximately fivefold increase in the odds of malignancy. Age emerged as a significant negative predictor in the model (OR = 0.34, 95% CI: 0.15–0.79, p = 0.012). LDL cholesterol levels showed weak-to-moderate positive correlations with both right CIMT (ρ = 0.332, p = 0.023) and left CIMT (ρ = 0.341, p = 0.019). Additionally, a statistically significant association was found between the presence of diabetes mellitus and final pathology groups (p = 0.027), with a notably higher prevalence of diabetes mellitus in the EIN group. Conclusion: In conclusion, this study demonstrates that increased CIMT in perimenopausal women diagnosed with EIN is significantly associated with concomitant endometrial malignancy. Based on these findings, in women diagnosed with EIN, CIMT may serve as a clinically valuable, noninvasive biomarker for predicting concomitant endometrial malignancy, while also contributing to cardiovascular risk assessment.

Benzer Tezler

  1. Endometrial hiperplaziler ve eşlik eden servikal patolojilerin değerlendirilmesi

    Evaluation of endometrial hyperplasias and accompanied cervical pathologies

    NERMİN ATAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CEMAL REŞAT ATALAY

  2. Endometrial biyopsi sonucu endometrial intraepitelyal neoplazi (EİN) gelen hastalarda endometrium kanseri birlikteliği, over tutulumu ve frozen başarısının incelenmesi

    Accuracy of frozen section analysis, incidence of concurrent endometrial carcinoma and ovarian metastases among patients with endometrial intraepithelial neoplasia

    BARAN YEŞİL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NURETTİN BORAN

  3. Endometrial biyopsi sonucu endometrial hiperplazi ve endometrial intraepitelyal neoplazi olarak raporlanan hasta gruplarının histerektomi materyallerinde endometrium kanseri oranının karşılaştırılması

    Comparison of Malignancy Rates in Post-Hysterectomy Materials Between The Patients Endometrial Biopsies Resulting Endometrial Hyperplasia and Endometrial Intraepitelial Neoplasia

    NERGİZ KENDER ERTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Kadın Hastalıkları ve DoğumHacettepe Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET COŞKUN SALMAN

  4. Endometrioid endometrial karsinom ve atipili hiperplazi/endometrioid intraepitelyal neoplazi olgularında PFK-P (Fosfofruktokinaz-platelet) ve PEA-15 (Phosphoprotein enriched in astrocytes-15kDa) ekspresyonunun önemi

    The importance of PFK-P (Phosphofructokinase-platelet) and PEA-15 (Phosphoprotein enriched in astrocytes-15kDa) expression in cases of endometrioid endometrial carcinoma and endometrial atypical hyperplasia/endometrioid intraepithelial neoplasia

    BALÇA BEGÜM CENGİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PatolojiEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DENİZ ARIK

  5. Endometriozisli kadınlarda koagülasyon parametrelerinin ve sistemik inflamatuar oranlarının araştırılması

    Investigation of the role of coagulation parameters and systemic inflammatory ratios in women with endometriosis

    ELVAN ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDULKADİR TURGUT