Gastrointestinal stromal tümörlerde tanı ve tedavi süreçlerinin karşılaştırılması: Takip bulguları ve uzun dönem klinik sonuçlar
Comparison of diagnostic and treatment processes in gastrointestinal stromal tumors: Follow-up findings and long-term clinical outcomes
- Tez No: 1000939
- Danışmanlar: PROF. DR. FİLİZ AKYÜZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çalışmamızda gastrointestinal stromal tümör (GİST) tanısı almış hastalarda, hastaların epidemiyolojik olarak tanımlayıcı özelliklerini ve tedavi oranlarını belirlemek, tümörlerin endosonografik bulgularının risk skorları ve progresyon ile ilişkisini incelemek, tümör boyutlarına göre, özellikle düşük boyutlu lezyonlarda, endosonografik bulguların risk skorunu ve progresyonu öngörüp klinik karar verme sürecindeki önemini ortaya koymak amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmamız, Ocak 2015-Nisan 2025 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Gastroenteroloji polikliniğinde takip edilen GİST tanısı konmuş hastaları içeren retrospektif kohort olarak tasarlandı. Endosonografi verileri, patoloji raporları ve takip notları hasta dosyalarından elde edildi. Endosonografik bulguların risk skorları ve progresyon ile karşılaştırılması için Ki-kare test, Fisher-Exact test ve regresyon analizleri kullanıldı. Genel progresyonsuz sağ kalım ölçütleri Kaplan-Meier ve Cox analizi ile belirlendi. Bulgular: Hastaların ortalama tanı yaşı 57 idi, %46'sı erkeklerden, %54'ü kadınlardan oluşmaktaydı. Tümörlerin %73'ü midede, %11'i özofagusta, %16'sı diğer bölgelerde saptandı. Lezyonların %27'sini 2 cm'den küçük lezyonlar oluştururken, %57'sini 2-5 cm arası lezyonlar, %16'sını 5 cm'den büyük lezyonlar oluşturdu. Olguların %73'ü düşük risk, %27'si orta-yüksek risk grubundaydı. Medyan takip süresi 35 ay olup, bu süre içinde hastaların %8'inde progresyon gelişti. Endosonografik bulgular incelendiğinde kist varlığının ve ülserleşmenin orta-yüksek risk grubunda anlamlı olarak daha fazla görüldüğü saptandı. 2 cm altı lezyonlarda dahi kistik veya ülseratif özellik taşıyan olguların risk skorları anlamlı derecede yüksek belirlendi. Buna karşın, endosonografi bulguları ile progresyon arasında doğrudan bir ilişki saptanmadı. Progresyonun daha çok risk skoruna bağlı olarak değiştiği görüldü. Sonuç: Endosonografide kistik ve ülseratif özellik taşıyan olgular risk skorunu ve malignite ihtimalini anlamlı olarak arttırmaktadır. Diğer bir yandan endosonografik bulgular progresyon öngörüsünde sınırlı kalmaktadırlar. Özellikle 2 cm altı tümörler başta olmak üzere, lezyonda ülserasyon veya kist görülmesi halinde tümörün cerrahi ihtiyacı açısından değerlendirilmesi önerilmektedir. Diğer bir yandan takip kararı verilen lezyonlarda, sık endosonografik takip yapmanın anlamlı bir klinik katkı yapmayacağı düşünülmüştür.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aimed to determine the epidemiological and clinical characteristics, as well as treatment patterns, of patients diagnosed with gastrointestinal stromal tumors (GIST). Furthermore, it sought to evaluate the relationship between endosonografic findings, risk scores, and disease progression. By analyzing tumors according to size- particularly small lesions (<2 cm) we aimed to assess the predictive value of endosonografic features for risk stratification and progression, and to clarify their significance in clinical decision-making. Methods: This retrospective cohort study included patients diagnosed with GIST who were followed at the Gastroenterology Department of Istanbul University, Istanbul Faculty of Medicine, between January 2015 and April 2025. Endoscopic data, pathology reports, and follow-up records were obtained from patient files. The relationships between endosonografic findings, risk scores, and progression were analyzed using Chi-square, Fisher-Exact, and regression analyses. Progression-free survival was assessed with Kaplan–Meier and Cox regression models. Results: The mean age at diagnosis was 57 years; 46% of patients were male and 54% were female. Tumors were located in the stomach (73%), esophagus (11%), and other gastrointestinal sites (16%). Regarding size distribution, 27% of lesions were <2 cm, 57% were between 2–5 cm, and 16% were >5 cm. Of all cases, 73% were classified as low-risk and 27% as intermediate–high-risk. The median follow-up duration was 35 months, during which disease progression occurred in 8% of the patients. Endosonografic evaluation revealed that cystic changes and ulceration were significantly more common in the intermediate–high-risk group. Even among lesions smaller than 2 cm, the presence of cystic or ulcerative features was associated with significantly higher risk scores. However, no direct association was observed between endosonografic findings and disease progression; progression was found to be mainly correlated with risk classification. Conclusion: Endosonografic features such as cystic change and ulceration significantly increase the risk score and malignant potential, though they have limited predictive value for long-term progression. In tumors smaller than 2 cm, the presence of ulceration or cystic components should prompt consideration for surgical management, whereas frequent endosonografic surveillance of low-risk lesions is unlikely to provide additional clinical benefit.
Benzer Tezler
- Covıd-19 öncesi ve sonrası kanser epidemiyolojisinin değerlendirilmesi
Evaluation of cancer epidemiology before and after Covid-19
GUNEL MAMMADZADA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
OnkolojiErciyes Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEVLÜDE İNANÇ
- Gastrointestinal stromal tümörlerde ayırıcı tanı
Differantial diagnosis of gastrointestinal stromal tumors
BERİL GÜLER
- Gastrointestinal stromal tümörlerde sağkalıma etki eden faktörler
Factorrs affecıing survıval ın gastroıntestınal stromal tumor
GÜLTEN GEZER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Genel CerrahiEge ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ADEM GÜLER
- Klinik ve patolojik değişkenlerin gastrointestinal stromal tümörlerde prognoza etkisi
Impact of clinical and pathologic variables on prognosis of gastrointestinal stromal tumours
BERK GÖKTEPE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
GastroenterolojiEge ÜniversitesiCerrahi Tıp Bilimleri Bölümü
PROF. DR. ADEM GÜLER
- Gastrointestinal stromal tümörlerde nötrofil/lenfosit ve platelet/lenfosit oranının prognostik önemi
The prognostic utility of neutrophil/lymphocyte and platelet/lymphocyte ratios in gist
PINAR ÜZGEÇ GÜLLER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Onkolojiİzmir Katip Çelebi Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET ALACACIOĞLU