Geri Dön

Rozasea hastalarında serum Zonulin ve Claudin-1 düzeylerinin, Demodex akar yoğunluğu ve Rozasea hastalık şiddeti ile ilişkisi

Serum Zonulin and Claudin-1 levels in Rosacea: Association with Demodex mite density and Rosacea disease severity

  1. Tez No: 1002890
  2. Yazar: OSMAN ÇEVİK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. NEŞE GÖÇER GÜROK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Rozasea, Zonulin, Claudin-1, Demodex, RASI, Rosacea, Zonulin, Claudin-1, Demodex, RASI
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Rozasea, yüzün santral bölgelerini etkileyen, kronik, inflamatuvar ve çoklu faktörlere bağlı bir deri hastalığıdır. Klinik olarak, persistan eritem, telanjiektazi, papül-püstül oluşumu, yanma-batma hissi, kaşıntı, kuruluk ve pullanma gibi belirtilerle karakterizedir. Güncel sınıflamaya göre; eritematotelanjiektatik, papülopüstüler, fimatöz ve oküler olmak üzere dört klinik alt tip tanımlanmıştır. Zonulin, bağırsak bariyerinin önemli düzenleyicilerinden biri olup, epitel hücreleri arasındaki tight junction (sıkı bağlantı) komplekslerini düzenleyerek intestinal geçirgenliği kontrol etmektedir. Claudin-1, epidermal bariyerin temel bileşenlerinden biri olup, keratinositler arasındaki tight junction yapısının ana proteinlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Rozaseanın çok faktörlü patogenezi göz önüne alındığında; intestinal bariyer disfonksiyonu, epidermal bariyer disfonksiyonu ve Demodex yoğunluğu arasındaki etkileşimleri aynı hasta grubunda eş zamanlı olarak inceleyen çalışmalar, literatürde oldukça sınırlıdır. Bu çalışmanın temel amacı; rozasea hastalarında intestinal ve epidermal bariyer fonksiyonunun, serum zonulin ve serum claudin-1 düzeyleri aracılığıyla değerlendirilmesi ve bu biyobelirteçlerin, Demodex akar yoğunluğu ile rozasea hastalık şiddeti ile olan ilişkilerinin araştırılmasıdır. Yöntem: Çalışmamız, prospektif kesitsel çalışma özelliği taşımaktadır. Bu kapsamda, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Polikliniği'ne Haziran 2025-Aralık 2025 tarihlerinde başvurmuş, klinik olarak rozasea tanısı almış, 18–65 yaş aralığında, 94 hasta çalışmaya dahil edildi. Ayrıca, yaş ve cinsiyet gibi sosyodemografik özellikler açısından benzer özelliklere sahip, sistemik veya dermatolojik herhangi bir hastalığı bulunmayan, 73 sağlıklı birey kontrol grubunu oluşturacak şekilde çalışmaya dahil edildi. Belirlenen dahil edilme kriterlerine uyan gönüllü katılımcılara öncelikle ayrıntılı klinik değerlendirme yapılmış olup, tüm katılımcıların yaşı, cinsiyeti, medeni hali, alışkanlıkları, demografik özellikleri, özgeçmiş öyküsü ve klinik anamnezleri ayrıntılı biçimde değerlendirilerek kayıt altına alındı. Rozasea hastalarını ayrıntılı bir şekilde muayene edip, Rozasea Alan Şiddet İndeksi (Rosacea Area and Severity Index, RASI) hesaplamak için hastaların orta ön yüz bölgelerinden dermoskopik incelemeler yapıldı. Demodex akar yoğunluğu tespiti için Standart Yüzeyel Deri Biyopsisi (SYDB) tekniği kullanıldı. Katılımcıların serum zonulin ve claudin-1 düzeyleri, enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) yöntemleri kullanılarak ölçüldü. Tüm veriler kayıt altına alınmış olup dosyalanarak arşivlenmiştir. Bulgular: Hasta ve kontrol gruplarındaki serum zonulin ve serum claudin-1 düzeyleri incelenmiş olup, yapılan karşılaştırmada hasta grubunda olan bireylerin zonulin düzeyi, kontrol grubundaki bireylerin zonulin düzeyinden anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p=0,017). Hasta grubunda olan bireylerin claudin-1 düzeyi ise kontrol grubundaki bireylerin claudin-1 düzeyinden anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p=0,007). Hasta grubunda, yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi (VKİ), eğitim durumu, medeni durum, sigara-alkol kullanımı, rozasea tipi, hastalık süresi, RASI ve Demodex arasında, zonulin ve claudin-1 düzeyleri açısından karşılaştırma yapılmış olup, istatistiksel olarak anlamlı farklılık ve korelasyon görülmemiştir. Sonuç: Çalışmamız, rozasea hastalarında serum zonulin düzeylerindeki artışın ve serum claudin-1 düzeylerindeki azalışın, bariyer disfonksiyonuna işaret edebileceğini ortaya koymuştur. Bununla birlikte, söz konusu biyobelirteçlerin hastalık şiddeti ve Demodex akar yoğunluğu ile doğrudan bir ilişkisi bulunmamıştır. Elde edilen bulgular, hem intestinal hem de epidermal bariyerin rozaseanın multifaktöriyel patogenezinde etkili olabileceğini, ancak bu faktörlerin hastalığın şiddetini tek başına belirlemede yeterli olamayabileceğini düşündürmektedir. Bu çalışma ile rozasea patogenezinde rol oynayan mekanizmaların daha kapsamlı şekilde anlaşılabileceğini ve bariyer fonksiyonunu yansıtan serum biyobelirteçlerinin klinik kullanım potansiyelinin değerlendirilip, gelecekte geliştirilebilecek bariyer odaklı tedavi stratejilerine bilimsel temel oluşturulabileceğini düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Aim: Rosacea is a chronic, inflammatory skin disease that affects the central areas of the face and is associated with multiple factors. Clinically, it is characterized by persistent erythema, telangiectasia, papule-pustule formation, burning-stinging sensation, itching, dryness, and scaling. According to the current classification, four clinical subtypes have been defined: erythematotelangiectatic, papulopustular, phymatous, and ocular. Zonulin is an important regulator of the intestinal barrier and controls intestinal permeability by modulating tight junction complexes between epithelial cells. Claudin-1 serves as an essential element of the epidermal barrier and is recognized as a principal protein within the tight junction complex among keratinocytes. Considering the multifactorial pathogenesis of rosacea, studies examining the interactions between intestinal barrier dysfunction, epidermal barrier dysfunction, and Demodex density simultaneously in the same patient group are quite limited in the literature. The main objective of this study is to evaluate intestinal and epidermal barrier function in patients with rosacea using serum zonulin and claudin-1 levels, and to investigate the relationship between these biomarkers and Demodex mite density and rosacea disease severity. Materials and Methods: Our study is a prospective cross-sectional study. Within this scope, 94 patients aged 18-65 years clinically diagnosed with rosacea and who visited the Dermatology and Venereology Outpatient Clinic of Elazığ Fethi Sekin City Hospital, University of Health Sciences, between June 2025 and December 2025 were included. Additionally, 73 healthy individuals with similar sociodemographic characteristics, such as age and gender, and without any systemic or dermatological diseases, were included in the study as the control group. Volunteer participants who met the specified inclusion criteria underwent a detailed clinical evaluation. The participants' age, gender, marital status, habits, demographic characteristics, medical history, and clinical anamnesis were thoroughly assessed and recorded. Dermoscopic examinations were conducted on the mid-face regions of rosacea patients to examine them in detail and calculate the RASI (Rosacea Area and Severity Index) disease severity score. The Standard Superficial Skin Biopsy (SSSB) technique was used to determine Demodex mite density. Serum zonulin and claudin-1 levels of participants were measured using enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) methods. All data were carefully recorded, filed, and archived. Results: Serum levels of zonulin and claudin-1 were analyzed in both the patient and control groups. In the comparison, the zonulin level in the patient group was found to be significantly higher than that in the control group (p=0.017). Additionally, claudin-1 level in the patient group were significantly lower than that in the control group (p=0.007). No statistically significant differences or correlations were observed in zonulin and claudin-1 levels within the patient group when compared with variables such as age, gender, BMI, education status, marital status, smoking/alcohol consumption, rosacea type, disease duration, RASI severity score, and Demodex. Conclusion: Our study has revealed that increased serum zonulin levels and decreased serum claudin-1 levels in rosacea patients may indicate barrier dysfunction. However, no direct correlation was found between these biomarkers and disease severity or Demodex mite density. The findings suggest that both the intestinal and epidermal barriers may play a role in the multifactorial pathogenesis of rosacea, but these factors alone may not be sufficient to determine disease severity. We believe that this study will enable a more comprehensive understanding of the mechanisms involved in the pathogenesis of rosacea and that serum biomarkers reflecting barrier function can be evaluated for their clinical potential, providing a scientific basis for barrier-focused treatment strategies that may be developed in the future.

Benzer Tezler

  1. Rozase hastalarında bağırsak geçirgenliği ile gastrointestinal semptomlar arasındaki ilişki: Egzersiz, sistemik inflamasyon indeks ve serum zonulin düzeylerinin rolü

    The relationship between intestinal permeability and gastrointestinal symptoms in rosacea patients: Role of exercise, systemic inflammation index and serum zonulin levels

    MİHRİBAN ERDEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    FizyolojiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FAHRİ BAYIROĞLU

    DOÇ. DR. AYŞE AKBAŞ

  2. Rozase hastalarında eşlik eden komorbiditelerin ve serum enflamatuvar/antienflamatuvar biyobelirteçlerin birbirleriyle ve rozase hastalık şiddeti ile ilişkisi

    Associations between comorbidities, serum inflammatory and anti-inflammatory biomarkers, and disease severity in patients with rosacea

    GÜLFEM KÜBRA SÜRÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiSivas Cumhuriyet Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELİH AKYOL

  3. Rozasea hastalarında serum interlökin-36, interlökin-37 ve interlökin-38 düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of serum interleukin-36, interleukin-37 and interleukin-38 levels in rosacea patients

    ALPER EKİNCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    DermatolojiÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEVİLAY KILIÇ

  4. Rozasea hastalarında serum zinc-alfa-2 glikoprotein (ZAG) ve insülin düzeyleri ve metabolik sendromla korelasyonu

    Serum zinc-alfa-2 glycoprotein (ZAG) and insulin levels in rosacea patients and correlation with metabolic syndrome

    RANA BAŞARA ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    DermatolojiBalıkesir Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA ARZU KILIÇ

  5. Rozasea hastalarında serum endocan ve endoglin düzeylerinin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    MELODİ ÇEKİÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    DermatolojiMersin Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞIN KÖKTÜRK