Farklı biyomimetik remineralizasyon ajanlarının demineralize yüzey altı mineye etkilerinin mikrosertlik ölçümü ve SEM-EDS analizi ile incelenmesi
Evaluation of the effect of different biomimetic remineralization agents on demineralized subsurface enamel using microhardness and SEM-EDS analysis
- Tez No: 1003894
- Danışmanlar: PROF. DR. SUAT ÖZCAN
- Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Restorasyon Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu tez çalışmasının amacı; florür içermeyen biyoaktif cam (BAG), kazein fosfopeptit-amorf kalsiyum fosfat (CPP-ACP) ve nanohidroksiapatit (nHAp) içerikli üç farklı diş macununun, 1450 ppm florür içeren diş macununa kıyasla demineralize minenin yüzey altına etkisini mikrosertlik ve SEM-EDS analizleri ile karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Çalışmada toplam 55 adet molar diş, rastgele beş gruba (n=11) dağıtıldı. Dişler meziodistal yönde elmas separe ile ikiye ayrılarak bukkal ve lingual parçalar elde edildi. Her örneğin bukkal yüzeyine tırnak cilası ile 3x3 mm boyutunda iki adet pencere çizildi. Aynı dişin bukkal yüzeyi, demineralize alan ve tedavi alanı olarak kullanılırken, lingual yüzeyi sağlam kontrol alanı olarak kullanıldı. Örnekler, başlangıç çürük lezyonları oluşturmak amacıyla 37°C'lik etüvde 72 saat boyunca demineralizasyon solüsyonunda bekletildi. Örnekler, 14 günlük pH siklusu boyunca günde 6 saat demineralizasyon ve 16 saat remineralizasyon solüsyonlarında bekletildi. Remineralizasyon ajanları, demineralizasyon öncesi ve sonrası olacak şekilde günde iki kez her örneğe mikrofırça yardımıyla 3 dakika süreyle uygulandı. pH siklusu tamamlandıktan sonra örneklerden, bukkal ve lingual parçalardaki 3x3 mm'lik pencerelerinin ortasından ayrılarak kesitler elde edildi. Mikrosertlik ölçümleri, sağlam, demineralize ve remineralize alanlardan 30 µm, 50 µm, 100 µm ve 150 µm derinliklerde yapıldı. Her derinlikten üç ölçüm alınarak ortalama değer hesaplandı ve mikrosertlik geri kazanım oranları belirlendi. Ayrıca, morfolojik değişiklikler ve Ca/P oranlarının değerlendirilmesi amacıyla her gruptan iki örnek SEM-EDS analizi için hazırlandı. Elde edilen veriler, IBM SPSS Statistics 22 programı kullanılarak analiz edildi. Gruplar arası farklılıklar için One-Way ANOVA testi, anlamlı farklılığın kaynağını belirlemek için ise Tamhane's T2 post-hoc testi kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi 0,05 olarak belirlendi. İstatistiksel analizler sonucunda, tüm gruplarda demineralizasyon sonrası yüzey altı mikrosertlik değerlerinde anlamlı bir azalma olduğu, ancak pH siklusu sonrası remineralizasyon etkisiyle anlamlı bir artış olduğu tespit edildi (p<0,001). 30 µm derinlikte, nHAp, CPP-ACP ve 1450 ppm florür grupları benzer geri kazanım oranları gösterirken, üç remineralizasyon ajanının da BAG grubuna kıyasla anlamlı derecede daha yüksek remineralizasyon kapasitesi sergilediği görüldü. 50 µm derinlikte, CPP-ACP ve nHAp grupları benzer geri kazanım oranlarına sahip olup, bunu sırasıyla 1450 ppm florür ve BAG grupları takip etmiştir. 100 µm derinlikte ise en yüksek geri kazanım oranı nHAp grubunda gözlemlendi, CPP-ACP ve BAG grupları nispeten yüksek değerler gösterse de 1450 ppm florür grubunda elde edilen sonuçların en düşük seviyede olduğu görüldü. 150 µm derinlikte, en yüksek geri kazanım oranı yine nHAp grubunda elde edilmiş olup, 100 µm derinlikteki bulgulara benzer şekilde CPP-ACP ve BAG gruplarının remineralizasyon etkisi yakın seviyelerde bulundu. 1450 ppm florür grubunun ise 150 µm derinlikte neredeyse hiçbir remineralizasyon ajanı uygulanmayan kontrol grubu ile benzersonuçlar verdiği belirlendi. Çalışmamızın sınırlılıkları göz önünde bulundurulduğunda, nHAp ve CPP-ACP içerikli remineralizasyon ajanlarının hem yüzeye yakın hem de derin yüzey altı seviyelerinde yüksek geri kazanım oranları vermesi sebebiyle 1450 ppm florüre potansiyel bir alternatif olabileceği düşünülmektedir. Öte yandan, BAG içerikli remineralizasyon ajanının yüzey altı remineralizasyonunda, yüzeye kıyasla daha etkili bulunması nedeniyle florür ile kombine kullanımının remineralizasyon etkinliğini artırabileceği öngörülmektedir.
Özet (Çeviri)
The aim of this work was to evaluate the effect of three different toothpastes containing fluoride-free bioactive glass (BAG), casein phosphopeptide-amorphous calcium phosphate (CPP-ACP) and nanohydroxyapatite (nHAp) on the subsurface of demineralised enamel compared to a toothpaste containing 1450 ppm fluoride by comparative microhardness and SEM-EDS analyses. A total of 55 molars were randomly divided into five groups (n=11). The teeth were halved in the mesiodistal direction with a diamond separator to obtain buccal and lingual pieces. Two 3x3 mm windows were drawn on the buccal surface of each specimen using nail polish. The buccal surface of the same tooth was used as the demineralised area and the treatment area, while the lingual surface was used as the intact control area. The specimens were kept in demineralisation solution for 72 hours in an oven at 37°C to create initial caries lesions. The samples were kept in the demineralisation solution for 6 hours and in the remineralisation solution for 16 hours each day during a 14-day pH cycle. Treatments were applied to each specimen with a microbrush twice daily for 3 minutes before and after demineralisation. At the end of the pH cycle, the specimens were sectioned by cutting from the centre of 3x3 mm windows in the buccal and lingual pieces. Microhardness measurements were taken at depths of 30 µm, 50 µm, 100 µm and 150 µm from intact, demineralised and remineralised areas. Three measurements were taken from each depth and the average was calculated to determine the microhardness recovery rate. In addition, two samples from each group were prepared for SEM-EDS analysis to evaluate morphological changes and Ca/P ratios. The data obtained were analysed using IBM SPSS Statistics 22 software. One-way ANOVA test was used for differences between groups and Tamhane's T2 post-hoc test was used to determine the source of significant differences. The statistical significance level was set at 0.05. As a result of the statistical analyses, it was determined that there was a significant decrease in subsurface microhardness values after demineralisation in all groups, but there was a significant increase with the effect of remineralisation after the pH cycle (p<0.001). At 30 µm depth, the nHAp, CPP-ACP and 1450 ppm fluoride groups showed similar recovery rates, while all three treatments showed significantly higher remineralisation capacity compared to the BAG group. At 50 µm depth, the CPP-ACP and nHAp groups had similar recovery rates, followed by the 1450 ppm fluoride and BAG groups. At 100 µm depth, the highest recovery rate was observed in the nHAp group, and although the CPP-ACP and BAG groups showed relatively high values, the results obtained in the 1450 ppm fluoride group were at the lowest level. At 150 µm depth, the highest recovery rate was again obtained in the nHAp group, and similar to the results obtained at 100 µm depth, the remineralisation effect of the CPP-ACP and BAG groups was found at close levels. It was noted that the 1450 ppm fluoride group gave similar results to the control group, in which almost no treatment agent was applied at a depth of 150 µm. Considering the limitations of our study, it is believed that nHAp and CPP-ACP containing treatments may be a potential alternative to 1450 ppm fluoride due to their high recovery rates at both near-surface and deep subsurface levels. On the other hand, since the BAG-containing treatment agent was found to be more effective in subsurface remineralisation than at the surface, it is predicted that its combined use with fluoride may increase the effectiveness of remineralisation.
Benzer Tezler
- Farklı remineralize edici ajanların ve deneysel biyoaktif camın başlangıç mine çürüklerinin mikrosertlik, pürüzlülük, renk ve morfolojik değişimleri üzerine etkisi
The effect of different remineralizing agents and experimental bioactive glass on the microhardness, roughness, color and morphological changes of initial enamel caries
EMRE BARIŞ MUHTAR
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2024
Diş HekimliğiBezm-İ Alem Vakıf ÜniversitesiRestoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EVRİM DALKILIÇ
DOÇ. DR. AYÇA SARIALİOĞLU GÜNGÖR
- Florür içermeyen çok bileşenli biyoaktif sistemlerin diş minesi remineralizasyonu üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Investigation of the remineralization potential of fluoride-free multi-component bioactive systems on dental enamel
AYŞENUR ERTUNÇ DEMİRCİ
Doktora
Türkçe
2026
BiyomühendislikYıldız Teknik ÜniversitesiBiyomühendislik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İBRAHİM IŞILDAK
DOÇ. DR. AZİME ERARSLAN
- Florür içerikli biyomimetik ajanların remineralizasyon ve renk değişimine etkilerinin değerlendirilmesi
Evaluation of the effects of fluoride-containing biomimetic agents on remineralization and color change
EZGİ CANSU FIRINCIOĞULLARI
Doktora
Türkçe
2023
Diş HekimliğiEge ÜniversitesiOrtodonti Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ASLIHAN MEDİHA ERDİNÇ
- Teobromin ve florun biomimetik dentin remineralizasyonu ve kompozit rezin restorasyonların bağlanma dayanımları üzerine etkilerinin in vitro değerlendirilmesi
In vitro evaluation of the effects of theobromine and fluor on the bond strength of biomimetic dentin remineralization and composite resin restoration
SULTAN BEDİR
Doktora
Türkçe
2022
Diş HekimliğiGazi ÜniversitesiPedodonti Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NURHAN ÖZTAŞ KIRMIZI
- Er-YAG lazer uygulanan ve uygulanmayan yapay mine lezyonlarında biyomimetik peptid esaslı remineralizasyon ajanının etkilerinin in-vitro incelenmesi
In-vitro evaluation of the impact of biomimetic peptide-based remineralization agent in artificial enamel lesions with and without ER : YAG laser application
ASLI AŞIK