Acil servise başvuran travma hastalarını travma skorları ve rutinde alınan kan tahlilleri ile değerlendirilmesinin retrospektif araştırılması
Retrospective study of the evaluation of trauma patients admitted to the emergency department using trauma scores and routine blood tests
- Tez No: 1004120
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ HÜLYA SEVİL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
- Anahtar Kelimeler: Travma, Bilgisayarlı Tomografi, Travma Skoru, Çoklu travma, Trauma, Computed Tomography, Trauma Score, Polytrauma
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Travma, acil servis başvurularında morbidite ve mortalitenin önemli nedenlerinden biridir. Hemodinamik olarak stabil hastalarda tüm vücut bilgisayarlı tomografi kullanımı, çoklu yaralanmaların hızlı saptanmasını sağlasa da gereksiz radyasyon maruziyeti, maliyet artışı ve kontrast nefropatisi riski nedeniyle tartışmalıdır. Güncel literatür, düşük riskli hastalarda selektif bilgisayarlı tomogrofi yaklaşımının güvenli olabileceğini, buna karşın tüm vücut bilgisayarlı tomografinin yüksek enerjili travmalarda kritik yaralanmaları erken dönemde ortaya çıkarmada yararlı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle stabil travma hastalarında tüm vücut bilgisayarlı tomografinin hangi koşullarda gerekli olduğu net değildir. Bu çalışmanın amacı, glaskow koma skalasının 15 ve vital bulguları stabil travma hastalarında tüm vücut bilgisayarlı tomografi kullanımının tanısal katkısını değerlendirmek, görüntüleme bulgularını klinik, biyokimyasal ve travma şiddeti parametreleriyle ilişkilendirerek seçici bilgisayarlı tomogrofi uygulaması için öngörücü faktörleri belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışma, 2024–2025 yılları arasında acil servise travma nedeniyle başvuran glaskow koma skalası 15, vital bulguları stabil, 18 yaş üzeri olan ve tüm vücut bilgisayarlı tomografi çekilen toplam 200 hastayı içermektedir. Hastaların demografik özellikleri, travma mekanizmaları, vital bulguları, kan gazı sonuçları (laktat, hemoglobin, Glukoz/Potasyum oranı), ISS skorları ve bilgisayarlı tomogrofi bölgelerine göre pozitiflik verileri kayıt altına alındı. Beyin, servikal, toraks, batın ve spinal tomogrofi sonuçları“travmaya bağlı pozitif bulgu var/yok”şeklinde sınıflandırıldı. Değişkenleri tanımlayıcı ölçüleri oransal ölçekli veriler için ortalama±ss veya (medyan; min-maks), kategorik veriler için sıklık (yüzde oranı) şeklinde sunuldu. Değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu görsel (histogram ve olasılık grafikleri) ve analitik yöntemlerle (Kolmogorov-Smirnov/Shapiro-Wilk testleri) incelenmiştir. Değişkenlerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiş olup Mann-Whitney U Testi ve Kruskall-Wallis Testi kullanılmıştır. Tanımlayıcı analizler normal dağılmayan değişkenler için medyan ve çeyrekler arası aralık kullanılarak verilmiştir. Kategorik verilerin analizinde ise Ki-Kare Testi kullanılmıştır. Tüm analizler %95 güven aralığında yapılmıştır ve p değerinin 0,05' in altında olduğu durumlarda istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Hastaların %56.5'i araç içi trafik kazası sonucu başvurmuş olup en yüksek pozitiflik oranı toraks bilgisayarlı tomografi (%39) olarak bulundu. Beyin ve servikal bilgisayarlı tomografi pozitiflik oranları düşük olup stabil hastada klinik açıdan anlamlı bir bulgu saptanmadı. Yaralanma şiddet skorları tüm bilgisayarlı tomografisi pozitif gruplarda anlamlı olarak daha yüksekti (p<0.05). Laktat, hemoglobin ve Glukoz/Potasyum oranı, özellikle toraks ve batın bilgisayarlı tomografi pozitifliğini öngörmede anlamlı farklılık gösterdi. Yaşlı hastalarda toraks bilgisayarlı tomografi pozitifliği, düşük hemoglobin ve yüksek laktat düzeyleri daha yaygındı. Ekstremite kırığı olan hastalarda toraks yaralanmaları anlamlı olarak daha sık görüldü. Sonuç: Stabil travma hastalarında tüm vücut bilgisayarlı tomografi, bütün hastalara rutin uygulanması gereken bir yöntem değildir. Travma mekanizması, yaralanma şiddeti skoru, laktat ve hemoglobin düzeyleri ile Glukoz/Potasyum oranı gibi biyokimyasal belirteçler görüntüleme karar sürecini yönlendirmede önemli öngörücülerdir. Toraks ve batın bilgisayarlı tomografi en yüksek tanısal değeri sunarken, düşük pozitiflik oranına sahip beyin ve servikal bilgisayarlı tomografilerinin selektif olarak kullanılması daha rasyonel görünmektedir. Çalışma sonuçları, daha az radyasyon maruziyeti ve maliyet ile daha güvenli bir tanısal süreç sağlayacak selektif bilgisayarlı tomografi algoritmalarının geliştirilmesini desteklemektedir.
Özet (Çeviri)
Introduction and Objective: Trauma remains one of the leading causes of morbidity and mortality worldwide, and rapid, accurate diagnostic evaluation is essential for optimal management in emergency departments. The use of whole-body computed tomography in hemodynamically stable trauma patients is widely debated, as it provides rapid detection of multi-region injuries but also exposes patients to unnecessary radiation, increased cost, and contrast-related risks. Recent evidence suggests that selective computed tomography imaging may be sufficient in low-risk patients, whereas whole-body computed tomography may be indispensable in high-energy trauma. However, the criteria guiding whole-body computed tomography use in stable patients remain unclear. The aim of this study was to evaluate the diagnostic yield of whole-body computed tomography in trauma patients presenting with a Glasgow Coma Scale of 15 and stable vital signs, and to investigate the relationship between computed tomography positivity and clinical, biochemical, and trauma severity parameters in order to identify predictors that may guide a selective imaging strategy. Material and Method: This retrospective study included a total of 200 patients aged ≥18 years who presented to the emergency department due to trauma between 2024 and 2025, had a Glasgow Coma Scale (GCS) score of 15, stable vital signs, and underwent whole-body computed tomography (CT). Patients' demographic characteristics, mechanisms of injury, vital signs, blood gas parameters (lactate, hemoglobin, glucose/potassium ratio), Injury Severity Score (ISS), and CT positivity according to anatomical regions were recorded. Brain, cervical, thoracic, abdominal, and spinal CT findings were classified as“presence or absence of trauma-related positive findings.”Descriptive statistics were presented as mean ± standard deviation or median (minimum–maximum) for continuous variables, and as frequency (percentage) for categorical variables. Normality of data distribution was assessed using visual methods (histograms and probability plots) and analytical tests (Kolmogorov–Smirnov and Shapiro–Wilk tests). As the variables were found not to be normally distributed, the Mann–Whitney U test and Kruskal–Wallis test were applied for comparisons. Descriptive analyses for non-normally distributed variables were reported as median and interquartile range. Categorical variables were analyzed using the chi-square test. All analyses were performed with a 95% confidence interval, and a p-value <0.05 was considered statistically significant. Results: The most common trauma mechanism was motor vehicle collision (56.5%). The highest computed tomography positivity was observed in thoracic computed tomography (39%), followed by abdominal and vertebral computed tomography. Brain and cervical computed tomography positivity rates were low, indicating limited clinical utility in stable patients. ISS values were significantly higher in all computed tomography -positive groups (p < 0.05). Lactate, hemoglobin, and glucose/potassium ratio were significant predictors, particularly for thoracic and abdominal computed tomography positivity. Older patients demonstrated higher rates of thoracic injury, lower hemoglobin levels, and elevated lactate and glucose/potassium ratios. Patients with extremity fractures more frequently had concomitant thoracic or abdominal injuries. Conclusion: Routine whole-body computed tomography is not necessary for all hemodynamically stable trauma patients. Trauma mechanism, Injury Severity Score, lactate and hemoglobin levels, and glucose/potassium ratio serve as important indicators for determining the need for imaging. Thoracic and abdominal computed tomography scans offer the highest diagnostic yield, while selective imaging may be more appropriate for brain and cervical computed tomography in stable, low-risk patients. The findings support the development of selective computed tomography algorithms aimed at reducing radiation exposure, cost, and unnecessary imaging, while maintaining diagnostic safety.
Benzer Tezler
- Akut pankreatit tanı ve prognoz göstergesi olarak 'soluble ürokinaz plazminojen aktivatör reseptörünün' (su par) rolü
The role of 'soluble uroki̇nase plasmi̇nogen acti̇vator receptor' (supar) as an i̇ndi̇cator i̇n maki̇ng di̇agnosi̇s and esti̇mati̇ng prognosi̇s
KADİR KÜÇÜKCERAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
İlk ve Acil YardımNecmettin Erbakan ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MEHMET ERGİN
- ACİL SERVİSTE SIRS VE qSOFA KRİTERLERİNİN SEPSİS ÖNGÖRMEDE ETKİNLİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI
The comprasion of the effectiviness of SIRS and qSOFA criteria in predicting sepsis in emergency department
FERHAT YILDIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TUBA CİMİLLİ ÖZTÜRK
UZMAN MEHMET KOÇAK
- Acil servise başvuran geriatrik travma hastalarında modifiye geriatrik travma sonlanım skoru ile diğer travma skorlarının karşılaştırılması
Comparison of the modified geriatric trauma outcome score(mGTOS) with other trauma scores in geriatric trauma patientspresenting to the emergency department
HAKAN SEVİNÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Acil TıpGazi ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLTEKİN KADI
- Çocuk yoğun bakım ünitesinde yatanhastaların ebeveynlerininakut stres bozukluğu, depresyon veposttravmatik stres bozukluğuaçısından değerlendirilmesi
In the pediatric intensive care unitparents of patientsacute stress disorder, depression andposttraumatic stress disorderevaluation in terms of
MERVE ERGÜN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NAZAN ÜLGEN TEKEREK
- Acil tıp kliniğine başvuran 65 yaş üstü geriatrik travma vakalarının özellikleri ve travma skorlama sistemleri kullanılarak yaralanma şiddetlerinin değerlendirilmesi
Characteristics of geriatric trauma cases aged 65 and over presenting to the emergency medicine clinic and evaluation of their injury severities using trauma scoring systems
ŞENİZ METİN DURKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Acil TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ SERKAN ŞAHİN