Innovation and firm survival: A systematic literature review and meta-analysis
Yenilik ve firmanın hayatta kalması: Sistematik literatür incelemesi ve meta-analizi
- Tez No: 1005631
- Danışmanlar: PROF. DR. LÜTFİHAK ALPKAN, PROF. DR. BORA YILDIZ
- Tez Türü: Doktora
- Konular: İşletme, Business Administration
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: İngilizce
- Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İşletme Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İşletme Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Innovasyon ve firmaların performansı ile olan ilişkisi, özellikle firmaların hayatta kalma olasılığı ile olan ilişkisi stratejik yönetim ve mikroekonomi literatüründe uzun süredir ilgi çeken araştırma konusu olarak önemini korumaktadır. Benzer biçimde, son otuz yıl yenilikçi firmaların kaderini inceleyen çok sayıda çalışmaya tanıklık etmiştir. Ancak, yenilikçi firmaların yenilikçi olmayanlara kıyasla hayatta kalma olasılığının daha yüksek olup olmadığına ilişkin sistematik bir tartışma henüz bulunmamaktadır. Bu nedenle bu çalışma yeniliğin şirketlerin hayatta kalması üzerindeki etkisine dair tüm literatürü sistematik biçimde analiz ederek yeniliğin firmaların hayatta kalma olasılığını gerçekten artırıp artırmadığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Yazar bu amaç doğrultusunda firmaların hayatta kalması üzerindeki etkisine ilişkin literatürü kavramsal, yapısal, ve ampirik açıdan incelemiştir. Mevcut tez çalışması bu doğrultusunda dört farklı inceleme yaklaşımı kullanmıştır (çerçeveye dayalı sistematik inceleme, bibliyometrik analizi, içerik analizi, ve meta-analizi). İlk olarak, yazar 1990 ile 2022 yılları arasındaki yeniliğin firmaların hayatta kalma olasılığına olan etkisini inceleyen tüm çalışmaları taramıştır. Bu anlamda, toplam 73 çalışmaya teori, bağlam, kavram ve metod olmak üzere dört tema altında çerçeveye dayalı bir inceleme gerçekleştirmiştir. Bu ilişkiye kuramsal açıdan bakıldığında, evrimsel ekonomi kuramı ve aktif öğrenme kuramı gibi yaklaşımların sıkça kullanıldığı görülmektedir ve bu durum ekonomi odaklı görüşlerin ilgili literatürde baskınlığını ortaya koymaktadır. Bağlamsal olarak ise, ilgili çalışmaların büyük çoğunluğu ABD ve Birleşik Krallık gibi gelişmiş ülkelerin üretim sektörüne odaklanmaktadır. Aynı zamanda çalışmaların önemli bir kısmı küçük veya girişimci firmaların hayatta kalmasını incelemektedir. Konuya kavramsal açıdan bakıldığında, araştırmaların çoğu teknolojik yeniliğe odaklanmakta ve firmaların genel çıkışını başarısızlıkla eşitlemektedir. Bununla birlikte, firmaların hayatta kalma göstergesi çoğunlukla ekonomik performansa dayanarak ele alınmıştır: bu bakış açısıyla çalışanlar ve toplum gibi ikincil hissedarların çıkarları göz ardı edilmektedir. Metod olarak firmanın hayatta kalması“zamana bağlı sonuç”niteliği taşıdığı için, çoğu çalışma Cox orantılı tehlike modeli (Cox modeli) olmak üzere hayatta kalma analizi yöntemleri kullanmaktadır. Bu incelemden elde edilen araştırma boşluklarına dayanarak, yazar mevcut bilgi birikimini zenginleştirmek amacıyla dört tema altında ayrıntılı gelecekteki araştırma yönelimleri önermektedir. Kuramsal açıdan, gelecekteki araştırmaların kurumsal teori gibi yönetim teorilerinden yararlanarak, teknolojik olmayan inovasyonun (örneğin yeni yönetim uygulaması) sembolik benimsenmesi ve bunun firmaların hayatta kalmasına etkisi gibi yeterince incelenmemiş alanları ele alması gerekmektedir. Bağlamsal açıdan, gelecekteki çalışmalar sağlık sektöründe hasta inovasyonu ve savunma sanayide teknolojik inovasyon gibi yeterince araştırılmamış sektörleri ve yeni ortaya çıkan inovasyon türlerini kapsayacak şekilde araştırma alanını genişletebilir. Ayrıca Türkiye, Japonya ve Singapur gibi diğer inovasyon güç merkezleri de araştırma bağlamı olarak kullanılabilir. Kavramsal olarak, teknolojik olmayan inovasyonun yanı sıra, firma ahlaki varlığının sürdürülmesi, meşruiyetin sürdürülmesi veya firmanın sosyal itibarı gibi firma hayatta kalmasının ekonomik olmayan göstergeleri; çalışanlar, sivil toplum kuruluşları ve toplum gibi ikincil paydaşların çıkarlarını kapsayarak özgün bir bakış açısı sunabilir. Yöntemsel açıdan ise, konfigürasyonel analiz ve diğer ileri analitik yöntemler (örneğin fsQCA) gibi modern istatistiksel tekniklerin kullanımı, inovasyonu ve firma hayatta kalmasını şekillendiren çoklu faktörler arasındaki karmaşık etkileşimleri yakalamaya yardımcı olabilir. Bu yaklaşımların benimsenmesiyle araştırmacılar, inovasyonun dönüşen yapısına ilişkin daha güncel ve daha incelikli içgörüler üretebilirler. İkinci olarak, yazar mevcut literatürü daha derinlemesine analiz etmek ve görselleştirmek için bibliyometrik analiz ile içerik analizini birleştirmiştir. Bibliyometrik analizde, araştırma alanının entelektüel ve kavramsal yapılarını belirlemek amacıyla, atıf, ortak atıf ve tematik analiz gerçekleştirilmiştir. Bibliyometrik haritalama, ekonomi ve yönetim/organizasyon alanları arasında fikir alışverişi ve yenilik ile firmanın hayatta kalma ilişkisini açıklamada ekonomi odaklı kavram ve kuramların daha baskın olduğunu ileri sürmektedir. Bu örüntü, çerçeveye dayalı incelemeden elde edilen bulgularla uyumludur. Yenilik ve firmaların hayatta kalmasıyla ilgili fikirlerin, kuramların ve varsayımların farklı alanlar arasında nasıl aktarıldığını, uyarlandığını ve yeniden yorumlandığını daha ayrıntılı incelemek için, yazar içerik analizi gerçekleştirmiştir. İçerik analizi sonuçları, farklı alanlara kök salmış çeşitli kuramsal bakış açılarının yenilik ve firmaların hayatta kalmasıyla ilişkili farklı varsayımlar içerdiğini, bunun da yenilik ve hayatta kalma kavramlarının çoğalmasına ve alanın parçalanmasına yol açtığını göstermektedir. Son olarak, yazar yenilik ve firmaların hayatta kalmasına ilişkin araştırmalardaki parçalı bilgi birikimini birleştirmek amacıyla kuramsal temeli sağlam, test edilebilir çok kanallı çerçeve geliştirmiştir. Bu çerçeve, yeniliğin firmaların hayatta kalmasına olan etkisinin mevcut literatürde öne sürüldüğü gibi tek bir yoldan değil, birden fazla katmanlı kanal aracılığıyla etkilediğini ileri sürmektedir. Bu kanallar ilgili mekanizmalar tetiklendiğinde devreye girmekte. Örneğin, şirket kaynak ve yeteneklerinin yeniden yapılandırılması yoluyla (yetenek kanalı), çevreye uyum sağlamak için üretkenlik ve verimliliğin artırılması yoluyla (seçme/seçilme kanalı) ya da meşruiyet ve paydaş desteğini güçlendirmek yoluyla (meşruiyet kanalı) etkide bulunmaktadır. Yenilik ve firmaların hayatta kalması arasındaki ilişkiyi çok kanallı ve bağlama duyarlı bir süreç olarak ele almak, parçalı literatürü birleştirerek konuya daha bütüncül bakmamızı sağlamaktadır. Üçüncü olarak, yazar yeniliğin firmaların hayatta kalmasına olan etkisine ilişkin meta-analizi gerçekleştirmiştir. Meta-analizi, 39 bağımsız örnekten toplamda 950.000'den fazla firmadan elde edilen verileri kapsamaktadır. Sonuçlar, yenilikçi firmaların yenilikçi olmayan firmalara kıyasla %18 daha düşük tehlike oranına sahip olduğunu göstermektedir: bu da ortalama olarak yeniliğin firma yaşamı üzerinde koruyucu bir etki yarattığını düşündürmektedir. Daha spesifik olarak, yenilikçi firmaların ihracat pazarında hayatta kalma olasılıkları daha yüksek olup, firmaların başarısızlığa ya da genel çıkışlarla karşılaşma olasılıkları daha düşüktür. Ancak, çalışma yenilik ile birleşme ve satın almalar (M&A) arasında anlamlı bir etki olmadığını göstermektedir. Ayrıca, yazar yeniliğin etkisinin farklı koşullara göre nasıl değiştiğini incelemek için alt grup analizleri gerçekleştirmiştir. Buna göre, düşük belirsizlikten kaçınma kültüründe sahip veya yüksek teknolojik ortamlarda bulunan firmalar, yeniliğin firma yaşamı üzerindeki koruyucu etkisini daha güçlü biçimde göstermektedir. Buna ek olarak, yeniliği çıktı olarak ölçmek, mevcut ilişkide zayıf fakat istatistiksel olarak anlamlı bir etki sergilemektedir. Meta-analiz ve sağlamlık testlerinden elde edilen bulgular, yeniliğin firmaların hayatta kalması üzerindeki etkisinin oldukça heterojen ve bağlama duyarlı olduğunu; ulusal kültür, sektör ve yeniliğin ölçüm biçimi gibi birçok faktöre bağlı olarak değiştiğini göstermektedir. Bu sonuç, önceki bölümde geliştirilen çok kanallı çerçeveye toplumsal normların, çevresel unsurların ve yenilik çıktılarının önemini ön plana koyarak ampirik destek sunmaktadır. Sonuç olarak, bu doktora tezi yöntemsel üçleme yaklaşımını kullanarak, inovasyonun firmaların hayatta kalması üzerindeki etkisini kavramsal, yapısal ve ampirik açılardan kapsamlı bir inceleme yaparak literatüre katkı sunmaktadır. Bu doğrultuda, çerçeve temelli incelemeler, bibliyometrik analizler, içerik analizleri ve meta-analizler olmak üzere dört inceleme yöntemi bütünleştirilmektedir. Bu yöntemsel üçleme, inovasyon–firma hayatta kalma ilişkisine dair örtüşen ve ayrışan çıkarımlar yapılmasına olanak tanımakta ve böylece daha sağlam ve genellenebilir bir bulgu seti ortaya koymaktadır. Bulgular, inovasyonun genel firma hayatta kalması üzerinde koruyucu bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Ancak bu etki sonuca özgü ve bağlama bağımlıdır. Buna göre, düşük belirsizlikten kaçınma kültüründe sahip veya yüksek teknolojik ortamlarda bulunan firmalar, yeniliğin firma yaşamı üzerindeki koruyucu etkisini daha güçlü biçimde göstermektedir. Buna ek olarak, yeniliği çıktı olarak ölçmek, mevcut ilişkide zayıf fakat istatistiksel olarak anlamlı bir etki sergilemektedir. Yazar inovasyonun firmaların hayatta kalmasını nasıl etkilediğine ilişkin parçalı bir araştırma literatürünü çok kanallı bir çerçeve geliştirerek alanı sağlam bir kuramsal ve ampirik temelde birleştirmektedir. Bu tezin, yeniliğin firmaların hayatta kalmasını artırıp artırmadığına ilişkin geçerli açıklamalar sunduğu ve yenilik ile firma yaşamı araştırmalarında etkileşim temelli ve karmaşık modellerin ele alınmasına yönelik yeni bir açılım yarattığı düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
As a unique dimension of firm performance, firm survival and its relationship with innovation have a long tradition in both academics and practitioners. In the same vein, the last three decades have witnessed numerous studies investigating the fate of innovative firms. However, there is no systematic discussion on whether innovative firms are more likely to survive than their non-innovative counterparts. Therefore, this study aims to systematically review the extant literature on the impact of innovation on firm survival to answer whether innovation truly helps a firm's survival prospects. In this dissertation, the author employed four systematic review approaches to provide a comprehensive understanding of the relationship between innovation and firm survival. Firstly, the author conducted a framework-based review under four different themes: theory, context, characteristics, and methodology, to provide an answer to what is already known in the extant literature. Based on the identified gap from the review, the author outlined detailed future research directions to enrich the existing body of knowledge. Secondly, the author combined bibliometric analysis with a field-based content analysis to further analyze and visualize the extant literature. In the bibliometric analysis, citation, co-citation, and thematic analysis were performed to identify the intellectual and conceptual structure of the research area. The bibliometric mapping highlights the exchange of ideas between economics and management/organizational research, as well as the dominance of economics-oriented theories explaining the innovation and firm survival link. This pattern aligns with the findings from the framework-based review. To further examine the pattern of how ideas, theoretical perspectives, and assumptions about innovation and firm survival are transferred, adapted, or reinterpreted across domains, the author conducted field-based content analysis. The results of the content analysis indicate that diverse theoretical perspectives rooted in different domains entail distinct underlying assumptions about innovation and firm survival, leading to the proliferation of concepts and the fragmentation of the field. Finally, the author builds a theoretically grounded and testable multi-channel framework to unify the fragmented body of knowledge on innovation and firm survival research. Thirdly, the author conducted a meta-analysis on the impact of innovation on overall firm survival using data from 39 independent samples, encompassing over 950,000 firms. The results show that innovative firms have an 18% lower hazard rate than non-innovative ones, suggesting that, on average, innovation has a protective effect on overall firm survival. More specifically, innovative firms are more likely to survive in the export market and are less likely to experience negative or pooled exits. Results provide no significant effect on innovation and mergers and acquisitions (M&As). Furthermore, subgroup analysis was performed to examine how innovation's effect varies across different settings. That is, firms operating in a low-uncertainty avoidance context and operating in a high-technological environment exhibit a more substantial protective effect of innovation on firm survival. In addition, the innovation output approach is a weak but statistically significant moderator between innovation and the firm survival link. Taken together, corroborating evidence from both meta-analysis and robustness tests indicates that the impact of innovation on firm survival is highly heterogeneous and context-sensitive, depending on factors such as national culture, industry type, and innovation measurement. This provides empirical support for the multi-channel framework developed in the previous chapter, which accounts for the importance of societal norms, environmental factors, and innovation outputs for the focal link. All in all, by using methodological triangulation, this dissertation contributes to the literature by systematically analyzing the impact of innovation on firm survival research conceptually, structurally, and empirically. It is believed that this dissertation provides valid explanations of whether innovation enhances firm survival and opens a new avenue for considering interaction-based and complex models in the innovation and firm survival research area.
Benzer Tezler
- Tedarik zincirinde maliyet düşürme stratejileri: küresel bulanık multımoora yaklaşımı ile çin'deki tedarikçilerin değerlendirilmesi
Cost reduction strategies in supply chain: evaluating suppliers in china with the spherical fuzzy multimoora approach
OYA KOVAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Endüstri ve Endüstri MühendisliğiSakarya ÜniversitesiEndüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MERVE CENGİZ TOKLU
- Firmaların hayatta kalma ve büyüme performanslarını belirleyen faktörler: Göller Bölgesi üzerine bir araştırma
Factors determining the survival and the growth performance of firms: A research on Lakes Region
HAKAN DEMİRGİL
- Bilgi teknolojilerinin hizmet yenilikçiliği ve firma performansına etkisi
The effect of information technology on service innovation and firm performance
MURAT EREN
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
İşletmeGebze Teknik ÜniversitesiStrateji Bilimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ EKBER AKGÜN
- Örgütsel öğrenme, dönüşümcü liderlik, pazar yönlendirmesi ve örgütsel inovasyonun firma performansı üzerine etkilerinin analizi
The effects? analysis of organizational learning, transformational leadership, market orientation and organizational inovation on firm performance
GÖZDE GÜREL
Yüksek Lisans
Türkçe
2011
Endüstri ve Endüstri Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiEndüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DR. ÇİĞDEM ALTIN GÜMÜŞSOY
PROF. DR. FETHİ ÇALIŞIR
- Kurumsal kültür ve kurumsal öğrenmenin teknolojik yenilik ve firma performansı üzerine etkisi
The effect of organizational culture and organizational learning on technological innovation and company performance
MUSTAFA ACAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
İşletmeGebze Teknik ÜniversitesiStrateji Bilimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SALİH ZEKİ İMAMOĞLU