Embracing fate: An inquiry into Friedrich Nietzsche's concept of Amor Fati through literature
Kaderini kucaklamak: Friedrich Nietzsche'nin Amor Fati kavramını edebiyat üzerinden inceleme
- Tez No: 1008269
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ LEVENT YURDAKUL KAVAS, PROF. DR. ZEYNEP TALAY TURNER
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Felsefe, Philosophy
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Yeditepe Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Felsefe Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
This thesis investigates Nietzsche's amor fati as a rigorously tested stance toward necessity rather than a consolatory motto and asks how affirmation is possible once providential and metaphysical guarantees are rejected. The problem is framed by a persistent scholarly simplification: treating Stoicism as generic“acceptance”and then casting Nietzsche either as a late Stoic or as an anti-Stoic romantic. Against this shortcut, the study reconstructs the conceptual field into which amor fati intervenes—logos, fate, providence, judgment, and the passions—and then tracks Nietzsche's“break”as the philosophical clearing that makes non-teleological affirmation thinkable. Methodologically, the thesis proceeds through systematic conceptual reconstruction and close reading. It first rebuilds Stoicism as an integrated system (logic, physics, ethics) using the work of Diogenes Laertius (Book VII) and key Roman sources, and it distinguishes (i) logos as cosmic rationality from merely human“reason,”(ii) fate as causal necessity from providence as purposive moral order, and (iii) affective discipline as a theory of judgment from emotional anesthesia. It then reconstructs Nietzsche's anti-metaphysical therapy across early tragedy, the Pre-Socratics, the middle writings, and Dawn, culminating in eternal recurrence and the“willing backward”of Zarathustra. Finally, it tests the existential pressure of these claims through McEwan's Atonement as a metafictional device that makes the problem of irreversibility experientially vivid. The core conclusion is that amor fati articulates an ethics of irreversibility—affirmation without providential consolation—whose demands become apparent in the literary arena, where art functions (in Nietzsche's sense) as a necessary illusion: a medium that stages a new“dance”of affects, reason, interpretive discipline, and form-giving through which affirmation can be practiced rather than merely asserted.
Özet (Çeviri)
Bu tez, Nietzsche'nin amor fati kavramını teselli edici bir vecize olarak değil, zorunluluk karşısında titizlikle sınanan bir tutum olarak inceler ve teolojik ile metafizik güvenceler reddedildiğinde kaderi onaylamanın olanaklılığını sorgular. Soruşturma, akademide süregelen bir basitleştirme üzerinden çerçevelenir: Stoacılığı genel bir“kabulleniş”olarak ele almak ve ardından Nietzsche'yi ya geç dönem bir Stoacı ya da Stoacılık karşıtı bir romantik olarak konumlandırmak. Bu kısayola karşı çalışma, amor fati'nin müdahil olduğu kavramsal alanı—logos, kader, providence, akıl ve tutkular—yeniden kurar; ardından Nietzsche'nin“kopuş”unu teleolojik olmayan onaylamayı düşünülür kılan felsefi bir açılım olarak izler. Yöntemsel olarak tez, sistematik kavramsal yeniden inşa ve yakın okuma yolunu izler. Önce Diogenes Laertius'un (Yaşamlar, Kitap VII) eseri ve temel Roma kaynakları kullanılarak Stoacılık, bütünleşik bir sistem (mantık, fizik, etik) olarak yeniden kurulur ve (i) logos kavramının kozmik rasyonalite anlamı ile yalnızca insani“akıl”ayrıştırılır; (ii) kaderin nedensel zorunluluk anlamı ile providence kavramının teleolojik ahlaki düzen anlamı ayrılır; (iii) yargı teorisi olarak duygulanımsal disiplin ile duygusal anestezi ideali arasındaki ayrım gösterilir. Ardından Nietzsche'nin anti-metafizik“terapisi”erken trajedi, Sokrates-öncesi düşünürler, orta dönem metinler ve Tan Kızıllığı boyunca yeniden inşa edilir; süreç, ebedi dönüş ve Zerdüşt'teki“geçmişi yeniden arzulama”da doruğa ulaşır. Son olarak çalışma, geri döndürülemezlik sorununu yaşantısal düzlemde görünür kılan metakurgusal bir araç olarak Ian McEwan'ın Kefaret romanı üzerinden bu iddiaların varoluşsal basıncını sınar. Temel sonuç, amor fati'nin teolojik yahut metafizik bir teselli olmaksızın kaderi onaylamayı talep eden bir“geri döndürülemezlik etiği”formüle ettiğidir; bu talebin, edebiyatın laboratuvarında daha belirgin hâle geldiği görülür: Nietzsche'nin anlayışında sanat“zorunlu bir yanılsama”olarak iş görür ve kaderi onaylama etiğinin yalnızca teorik olarak ileri sürülmekle kalmayıp uygulanabildiği yeni bir“duygulanımlar, akıl, yorumlayıcı disiplin ve biçim-verme”dansını sahneleyen bir ortam sağlar.
Benzer Tezler
- Türkiye'de çevre sağlığının gelişmesinde Nusret Karasu'nun yeri
The role of Nusret Karasu in developing to enviromental health in Türkiye
AHMET HİLMİ GÜRSES
Doktora
Türkçe
2008
Sosyal HizmetAnkara ÜniversitesiSosyal Çevre Bilimleri Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. CAN HAMAMCI
- Which Nightmare to Choose? A study of Heart of Darkness
Başlık çevirisi yok
RUHİCAN TUL
Yüksek Lisans
İngilizce
1991
İngiliz Dili ve Edebiyatıİhsan Doğramacı Bilkent ÜniversitesiEUGENE STEELE
- Embracing culturally responsive methods to educate culturally and linguistically diverse international students in the U.S.
Başlık çevirisi yok
ÖZLEM MELISSA GRAB
- Embracing the unknown and novel: The interplay between specific personality traits of EAP instructors and their approach towards the integration of Chat GPT
Bilinmeyene ve yeniye kucak açmak: Öğretmenlerin belirli kişilik özellikleri ile Chat GPT'nin entegrasyonuna yaklaşımları arasındaki ilişki
DENİZ KILAVUZ
Yüksek Lisans
İngilizce
2024
Eğitim ve ÖğretimBahçeşehir Üniversitesiİngiliz Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ENISA MEDE
- Embracing the falling giant: How Indian Muslims claspsed the shattering Ottoman Khalifa
Düşmekte olan devi kucaklamak: Hintli Müslümanlar yıkılan Osmanlı Halifesini nasıl kucakladı
MD ANİSUR RAHMAN