Hukuk devletinde meşruiyetin tapusu: Gerekçeli karar hakkının hukuk felsefesi perspektifinden incelenmesi
The title deed of legitimacy in the rule of law: An analysis of the right to a reasoned judgment from the perspective of legal philosophy
- Tez No: 1008833
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ HASAN SERDAR HOŞ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Hukuk, Law
- Anahtar Kelimeler: Anayasa hukuku, Kamu hukuku, Constitutional law, Public law
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Atılım Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Kamu Hukuku Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Gerekçeli karar hakkı, modern hukuk devletinde yargısal kararların meşruiyetini sağlayan rasyonel ve felsefi bir temeldir. İnsanoğlunun varoluşsal anlamlandırma ihtiyacından doğan bu hak, tarihsel süreçte yargısal otoritenin“Çünkü öyle buyurdum”şeklindeki monarşik yaklaşımından, hukuk devletinin“Çünkü sebebi budur”idealine geçişini temsil etmektedir. Bu çalışma, gerekçeli karar hakkını sadece usul hukukuna ait teknik bir zorunluluk veya AİHM içtihatlarının pratik bir dökümü olarak değil; hukuk felsefesi ve sosyolojisinin sunduğu kuramsal çerçeveyle bütünleşen disiplinler arası bir perspektifle ele almaktadır. Çalışmanın temel amacı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından geliştirilen teknik ilkelerin arkasındaki felsefi ve sosyolojik kodları deşifre etmektir. Bu kapsamda; Mahkeme'nin esaslı iddia ve yanıt verme yükümlülüğü kriterleri, Habermas'ın iletişimsel rasyonalite ve Alexy'nin doğruluk iddiası kuramları bağlamında analiz edilmiştir. Yargısal istikrar ve içtihat tutarlılığı meseleleri, Dworkin'in zincirleme roman metaforu ve hukukun bütünlüğü yaklaşımıyla ilişkilendirilmiş; şablon gerekçe ve sürpriz karar yasağı gibi ilkeler ise Bentham'ın aleniyet ve Fuller'ın iç ahlak prensipleri üzerinden temellendirilmiştir. Ayrıca, yargı sistemindeki filtreleme mekanizmaları ve iş yükü sorunu, Luhmann'ın sistem teorisi ve karmaşıklığı azaltma işlevi ışığında değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, gerekçenin yargıcın vicdani kanaatini objektif esaslara bağlayan bir otokontrol mekanizması olduğu ve adaletin sadece yerine getirilmesini değil, yerine getirildiğinin görülmesini sağladığı saptanmıştır. Nihayetinde bu çalışma, gerekçeli karar hakkının toplumsal meşruiyeti inşa eden ve yargı erkinin keyfiyetten arınarak rasyonalite zemininde yükselmesini sağlayan en hayati güvence olduğunu ortaya koymaktadır.
Özet (Çeviri)
The right to a reasoned judgment is a rational and philosophical foundation that ensures the legitimacy of judicial decisions in a modern constitutional state. Rooted in the existential human need to understand the underlying causes of events, this right represents the historical transition from the monarchical approach of“Because I so ordered”to the modern rule-of-law ideal of“Because this is the reason”. This study examines the right to a reasoned judgment not merely as a technical procedural requirement or a practical compilation of case law, but through a multidisciplinary perspective that integrates the theoretical frameworks of legal philosophy and sociology. The primary objective of this research is to deconstruct the philosophical and sociological codes behind the technical principles developed by the European Court of Human Rights (ECtHR). In this context, the Court's criteria regarding decisive arguments and the obligation to respond are analyzed through Habermas's theory of communicative rationality and Alexy's claim to correctness. Issues of judicial stability and consistency are linked to Dworkin's chain novel metaphor and the principle of integrity, while prohibitions against stereotypical reasoning and surprise decisions are grounded in Bentham's concept of publicity and Fuller's internal morality of law. Furthermore, the filtering mechanisms and the problem of judicial workload are evaluated in light of Luhmann's Systems Theory and the function of complexity reduction. The analysis concludes that reasoning serves as an auto-control mechanism that anchors a judge's subjective convictions to objective standards, ensuring that justice is not only done, but is seen to be done. Ultimately, this study demonstrates that the right to a reasoned judgment is the most vital safeguard for constructing social legitimacy and ensuring that judicial power remains grounded in rationality rather than arbitrariness.
Benzer Tezler
- Hukuk devleti ile anayasa yargısı ilişkisi
Başlık çevirisi yok
MUSA TANRISEVEN
Yüksek Lisans
Türkçe
2004
Kamu YönetimiDicle ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FAZIL HÜSNÜ ERDEM
- Legitimacy challenges against the International Criminal Court: An evaluation on the legitimacy dialogue of the ICC
Uluslararası Ceza Mahkemesine yönelik meşruiyet itirazları: UCM'nin meşruiyet diyaloğu üzerine bir değerlendirme
YUNUS KESKİN
Yüksek Lisans
İngilizce
2022
HukukGalatasaray ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ BLEDA R. KURTDARCAN
- Bosna-Hersek ve Kosova'da yaşanan Sırp gerilimine karşı NATO müdahalelerinin uluslararası hukuka uygunluğu
Compliance with international law of NATO interventions against the Serb tension in Bosnia-Herzegovina and Kosovo
HİLAL MİRAGHAZADE
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
Uluslararası İlişkilerİstanbul Ticaret ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OYA DAĞLAR MACAR
- Kuvvetler ayrılığı gölgesinde demokrasi yanılsaması
Democracy illusion in the shadow of the separation of powers
EZGİ ÇALDIRAN
Doktora
Türkçe
2023
HukukGalatasaray ÜniversitesiKamu Hukuku Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BİRDEN GÜNGÖREN BULGAN
- İnsan doğası ve devlet: Devlet kuramı açısından insan doğası kavramı
Human nature and the state: The concept of human nature in terms of state theory
OĞUZHAN MEHMET ŞAHİN