Geri Dön

Santral Diyabetes İnsipit Tanısı ile İzlenen Çocuk ve Adolesanlarda Kopeptin Düzeyinin Değerlendirilmesi

Evaluation of Copeptin Levels in Children and Adolescents with Central Diabetes Insipitis

  1. Tez No: 1009160
  2. Yazar: MUSTAFA MANAV
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ELİF ÖZSU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Poliüri-polidipsi sendromu (PPS) çocuklarda sık görülen bir endokrinoloji danışım nedenidir. Dışlanması gereken en yaygın tanı Diabetes mellitustur. Daha sonra diğer temel nedenler (Santral diabetes insipit, Nefrojenik diabetes insipit ve Primer polidipsi) arasında ayrım yapmak ve en uygun tedavi stratejisini benimsemek için titiz bir tanı prosedürü gereklidir. SDİ (Santral Diyabetes insipit), arginin vasopressin hormonunun tam veya kısmi eksikliği, Nefrojenik Diyabet İnsipidus, ADH sentez veya sekresyonunda bir defekt olmamasına rağmen, böbreklerin ADH ve analoglarına yeterli yanıt veremediği, Primer Polidipsi ise AVP sekresyonunda ve aktivitesinde patolojinin olmadığı durumlarda, hastalarda defektif susama mekanizması veya artmış susama duyarlılığı (dipsojenik polidipsi) ile ilişkili polidipsi görülmesidir. Bu çalışmada Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi (AÜTF) Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalında izlenen SDİ'li hastalar ile sağlıklı popülasyonda kopeptin düzeyinin karşılaştırılması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Santral Diyabetes İnsipit tanısı ile Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı'nda 2005-2023 yılları arasına takipli yaşları 1 ay-18 yıl arasında olan hasta ve sağlıklı kontrol grubu araştırmaya dâhil edilmiştir. 1 Ağustos 2023 -1 Eylül 2023 tarihleri arasında hastaların rutin kontrollerinde sabah desmopresin dozlarından önce serumları alınarak kopeptin düzeyi çalışılmak üzere saklanmıştır. Kontrol grubu da aynı tarih aralığında herhangi bir sebeple Çocuk Polikliniklerine başvuran çocuklardan başvuru şikâyeti sebebiyle kan alınırken serum kopeptin düzeylerinin çalışılması için ekstra bir tüp kan alınarak saklanmıştır. Hastalar ile 59 kişilik sağlıklı grubun kopepetin düzeyleri karşılaştırılmıştır. İstatistiksel analiz Statistical Package for Social Sciences (SPSS, Versiyon 26.0, Chicago, IL.) ile yapılmıştır. Bulgular: Çalışmaya 22 (%27,2)'si hasta, 59 (%72,8)'u kontrol olmak üzere 81 kişi katılmıştır. Kontrol grubunun %61'i kız, %39'u erkektir. %8,5'inde obezite gözlenirken %54,2'sinde pubertaldir. Hasta grubun %27,3'ü kız, %72,7'si erkektir. %27,3'ünde obezite gözlenirken %36,4'ünde pubertaldir. Hasta grubun desimal yaşları 2,80 ile 17,70 arasında değişmekte olup ortalama 11,79±4,33'dür. Kontrol grubunda desimal yaşları 2,77 ile 17,96 arasında değişmekte olup ortalama 11,48±5,05'tir. Hasta grubunun %86,4'ünde opere intrakranial kitle, %9,1'inde ailesel diabet insipitus, %4,5'inde DİDMOAD sendromu gözlenmiştir. %77,3'ü opere olmuştur. Kopeptin hasta grupta ortalama 3,56±1,34 pmol/l, kontrol grubunda ise 9,30±2,70 pmol/l ölçülmüştür. Hasta ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark olduğu; hasta grubunda bu değerin daha düşük olduğu saptanmıştır(p<0.05). Hasta ve kontrol gruplarında cinsiyet, obezite ve puberte olma durumları kopeptin değerleri bakımından karşılaştırılmıştır. Kontrol grubunda cinsiyet, obezite durumu ve puberte evresi arasında kopeptin bakımından anlamlı bir fark bulunmamıştır (p=0,865; p=0,256; p=0,943). Hasta grubunda ise cinsiyet ve obezite durumu arasında kopeptin bakımından anlamlı bir fark bulunmazken (p=0,824; p=0,700), puberte olup olmamasına göre fark bulunmuştur (p=0,039; Tablo 7). Puberte olanlarda kopeptin değerlerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Sonuç: Kopeptin düzeylerinin çocuklarda santral diabetes insipit (SDI) tanısında potansiyel bir belirteç olarak kullanılması konusunda gerçekleştirilen bu çalışmanın sonuçları, önemli farkındalık sunmuştur. Çalışmanın temel amacı, SDI hastalarında kopeptin düzeylerinin sağlıklı kontrol gruplarıyla karşılaştırılması yoluyla tanısal değerini değerlendirmek ve olası ilişkileri incelemek ve ayırım için bir kesme eşiği belirlemektir. Elde edilen sonuçlar, SDI hastalarının kopeptin düzeylerinin sağlıklı kontrol gruplarına göre anlamlı şekilde düşük olduğunu göstermiştir. Ayrıca Yapılan ROC eğrisinde kesim noktası ise 5,75 olarak gösterilmiştir. Roc eğrisinin kesim noktasının duyarlılığı %95 seçiciliği ise %88 olarak bulunmuştur. Bu bulgu, kopeptin düzeylerinin SDI tanısında kullanımının önemli olduğunu vurgulamaktadır. Çalışma aynı zamanda, çocuklarda SDI tanısı ile izlenen çocuklarda kopeptin düzeylerinin daha iyi anlaşılması gerektiğini ve bu düzeylerin farklı faktörlerden etkilendiğini göstermiştir. Özellikle cinsiyet, obezite durumu ve puberte gibi faktörlerin kopeptin düzeyleri üzerindeki etkileri incelenmiş ve farklı alt gruplar arasındaki farklılıklar ortaya konmuştur.

Özet (Çeviri)

Introduction and Objective: Polyuria-polydipsia syndrome (PPS) is a common cause of endocrinology consultation in children. Diabetes mellitus is the most common diagnosis to be excluded. A rigorous diagnostic procedure is then required to differentiate between other underlying causes (Central diabetes insipidus, Nephrogenic diabetes insipidus and Primary polydipsia) and to adopt the most appropriate treatment strategy. SDI (Central Diabetes Insipidus) is characterized by complete or partial deficiency of arginine vasopressin hormone, Nephrogenic Diabetes Insipidus is characterized by inadequate renal response to ADH and its analogs despite the absence of a defect in ADH synthesis or secretion, and Primary Polydipsia is characterized by polydipsia associated with defective thirst mechanism or increased thirst sensitivity (dipsogenic polydipsia) in the absence of pathology in AVP secretion and activity. The aim of this study was to compare copeptin levels in patients with SDI followed up in the Department of Pediatric Endocrinology, Ankara University Faculty of Medicine (AÜTF) and healthy population. Materials and methods: Patients aged between 1 month and 18 years who were followed up in Ankara University Faculty of Medicine, Department of Pediatric Endocrinology with the diagnosis of Central Diabetes Insipitis and healthy control group were included in the study. Between August 1, 2023 and September 1, 2023, sera of patients who were followed up with a diagnosis of SDI and whose diagnosis was confirmed were collected before the morning desmopressin doses during routine controls and stored for copeptin level studies. In the control group, an extra tube of blood was taken from individuals who applied to the pediatric outpatient clinic for any reason and stored for the study of serum copeptin levels. Copeptin levels of the patients and the healthy group were compared. Consent was obtained from the parents of all patients and from the patients themselves who were older than nine years of age for the participation of the patients and the control group in the study. Statistical analysis was performed with Statistical Package for Social Sciences (SPSS, Version 23.0, Chicago, IL.). Results: The study included 81 participants, 22 (27.2%) patients and 59 (72.8%) controls. In the control group, 61% were girls and 39% were boys. 8.5% had obesity and 54.2% were pubertal. In the patient group, 27.3% were female and 72.7% were male. 27.3% had obesity and 36.4% were pubertal. Decimal ages of the patient group ranged between 2.80 and 17.70 years with a mean of 11.79±4.33 years. In the control group, the decimal ages ranged between 2.77 and 17.96 with a mean of 11.48±5.05. 86.4% of the patient group had an operated intracranial mass, 9.1% had familial diabetes insipitus, 4.5% had DIDMOAD syndrome. 77.3% of the patients were operated. Copeptin was measured as 3.56±1.34 pmol/l in the patient group and 9.30±2.70 pmol/l in the control group. There was a significant difference between the patient and control groups; this value was lower in the patient group (p<0.05). In the patient and control groups, gender, obesity and puberty status were compared in terms of copeptin values. In the control group, no significant difference was found between gender, obesity status and puberty stage in terms of copeptin (p=0.865; p=0.256; p=0.943).In the patient group, no significant difference was found between gender and obesity status in terms of copeptin (p=0.824; p=0.700), whereas a difference was found according to puberty status (p=0.039; Table 7). It can be said that copeptin values were higher in those with puberty. Conclusion: The results of this study on the potential use of copeptin levels as a biomarker in the diagnosis of central diabetes insipidus (CDI) have provided significant insights. The main objective of the study was to assess the diagnostic value of copeptin levels in CDI patients by comparing them with healthy control groups, examining possible relationships, and determining a cutoff point for discrimination. The results obtained have demonstrated that copeptin levels in CDI patients are significantly lower compared to healthy control groups. Furthermore, the cutoff point in the ROC curve was found to be 5.75, with a sensitivity of 95% and a specificity of 88%. This finding underscores the importance of using copeptin levels in the diagnosis of CDI. Additionally, the study has highlighted the need for a better understanding of copeptin levels in children diagnosed with CDI, showing that these levels are influenced by various factors. Specifically, the effects of factors such as gender, obesity status, and puberty on copeptin levels were examined, revealing differences among different subgroups.

Benzer Tezler

  1. Santral diyabetes insipit tanısı ile izlenen çocuk ve adolesanlarda etyolojik ve klinik özelliklerin değerlendirilmesi

    Evaluation of etiological and clinical features in children and adolescents with central diabetes insipidus

    ELNARA GASIMOVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEYNEP ŞIKLAR

  2. Çoklu hipofiz hormon eksikliği tanılı olguların klinik, laboratuvar ve izlemlerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    AYŞEGÜL ELVAN TÜZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEMRA ÇETİNKAYA

  3. Yeni tanı tip 2 diyabetes mellitus hastalarında santral obezite indeksleri ve pankreatik yağlanmanın beta hücre fonksiyonları üzerine etkisi

    The effect of central obesity indices and pancreatic adiposity on beta cell functions in patients with newly diagnosed type 2 diabetes mellitus

    BEYZA DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İç HastalıklarıNecmettin Erbakan Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MEVLÜT HAKAN GÖKTEPE

  4. Periferik nöropatisi olmayan diyabetik hastalarda uyandırılmış potansiyellerle santral nöropati varlığının araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    KORAY ORUÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    NörolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. HANDE YİĞİTDİNÇ TÜRKER

  5. Diyabetik hastalarda santral ve periferik koku yollarının manyetik rezonans görüntüleme ile değerlendirilmesi

    Evaluation central and peripheral pathways of smell in diabetic patients with magnetic resonance imaging

    SELMİN PERİHAN KÖMÜRCÜ ERKMEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Radyoloji ve Nükleer TıpKırıkkale Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MİKAİL İNAL