Disleksi tanılı çocuklarda elektrookülogram ve fizyolojik sinyallerin tanısal açıdan değerlendirilmesi
Diagnostic evaluation of electrooculogram and physiological signals in children with dyslexia
- Tez No: 1009767
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ESRA DEMİRCİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Özgül Öğrenme Güçlüğü, Elektrookülografi, Fizyolojik Sinyal Elektrodermal Aktivite, Disleksi, Sinyal İşleme, Specific Learning Disability, Electrooculography, Physiological Signal Electrodermal Activity, Dyslexia, Signal Processing
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erciyes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Özgül Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG), genellikle çocukluk çağında görülen ve okuma, yazma, matematik, dinleme, konuşma ve muhakeme gibi bir veya daha fazla alanda işlev bozukluğuna yol açan gelişimsel ve nörobiyolojik bir bozukluktur. En yaygın ÖÖG türü olan disleksi, sözcükleri akıcı ve doğru biçimde tanıma, okuma ve yazma güçlüğü olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışma, disleksi hastalarında okuma esnasında elde edilecek elektrookülogram (EOG) sinyalleri ile fizyolojik sinyallerin tanısal değerlerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Yöntem: Çalışmaya Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğinde DSM-5 kriterlerine göre disleksi tanısı konulmuş ve özgül öğrenme bataryası ile tanısı desteklenmiş, 8-13 yaş grubu disleksi tanılı 45 çocuk ve kontrol grubu olarak 45 sağlıklı çocuk dahil edildi. Disleksi tanısı konulmuş çocuklardan ve sağlıklı çocuklardan takılan elektrotlar ile bağlantılı bir cihaz vasıtasıyla sinyal verileri kaydedildi. Çekim alan hastaların stimülan kullanımı bulunması durumunda çekimden önce en az 24 saat ilaç almamış olmasına dikkat edildi. Cihazın hafıza kartına kaydedilen ham veriler ve fizyolojik sinyaller için öncelikle adaptif filtreler kullanılarak gürültü giderimi sağlandı ve tüm sinyaller filtrelendi. Ardından zaman, frekans ve zaman-frekans yöntemleri ile sinyaller analiz edildi. Elde edilen ve analiz edilen hareket verileri ve fizyolojik sinyaller çeşitli makine öğrenmesi yöntemleri ile analiz edildi. Elde edilen özellikler öncelikle yapay sinir ağı (YSA) ile sınıflandırıldı. Veriler MATLAB ortamında analiz edilip, uygun istatistiksel yöntemler ile değerlendirildi. Bulgular: Gruplar arasında yaş, eğitim düzeyi, cinsiyet dağılımı ve dominant el tercihi dağılımı açısından bir farklılık saptanmadı (p>0.05). Beklenildiği üzere disleksili çocuklarda sağlıklılara kıyasla WISC-R sözel alt puanları ve toplam puanları istatistiksel olarak anlamlı düşük bulundu. EOG sinyalleri disleksi sağlıklı ayırımında 97.8 % sensitivite ve 95.7 % spesivite ile yüksek düzeyde ayırt edici özellik olarak değerlendirilmiştir. Elektrodermal aktivite (EDA) sinyalleri disleksi sağlıklı ayırımında 82.9 % sensitivite ve 70.2 % spesivite ile yüksek düzeyde ayırt edici özellik olarak değerlendirilmiştir. EOG ve EDA sinyalleri birlikte değerlendirildiğinde disleksi sağlıklı ayırımında 80.8 % sensitivite ve 82.9 % spesivite ile yüksek düzeyde ayırt edici özellik olarak değerlendirilmiştir. EDA ve EOG dalgaları birbiri ile ilişkili olarak değerlendirilmiştir. Son olarak okuma esnasındaki EOG analizlerinde ek özellik olarak kelime başına tekrar okuma (re-reading) özellikleri değerlendirilmiştir. Tekrar okuma EOG sinyalleri disleksi sağlıklı ayırımında 71.7 % sensitivite ve 82.2 % spesivite ile yüksek düzeyde ayırt edici özellik olarak değerlendirilmiştir. Sonuç: Bu araştırma, disleksi tanısı ve takibinde kullanılabilecek biyolojik belirteçlerin potansiyelini değerlendirmek için EOG ve EDA gibi iki farklı fizyolojik sinyali incelemiştir. Göz hareketlerinin analizinin, tekrar okuma davranışının, disleksi tanısında kullanılabileceğini ve disleksiye özgü okuma zorluklarını anlamada kritik bir rol oynayabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak çalışmamız, disleksi gibi özgül öğrenme güçlüğü olan bireylerin daha doğru ve erken tanılanmasına olanak sağlayacak biyolojik tabanlı EOG ve EDA gibi fizyolojik ölçümlerinin bu alanda umut vadettiğini destekler niteliktedir.
Özet (Çeviri)
Objective: Specific Learning Disability (SLD) is a developmental and neurobiological disorder that usually occurs in childhood and leads to dysfunction in one or more areas such as reading, writing, mathematics, listening, speaking and reasoning. Dyslexia, the most common type of SLD, is defined as difficulty in recognizing words fluently and accurately, reading and writing. This study aims to determine the diagnostic value of electrooculogram (EOG) signals and physiological signals obtained during reading in dyslexia patients. Method: The study included 45 children aged 8-13 years with dyslexia who were diagnosed with dyslexia according to DSM-5 criteria in Erciyes University Faculty of Medicine, Child and Adolescent Mental Health and Diseases outpatient clinic and whose diagnosis was supported by the specific learning battery, and 45 healthy children as the control group. Signal data were recorded from children diagnosed with dyslexia and healthy children by means of a device connected with electrodes. In case of stimulant use, it was ensured that the patients had not taken any medication for at least 24 hours before the recording. For the raw data and physiological signals recorded on the memory card of the device, noise was first removed using adaptive filters and all signals were filtered. Then the signals were analyzed with time, frequency and time-frequency methods. The acquired and analyzed motion data and physiological signals were analyzed with various machine learning methods. The features obtained were first classified with an artificial neural network (ANN). The data were analyzed in MATLAB environment and evaluated with appropriate statistical methods. Results: No difference was found between the groups in terms of age, educational level, gender distribution and dominant hand preference distribution (p>0.05). As expected, WISC-R verbal subscores and total scores were significantly lower in children with dyslexia compared to healthy children. EOG signals were highly discriminative with 97.8% sensitivity and 95.7% specificity in differentiating dyslexia from healthy children. Electrodermal activity (EDA) signals were highly discriminative with a sensitivity of 82.9 % and specificity of 70.2 % in dyslexia discrimination. When EOG and EDA signals were evaluated together, it was evaluated as a highly discriminative feature with a sensitivity of 80.8 % and a specificity of 82.9 % in the discrimination of dyslexia. EDA and EOG waves were evaluated as correlated with each other. Finally, re-reading per word was evaluated as an additional feature in EOG analysis during reading. Re-reading EOG signals were evaluated as a highly discriminative feature with 71.7 % sensitivity and 82.2 % specificity in the discrimination of dyslexia from healthy. Conclusion: This research examined two different physiological signals, EOG and EDA, to assess the potential of biomarkers that can be used in the diagnosis and follow-up of dyslexia. It shows that the analysis of eye movement, rereading behavior can be used to diagnose dyslexia and play a critical role in understanding dyslexia-specific reading difficulties. In conclusion, our study supports that biologically based physiological measurements such as EOG and EDA, which will allow for more accurate and early diagnosis of individuals with specific learning disabilities such as dyslexia, are promising in this field.
Benzer Tezler
- Disleksi Tanılı Çocuklarda Eğitimlerinde Kullanılmak Üzere En Uygun Yazı Karakterlerinin EOG Sinyallerini Kullanılarak Tespit Edilmesi
Determination of the most appropriate writing characters for the education of children with dyslexia by using EOG signals
RAMİS İLERİ
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
Mühendislik BilimleriErciyes ÜniversitesiBiyomedikal Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FATMA LATİFOĞLU
- Disleksi tanılı çocuklarda tipik akıcısızlıklar ile yürütücü işlevler arasındaki ilişkinin incelenmesi
Examination of the relationship between typical disfluency and executive functions in children diagnosed with dyslexia
ÇAĞIL ÖZYILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Dil ve Konuşma Terapisiİzmir Tınaztepe ÜniversitesiDil ve Konuşma Terapisi Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ İLİM AKSU
DOÇ. DR. BAHADIR TURAN
- Disleksi ve DEHB tanılı çocuklarda fizyolojik sinyallerin sinyal işleme ve yapay zeka yöntemleri ile analizi ve sınıflandırılması
Signal processing and artificial intelligence-based analysis and classification of physiological signals in children with dyslexia and ADHD
TUĞBA KARAASLAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
BiyomühendislikErciyes ÜniversitesiBiyomedikal Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FATMA LATİFOĞLU
- İkinci ve üçüncü sınıf disleksi tanılı çocuklarda cümle işlemleme ile çalışma belleği arasındaki ilişkinin incelenmesi: Bir göz izleme çalışması
Examining the relationship between sentence processing and working memory in second and third grade children diagnosed with dyslexia: An eye-tracking study
DERYA ARIK
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Dil ve Konuşma Terapisiİzmir Bakırçay ÜniversitesiDil ve Konuşma Terapisi Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ SEMA ACAR ÜNALGAN
- Bir grup disleksi tanılı çocukta ağız sağlığı ile ilişkili yaşam kalitesinin değerlendirilmesi
Evaluation of oral health-related quality of life in a group of children with dyslexia
MERVE KAPAR
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2022
Diş HekimliğiAnkara ÜniversitesiÇocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NURHAN ÖZALP