Epilepsili gebelerde serum BDNF düzeylerinin normal gebe popülasyonuyla karşılaştırılması, epileptik süreçlerle ilişkisi ve yenidoğan umblikal kord BDNF düzeylerine etkisi
Comparison of serum BDNF levels in pregnant women with epilepsy and normal pregnant population: Association with epileptic processes and effect on neonatal umblical cord BDNF levels
- Tez No: 1011154
- Danışmanlar: DOÇ. DR. GÜRAY KOÇ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroloji, Neurology
- Anahtar Kelimeler: Beyin kaynaklı nörotrofik faktör, Biyobelirteçler, Umbilikal kord, İnsülin benzeri büyüme faktörü I, Biomarkers, Umbilical cord, Insulin like growth factor I
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada epilepsi tanılı gebeler ile sağlıklı gebelerin demografik, obstetrik, perinatal ve neonatal özelliklerinin karşılaştırılması; ayrıca maternal serum beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF) ve insülin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF-1) düzeyleri ile umbilikal kord serum BDNF düzeylerinin değerlendirilmesi ve bu biyobelirteçlerin klinik değişkenler ile gebelik ve yenidoğan sonuçlarıyla ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma, 15.06.2024–15.09.2025 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde yürütülen prospektif, tek merkezli gözlemsel bir çalışmadır. Çalışmaya Uluslararası Epilepsi ile Savaş Derneği (ILAE) kriterlerine göre epilepsi tanısı olan, 18–35 yaş arası ve ek sistemik/nörolojik hastalığı bulunmayan gebeler ile aynı yaş aralığında sağlıklı gebeler dahil edilmiştir. Toplam 51 epilepsili gebe bilgilendirilmiş, doğum sırasında umbilikal kord kanı temin edilemeyen olgular dışlandıktan sonra analizler maternal ve kord BDNF verisi mevcut olan 36 epilepsili gebe üzerinden gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubu, örneklem sayısı eşit olacak şekilde 36 sağlıklı gebeden oluşturulmuştur. Tüm katılımcılarda demografik, obstetrik ve perinatal veriler; doğum haftası, doğum şekli, doğum ağırlığı, baş çevresi, APGAR skorları ve konjenital anomali varlığı kaydedilmiştir. Fetal ultrasonografik ölçümlerde özellikle bipariyetal çap (BPD) değerleri kullanılmıştır. Psikometrik değerlendirme için Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) uygulanmıştır. Epilepsi grubunda ayrıca nöbet tipi (ILAE 2017), nöbet sıklığı, nöbet önleyici ilaç (NÖİ) kullanımı ve serum düzeyleri, elektroensefalografi (EEG) ve beyin manyetik rezonans görüntüleme (MRG) bulguları ile Gebelikte Nöbet Önleyici İlaç Takibi (EMPiRE) nomogramına risk puanları kaydedilmiştir. Maternal serum BDNF ve IGF-1 ile umbilikal kord BDNF düzeyleri analiz edilmiştir. Sürekli değişkenlerde dağılım özelliklerine göre bağımsız örneklem t-testi veya Mann–Whitney U testi, kategorik değişkenlerde ki-kare veya Fisher kesin testi kullanılmış; biyobelirteçler ile klinik değişkenler arasındaki ilişkiler korelasyon ve çok değişkenli regresyon analizleri ile incelenmiş; p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Epilepsi grubunda sezaryen ile doğum oranı kontrol grubuna göre daha yüksek bulunmuştur. Gebelik komplikasyonları epilepsili gebelerde daha sık izlenmiştir. Doğum haftası dağılımında epilepsi grubunda preterm doğum oranı daha yüksek olup özellikle orta–geç preterm doğumlar dikkat çekmiştir. Yenidoğan değerlendirmesinde epilepsili gebelerin bebeklerinde doğum ağırlıkları daha düşük ve APGAR skorları kontrol grubuna kıyasla farklı bulunmuştur. Konjenital malformasyonlar her iki grupta da düşük oranlarda gözlenmiştir. Epilepsili gebelerin %55,6'sı jeneralize, %38,9'u fokal epilepsi olarak sınıflandırılmış; gebelik süresince olguların %44,4'ü en az bir nöbet geçirmiştir. Olguların büyük çoğunluğu monoterapi almakta olup en sık kullanılan NÖİ levetirasetamdır. EEG'de olguların %58,3'ünde interiktal epileptiform aktivite saptanmış, MRG'de yaklaşık üçte birinde yapısal anormallik izlenmiştir. EMPiRE nomogramı ayrıca istatistiksel olarak gebelik başında nöbet riskini başarılı bir şekilde öngörmüştür. Biyobelirteç analizlerinde maternal BDNF düzeyleri açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Umbilikal kord BDNF düzeyleri epilepsili gebelerin bebeklerinde kontrol grubuna göre daha düşük bulunmuştur. Ancak klinik değişkenler (nöbet varlığı ve sıklığı, NÖİ kullanımı, obstetrik ve perinatal parametreler) ile yapılan analizlerde BDNF düzeyleri üzerinde bağımsız bir etki gösterilememiştir. IGF-1 düzeyleri açısından da gruplar arasında anlamlı fark ya da klinik değişkenlerle anlamlı ilişki saptanmamıştır. Sonuç: Epilepsi tanılı gebelerde kontrol grubuna kıyasla sezaryen, gebelik komplikasyonu ve preterm doğum oranları daha yüksek; yenidoğanlarda doğum ağırlığı daha düşük ve APGAR skorları farklı bulunmuştur. EMPiRE nomogramı gebelik başlangıcında nöbet riskini öngörmede anlamlı performans göstermiştir. Maternal serum BDNF ve IGF-1 düzeyleri gruplar arasında benzerken, umblikal kord BDNF düzeyleri epilepsi grubunda daha düşük saptanmış; ancak klinik değişkenlerle BDNF üzerinde bağımsız bir etki gösterilememiştir. Bulgular, epilepsili gebelerin gebelik öncesinden itibaren yakın ve multidisipliner izlemini, ayrıca biyobelirteçlerin plasental mekanizmalar ve uzun dönem nörogelişimsel sonuçlarla ilişkisinin daha geniş örneklemli prospektif çalışmalarla araştırılmasını desteklemektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aimed to compare the demographic, obstetric, perinatal, and neonatal characteristics of pregnant women with epilepsy and healthy pregnant controls; and to evaluate maternal serum brain-derived neurotrophic factor (BDNF) and insulin-like growth factor-1 (IGF-1) levels together with umbilical cord serum BDNF levels, as well as to investigate the associations of these biomarkers with clinical variables and pregnancy and neonatal outcomes. Materials and Methods: This prospective, single-centre observational study was conducted at Ankara Bilkent City Hospital between 15 June 2024 and 15 September 2025. Pregnant women aged 18–35 years who met the International League Against Epilepsy (ILAE) criteria for epilepsy and had no additional systemic or neurological disorders were included. Healthy pregnant women within the same age range served as the control group. A total of 51 pregnant women with epilepsy were initially enrolled; after exclusion of cases in whom umbilical cord blood samples could not be obtained at delivery, analyses were performed on 36 women with available maternal and cord BDNF data. The control group consisted of 36 healthy pregnant women matched for sample size. In all participants, demographic, obstetric, and perinatal data were recorded, including gestational age at delivery, mode of delivery, birth weight, head circumference, APGAR scores, and the presence of congenital anomalies. Biparietal diameter (BPD) measurements were used for fetal ultrasonographic evaluation. Psychometric assessment was performed using the Beck Anxiety Inventory, Beck Depression Inventory, and Pittsburgh Sleep Quality Index. In the epilepsy group, seizure type, seizure frequency, antiseizure medication use and serum levels, electroencephalography findings, magnetic resonance imaging findings, and EMPiRE risk scores were recorded. Maternal serum BDNF and IGF-1 levels, as well as umbilical cord serum BDNF levels, were analysed. Continuous variables were compared using the independent samples t-test or Mann–Whitney U test according to distribution characteristics. Categorical variables were analysed using the chi-square or Fisher's exact test. Associations between biomarkers and clinical variables were evaluated using correlation analyses and multivariable regression models. A p-value <0.05 was considered statistically significant. Results: The rate of caesarean delivery was higher in the epilepsy group compared to controls. Pregnancy complications were more frequent among women with epilepsy. The rate of preterm birth was also higher in the epilepsy group, particularly in the moderate-to-late preterm category. Neonates born to women with epilepsy had lower birth weights and different APGAR scores compared to controls. Congenital malformations were observed at low rates in both groups. Among women with epilepsy, 55.6% were classified as having generalized epilepsy and 38.9% as focal epilepsy. During pregnancy, 44.4% experienced at least one seizure. The majority were receiving monotherapy, with levetiracetam being the most commonly used antiseizure medication. Interictal epileptiform activity was detected in 58.3% of patients on EEG, and structural abnormalities were identified on MRI in approximately one-third of cases. The EMPiRE nomogram demonstrated statistically significant performance in predicting seizure risk at the beginning of pregnancy. Regarding biomarker analyses, maternal serum BDNF levels did not differ significantly between groups. However, umbilical cord BDNF levels were significantly lower in neonates of women with epilepsy compared to controls. No independent association was identified between BDNF levels and clinical variables, including seizure occurrence, seizure frequency, ASM use, or obstetric and perinatal parameters. Similarly, no significant differences or associations were found for IGF-1 levels. Conclusion: Compared with healthy controls, pregnant women with epilepsy had higher rates of caesarean delivery, pregnancy complications, and preterm birth; neonates had lower birth weights and different APGAR scores. The EMPiRE nomogram showed significant performance in predicting seizure risk at the onset of pregnancy. Although maternal serum BDNF and IGF-1 levels were comparable between groups, umbilical cord BDNF levels were lower in the epilepsy group; however, no independent effect of clinical variables on BDNF levels was demonstrated. These findings support the need for close, multidisciplinary follow-up of women with epilepsy beginning before conception and highlight the importance of further large-scale prospective studies investigating the relationship between biomarkers, placental mechanisms, and long-term neurodevelopmental outcomes.
Benzer Tezler
- Gebelik sırasında epilepsi tedavisi için antiepileptik kullanımının çocukların genel gelişimleri üzerine etkileri ve nörogelişimsel bozukluklarla ilişkisi
Maternal epilepsy and i̇ntrauterine antiepileptic exposure and their relationship between neurodevelopmental and psychiatric disorders in children
ALİ KARAYAĞMURLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
PsikiyatriAtatürk ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ONUR BURAK DURSUN
- Phenytoin kullanan epileptik hastalarda görülen gingival büyümelerin sıklığı ve ilgili risk faktörlerin araştırılması
Incidence and risk factors of gingival hyperplasia in epileptic patients administrated phenytoin
NURHAN AKSOY
Doktora
Türkçe
1987
Diş HekimliğiAnkara ÜniversitesiPeriodontoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAMİT BOSTANCI
- Hipoparatiroidi (39 olgunun klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi)
Başlık çevirisi yok
FARNOUCH AZAMİ BONABİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Epileptik gebelerde hastalık seyri ile ilaç kullanımının gebelik ve yenidoğan sonuçlarına etkisi
The effect of disease course and drug use on pregnancy and perinatal outcomes in epileptic pregnants
AYBÜKE KEVSER HALAÇ ABASIYANIK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YUSUF ÜSTÜN
- İntraoperatif otolog ve heterolog kan transfüzyonunun humoral immün yanıta etkisi
Effects of intraoperative autologous and heterologous blood transfusions on humoral immune response
YÜCEL ERDOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Anestezi ve ReanimasyonAfyon Kocatepe ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. DEMET DOĞAN EROL