Geri Dön

Yüksek dereceli servikal intraepitelyal lezyon (HSIL) tanılı hastalarda leep/konizasyon işlemi sonrası preoperatif nötrofil/lenfosit oranının (NLR) nüks ile ilişkisinin retrospektif olarak değerlendirilmesi

Retrospective evaluation of preoperative neutrophil/lymphocyte ratio (NLR) andrecurrence rate after leep/conization in patients with high-grade cervicalintraepithelial lesion (HSIL)

  1. Tez No: 1011272
  2. Yazar: MUSTAFA TUTKU ERDOĞAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYKUT ÖZCAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Servikal intraepitelyal lezyon, HSİL, LEEP, konizasyon, nötrofil/lenfosit oranı, rekürrens, nüks, Cervical intraepithelial lesion, HSIL, LEEP, conization, neutrophil-tolymphocyte ratio, recurrence
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada, yüksek dereceli servikal intraepitelyal lezyon (HSİL) tanısı ile LEEP veya konizasyon uygulanan hastalarda preoperatif nötrofil/lenfosit oranının (NLR) tedavi sonrası nüks ile ilişkisinin retrospektif olarak değerlendirilmesi amaçlandı. Ayrıca diğer sistemik inflamatuar belirteçler ile viral ve klinik faktörlerin nüks üzerindeki olası etkileri incelendi. Yöntem: İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde 2014-2024 yılları arasında servikal eksizyonel tedavi uygulanan hastalar retrospektif olarak tarandı. En az bir yıllık takibi olan, dahil etme kriterlerini karşılayan ve cerrahi sınır negatifliği doğrulanan 271 hasta çalışmaya alındı. Demografik veriler, tam kan parametreleri, HPV tipleri, HPV persistansı, operasyon tipi, gland tutulumu, smear ve kolposkopik biyopsi sonuçları, eksizyonel materyal boyutları ve nüks durumu değerlendirildi. Veriler uygun parametrik ve non-parametrik testler, ki-kare testi ve ROC analizi ile incelendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 271 hastanın 174'üne (%64,2) LEEP, 97'sine (%35,8) konizasyon uygulandı. Hastaların yaş ortalaması 40,98 ± 8,93 olup 20 hastada (%7,4) nüks saptandı. NLR medyanı nüks olmayan grupta 1,89 olarak hesaplanırken, nüks saptanan grupta 1,80 olarak hesaplandı. NLR ile nüks arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadı (p=0,637). ROC analizinde NLR için AUC değeri 0,468 olarak hesaplandı. PLR ve SII değerleri de nüks açısından istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Buna karşılık PLT değeri nüks grubunda anlamlı derecede yüksek saptandı (p=0,018). Kategorik değişkenler açısından HPV-16 pozitifliği (p=0,018) ve HPV enfeksiyon persistansı (p<0,001) nüks ile anlamlı ilişkili bulundu. HPV-16 pozitifliği ve HPV persistans durumunun birlikte değerlendirildiği lojistik regresyon analizi üzerinden yapılan ROC analizinde, AUC değeri 0,822 olarak hesaplandı. vii Sonuçlar: Cerrahi sınır negatif HSİL olgularından oluşan bu kohortta preoperatif NLR, LEEP/konizasyon sonrası CIN-2+ lezyon nüksünü öngörmede anlamlı bir belirteç olarak saptanmadı. HPV-16 pozitifliği ve HPV enfeksiyonu persistans durumu beraber kullanıldığında HSİL nüksünü ayırt etmede yüksek diskriminatif performans gösterdiği görüldü. Bulgular, sistemik inflamatuar belirteçlerden çok HPV-16 pozitifliği ve özellikle HPV persistansının nüks açısından daha güçlü göstergeler olduğunu düşündürmektedir. PLT değerinin nüks ile ilişkisi ise daha geniş örneklemli ve prospektif çalışmalarla desteklenmelidir.

Özet (Çeviri)

Aim: This study aimed to retrospectively evaluate the association between the preoperative neutrophil-to-lymphocyte ratio (NLR) and recurrence after LEEP or conization in patients diagnosed with high-grade cervical intraepithelial lesion (HSIL). The possible effects of other systemic inflammatory markers, viral factors, and clinical variables on recurrence were also assessed. Methods: Patients who underwent cervical excisional treatment between 2014 and 2024 at the Department of Gynecology and Obstetrics, Izmir Katip Celebi University Ataturk Training and Research Hospital, were retrospectively screened. A total of 271 patients with at least one year of follow-up, eligible clinical data, and confirmed negative surgical margins were included. Demographic data, complete blood count parameters, HPV genotypes, HPV persistence, type of operation, glandular involvement, preoperative smear and colposcopic biopsy results, excisional specimen dimensions, and recurrence status were analyzed. Appropriate parametric and nonparametric tests, chi-square analysis, and ROC analysis were used. Results: Of the 271 patients included in the study, 174 (64.2%) underwent LEEP and 97 (35.8%) underwent conization. The mean age was 40.98 ± 8.93, and recurrence was observed in 20 patients (7.4%). The median NLR was 1.89 in the non-recurrence group and 1.80 in the recurrence group; no statistically significant association was found between NLR and recurrence (p=0.637). ROC analysis yielded an AUC of 0.468 for NLR. PLR and SII were also not significantly associated with recurrence. In contrast, platelet count was significantly higher in the recurrence group (p=0.018). Among categorical variables, HPV-16 positivity (p=0.018) and persistent HPV infection (p<0.001) were significantly associated with recurrence. ROC analysis based on the logistic regression model incorporating both HPV-16 positivity and HPV persistence status yielded an AUC value of 0.822. ix Conclusion: In this cohort of HSIL cases with negative surgical margins, preoperative NLR was not identified as a significant predictor of CIN-2+ lesion recurrence following LEEP/conization. When HPV-16 positivity and HPV infection persistence status were evaluated together, they demonstrated high discriminative performance in distinguishing HSIL recurrence. The findings suggest that HPV-16 positivity and, in particular, HPV persistence are stronger indicators of recurrence than systemic inflammatory markers. The association between PLT and recurrence should be further investigated in larger-scale prospective studies.

Benzer Tezler

  1. Kolposkopi ile servikal biyopsi yapılan hastalarda yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon tanısı koyulma oranı

    High-grade squamous intraepithelial lesion diagnosis rate in patients undergoing cervical biopsy with colposcopy

    REYHAN BAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ NİYAZİ ALPER SEYHAN

  2. Kolposkopik biyopside yüksek grade servikal intraepitelyal neoplazi saptanan hastalarda konizasyon sonrası yüksek grade servikal intraepitelyal neoplazi yokluğu

    Absence of high grade cervical intraepithelial neoplasia after conization in patients with high grade cervical intraepithelial neoplasia detected on colposcopic biopsy

    MERYEM BETÜL YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET ALİ NARİN

  3. Servikal displazi nedeniyle kolposkopi yapılan hastalarda tip IV kollajen düzeyinin incelenmesi

    Examination of type IV collagen levels in patients undergoing colposcopy due to cervical dysplasia

    DENİZ ADAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MERVE ALDIKAÇTIOĞLU TALMAÇ

    DR. TOLGA ÇİFTPINAR

  4. Kolposkopik biyopsi yapılan hastalarda endoservikal küretajın ek tanı değeri

    The additional diagnostic value of endocervical curretage in women undergoing colposcopic biopsy

    ONUR YÖNET

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ BİLGE KAPUDERE

    PROF. DR. ABDULKADİR TURGUT

  5. Serviksin skuamöz hücreli karsinomlarında ve öncül lezyonlarında mast hücresi yoğunluğu ve damar yoğunlunun karşılaştırılması

    Comparison of the mast cell density and vascular density in the cervix squamous cell carcinoma and its precursors lesi̇ons

    BAYRAM EROL ALTUNBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    PatolojiHarran Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUHAMMET EMİN GÜLDÜR