Adli tıp kurumu birinci ihtisas kurulunca rapor düzenlenen hüviyeti meçhul ölümlerin adli tıbbi açıdan değerlendirilmesi
Forensic evaluation of unidentified deaths reported by the first specialization board of the council of forensic medicine
- Tez No: 1012134
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ YUSUF ATAN, DR. MUHAMMED EMRE YILMAZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Adli Tıp, Forensic Medicine
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Adalet Bakanlığı
- Enstitü: Adli Tıp Kurumu
- Ana Bilim Dalı: Adli Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma, 01.01.2020–31.12.2024 tarihleri arasında Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu'na gönderilen 420 hüviyeti meçhul olgunun retrospektif analizi ile kimliklendirme yöntemlerinin etkinliğini ve ölüm nedenleriyle ilişkili bulguları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Vakaların %85'i erkek (n=357), %15'i kadın (n=63) olup; uyruk dağılımında %34 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, %27,6 yabancı uyruklu, %38,4 bilinmeyen olarak kaydedilmiştir. İleri çürüme evresinde DNA incelemesine olan gereksinim anlamlı biçimde artmıştır (p<0,001). Parmak izi yalnızca %18,3 vakada alınabilmiş, odontolojik incelemeler ise antemortem kayıt eksiklikleri nedeniyle sınırlı kalmıştır. Kimliklendirme sürecinde DNA profilleme (%61,1) ve YSTR analizleri (%22,7) en sık kullanılan tekniklerdir; ancak referans örnek eksikliği kimliklendirme başarısını olumsuz etkilemiştir. Ölüm nedenleri incelendiğinde, vakaların %30,2'si zorlamalı nedenlerle (travmatik yaralanmalar, ası, boğulma), %21,0'i toksikolojik nedenlerle (alkol ve uyuşturucu intoksikasyonu), %30,2'si doğal nedenlerle (kalp-damar hastalıkları, enfeksiyonlar) gerçekleşmiş; %18,6'sında ise neden belirlenememiştir. Bulgular, klasik yöntemlerin (parmak izi, görsel teşhis) tek başına yetersiz olduğunu; DNA incelemesi, YSTR, radyolojik bulgular ve otopsi verilerinin disiplinler arası bir yaklaşımla birlikte kullanıldığında kimliklendirme başarısının belirgin şekilde arttığını göstermektedir. Çalışma, olay yeri incelemelerinin standardizasyonu, DNA örneklerinin uygun koşullarda saklanması ve ulusal DNA veritabanı oluşturulmasının sürecin güvenilirliği açısından kritik önemde olduğunu vurgulamaktadır. Hüviyeti meçhul olguların kimliklendirilmesi yalnızca bilimsel değil, aynı zamanda insani ve toplumsal bir sorumluluk olarak ele alınmalıdır.
Özet (Çeviri)
This study retrospectively examines 420 unidentified death cases referred to the First Specialization Board of the Council of Forensic Medicine between January 1, 2020, and December 31, 2024, aiming to evaluate the effectiveness of identification methods and their relationship with postmortem conditions and causes of death. Identity determination is a critical step for both judicial processes and humanitarian obligations. Among the cases, 85% (n=357) were male and 15% (n=63) female; nationality distribution included 34% Turkish citizens, 27.6% foreign nationals, and 38.4% unknown. Advanced decomposition significantly increased reliance on DNA analysis (p<0.001). Fingerprints were obtained in only 18.3% of cases, while odontological methods were rarely applied due to insufficient ante-mortem records. DNA-based techniques provided the highest success rates, with DNA profiling performed in 61.1% of cases and Y-STR analysis in 22.7%. However, lack of reference samples remained a major limitation. Regarding causes of death, 30.2% were attributed to traumatic factors (e.g., blunt injuries, hanging, drowning), 21.0% to toxicological causes (alcohol and drug intoxication), 30.2% to natural causes (cardiovascular disease, infections), while 18.6% remained undetermined. Findings indicate that traditional methods such as fingerprinting and visual recognition are insufficient alone; a multidisciplinary approach combining DNA analysis, Y-STR typing, radiological imaging, and autopsy findings significantly improves identification outcomes. The study emphasizes the need for standardized crime scene documentation, proper preservation of DNA samples, and the establishment of a national DNA database to enhance reliability. Unidentified deaths should be addressed not only as forensic challenges but also as humanitarian and social responsibilities, ensuring closure for families and strengthening forensic practice in Türkiye.
Benzer Tezler
- Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince 2022 yılında ölüm sebebi belirlenemeyen vakaların değerlendirilmesi
Evaluation of cases with undetermined cause of death in 2022 by the council of Forensic Medicine Morgue Department
MUHAMMET IRKIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Adli TıpAdalet BakanlığıAdli Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ YUSUF ATAN
DR. İSMAİL ÇOBAN
- Adli Tıp Kurumu'nda travma sonrası stres bozukluğu saptanan cinsel saldırı olgularının adli tıbbi değerlendirmesi
Forensic medical evaluation of sexual assault cases with post-traumatic stress disorder at The Counci̇l of Forensic Medicine
NİCEL YILDIZ SİLAHLI
- Adli tıp kurumu birinci ihtisas kurulunca hakkında mütalaa düzenlenen travmatik olmayan gastrointestinal sistem kaynaklı ölümlerin adli tıbbi değerlendirilmesi
Forensic medical evaluation of non-traumatic gastrointestinal system-related deaths reviewed by the first specialization board of the council of forensic medicine
ŞİLAN SINGIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Adli TıpAdalet BakanlığıAdli Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İBRAHİM ÜZÜN
DR. HALİT ÇAKIR
- 2020-2023 yılları arasında birinci ihtisas kurulunca görüş bildirilen adölesan yaş grubu intihar vakalarının adli tıbbi açıdan değerlendirilmesi
Forensic evaluation of adolescent suicide cases referred to the first board: A retrospective study (2020–2023)
AHMET SAFA GÜRHAN
- 2016-2020 yılları arasında İstanbul'da Morg İhtisas Dairesi'nde otopsisi yapılan non-travmatik bebek ölümlerinin adli tıbbi açıdan değerlendirilmesi
Forensic medical examination of non-traumatic infant deaths autopsied in The Morgue Department in İstanbul between 2016-2020
MERVE ÜNAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Adli Tıpİstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaAdli Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İBRAHİM ÜZÜN