Abdülahad Nûrî'nin Arapça risâlelerinde Kadızâdelilere yönelik eleştirileri: Tahkik ve değerlendirme
Abdulahad Nūrī's criticisms against the Qadizādelis in his Arabic treatises: Critical edition and evaluation
- Tez No: 1012135
- Danışmanlar: PROF. DR. SEMİH CEYHAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Din, Religion
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Tasavvuf Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
17. yüzyıl sonrası Osmanlı dönemi dinî anlayışında ve örfî uygulamalarında tartışmaların, polemiklerin ve krizlerin yaşanmaya başlandığı ve sorunlara yönelik çözüm arayışlarının ivme kazandığı bir tarihsel kesittir. Bu süreçte ortaya çıkan“Kadızâdeliler”adlı medrese kurumunun dışındaki vaizler zümresi, yaşanan değişim ve dönüşümün temel sebebini dinin Asr-ı Saâdet'teki saflığından uzaklaşılması olarak görmüş, bir tasfiye ve tenkit akımı başlatmış ve bu doğrultuda özellikle tasavvuf ehlini hedef almıştır. Dönemin fikrî tartışmalarında Kadızâdelilerin en yoğun karşı karşıya geldiği grup Halvetiyye'nin Sivâsiyye kolu olmuş; Abdülmecid Sivâsî (ö. 1049/1639) ve halifesi Abdülahad Nûrî Sivâsî'nin (ö. 1061/1651) başında olduğu Sivâsîler tâifesi bu suçlamalara karşı tasavvufun doktriner ve pratik konularında hem sözlü hem de yazılı reddiyelerle genelde tasavvuf ve tarikat ehlini özelde kendi müntesiplerini müdafaa etmişlerdir. Abdülahad Nûrî Kadızâdeliler-Sivâsîler tartışmasında en fazla yazılı eser veren isimlerden biri olarak öne çıkmıştır. Bu tez çalışmasında, dönemin önde gelen ilim adamlarından Kâtip Çelebi'nin (ö. 1067/1657) Mîzânü'l-hakk fî ihtiyâri'l-ehakk adlı eserindeki tartışma temaları referans alınarak 17. yüzyıl sûfî müelliflerinin Kadızâdelilere karşı kaleme aldıkları literatür ile Abdülahad Nûrî'nin Kadızâdelilere yönelik cevâbî mahiyetteki risâleleri tematik açıdan mukayese edilerek incelenmiştir. Bu doğrultuda Abdülahad Nûrî'nin daha önce tahkik edilmemiş olan“Hızır'ın hayatı, velâyet, velîler hiyerarşisi, ricâlü'l-gayb, kabir ziyaretleri, tevessül, kandil gecelerinde nâfile namazların cemaatle kılınması, bid'atler, ilim talebelerini uyarmak ve tayy-ı mekân”konularında yazdığı Arapça risâlelerin (Kasmü'l-mübtedi'în bi sinâni's-sünne, İsbâtü'l-ilm ve'ş-şuûr li men kâne min ehli'l-kubûr, Risâle müte'allika bi kavlihî Teâlâ“ve en leyse li'l-insâni illâ ma se'â”, el-Adl ve'l-iksât beyne't-tefrîti ve'l-ifrât, İnkāzü't-tâlibîn 'an mehâvi'l-gâfilîn, Risâle müte'allika bi tayyi'l-mekân) tenkitli neşri sunulmuştur. Metin analizi ve tahkikli neşir yöntemlerinin uygulandığı çalışmanın ana hedefi Abdülahad Nûrî'nin Kadızâdelilere karşı sunduğu argümanlarını ve entelektüel sûfî mirasını ortaya koyarak onun Osmanlı tasavvuf düşüncesi ve literatürüne katkısını belirginleştirmektir. Disiplinler arası nitelikteki bu çalışmanın neticesinde Abdülahad Nûrî'nin Kur'an, Sünnet ve icmâyı merkeze alarak; dil ilimleri ile tefsir, hadis, fıkıh ve tasavvuf gibi İslâmî ilimler literatüründen yaptığı geniş rivayet aktarımlarıyla Kadızâdelilere yetkin seviyede cevaplar ürettiği; muhataplarını Ehl-i sünnet'in ana kabullerinden uzak biçimde Mu'tezilî eğilime sahip, fıkhî ve ilmî derinlikten yoksun, nefis ve hevasına uyan tekfirci bir grup olarak nitelendirdiği görülmüştür.
Özet (Çeviri)
The post-17th-century Ottoman period is a historical era characterized by the emergence of debates, polemics, and crises concerning religious understanding and customary practices, during which the search for solutions to these issues gained momentum. The“Qadızādelis”a faction of preachers operating outside the traditional madrasa institution that emerged during this process, attributed the underlying cause of the ongoing changes and transformations to a deviation from the purity of religion in the Age of Felicity (Asr-ı Saâdet). Consequently, they initiated a movement of purification and criticism, specifically targeting the followers of Sufism. In the intellectual debates of the period, the Kadızâdeliler most intensely clashed with the Sivāsiyye branch of the Halvetiyye order. The Sivāsīs, led by Abdulmajid Sivāsī (d. 1049/1639) and his successor (khalifa) Abdulahad Nūrī Sivāsī (d. 1061/1651), defended Sufis and order members in general, and their own adherents in particular, against these accusations through both oral and written refutations concerning the doctrinal and practical aspects of Sufism. Abdülahad Nûrî stood out as one of the most prolific authors in the Qadızādelis-Sivāsis debate. In this thesis, using the debate themes from Mīzān al-haqq fî ikhtiyâri'l-ehaqq by Kātip Chalebi (d. 1067/1657)—a prominent scholar of the era—as a reference point, the literature authored by 17th-century Sufi writers against the Qadızādelis and Abdulahad Nūrī's responsive treatises directed at them are comparatively and thematically examined. Accordingly, the study presents a critical edition of Abdulahad Nūrī's previously unedited Arabic treatises concerning topics such as the life of Khidr, sainthood (walāya), the hierarchy of saints, the men of the unseen (rijāl al-ghayb), visiting graves, intercession (tawassul), performing supererogatory prayers in congregation on holy nights (kandil), innovations (bid'ah), admonishing students of knowledge, and the folding of space (tayy al-makān). These Arabic treatises include: Kasmü'l-mübtedi'în bi sinâni's-sünne, İsbâtü'l-ilm ve'ş-şuûr li men kâne min ehli'l-kubûr, Risâle müte'allika bi kavlihî Teâlâ“ve en leyse li'l-insâni illâ ma se'â”, el-Adl ve'l-iksât beyne't-tefrîti ve'l-ifrât, İnkāzü't-tâlibîn 'an mehâvi'l-gâfilîn, Risâle müte'allika bi tayyi'l-mekân. The primary objective of this study, which employs methods of textual analysis and critical edition, is to highlight Abdulahad Nūrī's contribution to Ottoman Sufi thought and literature by revealing his arguments against the Qadızādelis and his intellectual Sufi legacy. As a result of this interdisciplinary study, it is concluded that Abdulahad Nūrī formulated highly competent responses to the Qadızādelis by centering the Qur'an, the Sunnah, and consensus (ijmāʿ), and by drawing extensively upon narrative transmissions from Islamic sciences literature, including linguistics, exegesis (tafsir), hadith, jurisprudence (fiqh), and Sufism. Furthermore, it is observed that he characterized his opponents as a takfiri (excommunicating) group that deviated from the core tenets of the Ahl al-Sunnah (Sunni Islam), harbored Muʿtazilite tendencies, lacked jurisprudential and scholarly depth, and yielded to their own egos and base desires.
Benzer Tezler
- Abdulahad Nuri'nin Riyazu'l Ezkar adlı eseri: Metin ve inceleme
A critical edition and analysis of Abdulahad Nuri's Work“Riyad al-Adhkar”
MEHMET AKİF DAMAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2009
DinDokuz Eylül ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HİMMET KONUR
- Derviş Osmân'ın edebî kişiliği ve şiirlerinin üzerine bir tahlil denemesi
Başlık çevirisi yok
AYNUR DÜŞÜNMEZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2004
Türk Dili ve EdebiyatıGazi ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. PAKİZE AYTAÇ
- Cemal Nuri'nin hikayelerinde kahraman tiplerı
Hermal types of Cemal Nuri
KHALID JAAFAR SALEEM ALSULAIMAN
Yüksek Lisans
Arapça
2017
Doğu Dilleri ve EdebiyatıYüzüncü Yıl ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ABDULHADİ TİMURTAŞ
DR. MUHAMMED SABIR UBEYD
- Abdülahad Nuri'nin Kastamonu'daki yayın çalışmaları: 1921 - 1923
Abdülahad Nuri̇'s press studies in Kastamonu: 1921 - 1923
VEHBİ KAHVECİ