Geri Dön

Kaşıntı şikayeti ile başvuran gebelerin etiyoloji, klinik özellikler ve gebelik süreci açısından retrospektif olarak değerlendirilmesi

A retrospective evaluation of pregnant women presenting with pruritus in terms of etiology, clinical characteristics, and pregnancy course

  1. Tez No: 1012658
  2. Yazar: HİLAY GARİPCAN KARAEMİR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SELDA IŞIK MERMUTLU, DOÇ. DR. İBRAHİM EREN PEK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Gebelik Dermatozları, Gebelikte Pruritus, İntrahepatik Gebelik Kolestazı, Polimorfik Gebelik Erüpsiyonu, Pregnancy Dermatoses, Pruritus in Pregnancy, Intrahepatic Cholestasis of Pregnancy, Polymorphic Eruption of Pregnancy
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tıp Eğitimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Dermatoloji polikliniğine kaşıntı şikâyeti ile başvuran gebelerde pruritusun etiyolojik dağılımını, klinik özelliklerini ve laboratuvar parametrelerini değerlendirmek ve farklı tanı grupları arasında karşılaştırmalı analizler yaparak gebelikte pruritusun klinik spektrumunu ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma retrospektif, tek merkezli ve gözlemsel bir araştırma olarak planlanmıştır. Çalışmada 01 Ocak 2015–31 Aralık 2025 tarihleri arasında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı polikliniğine gebelik sırasında kaşıntı şikâyeti ile başvuran hastaların kayıtları incelenmiştir. Çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan toplam 246 gebe hasta değerlendirilmiştir. Demografik ve obstetrik özellikler, klinik bulgular, dermatolojik tanılar ve laboratuvar parametreleri (tam kan sayımı, karaciğer ve tiroid fonksiyon testleri, safra asidi ,glukoz düzeyleri, PAPP-A, AFP ve İnhibin-A gibi obstetrik tarama parametreleri) hastane bilgi yönetim sistemi kayıtlarından elde edilmiştir. Sistemik inflamatuvar yanıtı değerlendirmek amacıyla inflamatuvar indeksler nötrofil-lenfosit oranı (NLR), trombosit-lenfosit oranı (PLR) ve sistemik immün-inflamasyon indeksi (SII) olarak hesaplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 246 gebenin yaş ortalaması 31,04±4,85 yıl olup hastaların %65'i üçüncü trimesterde başvurmuştur. Dermatolojik muayenede en sık lezyon morfolojileri ekskoriyasyon (%31,30) ve papül (%25,61) olarak kaydedilmiştir. Olguların %67,07'sinde gebeliğe özgü dermatoz saptanmıştır. Bu grupta en sık tanı gebelik prurigosu (%34,55) olup, bunu intrahepatik gebelik kolestazı (İHK) (%14,23), gebeliğin pruritik ürtikeryal papül ve plakları (PUPPP) (%13,01), gebeliğin atopik erüpsiyonu (%5,28) izlemiştir. Ek olarak, PUPPP olgularında nulliparite oranının belirgin biçimde yüksek olduğu, gebeliğe özgü dermatozların özellikle üçüncü trimesterde daha sık görüldüğü dikkat çekmiştir. Gebeliğe özgü olmayan dermatolojik nedenler %35,37 oranında saptanmış olup bu grupta en sık görülen dermatozlar skabiyes ve kontakt dermatit olarak belirlenmiştir. Ayrıca gebeliğe özgü olmayan dermatoz saptanan 9 hastada, eş zamanlı veya takip eden dönemde gebelik kolestazı (n=6) veya prurigo (n=3) geliştiği dikkati çekmiştir. Gebeliğe özgü olmayan dermatozların görülme sıklığının, diğer dönemlerin aksine özellikle birinci trimesterde anlamlı derecede daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Laboratuvar parametreleri trimesterlere göre karşılaştırıldığında inflamatuvar indekslerin trimesterler arasında farklılık gösterdiği, hepatobiliyer ve endokrin parametrelerin ise benzer dağılım sergilediği görülmüştür. Aynı trimester gebeliğe özgü dermatoz tanı grupları arasında yapılan analizde NLR değerlerinin gebelik prurigosu grubunda diğer gruplara göre daha düşük olduğu belirlenmiştir (p=0,001). Safra asidi düzeylerine göre yapılan karşılaştırmalarda safra asidi düzeyi arttıkça AST, ALT ve bilirubin değerlerinde anlamlı artış saptanmıştır (p<0,05). Ayrıca eşlik eden hipotiroidi varlığının, safra asidi düzeylerindeki artış ve kolestaz görülme sıklığı ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir (p=0,014). Buna karşılık inflamatuvar indeksler (NLR, PLR ve SII) safra asidi grupları arasında anlamlı farklılık göstermemiştir (p>0,05). İHK tanısına yönelik yapılan tek değişkenli analizlerde demografik faktörlerin kolestaz ile anlamlı ilişkisi saptanmazken AST, ALT, safra asidi ve direkt bilirubin değerleri ile İHK arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür (p<0,05). Aynı zamanda İHK tanısı ile obstetrik tarama parametreleri (PAPP-A, AFP, İnhibin-A) arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Kurulan çok değişkenli analiz modelinde ise; safra asidi yüksekliği ile birlikte lenfosit düzeyindeki düşüşün (lenfopeni), İHK tanısını öngörmede bağımsız birer risk faktörü olduğu saptanmıştır (p<0,01). Sonuç: Gebelikte kaşıntı ile başvuran olguların büyük kısmını (%67) gebeliğe özgü dermatozlar oluştursa da, %35 oranında gebeliğe özgü olmayan nedenlerin varlığı daima akılda tutulmalıdır. Kaşıntının üçüncü trimesterde ve genellikle nullipar gebelerde görülmesi nedeniyle dermatologlar, kaşıntılı gebelerde obstetrik profili mutlaka sorgulamalı ve hastaları gebeliğe özgü olan ve olmayan dermatozlar açısından bütüncül değerlendirmelidir. Kaşıntılı gebelerde skabiyes gibi gebelik dışı bir dermatoz saptansa dahi, eş zamanlı veya sonradan eklenebilecek İHK gibi tabloları atlamamak adına hastalar tedavi sonrası mutlaka yeniden değerlendirilmeli ve takibe alınmalıdır. Hematolojik incelemelerde, trimester ilerledikçe artış gösteren NLR değerinin gebelik prurigosunda (AEP); PUPPP ve kolestaza kıyasla anlamlı derecede düşük bulunması, AEP'nin daha sınırlı bir sistemik inflamatuvar yükle seyrettiğini göstermektedir. Kolestaz tanısında safra asidi altın standart olsa da; elde edilen veriler, kaşınan bir gebede rutin hemogramdaki lenfopeninin, hastalığı öngörmede bağımsız ve pratik bir klinik belirteç olabileceğine işaret etmektedir. Ayrıca, eşlik eden hipotiroidinin kolestaz riskini artırdığı saptanmış olup; kaşıntının yalnızca tiroid patolojisine bağlanmaması, hastaların mutlaka kolestaz açısından da tetkik edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Tüm bu veriler ışığında dermatologlar, kaşıntılı gebelerde obstetrik profili özenle sorgulamalı; hastaları hepatobiliyer, endokrin ve immünolojik belirteçleri de içine alan geniş ve bütüncül bir bakış açısı ile değerlendirmelidir.

Özet (Çeviri)

Objective: To evaluate the etiological distribution, clinical characteristics, and laboratory parameters of pruritus in pregnant women presenting to a dermatology outpatient clinic with itching complaints, and to demonstrate the clinical spectrum of pruritus in pregnancy by performing comparative analyses among different diagnostic groups. Materials and Methods: This study was designed as a retrospective, single-center, observational research. The records of pregnant patients who presented to the Dermatology and Venereology Outpatient Clinic of Çanakkale Onsekiz Mart University Faculty of Medicine with complaints of itching during pregnancy between January 1, 2015, and December 31, 2025, were examined. A total of 246 pregnant patients who met the inclusion criteria were evaluated. Demographic and obstetric characteristics, clinical findings, dermatological diagnoses, and laboratory parameters (complete blood count, liver and thyroid function tests, bile acid, glucose levels, and obstetric screening parameters such as PAPP-A, AFP, and Inhibin-A) were obtained from the hospital information management system records. To evaluate the systemic inflammatory response, inflammatory indices were calculated as the neutrophil-to-lymphocyte ratio (NLR), platelet-to-lymphocyte ratio (PLR), and systemic immune-inflammation index (SII). Results: The mean age of the 246 pregnant women included in the study was 31.04±4.85 years, and 65% of the patients presented in the third trimester. The most frequent lesion morphologies recorded on dermatological examination were excoriations (31.30%) and papules (25.61%). Pregnancy-specific dermatoses were identified in 67.07% of the cases. In this group, the most common diagnosis was prurigo of pregnancy (34.55%), followed by intrahepatic cholestasis of pregnancy (ICP) (14.23%), pruritic urticarial papules and plaques of pregnancy (PUPPP) (13.01%), and atopic eruption of pregnancy (AEP) (5.28%). Additionally, the nulliparity rate was notably higher in PUPPP cases, and pregnancy-specific dermatoses were observed more frequently, particularly in the third trimester. Non-pregnancy-related dermatological causes were detected in 35.37% of the patients, with scabies and contact dermatitis being the most common in this group. Furthermore, in 9 patients diagnosed with non-pregnancy-related dermatoses, the development of concurrent or subsequent gestational cholestasis (n=6) or prurigo (n=3) was noted. The incidence of non-pregnancy-related dermatoses was found to be significantly higher in the first trimester, in contrast to other periods (p<0.05). When laboratory parameters were compared by trimesters, inflammatory indices showed differences across trimesters, whereas hepatobiliary and endocrine parameters exhibited a similar distribution. In the analysis among pregnancy-specific dermatosis diagnostic groups within the same trimester, NLR values were determined to be lower in the prurigo of pregnancy group compared to the other groups (p=0.001). In comparisons based on bile acid levels, significant increases in AST, ALT, and bilirubin values were detected as bile acid levels increased (p<0.05). Moreover, the presence of concomitant hypothyroidism was found to be associated with increased bile acid levels and the frequency of cholestasis (p=0.014). Conversely, inflammatory indices (NLR, PLR, and SII) did not show a significant difference between bile acid groups (p>0.05). In univariate analyses for the diagnosis of ICP, while no significant relationship was found between demographic factors and cholestasis, a significant association was observed between AST, ALT, bile acid, and direct bilirubin levels and ICP (p<0.05). Simultaneously, no significant relationship was found between the diagnosis of ICP and obstetric screening parameters (PAPP-A, AFP, Inhibin-A) (p>0.05). In the established multivariate analysis model, the decrease in lymphocyte level (lymphopenia) along with elevated bile acid was identified as an independent risk factor in predicting the diagnosis of ICP (p<0.01). Conclusion: Although pregnancy-specific dermatoses account for the majority (67%) of cases presenting with pruritus during pregnancy, the presence of non-pregnancy-related causes at a rate of 35% should always be kept in mind. Since itching is primarily observed in the third trimester and generally in nulliparous women, dermatologists must thoroughly question the obstetric profile of pregnant women with pruritus and evaluate patients holistically for both pregnancy-specific and non-pregnancy-related dermatoses. Even if a non-pregnancy-related dermatosis such as scabies is detected in pregnant women with pruritus, patients must be re-evaluated and followed up after treatment to avoid missing concurrent or subsequent conditions like ICP. In hematological examinations, the significantly lower NLR value—which tends to increase as the trimester progresses—in prurigo of pregnancy (AEP) compared to PUPPP and cholestasis indicates that AEP presents with a more limited systemic inflammatory load. Although bile acid is the gold standard in diagnosing cholestasis, the obtained data suggest that lymphopenia in the routine hemogram of a pregnant woman with pruritus could be an independent and practical clinical marker in predicting the disease. Additionally, concomitant hypothyroidism has been found to increase the risk of cholestasis; thus, it is concluded that itching should not be attributed solely to thyroid pathology, and patients must absolutely be tested for cholestasis as well. In light of all these data, dermatologists should carefully query the obstetric profile in pregnant women with pruritus and assess patients with a broad and holistic perspective that encompasses hepatobiliary, endocrine, and immunological markers.

Benzer Tezler

  1. Kliniğimizde takip edilen intrahepatik kolestazlı gebelerin ve sağlıklı gebelerin ilk trimester hemogram parametrelerinden inflamatuar belirteçlerin karşılaştırılması

    A comparison of inflammatory markers from the first trimester hemogram parameters of pregnancy with intrahepatic cholestas and healthy pregnancy followed in our clinic

    OKTAY ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bakanlığı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ARZU YAVUZ

  2. Nötrofil lenfosit oranı (NLR), platelet lenfosit oranı (PLR) değerlerinin gebeliğin intrahepatik kolestazı ile ilişkisi ve perinatal sonuçlara etkisinin araştırılması

    Investigation of the relationship of neutrophil lymphocyte ratio (NLR), platelet lymphocyte ratio (PLR) values in intrahepatic cholestasis of pregnancy and their effects on perinatal results

    PELİN GÜLÇİN ABİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. IŞIK KABAN

  3. Gebeliğin intrahepatik kolestazı tanısı konulan gebelerde açlık safra asidi düzeyine göre perinatal sonuçların değerlendirilmesi

    Evaluation of perinatal outcomes according to fasting bile acid level in pregnant women diagnosed with intrahepatic cholestasis of pregnancy

    GİZAY SERİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALEV AYDIN

  4. Bakteriyel vajinozlu gebelerde vajinal mikroflora

    Vaginal microflora in pregnants with bacterial vaginosis

    AZİZ ÖĞÜTLÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiTrakya Üniversitesi

    Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FİLİZ AKATA

  5. Pap smear testi yapılan kadınların serviks kanseri konusundaki bilgileri ve etkileyen faktörler

    The knowlegde of women who are tested of pap smear about cervical cancer and factors affecting

    GONCA KAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    HemşirelikCumhuriyet Üniversitesi

    Ebelik Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MİNE BEKAR