Geri Dön

Elektif beyin cerrahisi hastalarında dorsalis pedis arter kanulasyonunda ultrason rehberliği ve palpasyon yöntemlerinin karşılaştırılması: Prospektif gözlemsel bir çalışma

Comprasion of ultrason-guided and palpation methods in dorsalis pedis artery in elective neurosurgery patients: A prospective observational study

  1. Tez No: 1013030
  2. Yazar: KASIM GÜLEK GÜRBÜZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. BARIŞ ARSLAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Adana Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Elektif Beyin Cerrahisi Hastalarında Dorsalis Pedis Arter Kanülasyonunda Ultrason Rehberliği ve Palpasyon Yönteminin Karşılaştırılması: Prospektif Gözlemsel Bir Çalışma Amaç: Bu çalışmanın amacı, nöroşirürjik cerrahi planlanan hastalarda dorsalis pedis arter kanülasyonunda palpasyon yöntemi ile ultrason rehberliğinde gerçekleştirilen kanülasyonun işlem süresi açısından karşılaştırılmasıdır. İkincil amaç olarak iki yöntemin ilk deneme başarısı, toplam deneme sayısı ve girişim süresi açısından değerlendirilmesi ve hastaların antropometrik özelliklerinin girişim başarısı üzerine etkilerinin araştırılması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif gözlemsel çalışma Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde etik kurul onayı alınarak gerçekleştirildi. Elektif nöroşirürjik cerrahi planlanan ve intraoperatif invaziv arteriyel kan basıncı monitorizasyonu gereksinimi bulunan, öncelikli olarak dorsalis pedis arteri tercih edilen, 18 yaş ve üzeri 100 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar kullanılan kanülasyon yöntemine göre palpasyon grubu (n=50) ve ultrason grubu (n=50) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Tüm kanülasyon işlemleri dorsalis pedis arter üzerinden gerçekleştirildi. Ultrason grubunda damar görüntüleme için taşınabilir Bluetooth özellikli ultrason cihazı ve lineer prob kullanıldı. İşlem sırasında ilk deneme başarısı, toplam deneme sayısı, girişim süresi ve toplam işlem süresi kaydedildi. Antropometrik ölçümler ile girişim özellikleri arasındaki ilişkiler ayrıca değerlendirildi. Bulgular: Çalışma sırasında girişim başladıktan sonra komplikasyon gelişen beş hasta analiz dışı bırakıldı ve değerlendirme 95 hasta üzerinden gerçekleştirildi. İlk deneme başarısı palpasyon grubunda %51, ultrason grubunda ise %67 olarak bulunmuş ancak gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p=0.122). Toplam deneme sayısı palpasyon grubunda medyan 2 (1-3), ultrason grubunda ise 1 (1-2) olarak bulunmuş ve fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0.189). Girişim süresi palpasyon grubunda medyan 27 saniye (1182), ultrason grubunda 15 saniye (8-39) olarak saptanmış ancak fark istatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşmamıştır (p=0.054). Toplam işlem süresi ise palpasyon grubunda medyan 27 saniye (11-82) ve ultrason grubunda 42 saniye (32-67) olarak bulunmuş ve ultrason grubunda anlamlı derecede daha uzun olduğu saptanmıştır (p=0.010). Lojistik regresyon analizinde ultrason kullanımının ilk deneme başarısı için bağımsız bir belirleyici olduğu gösterilmiş ve ultrason kullanılan hastalarda ilk denemede başarılı kanülasyon sağlanma olasılığının yaklaşık 2.6 kat daha yüksek olduğu bulunmuştur (OR=2.64, CI (1.02 - 6.79), p=0.044). Antropometrik değerlendirmede vücut kitle indeksi ile ilk deneme başarısı arasında negatif yönde anlamlı ilişki saptanmıştır (p=0.029). Sonuç: Dorsalis pedis arter kanülasyonunda ultrason rehberliği ilk deneme başarısını artırabilecek bir yöntem olarak görünmektedir. Bununla birlikte ultrason cihazının hazırlanması için gereken ek süre toplam işlem süresinin uzamasına neden olabilmektedir. Literatürde dorsalis pedis arter kanülasyonu ile ilgili çalışmaların sınırlı olduğu dikkate alındığında, çalışmamız bu alandaki mevcut literatüre katkı sağlamaktadır. Ayrıca taşınabilir Bluetooth özellikli ultrason cihazı kullanılarak dorsalis pedis arter kanülasyonunun değerlendirildiği ilk çalışmalardan biri olması açısından önem taşımaktadır. Daha geniş örneklem büyüklüğüne sahip randomize kontrollü çalışmaların bu alandaki kanıt düzeyini güçlendireceği düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Comparison of Ultrasound-Guided and Palpation Methods in Dorsalis Pedis Artery Cannulation in Elective Neurosurgery Patients: A Prospective Observational Study Objective: The aim of this study was to compare palpation-guided and ultrasound-guided dorsalis pedis artery cannulation in patients undergoing neurosurgical surgery in terms of procedure time. As secondary objectives, firstattempt success rate, total number of attempts, and cannulation time were evaluated, and the potential effects of patients' anthropometric characteristics on procedural success were investigated as well. Materials and Methods: This prospective observational study was conducted at Adana City Training and Research Hospital after obtaining approval from the institutional ethics committee. A total of 100 patients aged 18 years and older who were scheduled for elective neurosurgical surgery and required intraoperative invasive arterial blood pressure monitoring were included in the study, in whom the dorsalis pedis artery was the preferred cannulation site. Patients were divided into two groups according to the cannulation technique used: the palpation group (n=50) and the ultrasound group (n=50). All arterial cannulations were performed via the dorsalis pedis artery. In the ultrasound group, a portable Bluetoothenabled ultrasound device with a linear probe was used for vascular imaging. Firstattempt success, total number of attempts, cannulation time, and total procedure time were recorded. Additionally, the relationships between anthropometric measurements and procedural characteristics were evaluated. Results: Five patients who developed complications after the initiation of the procedure were excluded from the final analysis, and the final evaluation was performed on 95 patients. The first-attempt success rate was 51% in the palpation group and 67% in the ultrasound group; however, the difference between groups was not statistically significant (p=0.122). The median number of attempts was 2 (1-3) in the palpation group and 1 (1-2) in the ultrasound group, with no statistically significant difference (p=0.189). Cannulation time was shorter in the ultrasound group (15 seconds (8-39)) compared to the palpation group (27 seconds (11-82)), although the difference did not reach statistical significance (p=0.054). The total procedure time was significantly longer in the ultrasound group (42 seconds (32-67)) compared to the palpation group (27 seconds (11-82)) (p=0.010). Logistic regression analysis showed that ultrasound use was an independent predictor of first-attempt success, and the likelihood of successful cannulation on the first attempt was approximately 2.6 times higher with ultrasound guidance compared to palpation (OR=2.64, 95% CI: 1.02-6.79, p=0.044). Anthropometric evaluation revealed a significant negative correlation between body mass index and first-attempt success (p=0.029).Conclusion: Ultrasound guidance appears to increase the likelihood of firstattempt success in dorsalis pedis artery cannulation. However, the preparation time required for the ultrasound device may prolong the total procedure time. Considering that studies on dorsalis pedis artery cannulation are limited in the literature, our findings contribute to the existing body of evidence. Furthermore, this study is among the first to evaluate dorsalis pedis artery cannulation using a portable Bluetooth-enabled ultrasound device. Larger randomized controlled studies are needed to strengthen the level of evidence in this field.

Benzer Tezler

  1. Erektör spina plan bloğunun lateral dekübit pozisyonda tek akciğer ventilasyonu yapılan hastalarda beyin perfüzyonuna etkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of erector spinae plane block on cerebral perfusion in patients undergoing one-lung ventilation in the lateral decubitus position

    FERHUNDE YALÇIN AKÇAKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Anestezi ve ReanimasyonSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÜRFETTİN HÜSEYİNOĞLU

  2. Supratentorial kraniotomilerde deksmedetomidinin yeri

    The place of dexmedetomidine in the supratentorial craniotomies

    OSMAN İLHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Anestezi ve ReanimasyonGaziantep Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ÜNSAL ÖNER

  3. Aort cerrahisinde total sirkülatuvar arrest kullanımı, nörolojik komplikasyonlar açısından risk faktörü müdür?

    Is total circulatory arrest a risk factor in terms of neurologic complications in aortic surgery?

    SADIK DÖNMEZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ NİHAN YEŞİLKAYA

  4. Kraniotomilerde farklı dozlarda deksametazonun kan glükozu, serum eletrolitleri ve postoperatif bulantı kusma üzerine etkisi

    Effects of different dosages dexamethasone on the blood clucose concentration, serum electrolytes and postoperatif nause and vomiting in patients undergoing craniotomy

    MÜSLİME KARAÇINAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Anestezi ve ReanimasyonErciyes Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. HALİT MADENOĞLU

  5. Kraniotomi hastalarında preoperatif anksiyetenin postoperatif ağrı ve analjezik tüketimine etkisi

    The effect of preoperative anxiety on postoperative pain and analgesic consumption in craniotomy patients

    GİZEM TOYDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Anestezi ve Reanimasyonİstanbul Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ACHMET ALI