Geri Dön

Uzamış öksürük nedeniyle göğüs hastalıkları polikliniğine başvuran hastaların değerlendirilmesi

Evaluation of patients presenting to the chest diseases outpatient clinic due to prolonged cough

  1. Tez No: 1013243
  2. Yazar: HİLAL YILMAZ BORAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUZAFFER ONUR TURAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Uzamış öksürük, Leicester Öksürük Anketi, inhaler steroid, Prolonged cough, Leicester Cough Questionnaire, inhaler steroids
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Öksürük bireylerin yaşam kalitesini etkileyen önemli bir klinik sorundur. Yapılan çalışmanın amacı, uzamış öksürük tanılı hastalarda hastaların klinik ve demografik özellikleri, laboratuvar bulgularının öksürüğün kalıcılığında olan etkisi ve hastaların yaşam kalitesine etkisinin Leicester Öksürük anketi ile değerlendirilmesi; etkin tedavi seçeneklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. YÖNTEM: 2025-2026 yılları arasında uzamış öksürük tanısı alıp takibe alınan ve dahil edilme kriterlerini karşılayan 200 hasta çalışmaya alınmıştır. İlk başvuru muayenesinde hastaların klinik özellikleri, labarotuvar parametreleri, demografik özellikleri kayıt altına alınmıştır ve hastalara Leicester Öksürük Anketi (LÖA) uygulanmıştır. Hastaların 86'sına sadece antitusif tedavi, 114 hastaya inhaler kortikosteroid ve antititusif kombine tedavisi verildiği görülmüştür. Hastalara tedavi öncesi ve sonrası öksürüğün yaşam kalitesine etkisini belirlemek açısından Leicester Öksürük Anketi (LÖA) tedavi sonrası kontrollerinde yeniden uygulanmıştır ve hastalara öksürüğün devam edip etmediği sorgulanmıştır. Öksürüğü devam etmeyen hastalarda şikayetin kaçıncı günde kesildiği sorgulanarak kayıt altına alınmıştır. BULGULAR: Hastaların tedavi başlangıcından iki hafta sonra yapılan kontrollerinde %44.5 (n=89) öksürük semptomları tamamen kesilmiştir ve ortalama 9.2±2.10 günde geçekleştiği görülmüştür. LÖA toplam skor değerlendirildiğinde 161 (% 80.5) hastada klinik olarak anlamlı düzeyde olduğu görülmüştür.Tedavi öncesi 14.78±3.80 olarak ölçülen LÖA toplam skor ortalaması, tedavi sonrasında 19.35±2.58 seviyesine ulaştığı görülmüştür. Bu artış zamansal değişimde istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,001). LÖA şiddet indekslerine göre başlangıçta %26.0 (n=52) olan ağır semptom olan grubun tedaviyle %3'e (n=6) gerilediği görülmüştür. Hastaların %60'ında (n=120) viii kategorik düzeyde iyileşme gösterniştir. Hastaların tedavi ile şiddet indekslerinin zamansal değişimi istatiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0.001). Çalışmamızda toplam MİD skorları ile göğüs ağrısı (p= 0.008), geçirilmiş COVİD- 19 öyküsü (p=0.032), dispne (p=0.041) ve İKS tedavi varlığı (p=0.042) istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır. Kontrol muayenesindeki öksürük persitansı ile reflü (p=0.023) ve yaş (p=0.002) ile anlamlı istatistiksel ilişki saptanmıştır. Alt boyut analizlerinde; fiziksel MİD ile cinsiyet (p=0.037), İKS kullanımı p=(0.035), boy uzunluğu (p=0.005), eozinofil düzeyleri (p=0.036); psikolojik MİD ile COVİD-19 öyküsü(p=0.002), göğüs ağrısı (p=0.006) ve İKS tedavisi (p=0.007); sosyal MİD ile dispne (p<0.001) ve göğüs ağrısı (p<0.001) ile anlamlı istatistiksel ilişki saptanmıştır. SONUÇ: Postenfeksiyöz uzamış öksürük hastalarında yaşam kalitesi etkilenmektedir. Reçete edilen inhaler kortikosteroidler periferik eozinofilik inflamasyon yükü yüksek hastalarda fiziksel ve psikolojik semptom yüklerinin azalmasında etkili olduğu düşünülmektedir. Terapötik başarı elde edebilmek açısından yalnızca öksürük değil öksürüğe eşlik eden semptomların da değerlendirilmesinin önemli olduğu düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

AİM: Coughing represents a majör clinical issue that negatively impacts an individual's quality of life. The aim of this study was to evaluate the clinical and demographic characteristics of patients diagnosed with prolonged cough, the effect of laboratory findings on cough persistence, and the impact on patients' quality of life using the Leicester Cough Questionnaire; and to determine effective treatment options. METHODS: A total of 200 eligible patients diagnosed with prolonged cough were monitored between 2025 and 2026 and enrolled in the study. Clinical characteristics, laboratory parameters, and demographic characteristics of the patients were recorded at the initial examination, and the Leicester Cough Questionnaire (LCQ) was administered to the patients. It was observed that 86 patients received only antitussive treatment, while 114 patients received combined treatment with inhaled corticosteroids and antitussives. To determine the impact of cough on quality of life before and after treatment, the Leicester Cough Questionnaire (LCQ) was administered to patients again at post-treatment follow-up examinations, and patients were asked whether their cough persisted. For patients whose cough did not persist, the day on which the symptom ceased was recorded. RESULTS: Two weeks following the initiation of therapy, cough symptoms completely ceased in 44.5% (n=89) of the patients, and this occurred on average in 9.2±2.10 days. When the LCG total score was evaluated, it was found to be clinically significant in 161 (80.5%) patients. The mean LCG total score, measured as 14.78±3.80 before treatment, reached 19.35±2.58 after treatment. This increase was found to be statistically significant in terms of temporal change (p<0.001). According to the LEA severity indices, the group with severe symptoms, which initially consisted of 26.0% (n=52), decreased to 3% (n=6) with treatment. Categorical improvement was observed in 60% (n=120) of the patients. The temporal change in the severity indices of the patients with treatment was found to be statistically significant (p<0.001). In our study, a statistically significant relationship was found between total MID scores and chest pain (p=0.008), history of COVID-19 (p=0.032), dyspnea (p=0.041), and the x presence of ICS treatment (p=0.042). A statistically significant relationship was found between cough persistence at the follow-up examination and reflux (p=0.023) and age (p=0.002). In sub-dimension analyses, statistically significant associations were found between physical MID and gender (p=0.037), ICS use (p=0.035), height (p=0.005), and eosinophil levels (p=0.036); between psychological MID and COVID-19 history (p=0.002), chest pain (p=0.006), and ICS treatment (p=0.007); and between social MID and dyspnea (p<0.001) and chest pain (p<0.001). CONCLUSION: Quality of life is affected in patients with prolonged post-infectious cough. Prescribed inhaled corticosteroids are thought to be effective in reducing physical and psychological symptom burdens in patients with a high peripheral eosinophilic inflammation burden. It is considered important to evaluate not only the cough but also the symptoms accompanying the cough in order to achieve therapeutic success.

Benzer Tezler

  1. COVID-19 pnömoni tanısı alan hastaların tedaviden sonra 6 ay süre ile poliklinik kontrollerinde: Klinik, laboratuvar, radyolojik olarak değerlendirilmesi

    In outpatient controls of the patients diagnosed with COVID-19 pneumonia after 6 months treatment: Clinical, laboratory, radiological evaluation

    KADİR ÖZMEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Göğüs HastalıklarıAtatürk Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET MERAL

  2. Kronik öksürük şikayeti ile başvuran hastaların etiyolojilerinin incelenmesi ve hasta gruplarında fraksiyone nitrik oksitin değerlendirilmesi

    Evaluation in chronic cough a fraction of ni̇tri̇c oxi̇de complai̇nts investigation of patients with and patient group of ethiology

    YASİN YILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    UZMAN MAHİR İĞDE

  3. Pulmoner emboli vakalarında heterojeniteyi anlamak: Risk gruplarının kümeleme analizi ile belirlenmesi

    Understanding heterogeneity in pulmonary embolism cases: identification of risk groups using cluster analysis

    MUSTAFA PARTİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs HastalıklarıTokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET CEMAL PAZARLI

  4. COVID-19 sonrası uzamış semptomları bulunan hastaların solunum fonksiyonlarının spirometre ile değerlendirilmesi: Birinci basamak araştırması

    Assessment of pulmonary functions in patients with prolonged symptoms after COVID-19 using spirometry: Primary care research

    MÜRÜVET AVCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Aile HekimliğiMarmara Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ARZU UZUNER

  5. COVID-19 nedeniyle hastanemiz kliniklerinde yatmış hastaların tanıdan bir yıl sonra COVID-19'un uzun dönem etkileri açısından değerlendirilmesi

    Evaluation of patients hospitalized in our hospital's clinics due to COVİD-19 in terms of long-term effects of COVID-19 one year after diagnosis

    ERSOY ALTUNOK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Göğüs HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İSMAİL HANTA