Geri Dön

Koroner yavaş akım fenomeninin kırmızı küre dağılım genişliği ile ilişkisi

The relationship between coronary slow flow phenomenon and red cell distribution width

  1. Tez No: 1014008
  2. Yazar: MURAT KARAMANLIOĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. OMAÇ TÜFEKÇİOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2012
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kardiyoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Yavaş koroner akım(YKA) koroner anjiografik görüntülerde koroner arterlerde anlamlı darlık saptanmadan verilen opak maddenin epikardial koroner arterlerde geç olarak gözlenmesi olarak tanımlanır. RDW'nin klinik açıdan hematolojik hastalıklarda anemi ayırıcı tanısında sınırlı kullanıma sahip olmasının yanında son zamanlarda yapılan çalışmalarda RDW düzeylerindeki artışın hemoglobin düzeylerinden bağımsız kalp yetmezlikli, miyokardiyal infarktüs öyküsü olan ve stabil koroner arter hastalığı olan hastalarda olumsuz klinik sonuçlarla ilişkili olduğu gösterilmiştir. Yakın zamanda yapılan çalışmalarda YKA etyolojisinde inflamasyonun rolü araştırılmıştır ve TIMI (Thrombolysis in Myocardial Infarction) kare sayısı ile belirlenen koroner akım hızı ile inflamatuar belirteçler arasında önemli ilişki olduğu görülmüştür. Bizim yaptığımız tez çalışmasında, koroner anjiografi sonrası normal koroner arter ve darlık olmaksızın KYA saptanan toplam 290 hastada RDW düzeylerinin incelenmesi amaçlandı. RDW düzeyini etkilediği bilinen faktörler çalışmamızın dışlanma kriteri olarak belirlenip gruplar homojen olarak oluşturuldu. Amacımız YKA patogenezinde inflamasyonun RDW düzeyleri ile bağlantılı olup olmadığını belirlemekti. İki grup arasındaki demografik özellikler arasında cinsiyet haricinde anlamlı farklılık bulunmadı. YKA grubunda erkek sayısı istatiksel olarak anlamlı olarak yüksek saptandı(87 vs. 69 ,p<0.05 ). Biyokimyasal ve hematolojik parametreler açısından iki grupta da RDW ve CRP düzeyleri haricinde farklılık görülmedi. YKA grubunda RDW düzeyleri kontrol grubuna göre önemli ölçüde yüksek bulundu ( -14.0±1.2 vs.- 13.2±1.0, p<0.05). Benzer şekilde CRP düzeyleri YKA grubunda yüksek bulundu( -4.8±5.1 vs.-1.4±2.1, p<0.05).Beklendiği üzere TIMI Kare Sayısı belirlenen koroner kan akımı YKA grubunda istatiksek olarak önemli düzeyde anlamlıydı( p<0.05). TIMI Kare Sayısı ile RDW değerleri arasında yapılan korelasyon analizinde her üç damar için ayrı ayrı pozitif korelasyon olduğu görüldü( p<0.05). Tüm popülasyonda Saptanan RDW Değerleriyle Tüm Damarların Ortalama TIMI Kare Sayı Değerleri Arasında İzlenen Regresyon analizi istatiksel olarak anlamlı bulundu( p<0.05). Sonuç olarak bu çalışma;KAH alt tipi olarak yorumlanan ancak patofizyolojisi tam olarak aydınlatılamayan YKAF'nin RDW değerleri ile anlamlı bir ilişkisininolduğunu gösterdi. YKA grubunda hem RDW hem de CRP düzeylerinin anlamlı bulunması altta yatan inflamatuar bir süreç olduğunu göstermektedir.Bu bulgular YKAF'nin patofizyolojik temelini anlamamızda yardımcı olabilir.Ancak daha fazla sayıda hasta sayısıyla yapılacak çalışmalar bu hipotezi doğrulamak için gerekmektedir

Özet (Çeviri)

Slow coronary flow (SCF) is defined as delayed progression of contrast medium through the epicardial coronary arteries in the absence of significant coronary artery stenosis on coronary angiography. Although red cell distribution width (RDW) has limited clinical utility in the differential diagnosis of anemia in hematologic disorders, recent studies have demonstrated that elevated RDW levels are associated with adverse clinical outcomes in patients with heart failure, a history of myocardial infarction, or stable coronary artery disease, independently of hemoglobin levels. Recent studies have also investigated the role of inflammation in the etiology of SCF and identified a significant association between inflammatory markers and coronary flow velocity, as assessed using the Thrombolysis in Myocardial Infarction (TIMI) frame count. This thesis study aimed to evaluate RDW levels in a total of 290 patients who underwent coronary angiography and were found to have either normal coronary arteries or SCF without significant coronary artery stenosis. Factors known to affect RDW levels were defined as exclusion criteria, thereby ensuring homogeneous study groups. Our objective was to determine whether inflammation in the pathogenesis of SCF was associated with RDW levels. No significant differences were found between the two groups in demographic characteristics, except for sex. The number of male patients was significantly higher in the SCF group than in the control group (87 vs. 69, p<0.05). Regarding biochemical and hematological parameters, no significant differences were observed between the groups, except for RDW and C-reactive protein (CRP) levels. RDW levels were significantly higher in the SCF group than in the control group (14.0±1.2 vs. 13.2±1.0, p<0.05). Similarly, CRP levels were significantly higher in the SCF group (4.8±5.1 vs. 1.4±2.1, p<0.05). As expected, coronary blood flow assessed using the TIMI frame count differed significantly between the groups (p<0.05). Correlation analyses revealed a significant positive correlation between RDW levels and the TIMI frame count for each of the three coronary arteries (p<0.05). In the overall study population, regression analysis also demonstrated a significant association between RDW levels and the mean TIMI frame count across all coronary arteries (p<0.05). In conclusion, this study demonstrated a significant association between RDW levels and the slow coronary flow phenomenon, which is regarded as a subtype of coronary artery disease but whose pathophysiology has not yet been fully elucidated. The significantly elevated RDW and CRP levels observed in the SCF group suggest the presence of an underlying inflammatory process. These findings may contribute to a better understanding of the pathophysiological basis of SCF. However, studies involving larger patient populations are required to confirm this hypothesis.

Benzer Tezler

  1. Koroner yavaş akım hastalarında arteriyel sertlik ve subfoveal koroid kalınlığının değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    ZEKERİYA DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    KardiyolojiMarmara Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OSMAN YEŞİLDAĞ

  2. Anjiyotensin dönüştürücü enzim ve anjiyotensin II tip 1 reseptör gen polimorfizmlerinin yavaş koroner akım ile ilişkisi

    The relationship between angiotensin converting enzyme and angiotensin II type 1 receptor gene polymorphisms and slow coronary flow

    DENİZ ŞELECİ KURU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    KardiyolojiPamukkale Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. HARUN EVRENGÜL

  3. Koroner yavaş akım ve anksiyete ilişkisi

    Coronary slow flow and anxiety

    BEKİR AKKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    KardiyolojiCelal Bayar Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZGÜR BAYTURAN

  4. Mitokondriyal füzyon ve fisyon protein düzeylerinin, koroner yavaş akım fenomeni ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between mitochondrial fusion and fission protein levels and the coronary slow flow phenomenon

    SEDA KURAT GÜLDOĞUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    KardiyolojiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KEMAL GÖÇER

  5. Koroner yavaş akımlı olgularda sol atriyal apendiks akım velositelerinin, transözofajiyal ekokardiyografi ile değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    ALİ MURAT ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    KardiyolojiYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. NİYAZİ GÜLER